Evinize Gelen En Sağlıklı Bilgiler!

Depresyonda mıyım? Depresyon Belirtileri Nelerdir? Tedavisi Nasıl Olur?

Depresyon:

  • Yaş, cinsiyet gibi çeşitli faktörlerden bağımsız olarak gelişen ve herkeste görülmesi muhtemel olan bir ruhsal rahatsızlıktır.
  • Duygusal, bedensel ve zihinsel belirtilerle kendisini gösteren, tedavi edilebilir bir hastalık olarak kabul edilir.
  • Dünyada oldukça yaygın bir şekilde insanları etkileyen bu hastalığın en belirgin özelliği çöküntülü ruh hali ve günlük hayatta yapılanlardan alınan zevkteki belirgin azalmadır.

Depresyonda olan kişi kendini mutsuz, ümitsiz, bıkkın, çaresiz, yalnız, karamsar ve özgüvensiz hisseder. Kişinin çevresiyle olan bağı azalır.

Buna ek olarak:

  • Aşırı yemek yeme,
  • Aşırı yorgunluk,
  • Sürekli huzursuzluk hali de sıklıkla görülür.

Günlük yaşantıyı olumsuz etkileyen ciddiye alınması gereken bir sağlık sorunu olan depresyonun beraberinde sindirim sorunları, diyabet gibi hastalıklar da ortaya çıkabilir.

Depresyon Nedir?

depresyon nedir

Depresyon:

  • Toplumda oldukça yaygın olan bir duygudurum bozukluğudur.
  • Tam olarak duygusal çöküntü hali olarak nitelendirilir.
  • Kişinin düşünce yapısını doğrudan olumsuz olarak etkileyen, davranışlarını ve biyolojik tablosunu değiştiren ciddi bir ruhsal rahatsızlıktır.

Depresyon:

  • Kişinin günlük faaliyetlerini yerine getirmesini engelleyen; yoğun üzüntü, öfkelenme veya kayıp duygusuyla tetiklenebilir.
  • İsteksizlik, hayattan zevk alamama, çaresizlik hissine yol açar. Kişi kendini özgüvensiz ve yetersiz hisseder.

Depresyon toplum geneli tarafından geçici üzüntüyle sıklıkla karıştırılır. Her birey zaman zaman hayatın akışı gereği kendini dibe vurmuş hissedebilir ve bu his kesinlikle kişinin depresyonda olduğu anlamına gelmez. Zaman zaman kişinin kendisini üzgün, mutsuz hissetmesi normalken bu olumsuz hislerin uzun süreli olması depresyonun habercisidir.

Depresyon ciddi boyutlu bir tıbbi hastalık olarak ele alınmalı ve tedavisi için mutlaka bir uzmana danışılmalıdır. Tedavi edilmediği takdirde çeşitli bedensel rahatsızlıkları da beraberinde getirerek kişinin genel sağlığını olumsuz etkiler ve hastalığın semptomlarının aylarca, yıllarca sürmesine neden olur. Depresyon kişinin yemek yemesini, uyku düzenini, iş yaşamındaki verimliliğini ve toplumsal ilişkilerini bozar.

Bu ruhsal rahatsızlığa bağlı olarak:

  • Astım,
  • Kalp-damar hastalığı,
  • Kanser,
  • Diyabet,
  • Aşırı şişmanlık ortaya çıkabilir.

Toplumun yüzde 5’ini etkileyen bir ruhsal hastalık olan depresyona bir bireyin yaşamı boyunca yakalanma olasılığı yüzde 15’tir. Bu oran hormonal yapıdaki farklılık nedeniyle kadınlarda yüzde 25’e kadar yükselir.

Tüm dünyada kadınların erkeklere kıyasla depresyona girme riski iki kat daha fazladır.

