Ana sayfa Hastalıklar Hastalıkların Belirtileri Başlıca Hormonal Sorunların Belirtileri

Başlıca Hormonal Sorunların Belirtileri

1641
0
PAYLAŞ
endokrin sistemi

Vücudumuz, birbiriyle eşgüdümlü olarak çalışan pek çok sistemden meydana gelir. Sistemlerden birinde ortaya çıkan bir aksaklık, başta o sisteme ait organlar ve dokular olmak üzere, tüm vücudun sağlıklı işleyişine zarar verir.

İç salgı bezlerinden oluşan sisteme endokrin sistem adı verilir. Beyinde hipotalamus, hipofiz, pineal; boyunda tiroid, paratiroid; karında pankreas, böbreküstü bezleri, yumurtalıklar (kadında over, erkekte testis) endokrin sistemde yer alan başlıca iç salgı bezleridir. Bu bezler, insanların büyümesi, gelişmesi, üremesi için gerekli olan ve tüm sistemlerin birbirleriyle iletişim halinde olmasını sağlayan, böylece vücuttaki bir çok hassas dengenin sağlanmasından sorumlu olan “hormonları” yapar ve kana verirler. Hormonal hastalıklar, fazla hormon salgılanmasından, az hormon salgılanmasından ya da hormonlara karşı vücutta oluşan dirençten meydana gelebilir. Endokrin Sistem ve hormonlara ait hastalıklar, “Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları” ana bilim dalı tarafından incelenir. Bu bilim dalında uzmanlaşmış olan “endokrinolog”lar, hormon dengesizliklerine bağlı olarak ortaya çıkan şikayetlere tanı koymak ve tedavi etmek için eğitim almış olan tıp doktorlardır.

Başlıca Hormonal Hastalıklar Ve Belirtileri Nelerdir?

Salgı bezlerine ve hormonlara ait hastalıklar toplumda en sık rastlanan hastalıklardır. Diyabet, guatr, hipotiroidi, hipertiroidi, kıllanma, kısırlık, kadınlarda adet düzensizlikleri, obezite, akromegali, büyüme geriliği, Cushing sendromu bunların en sık görülenleridir.

1. Diyabet

Halk arasında kısaca diyabet olarak isimlendirilen Diabetes Mellitus (DM), iç salgı bezlerinden pankreasın, yeterli insulin üretememesi veya insülin üretimi olsa bile bunu vücudun etkili bir biçimde kullanamaması sonucu ortaya çıkan ve yaşam boyu devam eden kronik bir hastalıktır. Zamanla insülin üreten hücreler azalmaya başlar. Sağlıklı bir vücutta besinler bağırsaklarda parçalanarak, enerji kaynağı glukoza dönüşürler. Bağırsaklardan kana geçen glukoz, pankreasın salgıladığı insülin hormonu yardımıyla hücrelerin içine taşınır. Fakat diyabet hastası bireylerde ya yeterince insülin hormonu yoktur ya da etkisi bozulmuştur ve kandaki şeker hücrelere taşınamaz. Hücrelere geçemeyen şeker, kanda birikerek kan şekerin yükselmesine yani Hiperglisemiye sebep olur. Yeterince glukoz alamayan ve beslenemeyen organlarda, zaman içinde ciddi bozukluklar meydana gelir.

Diyabetin Belirtileri Nelerdir?

1- Ağız kuruluğu,
2- Çok su içme,
3- Sık idrara çıkma,
4- Sürekli açlık hali,
5- Çok yemek yemeğe rağmen kilo kaybı,
6- Bulanık görme,
7- Yorgunluk, halsizlik.

2. Guatr

En basit tanımıyla guatr, boynun ön kısımda bulunan tiroid bezinin büyümesidir. Bu büyümenin sebebi bir enfeksiyon ya da kanser değildir. İki parçalı küçük bir salgı bezi olan tiroid tarafından salgılanan hormon, vücudumuzun çalışma hızından sorumludur. Bu hormon az salgılanırsa, vücudumuzun çalışma hızı düşer (hipotiroidi), hormon artarsa çalışma hızı da artar (hipertiroid). Bazen de hormon salgısı normal seviyede olduğu halde tiroid bezinde büyüme olur.

Guatr hastalığının belirtileri, hastalığın çeşidine göre değişiklik gösterir.

Hormonların Az Üretildiği Hipotiroidinin Belirtileri

1- Ellerde kuruma,
2- Saçlarda kuruma, dökülme,
3- Hareketlerde yavaşlama,
4- Duygularda küntleşme,
5- Adet düzensizlikleri görülür.

Hormonların Fazla Üretildiği Hipertiroidinin Belirtileri

1- Çarpıntı,
2- Ellerde titreme-terleme,
3- Sinirlilik,
4- Yuvalarından taşmış gözler,
5- İshal,
6- İştahta artma olmasına rağmen kilo kaybı,
7- Adet düzensizlikleri.

3. Cushing Sendromu

Böbrek üstü bezi tarafından üretilen kortizol hormonunun artışında ortaya çıkan belirtiler bütünüdür. Stres hormonu olarak da bilinen kortizol, böbrek üstü bezlerinin fazla çalışmasına bağlı olarak artabileceği gibi, vücut dışı sebeplere bağlı olarak da artış gösterebilir. Bunun en önemli sebebi, yüksek dozda ve uzun bir süreçte kullanılan kortikosteroid ilaçlarıdır.

Cushing Sendromunun Belirtileri Nelerdir?

