Ana sayfa Hastalıklar Behçet Hastalığı Nedir?

Behçet Hastalığı Nedir?

122
0
PAYLAŞ

Günümüze kadar gelen ve bilinen tüm hastalıkların bir kaşifi olsa da aralarında en çok bilinenlerinden biri de Behçet hastalığına ismini veren Hulusi Behçet olmuştur. Bu uzman bu hastalığın ilk bulgularını tanımladığından dolayı bu hastalık soyadı olan Behçet ile anılmaktadır. Biz de bu yazımızda behçet hastalığı nedir sorusuna cevap vereceğiz.

Bu hastalık aslında her ne kadar eklem rahatsızlıkları arasında bilinse de belirtileri sadece eklem bölgeleri ile kalmamaktadır. Belirtiler neredeyse vücudun her yerine yayılarak kişiye bu hastalığın ciddiyetini aslında anlatamaya çalışmaktadır. Behçet hastalığı artık adını sıkça duyduğumuz özellikle 20-40 yaş arasında daha çok erkeklerde görülen bir hastalık olmaya başlanmıştır. İsminin de telaffuzunun kolay olmasından kaynaklı bu hastalık halk arasında oldukça bilinmekte ve genellikle ipek yolunda bulunan ülkelerde görüldüğü için diğer bir ismi olan pek yolu hastalığı olarak da anılmaktadır. Bu hastalık iltihaplı bir romatizma çeşididir. Bağışıklık sistemine bağlı olarak çıkan bu hastalık belirtileri her en kadar belli başlı olsa da hastadan hastaya belirtiler farklı bir seyirde ilerleyebilir ve kişinin bağışıklık sisteminin kuvvetlenmesiyle de beraber bu hastalık daha kolay bir şekilde atlatılabilir bir hale getirebilir. Belirtiler göre doktorlar bir tedavi yöntemi belirler ve bu tedavi yöntemi doğrultusunda kişi bu hastalığın üzerinden gelmeye başlar. Behçet hastalığı, diğer hastalıklarla da zaman zaman karıştırılmaktadır. Bu nedenden dolayı bu hastalığın neden ortay çıktığı iyi bilmek gerekir.

Behçet Hastalığı Neden Olur?

1937 yılında bulunan bu hastalığa dair her ne kadar bulgular tespit edilse de bu hastalığın oluşumundaki kesin faktör asla bilinmemektedir. Çalışmalar bu sonuca varabilmek için sürse de bu hastalık diğer hastalıklar da da olduğu gibi bağışıklık sistemiyle doğrudan bağlantısı olan bir hastalıktır. Tabii bunun beraber bu hastalığı yaşayan kişilerin hepsinde ortak bir gen de bulunmaktadır. Bu genin ortak olması ve bununla beraber sadece bu hastalığı yaşayan kişilerde bu genin çıkması behçet hastalığının kalıtsal olduğunu da düşündürmektedir. Ancak bu kalıtsallık hakkında kesin bir sonuca ulaşılmışsa da bu geni taşıyan herkesin de bu hastalığa yakalanmadığı sonucuna da varılmıştır. Bu da çevresel faktörlerin etkisiyle beraber açıklanmaktadır. Çevresel faktörler olarakta etrafta bulunan virüsler ve mikroplar bu hasarlı gene nüfus etmekte ve bununla beraber kişinin iltihaplı bir romatizma yaşamasına ve bununla beraber bağışıklık sisteminin düşmesine neden olur. Behçet hastalığında her ne kadar kesin sonuçlar edilmese de kalıtsal faktörler ve çevresel faktörler bu hastalıkta başroldür. Bu hastalığa yakalanan kimselerin de genel olarak beslenme düzenleri bozuktur ya da vücudun bağışıklık sistemini düşüren ağır bir depresyon sonucunda bu hastalığa yakalanmış olabilirler. Bu da vücudun bağışıklığının zayıflığından yararlanan genlerin ve virüslerin en sevdiği dönemler olarak bilinmektedir

Behçet Hastalığı Belirtileri

Behçet hastalığının belli başlı belirtileri olsa da bu hastalık kişinin bağışıklık sistemine göre değişkenlik göstermektedir. Bu bağışıklık sisteminin farklılığı her hastalıkta olduğu gibi bu hastalıkta da en önemli faktörlerden biridir. Kişi bu hastalığın genini taşısa bile bu bağışıklık sisteminin kuvvetli olmasından yararlanarak bu hastalığa karşı kendini korur ve vücuduna başka virüslerin girmesine asla izin vermez. Ancak genel olarak bilinen bazı belirtiler bütün hastalarda sıkça görülmektedir.

