Evinize Gelen En Sağlıklı Bilgiler!

Dikkat! Corona Virüsü Telefondan Bulaşırmı?

30.03.2020

En çok cevabı beklenen sorulardan biri de Koronavirüs telefonla bulaşır mı sorusudur. Ayrıca yediğimiz sebze meyve ve etleri nasıl tüketmeliyiz sorusu da sık soruluyor. Fırınlardan aldığımız ekmek, virüs taşıyor mu? Tüm bu soruların cevaplarını bu makalemizde bulacaksınız.

Tükettiğimiz besinler, dokunduğunuz tüm nesnelerden virüs bulaşma ihtimali var. En önemlisi de uzmanların ifade ettiği gibi, 1 m aralıkta solunum yolu ile bulaşabilen virüsün, sebze ve meyvelerden de bulaşabileceğidir. Buna karşı alınacak önlem, ekmeklerin alındıktan sonra evdeki fırında kızartılması ve sebze-meyvelerin iyice yıkandıktan sonra tüketilmesidir. Hiç bir virüs yüksek sıcaklıklara dayanamaz. Az pişmiş et zamanı çoktan geride kaldı. Özellikle uzak doğu et pazarlarından mutasyona uğrayarak ortaya çıkan Koronavirüs, et konusuna da temkinli yaklaşmamız gerektiğini hatırlatıyor. Buna göre aldığımız etlerin de iyi pişmesi gerekiyor.

 

Koronavirüs Telefonla Bulaşır mı?

Uzmanlar koronavirüs ömrünün, 3 saat ile 1 hafta olabileceğini hatırlatıyorlar. Buna göre cep telefonlarımızın üzerindeki virüslerden korunmak için,

l Telefonu başkalarına kullandırmamak gerekiyor
l Telefonun günlük olarak iyice alkol bazlı temizleyici ürünlerle temizlenmesi gerekiyor.
l Telefonların kulağa ağza buruna ya da yüze sürülmemesi gerekiyor.
l Telefonlarla görüşme gerekiyorsa, kablolu -kablosuz kulaklık kullanılmalı ve virüsün yayılım zinciri kırılmalıdır

Koronavirüs Yayılım Zinciri Nasıl Kırılabilir?

l İnsanların, eşyalarla ve birbirleri ile temasının kesilmesi zinciri kırabilir.
l Enfekte olma ihtimali yüksek olan yaşlıların sokağa çıkmaması bu zinciri kırabilir.
l Evin temizliği ve havalandırılması, aile bireylerinin 1 m mesafede oturması, boya badana ile küf ve mantarlardan evin arındırılması bu zinciri kırabilir.
l Virüs 3 saat ile 7 gün arasında yaşayabiliyor. Sıcakların artması ile beraber bu yaşam süresi biraz daha kısalabilir. Havaların iyice ısınmasına daha 2 ay var. Bu süreçte çok dikkatli olmak hepimizin sorumluluğundadır.


l Alınan sebze ve meyvelerin iyice temizlenmesi, etlerin iyice kızartılması, nesnelerin dezenfekte edilmesi alınacak önlemler arasındadır.
l Kişisel temizliğe dikkat edilerek, her 2 saatte bir ellerin bol bol sabunlanması, sıcak su ile durulanması ve kurutulduktan sonra kolonya ya da alkol bazlı temizlik ürünleri ile dezenfekte edilmesi yayılım zincirini kıracaktır.
l Sık sık elimizi ağza buruna kulaklara götürmemek, virüsün yayılım zincirini kırabilir.

Koronavirüs Aşısı Ne Zaman Çıkacak?

Aşı üzerinde çalışmalar hız kesmeden devam ediyor, şu ana kadar 4 farklı aşı geliştirildi. İran aşıyı tamamladığını ve 10 gün içinde piyasaya süreceğini belirtti. Çin ve Almanya aşı geliştirmeye devam ediyorlar. Koronavirüsün bulaştığı kimse zaten aşı ile kurtulamaz. Ancak, bu virüsün neden olduğu Pnömoni hastalığının belirtilerini hafifletecek ve bağışıklık sistemini güçlendirecek reçeteler verilebilir. Koronavirüs tarafından enfekte olan hasta, iyileşse dahi, akciğerde kalıcı hasarlar olabileceğini de uzmanlar ifade ediyorlar. ABD başkanı Koronavirüs aşısının geliştirilmesi için 2020 Ağustos tarihini işaret etti. Ama o zamana kadar kaç bin kişi daha ölecek belli değil.

Virüslerle İlgili Bilinmesi Gerekenler

Virüsler, bakteriler ve diğer mikro organizmalar, Koronavirüs’ten önce de vardı sonra da olacaklar. Ancak biz insanlara başlarda zarar vermeyen formda bulunan Koronavirüsün ilk formu 1960’lı yıllarda keşfedilmişti ve bu virüsün yayılım zinciri kırılmıştı. Daha sonra Suudi Arabistan’da bir başka formu görülmeye başlandı ve o da zaman içinde kontrol altına alınabildi. Ancak bu yeni form çok daha güçlü bir form değerli okurlar. Yapısal ve köklü değişim geçirmiş bir form olduğu, akciğere ve solunum yollarına direkt olarak saldırdığı biliniyor. Akciğerleri sıvı ile dolduran bu virüs, hastayı nefessiz bırakana kadar üremeye devam ediyor. 

İşte bu yüzden şimdilik, tıp biliminin bulduğu yol, belirtilerin ortadan kaldırılmasına yönelik tedbirler almaktır ki, bağışıklık sistemi güçlü olan insanlar zaten bu durumdan yara alarak kurtuluyorlar. Ancak günümüzde modern insanlık aşırı bir sosyal ilişki içinde. Bu da virüslerin insandan insana yayılmasını kolaylaştırıyor. Virüsler ve bakteriler, zaten hayatımızın tüm alanlarını kuşatmış durumdalar. Hepsi de zarar vermek üzere tasarlanmış mikro organizmalardır. Ancak bağışıklık sistemimiz, bu mikroplara geçit vermediğinden, biz de hastalanıp ölmüyoruz. Koronavirüsün bu diğer virüslerden farklı bir tarafı var. Virüs, yapısal bir değişime- geri dönülmez bir form değişimine ya da mutasyona uğradı. Bağışıklık sistemimiz bu virüsle başa çıkacak bir yol bulamıyor. Geliştirilmesi planlanan aşı da, zayıflatılmış virüs olacak ve vücut aşı sayesinde bu virüsü tanıyacak. Ona karşı savunma sistemleri ve stratejileri geliştirecek. Virüsün kendisi geldiğinde ise, vücut nasıl davranacağını bilecek ve hemen saldırıya geçebilecek. Aşı bulunabilirse, form değiştiren Koronavirüs artık insanları öldüremeyecek.


BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

Yemeklerden sonra evde pratik tatlı tarifleri için harika kaynak!
yeni sunucu.