Ana sayfa Sosyal Bu 8 Sebzeyi Sakın Pişirmeyin!

Bu 8 Sebzeyi Sakın Pişirmeyin!

263
0
PAYLAŞ

Kültürümüz gereği genellikle sulu yemeklerimize bile kavurma işlemi ile başladığımız için, yemekleri buharda pişirmek ya da çiğ sebze tüketmek bizim damak tadımıza pek uymuyor. Fakat öyle sebzeler var ki neredeyse bütün faydalarını pişirerek yok ediyoruz. Yediğimiz sebzelerin besin değerlerini azalmadan çok daha sağlıklı bir şekilde tüketmek istiyorsak mümkün olduğunca çiğ sebzeye yönelmeliyiz. Tabi ki her sebzeyi pişirmeden yiyemeyiz, bazı sebzeler piştiklerinde içlerindeki antioksidanları serbest bırakır, bu nedenle pişirilip tüketilmeleri daha sağlıklıdır ama aşağıdaki listede bulacağınız bu sebzeleri pişirmeden tüketmek vücudunuz için çok daha faydalı olmalarını sağlayacaktır. İşte çiğ tüketilmesi gereken sebzelerin listesi! Gelin, beraber göz atalım.

1. Roka

Özellikle makarna ve pizzaların üzerine eklenen, lezzetli sosların başrolündeki roka, çiğ tüketildiğinde çok daha faydalı. Türk mutfağında roka çoğunlukla çiğ tüketildiği için şanslıyız çünkü rokanın içerisindeki kanser önleyici maddeler sadece çiğ tüketildiğinde vücudunuza fayda sağlıyor. Roka ısı ile işlem gördüğünde ise bu maddelerin yapısı bozuluyor ve vücut için faydalı olmaktan çıkıyor.

2. Çin Lahanası

Marul gibi görünmesine rağmen aslında bir lahana olan Çin Lahanası, besin değeri en yüksek sebzelerden biridir. Çiğ bir şekilde eklediğiniz salatanıza harika bir lezzet verecek bu sebzeyi mümkün olduğunca pişirmeden tüketmek gerekiyor. Çünkü bu listedeki besinlerin içerisindeki glukozinolat ismi verilen enzim, besin kesildiğinde ya da çiğnendiğinde izotiyosiyanat ismi verilen farklı bir maddeye dönüşerek vücudunuzun kanserden korunmasını sağlıyor. Kanser yapan maddelerin DNA’ya zarar vermeden yok edilmesini sağlayan ve hücre sinyal yollarını değiştirip normal hücrelerin kanser hücresini dönüşmesini engelleyen izotiyosiyanatlar son derece önemli.

3. Karnabahar

Karnabahar, sağlıklı beslenmek isteyen herkesin sofrasından eksik etmemesi gereken bir sebze. Çünkü içeriğinde bol bol folik asit, lif ve C vitamini barındırmasına rağmen çok az miktarlarda yağ ve karbonhidrat içeriyor. Bu da karnabaharın besleyici değerinin çok yüksek olduğunu gösteriyor. Turpgiller ailesinin diğer üyeleri gibi karnabahar da kanserle mücadele eden maddeler bakımından son derece zengin. Ülkemizde genellikle haşlanarak ya da kızartılarak tüketilen karnabaharın içerisindeki glukozinolat ısıl işlem gördüğü için izotiyosiyanata dönüşemez ve doğal olarak kanser önleyici özelliğini kaybeder. Bir dahaki sefere karnabaharı pişirmeden salatanıza rendelemeyi deneyin, bu sayede içeriğindeki maddelerden daha fazla yararlanabilir hatta östrojen gibi hormonların faaliyetlerini değiştirerek hormona duyarlı tipteki kanser türlerinin gelişmesini önleyebilirsiniz.

4. Brokoli

En kuvvetli kanser önleyici bitkilerden biri olan brokoli, aynı zamanda içeriğinde bol bol C vitamini barındırır. Indolo-3-karbinol ismi verilen kimyasal sayesinde DNA tamirine yardım eden brokoli, kanser hücrelerinin büyümesine de engel olur. Turpgiller ailesinin en çok karotenoid içeren sebzesi olması ile de böbrek ve akciğer kanseri riskini minimuma çeker. Buharda pişirmek ya da çiğ tüketmek dışında herhangi bir şekilde ısıl işlem gören brokolinin içerisindeki izotiyosiyanatlar önemli derece azalıyor. Bu nedenle mümkün olduğunca çiğ tüketilmesi gereken brokoliyi isterseniz katı meyve suyu sıkacağında başka bitkilerle karıştırarak içebilirsiniz. Ayrıca unutmayın yapılan araştırmalar yüksek miktarlarda turpgiller ailesinden sebzeler tüketen kadınların göğüs kanserine yakalanma riskinin daha düşük olduğunu gösteriyor.