Özellikle menopoz, hamilelik ve doğum sonrası dönemde depresyona yakalanma ihtimali oldukça yüksektir. Depresyon hastalarının hemen hemen yarısı 20-50 yaş aralığındadır. Ergenlik dönemindeki bireylerde, boşanmış veya mutsuz bir evliliği olan yetişkinlerde depresyon görülme oranı toplumun kalanına kıyasla oldukça yüksektir. Bireyin sosyo-ekonomik durumu, cinsiyeti, tecrübe ettiği hasar verici olaylar depresyonun risk faktörleri arasında sayılabilir.

Depresyon Türleri Nelerdir?

1. Major depresyon

Majör depresyon klinik depresyon türleri arasında en şiddetli olanıdır. Ağır depresif ruh hali haftalarca, aylarca sürebilir. Kişi ciddi bir bunalım içindedir. Depresyon şiddetli olsa da tedavisi mümkündür.

Ağır depresyon belirtileri arasında:

  • İnatçı bir üzüntü hali,
  • Gelecekten ümitsizlik,
  • Değersizlik hissi gibi olumsuz duygular yer alır.

Depresyon ve cinsellik de birbiriyle bağlantılı olgulardır. Kişinin ruh hali cinsel ilgisini doğrudan etkiler. Bu nedenle de depresyona bağlı olarak kişide cinsel ilgi ve isteğin azalması görülür.

Bir kişiye majör depresyon tanısı koyulabilmesi için:

  • Majör depresyon belirtileri içerisinden en az 5 adet semptoma sahip olması ve bu semptomların 2 haftadan uzun bir süredir devam ediyor olması gerekir.
  • Majör depresyon iş kaybı, boşanma veya partner kaybı, cinsel istismar, ağır hastalık ve uyuşturucu madde kullanımıyla tetiklenerek ortaya çıkabilir.

Majör depresyon belirtileri şu şekildedir:

  • Kişi özellikle sabah uyandığında derin üzüntü hissi ve melankolik duygu içinde olur.
  • Depresyon halindeki kişiler aile, eş ve sosyal çevreyle olan bağlarını koparırlar.
  • Kişi kendisini aşırı yorgun ve enerjisiz hisseder.
  • Kişinin odaklanma ve karar almada güçlük çektiği görülür.
  • Sürekli ölme isteğine sahip olunur ve kendine zarar verme, intihar etme düşünülür.
  • Uyku düzeni bozulur. Erken uyanma, uykusuz kalma veya günü kaçıracak kadar aşırı uyuma gözlenir.
  • Kişi günün büyük bir kısmında kendini üzgün, mutsuz, depresif hisseder.
  • Çalışma veya öğrenim hayatındaki verimlilik düşer.

2. Kronik depresyon (Distimi)

Distimi karamsar ve hastalıklı mizaç anlamına gelir. İki yıldan uzun süren depresyon, distimi olarak sınıflandırılır.

Belirtiler:

  • Mutsuz ve kötümser ruh hali,
  • Olaylara olumsuz bakış açısı,
  • Yorgunluk,
  • Uykusuzluk veya aşırı uyku isteği şeklindedir.

Yıllar boyunca kişinin düşük bir ruh haliyle yaşamasına neden olur. Kişinin karakterine işleyecek kadar kendisini üzgün, hüzünlü, memnuniyetsiz, mutsuz, çaresiz, özgüvensiz ve değersiz hissetmesine yol açar. Sık sık uyku ve iştahsızlık sorunları yaşanır. Distimiye bağlı olarak aşırı pasif, başkasına bağımlı ve aşırı özveri gösteren bir karaktere bürünmek mümkündür. Kişi sürekli kendi yetersizliği üzerine düşünür ve yoğun olarak suçluluk duyar.

Distiminin tedavisinde antidepresan ile psikoterapi mutlaka birlikte yürütülür. Psikoterapi sayesinde hastanın kişisel mutluluğu ve toplumsal yeterliliğinin artırılması hedeflenir.

3. Melankoli

Melankoli en çok bilinen ve en eski depresyon türleri arasında sayılır. Günümüzde endojen depresyon ismini almıştır.