Ağızda sık sık çıkan aft adı verilen yaralar bu hastalığın bir sonucudur. Bu yaralar kendiliğinden geçebilir ancak herhangi bir bağışıklık durumunun zayıf olmasından dolayı bu hastalığın tekrar edebilir ancak tekrarlama süreci her zaman bilinememektedir. Bu yaralar geçtiği zaman yerinde iz bırakmazlar. Ağızda çıkan bu yaraların bir de genital bölgelerde de çıktığına da rastlayabilirsiniz. Bu da bu hastalığın ilk habercisinden biri olarak bilinmektedir. Bu yaralar ağızda çıkan yaralar gibi beyaz değildir. Koyu kırmızı renktedir. Burada oluşan yaralar daha kötü bir görüntü olmasına sürekli olarak kötü bir koku yaymasına ve son olarak geçtiğinde de iz bırakmasına sebep olmaktadır. Bu yaralar daha çok bir sivilceyi anımsatmaktadır.

Behçet hastalığı denildiğinde ilk akla gelen yaralar olsa da bu hastalığın diğer bir belirgin özelliği de gözde oluşan iltihaplanmadır. Bu iltihaplanma genelde tümü behçet hastalığına sahip olan kişilerde geçerlidir. Gözde giderek kanlanma bulanıklaşma ve hatta görme kaybı yaşama durumu belirebilir. Bu da kişinin görme yetisinin kaybolmasına neden olabilir. Bazı bölgelerde oluşan yaralar oldukça can sıkıcı bir durumdur. Bu yaralar ilk olarak genelde kasık bölgesinde görülür daha sonra sırtta yüzde belirgin bir vaziyette ortaya çıkmaya başlar. Aynı zamanda bu kişinin eklem bölgelerinin zamanla şiştiği de görülmektedir. Bu şişkinliklerin olduğu süreçte hastanın durumu ilerlemiş ve bunun sonuncunda da ağır şiddetli baş ağrılarının duymasına neden olacaktır. Aynı zamanda eklemde oluşan şişkinlikler sebebiyle damarlarda tıkanıklıkta mevcut olabilir.

Özellikle bacak damarlarında oluşan bu tıkanıklıklarda zamanla kanama da görülebilir. Eğer kişi akciğerinde ya da böbreklerindeki iltihaplanmaları yaşıyorsa bu kişinin bu hastalığının oldukça ilerlediği anlamına gelmektedir. Her hastalıkta olduğu gibi bu hastalıkta da erken teşhis oldukça önemlidir.

Behçet Hastalığı Tedavisi

Bu hastalığın teşhisi için öncelikle hasta mutlaka uzman bir hekime danışmalıdır. Bu hastalık için uzmanlar gerekli olan paterji adı verilen bir test yaparlar. Bu testte önce kişinin derisinin altına bir şırınga yardımıyla bir madde enjekte ederler bu maddenin enjekte edilmiş halinden iki gün sonra hasta tekrar gelir ve burada uzmanlar iltihaplanma olup olmadığını kontrol ederek bu hastalığın teşhisini koyarlar. Bunun yanı sıra hastanın yaşamış olduğu belirtiler de oldukça teşhis için önemlidir. Bu hastalık hem teşhis anlamında hem de tedavi anlamında hastaların tatmin olmadığı bir hastalıktır. Bu hastalık için gerekli olan tedaviler genelde iyileşme süreci boyutunda değil de daha çok belirtileri ortadan kaldırma boyutunda gerçekleştirilir ve başlatılır. Bu hastalık için uzmanlar genelde iltihapları kurutmak ve enfeksiyonlara neden olmamak üzere antibiyotik ilaçlar verirler. Bunun yanı sıra oluşan yaralara sürülmesi üzere bir de rahatlatıcı kremler verilmektedir. Bu dönem içerisinde kişi mutlaka bağışıklık sisteminin bu hastalığı yenmek için yeterli olup olmadığına baktırmalı ve bu süreç içerisinde doğru beslenmeye ve sağlıklı beslenmeye dikkat etmelidir.

Aynı zamanda eğer kişi vitamin takviyesi alması gerekiyorsa vitamin takviyesi de almalıdır. Hastalığın belirtilerinin birinin etkili olduğu bölge olan göz için de ayrıca bir tedavi uygulanmalıdır. Kişinin ne gibi bir rahatsızlığı olduğunu anlamak için bunun için ayrıca bir göz uzmanına muayene olmak gerekmektedir. Bu hastalık genel itibariyle doktorunuzun vermiş olduğu ilaçları düzenli kullandığınız ve kararında kullandığınız takdirde geçebilecek bir hastalıktır. En azından bu hastalık bu faktörler sayesinde körelebilir. Aynı zamanda bu hastalığın asıl iyileştirmeye yönelik tedavisi bağışıklık sisteminin kuvvetlendirilmesiyle olur. Bu yüzden kişi hem önlem almak amaçlı hem de bu hastalığa yakalanmamak amaçlı oldukça sağlıklı beslenmeli ve sık sık su tüketmelidir. Bu kriterler ve şartlar sağlandıktan sonra sonucu eğer dikkat edilmezse ciddi sonuçlara götürecek olan behçet hastalığı oldukça yenmesi kolay bir hastalık haline gelecektir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here