1- Yorgunluk,
2- Özellikle göğüs ve karın arası bölgede ve sırtta, iki omuz arasındaki bölgede kilo artışı,
3- Aydede yüzü,
4- Yüzde kızarma,
5- Kaslarda zayıflık,
6- Karın, göğüs, kol ve bacaklarda deride mor ya da pembe çatlaklar,
7- Cilt yaralarının geç iyileşmesi,
8- Depresyon ve anksiyete,
9- Duyguları kontrolde kayıp,
10- Kıllanma (hirsutizm), sivilce,
11- Kadınlarda adet düzensizliği, kesilmesi ya da kısırlık,
12- Erkeklerde cinsel fonksiyon bozuklukları,
13- Yüksek kan basıncı,
14- Glukoz intoleransı,
15- Baş ağrısı.

4. Akromegali

Beyinde bulunan hipofiz bezinin adenohipofiz adı verilen ön lobundan çok fazla büyüme hormonu (GH) salgılanması sebebiyle meydana gelen, kontrolsüz büyüme hastalığıdır. Çok yavaş ve derinden seyreden bir hastalıktır. Bu da hastalığın geç teşhis edilmesine ve tedaviye geç başlanmasına sebep olur. Sebebi çoğu zaman, hipofiz bezine baskı yapan ve aşırı büyüme hormonu salgılamasına sebep olan, bir tümördür. Bu tümör kanser değildir ama hastalığın geç tedavi edilmesi, başka bir takım hastalıklara, kanserli tümör oluşumlarına sebep olabilir. Gelişme çağındaki çocuklarda, kemik gelişimi hala devam ederken ortaya çıkan vakalarda gigantizm yani dev görünüm adı verilen durum ortaya çıkar. Kemik gelişiminin tamamlandığı, büyüme çağının bitiminden sonra ise, sadece el ve ayaklarda, çene ve burunda büyüme ve ses kalınlaşması görülür.

Akromegali Belirtileri Nelerdir?

1- Çenede uzama, dişlerin aralarında açılmalar, yüz hatlarında kabalaşma,
2- Burun ve yüz kemiklerinde büyüme,
3- Eklemlerde bozukluk,
4- Horlama, ses kalınlaşması,
5- Ciltte yağlanma, kalınlaşma
6- Aşırı terleme,
7- El ve ayaklarda büyüme,
8- Baş ağrısı, bitkinlik, yorgunluk.

5. Osteoporoz

Toplumda yaygın olarak kemik erimesi olarak isimlendirilen metabolik bir kemik hastalığıdır. Başta kalsiyum olmak üzere, kemiğe sertliğini veren maddelerin azalması ile oluşur. Çok basit yaralanmalarda bile kemik kırıklarına sebep olan bu hastalık, toplumda en sık rastlanan kemik hastalığıdır. Kadın nüfusta erkeklere oranla çok daha fazla rastlanan osteoporoza yakalanma oranı, yaşla birlikte artar. Pek çok risk faktörüne bağlı olarak gelişebilir ama kadınlarda en sık rastlanan sebep, kadınlık hormonundaki yetersizliktir. Menopoz sonrası ilk yıllarda ilerleme hızı daha fazladır..

Osteoporozun Belirtileri Nelerdir?

1- Başlangıç döneminde gözle görülür, hissedilir bir şikayete ve belirtiye sebep olmaz. En önemli risk faktörü yaş olduğu için, 40 yaşından sonra her birey kemik ölçümü tetkikleri yaptırmaya başlamalıdır.
2- İlerleyen safhalarda kemiklerde, eklemlerde yaygın ağrı şikayetleri olabilir.

6. Prolaktinoma

Prolaktinoma, beynimizdeki hipofiz bezinde bulunan iyi huylu bir tümördür. Bu tümör aşırı prolaktin salgılanmasına sebep olur. Prolaktin seviyesindeki artışa bağlı olarak kadınlarda östrojen, erkeklerde testosteron seviyelerinde azalma görülür. Hayati tehlike taşıyan bir hastalık değildir ama kısırlığa sebep olabilir. Çoğunlukla medikal tedavi uygulanır. Tümörün cerrahi olarak çıkarılması da tedavi seçeneklerinden biridir.

Prolaktinomanın Belirtileri Nelerdir?

1- Kanda çok yüksek prolaktin değeri,
2- Tümör büyükse, çevre dokulara baskı yapabilir,
3- Cinsel isteksizlik,
4- Baş ağrısı,
5- Görme bozuklukları,
6- Kısırlık,
7- Kadınlarda adet düzensizlikleri ya da adetten kesilme,
8- Hipofiz hormonlarında azalma,
9- Adet düzensizliği veya hiç adet görememe,
10- Hamilelik ya da emzirme dönemi dışında göğüslerden süt gelmesi (galaktore),
11- Vajinal kuruluk,
12- Düşük kemik mineral dansitesi,
13- Erkeklerde meme dokusunda büyüme (jinekomasti),
14- Erkeklerde sertleşme sorunu.

Hormonal hastalıklardan korunmak çoğu durumda mümkün değildir. Fakat risk faktörleri iyi değerlendirilerek, belirtileri mümkün olduğunca geciktirmek mümkün olabilir. Örneğin diyabet hastalığına yakalanma oranı, yaş ilerledikçe daha da artar. Özellikle ailesinde diyabet hikayesi olan bireylerin, bu risk faktörünü dikkate alarak beslenmelerine ve yaşam biçimlerine dikkat etmeleri, diyabet hastalığı belirtilerinin ortaya çıkmasını geciktirir. Hormonal hastalıkların erken teşhisi, tedavinin başarıya ulaşması için çok önemlidir. Çoğu herhangi bir belirti vermeden, uzun seneler içinde gelişen bu hastalıkları, düzenli sağlık kontrolleri ve kan testleriyle teşhis etmek mümkün olabilir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here