Ana sayfa Hastalıklar Behçet Hastalığı

Behçet Hastalığı

36
0
PAYLAŞ

Hulusi Behçet tarafından 1937 yılında bulunan Behçet hastalığı bulunmuştur ve bu nedenle uluslararası literatürde Behçet Hastalığı ya da Behçet Sendromu olarak geçmektedir. İnsan vücudunda genel olarak deri altı, göz, beyinde yer alan kan damarlarının iltihaplanmasına neden olan, sebebi henüz bilinmeyen, çok nadir görülen ve aynı zamanda insan vücudunun koruyucu kalkanı olan bağışıklık sistemi ile ilgili bir hastalık olmaktadır. Behçet hastalığı en sık olarak otuz ya da kırk yaşını doldurmuş olan erkeklerde görülmektedir. Bu hastalık yoğun olarak başta Türkiye olmak üzere, Çin’e kadar yayılmaktadır. Ayrıca dünyanın her yerinde çok sık bir şekilde Behçet Hastalığı görülmektedir. Dünyada en yaygın olarak görülen ülkeler Japonya, Türkiye ve aynı zamanda İsrail’dir.

Behçet Hastalığı Neden Olur?

Behçet hastalığı, 1937 yılında Türk doktorlarından biri olan Hulusi Behçet tarafından bulunmuş ve aynı zamanda ismi verilmiş olan bir hastalıktır. İnsan vücudunun bazı bölgelerinde iltihaplanma şeklinde ortaya çıkmaktadır. Behçet hastalığının henüz kanıtlanmış olan bir sebebi bulunmamaktadır. Fakat uzman doktorlar hastalığa daha yatkın olan insanlarda hastalığın başlamasına neden olan bir dış etki ya da bazı virüs türlerinden şüphelenmektedir. Behçet hastalığının ortaya çıkma nedenleri arasında genetik faktörler de etkili olmaktadır. Genetik faktörlerle bir insandan diğer bir insana geçebilme ihtimali bulunmaktadır. Bazı mikroplar ve aynı zamanda kalıtsal faktörler bu hastalığın nedenleri arasında yer almaktadır. Birtakım kalıtsal etkenler arasında bazı genleri taşımak bu hastalığa karşı duyarlılığı arttırdığı düşünülmektedir. Ağız kısmında yer alan bazı mikroplarla, uçuk virüsü bu hastalıkta etkili bir rol oynamaktadır. Ağız kısmında bulunan mikroplar iltihaba sebep olduğu için hastalığın belirtilerinin görülmesine yol açmaktadır. Ancak bu durum henüz kesin olarak kanıtlanamamıştır.

Behçet hastalığı insan vücudunun her yerini çok büyük oranda etkileme özelliğine sahip olan bir hastalıktır. Bu hastalıkta ilk olarak ağız ve kasık bölgesinde aft isimli yaralar başta olmak üzere, eklem yerlerinde, beyin, göz, kalp ve aynı zamanda kalp damarlarında tekrarlayan iltihaba neden olmaktadır. Behçet hastalığı insan vücudunun koruyucu işlevine sahip olan bağışıklık sistemi kaynaklı bir hastalıktır. Sanılanın aksine Behçet hastalığı bulaşıcı özelliğe sahip bir hastalık değildir. Behçet hastalığının teşhis edilirken paterji testi kullanılmaktadır. Derinin altına bir maddenin enjekte edilmesi ile insan vücudunda herhangi bir iltihaplanma olup, olmadığının kontrolü sağlanmaktadır. Eğer paterji testi pozitif çıkarsa Behçet hastalığı teşhisinin konulmasına büyük oranda yardımcı olmaktadır. Ancak paterji testinin pozitif çıkması tek başına yeterli bir kanıt değildir. Paterji testinin yanı sıra, aynı zamanda Behçet hastalığına sahip olan bireylerin şikayetleri de çok önemli olmaktadır. Bazı hastalarda paterji testi negatif çıkmaktadır ama belirtiler çok şiddetli olmaktadır. Bu durumda uzman doktor Behçet hastalığı teşhisini koyabilir.

Behçet Hastalığının Belirtileri

Behçet hastalığının bazı belirtileri, ataklar şeklinde ve insan vücudunda yer alan farklı organlarda ortaya çıkmaktadır. HLA- B51 in Behçet hastalığı ile ilişkili olabileceği yapılan bilimsel araştırmalar sonucunda kanıtlanmıştır. Behçet hastalığının kendine özgü birtakım belirtileri bulunmaktadır. Bu belirtiler ise,

Behçet hastalığı aynı zamanda bir damar iltihabı olduğu düşünülmektedir ve bu nedenle birtakım semptomlar damar iltihabı hangi bölgedeyse o kısımda ortaya çıkmaktadır. Behçet hastalığına ait olan semptomlar bir kişide aynı anda çıkmayabilir, bazı belirtiler hastalığın ilk aşamasında ortaya çıkmazken, daha sonraki zamanlarda ortaya çıkabilir. Behçet hastalığına ait belirtiler Lupus, Lyme ve Crohn gibi bazı hastalıklarda da ortaya çıkmaktadır. Bu hastalıkların ortak belirtileri olduğu birbiri ile karıştırılabilir. Bu nedenle Behçet hastalığının kesin teşhisi için birtakım testler yaptırıp, iyice emin olmak gerekmektedir. Behçet hastalığına sahip olan bireylerde aşırı yorgunluk durumu ortaya çıkabilir. Yorgunluk birçok bağışıklık sistemi kaynaklı hastalıklarda da belirti olarak ortaya çıkmaktadır.