5. Su Teresi

İçeriğindeki kalsiyum, folik asit, iyot, demir, magnezyum, A, B6, C ve K vitaminleri sayesinde son derece besleyici olan su teresi, çok uzun yıllardır tüketilen yapraklı bir sebzedir. İdrar ve balgam söktürücü özelliğinin yanında anti-kanserojen bir besin olan su teresi sindirime de yardımcı olur. Çiğ bir şekilde salatanıza ya da sandviçinizi ekleyeceğiniz su teresi ve saydığımız diğer çiğ tüketilen sebzeler, anti-viral, anti-bakteriyel ve anti-inflamatuar etki gösterirler, karsinojenleri inaktive ederler, hücre ölümlerini azaltırlar, tümör kan damarlarının değişmesini ve tümör hücrelerinin göç etmesini sağlarlar.

6. Brüksel Lahanası

B6, B, C ve K vitaminlerinin yanında bol miktarda folik asit içeren brüksel lahanasının kanser önleyici özelliği de vardır. Çiğ tüketildiğinde çok daha lezzetli olan brüksel lahanası, salatalarınızı şenlendirebilir ya da yemeğinizin yanında harika bir garnitür olabilir. Fakat ufak bir uyarı yapalım! Kan pıhtılaştırıcı özelliği olan brüksel lahanasını, antikoagülen kullanan kişiler tüketmeden önce doktora danışmalıdır. Ayrıca guatrı ve hipotiroidi olan hastaların turpgiller ailesinden olan sebzeleri tüketirken dikkatli olmaları ve tükettikleri miktarı kısıtlamalarını tavsiye ederiz. Çünkü guatrojenik özellikte olan bu besinler, tıpkı iyot gibi tiroit bezi tarafından tutulur ve bu şekilde guatrojenik etkileri ortaya çıkar. Bu nedenle her şeyin fazlasının zarar olduğunu ve eğer bir rahatsızlığınız varsa doktorunuza danışmadan bu sebzeleri beslenme düzeninize eklememeniz gerektiğini hatırlatırız.

7. Kara Lahana

Kara lahana özellikle Karadeniz bölgesinde yüzyıllardır tüketilen bir besindir. C ve K vitaminleri bakımından zengin olan kara lahana, kalsiyum içermesinin yanında kanserle mücadele konusunda da harika bir savaşçıdır. İçeriğindeki beta karoten sayesinde kara lahana, ilerleyen yaşlarda sarı nokta hastalığını önlemeye ve kadınlarda menopoz sonrası meme kanserini engellemeye yardım eder. Dolmasından çorbasına kadar bir çok farklı tarifi olan kara lahanayı mümkün olduğunca çiğ tüketmek bütün bu faydalarından yararlanmak açısından önemlidir.

8. Lahana

Çok eski çağlardan beri hastalık tedavilerinde adeta bir ilaç gibi kullanılan lahana, Yunanlılar tarafından kabızlık giderici olarak, Eski Roma’da ise alkol nedeniyle akşamdan kalmalık yaşandığında kullanılmıştır. Her salatanıza çiğ bir şekilde ekleyebileceğiniz lahana C ve K vitaminleri bakımından da son derece zengindir.

9. Çiğ Tüketin Sağlıklı Kalın

Yapılan araştırmalar bu besinlerin pişirildiğinde özelliklerini kaybettiklerini kesin sonuçlarla kanıtlamış durumda. Ayrıca yüksek miktarlarda turpgillerden tüketen insanların prostat kanseri olma riskinin, yüksek oranda turpgiller sebzeleriyle beslenen kadınların kolon kanseri riskinin ve haftada 5 porsiyondan daha fazla turpgil sebzesi tüketen kadınların akciğer kanserine yakalanma riskinin azaldığı da yapılan araştırmalar sonucunda ortaya çıkmıştır. Bu nedenle daha sağlıklı bir hayat istiyorsanız günlük yemeklerinizin yanında bu besinleri çiğ bir şekilde eklediğiniz salataları tüketmeyi de ihmal etmeyin.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here