Ana sayfa Genel Sağlık Anne ve Çocuk Sağlığı Çocuklarda Diyabet Hastalığı

Çocuklarda Diyabet Hastalığı

288
0
PAYLAŞ

Diyabet Hastalığı Nedir?

Diyabet, diğer bilinen ismi ile şeker hastalığı, vücudumuzdaki pankreans adı verilen salgı bezinin yetecek seviyede insülin  hormonunu salgılamamasından ya da ürettiği insülin hormonunu etkin bir şekilde kullanamamasından dolayı ortaya çıkan ve tüm yaşam boyu devam eden bir hastalıktır.

Yediğimiz besinler vücudumuzun başlıca yakıtı olan şekere dönüşmek üzere parçalanırlar. Sonra bu şeker kana karışır ve kandaki şeker oranı yükselmeye başlar. Sağlıklı normal kişilerde bu durumda, kana geçen şeker pankreastan salgılanan insülin hormonuyla hücrelere taşınır. Diyabetli hastalarda insülin eksik ya da  yetersiz olduğu için hücre içine giremez ve kandaki miktarı dengesizce yükselmeye başlar.

İnsülin kanımızdaki şeker oranının yükselmesini sağlar. Eğer vücudumuzda insülin olmaz ise, vücudumuza giren gıdalar gerektiği şekilde kullanılamaz. Eğer bu hormon tamamen eksik ise,  o zaman diyabet hastalığı ortaya çıkar. Bu duruma, tip 1 diyabet denir. Yani insüline bağımlı olan diyabettir. Bu durum genellikle çocuklarda ya da gençlerde daha sık rastlanır. Pankreasta bulunan ve insülin üreten hücrelerin zedelenmesiyle ortaya çıkan diyabet türüdür. Bu kategorideki hastalar ömür boyu dışarıdan insülin takviyesi almak zorundadır.

Bunun tersi olarak, eğer insülin hormonu varsa  ama miktarı az ise ya da vücutta insüline karşı bir direnç varsa bu tür diyabete Tip 2 diyabeti denir. Yani insüline bağımlı olmayan diyabettir. Bu durumda genellikle 35 yaşının üzerindeki kişilerde daha sık görülür. Bu durum yapılan egzersizlerle, diyet ile, kullanılan bazı ilaçlarla tedavi edilebilirken, tıp 1 diyabetinde ömür boyu insülin alınması gerekir.

Çocuklarda Diyabet Hastalığı Neden Olur?

Çocuklarda astımdan sonra, maalesef en sık karşılaşılan hastalıklardan biri de diyabettir. Yukarıda da bahsedildiği gibi, çocuklarda görülen diyabet  tip  1 diyabetidir. Yani insülin eksikliği ile ortaya çıkar. Bazı zaman aileden genetik olarak ya  da alınan çeşitli enfeksiyonlar sonucu çocuklarda diyabet görülme riski vardır.

İnsülin, kan şekerinin normal  olmasını sağlayan bir hormondur. Çocukluk  dönemi diyabeti olarak adlandırılan bu durumda, bu insülin beta hücreleri tarafından yapılamamaktadır. Besinlerle vücuda alınan şeker, insülin üretilmediği için kullanılamıyor ve kan şekeri yükselmeye başlıyor. Kanda normalden çok daha fazla şeker bulunduğu için, bu hücrelere zarar vermeye başlıyor. Çünkü vücutta bulunan fazla şeker adeta bir zehir gibidir. Bunun sonucunda çocukluk çağı diyabeti ortaya çıkıyor.

Diyabetin Belirtileri Nelerdir?

