Ana sayfa Genel Sağlık Cinsel Sağlık Cinsel Tiksinti Bozukluğu

Cinsel Tiksinti Bozukluğu

18
0
PAYLAŞ

Cinsel tiksinti bozukluğu çoğunlukla fazlaca geleneksel ve muhafazakar olan toplumlardaki kadınlarda görülür. Ancak cinsel tiksinti bozukluğunu kesinlikle cinsel isteksizlik ile karıştırmamak gerekir. Tiksinti bozukluğu her ne kadar erkeklerin çok nadir olarak yaşadığı bir cinsel sorun olsa da tiksinti bozukluğunu partnerleri yaşadığı takdirde erkeklerin de cinsel yaşamların da sorunlar ve olumsuzluklar meydana getirebiliyor. Üstelik bu sorun eğer ki tedavi edilmez ise çiftler, ilişkilerini devam ettiremez bir hale getirebiliyorlar. Ancak bir çözümünün olmadığını düşünmeyin. Doğru tedavi yöntemleri ve doğru terapi teknikleri denenir ise çiftler bu sorunun üstesinden çok kısa bir süre içerisinde gelebilirler.

Cinsel Tiksinti Bozukluğu Nedir?

Cinsel tiksinti bozukluğu en temel anlatımı yine sürekli şekilde ya da tekrarlayan aralıklarda cinsel birleşmeye, cinselliğe dair her şeye veya bazı küçük noktalara karşı çok şiddetli bir biçimde iğrenme ve tiksinti hissedilmesiyle gelen rahatsızlık. Genellikle bu rahatsızlığa sahip kadınlar iğrenme ve tiksinti hissi ile beraber müthiş bir bulantı ve kusma da yaşıyorlar. Bu yüzden de cinsel ilişkiden ve cinsel temastan her daim kaçınmayı tercih ediyorlar. Cinsel tiksinti bozukluğu ilk defa 1987 yılında cinsel işlev bozukluklarının arasında literatüre girdi fakat yine de kaynaklarda bağımsız bir başlık diye değil de vajinismus, cinsel isteksizlik ve disparoni durumları ile birlikte ya da cinsel taciz neticesi olarak açıklanıyor ve ele alınıyor.

Bu rahatsızlıkta cinsellikten ve cinsel birleşmeden tiksinen kadın cinsel ilişki mevzu bahis edildiğinde direkt olarak endişe ve korku duymaya başlıyor. Yani cinsel ilişkinin sadece kendisi değil ihtimali bile onu büyük bir endişenin içerisine sürüklüyor. Cinsel tiksinti bozukluğuna sahip olan kişi, tiksindiği şey her neyse, onunla yüz yüze geldiğinde müthiş bir gerginlik, kusma, öğürme, bulantı ve sıkıntı yaşamaya başlıyor. Kendisini çok kötü hissetmeye başlayan bu kişi çok nadir olarak görülüyor olsa da bazen bayılma gibi belirtiler de göstermeye başlayabiliyor.

Dolayısıyla böyle bir durumda cinsel aktivite her ne olursa olsun yapılamıyor ve sonlanıyor. Tabii bu durum kadınlarda yaşandığında bir yandan erkek için de çok zorlu bir süreç haline geliyor. O yüzden cinsel tiksinti bozukluğu bulunan kişiler, ağırlıklı olarak cinsellikten ve cinsel ilişkiden kaçıyorlar, partnerleri ile cinsel birleşmeye dair en ufak bir istek hissetmiyorlar, hatta bazıları sadece partnerleri istediğinden onunla cinsel ilişkiye girmek için kendilerini bir hayli zorlamaya başlıyorlar.

Cinsel tiksinti bozukluğunda hissedilen bu tiksinti, direkt olarak cinsel ilişkiye ve cinselliiğe karşı olabileceği gibi, sadece cinsel organa, genital sıvıya, dokunmaya, çıplaklığa, öpüşmeye ve bazı cinsel uyaranlara karşı da gelişebiliyor. Ancak bilinmesi gerekir ki bu cinsel tiksinti bozukluğunun sürekli bir hal alması durumunda problem sadece sorunu yaşayan kişi için rahatsız edici olmuyor. Partnerinin bu rahatsızlık ve isteksizlik hissettiğini gösteren tepkilerini anlayan eş de bu durumdan oldukça fazla etkilenebiliyor. Hatta eğer profesyonel bir destek alınmaz ise ve tedavi olunmaz ise çiftler için cinsel yaşamları ve bazen duygusal yaşamları da devam ettirilemez bir hale gelebiliyor. O yüzden kesinlikle çiftlerin birbirine destek olması ve tedavi için uğraşması gerekiyor. Bu tedaviyi de kesinlikle profesyonel kişilerin yapması gerekiyor.