Behçet hastalığına sahip olan bireylerin hepsinde aynı belirtiler ortaya çıkmamaktadır. Belirtiler her hastada farklı şiddette görülmektedir. Ağızda birtakım yaraların çıkması Behçet hastalığına sahip olan her hastada görülmektedir. Hastalığın ilk belirgin belirtisi ağızda çıkan yaralardır. Bu ağız yaralarının tekrarlama zamanı birbirinden tamamen farklı olmaktadır. Kısa süreli iyileşme gösterir ama sonra yine çıkar. Genital bölgede de birtakım yaralar ortaya çıkmaktadır. Sivilce şeklinde ortaya çıkan bu yaralar kırmızı renktedir. İyileşme göstermesinin yanı sıra deride iz bırakmaktadır. Behçet hastalığına sahip olan bireylerin gözünde yer alan damarlarda iltihaplanma ortaya çıkmaktadır. Göz damarında ortaya çıkan iltihaplanma durumu Behçet hastalığına sahip olan tüm bireylerde görülmektedir. Göz damarının iltihaplanması sonucunda gözde kanlanma, bulanık görme ve görme kaybı gibi belirtiler ortaya çıkmaktadır. Bazen her iki gözü de etkisi altına alabilir.

Behçet hastalığında ortaya çıkan belirtiler arasında deride yaraların olması da bulunmaktadır. Bu yaralar daha çok kasık bölgesinde, sırtta, yüzde bulunmaktadır. İltihaplı ve etrafı kırmızı bir renkte sert bir şekildedir. Aynı zamanda bu yaralar bacaklarda da ortaya çıkmaktadır. Bacaklarda ise daha koyu bir renkte ve iyileşme sürecinde iz bırakma özelliğine sahip olmaktadır. Eklemlerde ağrıya ve aynı zamanda iltihaba neden olmaktadır. Ayrıca diz, el ve ayak bileğinde, dirseklerde şişme durumu ortaya çıkmaktadır.

Bu belirtilerin haricinde kan damarlarında iltihaplanma meydana gelmektedir. Beyin damarlarının iltihaplanması durumunda şiddetli baş ağrısı ile hastalık kendini göstermektedir. Kan damarlarında görülen iltihaplanma sonucunda bazı durumlarda kanama meydana gelmektedir. Bu durum çok ciddi sonuçlara neden olabilir. Hastalığınız bu aşamaya gelmeden önce mutlaka doktorunuza başvurmanız gerekmektedir.

Behçet Hastalığının Tedavisi

Behçet hastalığı genel olarak yirmi ya da kırk yaşları arasında olan bireylerde daha sık bir şekilde görülmektedir. Behçet hastalığı daha çok Akdeniz, uzak doğu ve orta doğu ülkelerinde görülmektedir. Ülkemizde yaklaşık olarak her üç yüz kişiden birinde Behçet hastalığı görülmektedir. Behçet hastalığı erkeklerde kadınlara göre daha fazla görülmektedir. Behçet hastalığı tedavisinde, hastalık tamamen ortadan kalkmaz. Hastalığın tedavisinde sadece hastanın şikayetleri azaltılır. Çünkü Behçet hastalığını tamamen ortadan kaldıracak bir tedavi henüz bulunmamıştır. Tedavi şekli hangi organda belirti görülürse, ona göre bir tedavi yöntemi belirlenir.

Behçet hastalığının tedavisinde eğer bir organ çok fazla hasar görmüşse orada oluşan kalıcı hasarı engellenmesi gerekmektedir. Bu nedenle hayatı ya da organları tehdit eden bir durum ortaya çıkarsa yüksek doz kortizon, siklosiporin, azatioprin gibi bağışıklık sistemine zarar veren ilaçlar gerekebilir ama hastaların bir kısmına böyle bir tedavi uygulanmaktadır. Hastanın hayatını ya da organlarını tehdit eden bir hastalık olmadığı durumlarda, hastalara kolşisin adında ilaç kullanılmaktadır. Kolşisin aynı zamanda eklem ağrıları ve eklem şişmesi, ağrılı lezyonlar, cinsel organda yaraların çıkması ve belirtilerin yoğunluğunu azaltmada çok etkili bir ilaçtır. Behçet hastalığının tedavisinde kullanılan ilaçlar belirtilerin tekrarlanmaması içindir ve hastalığı tamamen ortadan kaldırma gibi bir özelliği yoktur. Behçet hastalığının tedavisi uzun sürmektedir ve bu nedenle kan tahlili, göz muayenesi gibi kontrollerin yapılması gerekmektedir. Behçet hastalığına sahip olan bireylerin düzenli olarak ilaç kullanması gerekmektedir ancak ilaç kullanımında hastalık kontrol altına alınmaktadır. Doktorunuzun kontrolünde ilaç tedavisine devam etmeniz gerekmektedir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here