* Aşırı derecede su içmek ve su içme isteği hissetmek

*Ani iştahın açılması ve normalden çok daha fazla yemek yemek

*Sürekli idrara çıkmak, özellikle geceleri bu ihtiyaç için sık sık uyanmak, hatta bazı çocuklarda  idrar kaçırma probleminin başlaması

*Ciltte ve ağız içinde kuruluk hissetmek

*Devamlı olarak halsizlik  hissetmek ve çabuk yorgunluk hissi

*Vücuttaki herhangi bir yaranın çok geç iyileşmesi

*Bazı zaman bulanık etrafı bulanık görmek

*Uzun süreli kilo kaybı olası veya büyüme çağındaki çocuğun  yeteri kadar kilo alamaması

*Özellikle ergenlik öncesi kız çocuklarında vajinal mantar enfeksiyonlarının görülmesi

*Çok ileri safhalarda bulantı ve kusma

*Genel anlamda huzursuzluk  ve  okul başarısının azalması

*Tekrarlayan deri enfeksiyonları

*Şiddetli karın ağrısı

*Ağız etrafında görülen yaralar

Tüm bu belirtilerin içinde  uzmanlara göre  en belirgin olan dört faktör şunlardır: Çok su içen, çok idrar yapan, kilo kaybeden, halsiz çocuklarda akla ilk gelen faktör şeker hastalığı olma olasılığıdır.

Bu bulguların önemli bir kısmı çocukta görülüyorsa, zaman kaybetmeden uzman bir doktora başvurulmalıdır. Çünkü çocukluk çağındaki diyabetin büyük bir kısmı komaya neden olabilir ve ağır klinik bulgular  seyredilebilir.

Diyabet Hastalığının Teşhisi Nasıl Koyulur?

Diyabetin tanısı için öncelikle kanda ve idrarda çeşitli  kimyasal testler yapılır.

*İdrarda şeker bulunması: Normal bir insanda idrarla şeker kaybı fark edilmez fakat diyabet bulunan kişide bu oran oldukça fazladır.

*Açlık kan şekerine bakılması: Bu oran normalde 126 mg/dl nin altında olmalıdır. Günün herhangi bir saatinde yapılan ölçümde 200 mg/dl nin  üzerinde bir sayının çıkması diyabet hastalığının göstergesidir.

*Glukoz tolerans testi: Bu test diyabet teşhisi konması  açısından son derece önemlidir. Kişiye aç karnına vücut ağırlığının kg ı başına bir gr şeker verilir. Diyabet hastası olmayan kişi  için sonraki iki saat içinde ortalama  90 mg/dl den 120-140 mg/dl  ye kadar çıkar ve normal değerinin altına döner.

Diyabet hastası olan kişide zaten açlık kan şekeri  110 mg/dl nin üzerinde olduğu için bu test uygulandığında sonuç çok daha fazla çıkar. Dört beş saat sonra bu oran düşer ama hiç bir zaman ilk düzeyinin altına inmez.

*Soluğun aseton kokması:Diyabet hastalığı olan kişinin nefesi aseton şeklinde kokabilir.Çünkü aseton nefes verirken buharlaşır.

Diyabet Hastalığının Tedavisi

Diyabet hastası olan çocuklarda diyet ve insülin tedavisi önerilmektedir. Hastalığın teşhisinden bir yıl sonra çocuğunuzun  insülin  ihtiyacının  çok az olduğunu  gözlemleyebilirsiniz. İnsülinin  karından ya da kalçadan  enjekte edilmesi   tavsiye edilmektedir. Bazı zaman uzmanların tavsiyesiyle uygun görülen başka bölgeden de iğne yapılmaktadır. Şeker hastalığına yönelik eğitim  verilebilir. Beslenme  planlamasının  yapılabilir. Çocuk egzersizlere teşvik edilebilir.

Uzman doktorlar bu tedavilerin aksine bazı ailelerin aktarlardaki otlardan, bitkilerden medet ummanın çocuklar için hiç bir faydası olmadığının altını önemle çiziyor. İnsülini bırakıp çocuklara, meyve sebze ve aktarlardan ot alıp kaynatılarak suyunun  çocuğa içirilmesi ve bu durumdan medet beklenmesi son derece yanlıştır. Bu durum çocuk açısından zararlıdır. Çünkü  çocuklarda görülen diyabetin insülin dışında başka bir tedavisi yoktur. Çocuğa verilen insülinin tek bir dozu dahi verilmez ise çocuk eski tablosuna geri dönebilir. Bu durumda uygulanan tüm tedavi boşuna gitmiş olur ve tekrardan en baştan başlanması gerekebilir. Çocukalara diyabet teşhisi konduğu andan itibaren hemen insüline başlanmalıdır. Öncelikle çocuğa kendi tedavisi uygulanmalıdır.Sonraki aşamada doktorun onay  verdiği şekilde başka yöntemler uygulanabilir. İnsülinden sonra eğer çocuğun doktoru da onay veriyorsa şu yöntemler uygulanabilir:

1. Doğal Sağlık Tedavileri

*Homeopati alanında uygulanan tedaviler dengeleyici bir özelliğe sahiptir. Bazı diyabet hastaları sadece homeopati tedavisi görmektedir. Ama mutlaka homeopati uzmanı, sertifikası sağlık bakanlığınca onaylanmış bir uzman olmalıdır.

*Bira mayası olan krom,  kan şekerini düzenleyici  ve metabolizmayı ayarlayıcı bir özelliğe sahiptir. Bir çay kaşığı bira mayası  şeker hastası çocukların yemeklerine ilave edilebilir.

*Sarımsak ve soğan kan şekeri seviyesini düşürücü etkiye sahiptir. Çocuklar bunları yemeğe teşvik edilebilir. Eğer  çocuklar tatlarından dolayı yemek istemezler ise ya yemeklerinin salatalarının   içine karıştırılır y ada sarımsak tabletleri kullanılabilir. Bu tabletlerin günde bir defa verilmesi yeterlidir.

*Ayurveda uzmanlar  kandaki şeker miktarını dengelemek için özel terapiler uygulamaktadırlar.Bu terapilerden olumlu sonuçlar alınabilir.

*Krom pikolinat adı verilen maddenin  kandaki şeker miktarı üzerinde çok büyük düşürücü etkisi olduğu, yapılan klinik testleriyle onaylanmıştır. Bu maddenin etkisi çok büyük olduğu için  doktor tavsiyesi almadan, deneyimli bir besin terapistinin uygulaması olmadan kesinlikle tek başına uygulanmamalıdır.

*Dihidropiandrosteron adlı  hormon da şeker hastalığını önleyebilir. Bu dihidropiandrosteron tedavisi içinde deneyimli bir besin terapistine ihtiyaç vardır.

2. Faydalı Terapiler

Gene diyabet hastalığında asıl tedavi uygulandıktan sonra, eğer doktor uygun görürse bazı uygulanabilecek terapi yöntemleri şöyle sıralanabilir:

Akupunktur, besin  terapisi, geleneksel çin terapileri, herbalizm, ayurveda faydalı terapiler olarak belirtilebilir.

3. Evde  Yapabilecekleriniz

Çocuk anlayacağı yaşa geldiğinde diyabetin açıklanarak,  kan şekerini ölçmek  öğretilebilir. Çocuğunuz dokuz yaşına geldiğinde ona vücuduna insülin enjekte etmeyi dikkatlice öğretilebilinir. Kan şekerinin dışarıda da düşmesi ihtimaline karşı sürekli olarak çocuğunuzun çantasında ve evin kolay bulunabilecek kısmında kesme şeker bulundurulmalıdır. Çocuğunuzun öğretmenine mutlaka durum bildirilmelidir.Bunun yanı sıra öğretmene hipoglisemi ve hiperglisemi hastalıklarının belirtileri  anlatılmalıdır. Bu durumda ne yapılacağı hakkında bilgi verilmelidir. Çocuğa lif ve karbonhidrat yönünden zengin gıdalar verilebilir. Çocuğa  mutlaka  günde üç ana öğün, iki yada üç ara  öğün  verilebilir. Bu öğünler ve yenilecek gıdalar  uzman bir diyetisyene gidilerek miktarları ve çeşitleri çocuğa göre ayarlanabilir. Diyabetin süregelen bir  hastalık olmasının yanında, tedavi ve ek yöntemlerle kontrol altına alındıktan sonra, normal hayata  devam ettirilebilineceği unutulmamalıdır.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here