Cinsel Tiksinti Bozukluğu Neden Olur?

Cinsel tiksinti bozukluğunun arkasında pek çok farklı neden yatıyor olabilir. Ancak bu rahatsızlığın en temel nedeni olarak çocukken ya da yetişkinken yaşanmış bir cinsel taciz, çocukluk zamanında oynanan homoseksüel ve cinsel bazı oyunlar, ensest tecrübeler, cinsellik ile alakalı toplumsal ve ahlaki bazı yanlış inanışlardan kaynaklı olan dini birtakım baskılar, ağır yasaklar, sapkın değer yargıları veya kişinin tüm bunları yanlış bir şekilde algılamış ve yorumlamış olması, cinselliğe dair yanlış ya da eksik tüm inanışlar gösterilebiliyor.

Yukarıda bahsetmiş olduğumuz durumlara genel olarak en çok maruz kalan ve en çok bunlardan etkilenen kişiler kadınlar olduğu için de bu rahatsızlık ağırlıklı olarak kadınlarda görülüyor. Yani rahatsızlığın hormonal herhangi bir yanı yok, yalnızca toplumsal olduğunu söylemek mümkün. Özellikle kız çocuklarını küçüklükten beri, kızlık karı, namus ve bekaret gibi kavramlar ve kurallar sebebi ile cinsellik konusunda baskılanıyorlar. Bu da onları, cinselliği erkek gibi yaşamanın, cinsellik esnasında ve cinsellik yüzünden haz almanın, üstelik tam da tatmin edecek şekilde doyuma ulaşmanın suç, yanlış ya da günah olduğuna inandırıyor. Tabii tüm bunlara ilaveten kadın, cinselliğe dair her duyguyu suçla, suçlulukla, günahla, utanma ve aşağılanma ile bağdaştırdığı için cinsellik kelimesinden bile bir tiksinti duyabiliyor.

Daha önce çok travmatik bir deneyim yaşamış olan kadın, bunun kendisinde bırakmış olduğu utanç, acı, aşağılanma ve iğrenme gibi kötü izlerle ilişkilendirip genelleyerek cinsel ilişkiyi ve cinselliği bütünüyle en olumsuz duyguları ile anlamaya başlıyor. Bu da onun cinsellikten kelimenin tam anlamı ile tiksinmesine sebep oluyor. Hatta bazı kadınlarda, ağrılı cinsel birleşme problemi ya da disparoni de uzun vadede kişide cinsel tiksinti bozukluğu ortaya çıkmasına sebep olabiliyor. Yani kadın cinsel birleşme esnasında acı veya ağrı hissettiğinde endişe ya da korku duymaya başlıyor. Bu da onun hem cinselliğe hem de cinsellikle alakalı uyaranlara tiksinti duymasına neden olabiliyor. Hatta bazı durumlarda cinsel tiksinti bozukluğunun yanında seks yapma korkusu diye açıklanan vajinismus da yer alabiliyor.

Cinsel Tiksinti Bozukluğunun Tedavi Yöntemi Nedir?

Cinsel tiksinti bozukluğu zaman içerisinde cinsel isteksizliğe de neden olduğu için psikolojik temelli bir rahatsızlık ve ancak ve ancak psikolojik tedavinin içinde yer alan cinsel terapi ile iyileştirilebilir. Cinsel terapi işine ilk olarak kişinin cinsellik ile ilgili olarak duymuş olduğu ön yargıları düzeltiliyor, yanlışlar değiştiriliyor ve eksik bilgiler tamamlanıyor. Aynı zamanda kişiye cinselliğe ve cinsel organlara dair detaylı bir bilgilendirme dahi yapılabiliyor. Ardından da hastanın tiksinti duyuyor olduğu durum için sistematik bir duyarsızlaştırma tedavisi yapılıyor. Ancak bu sorunu hızlı bir şekilde  birkaç saat içinde çözmek pek mümkün değil maalesef. O nedenle bu noktada çiftlerin müthiş bir sabır göstermesi gerekir. Ardından tedavide hipnoterapi ile psikodinamik yaklaşımlar uygulanmaya başlanır.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here