  • Yorgunluk,
  • Çalışmada isteksizlik,
  • Motivasyon eksikliği,
  • İştahsızlık,
  • Sabah kaygılı düşüncelerle erkenden uyanma ve
  • Şiddetli baş ağrıları bu depresyon türünün ayırt edici belirtileridir.

Sabahları duygudurumundaki kötüleşme oldukça yoğundur. İntihar etme isteği kuvvetlidir.  Tüm mutluluk verici etkinliklere karşı tepkisiz kalınması söz konusudur.

4. Maskeli depresyon

Yaygın bir depresyon türüdür. Ancak kişi duygularıyla ilgili belirtileri açığa vurmadığı için bu depresyon türünün tanısının konulması zaman alır.

Maskeli depresyonda kişi:

  • Hastalığa dair psikolojik belirtiler vermek yerine daha çok bedensel tepkiler verir.
  • Buna bağlı olarak alkol ve uyuşturucu madde kullanımına yönelim artar.
  • Cinsel işlevde bozukluklar ortaya çıkar.
  • Ayrıca iştahsızlık, baş ağrısı ile vücut geneline yayılan şiddetli ağrılar, uykusuzluk, sindirim sistemi rahatsızlıkları, hazım güçlüğü ve kalp ritmi sıkıntıları görülür.

5. Atipik depresyon

Bu depresyon türü:

  • Majör depresyondan daha hafiftir ve etkileri kişinin hayatını domine edecek şekilde yıllarca devam edebilir.
  • Kadınlarda erkeklere kıyasla 2-3 kat daha fazla görülür.
  • Aşırı yemek yeme, kilo alma, fazla uyuma ve yorgunluk bu depresyonun belirleyici özellikleridir.
  • Atipik depresyona bağlı olarak kişi yaşadığı olaylar karşında uzuvlarında ağırlık, külçeleşme hissi duyar. Bu belirtiler özellikle akşamları şiddetlenir.

Kişi reddedilmeye karşı aşırı hassas olur ve olumsuz olaylara karşı da kötüleyen bir ruh haline sahiptir. Kişinin ruh hali başına gelen olayların seyrine göre şekillenir. Atipik depresyon çoğunlukla dış dünyadaki değişkenler ve çevredekilerin davranışlarıyla şekillenir. Klasik depresyonun tam tersine kişi olumlu olaylara olumlu tepkiler verirken, olumsuz olaylar karşısında da yıkım yaşar. Bu durum atipik depresyonu diğer türlerden ayıran bir unsurdur.

6. Mevsimsel depresyon

Kış depresyonu olarak da adlandırılır ve:

  • Hemen hemen her yıl aynı zamanlarda baş gösterir.
  • Çoğunlukla sonbaharda başlar ve ilkbaharda sonlanır.
  • Aşırı yemek yeme, aşırı uyuma ve karbonhidrat yeme isteği gibi belirtiler oldukça belirgindir.
  • Psikolojik değil biyolojik etmenlere bağlı olarak oluştuğu kanısı hakimdir.

Tiroid hormonu, bazal kortizol ve bazal prolaktin salgısının mevsimsel olarak değişim göstermesi, güneşin serotonin salgısını arttırması mevsimsel depresyonun belirleyici etmenleri arasındadır. Psikoterapiden ziyade hormon seviyelerini düzenleyici ilaç ve antidepresan kullanımıyla tedavisi yürütülür.

7. Doğum sonrası depresyon (postpartum)

Postpartum:

  • Her 10 anneden birinde doğum sonrası depresyon görülür.
  • Doğumda sonraki bir ay içerisinde anne majör depresyon belirtileri gösterir.
  • Önemsenmediği halde birkaç aydan bir yıla kadar devam edebilir.

Doğum sonrası depresyon toplum baskısı ve bebek sahip olmasına şükredilmesinin gerekli olduğu algısı nedeniyle çoğunlukla önemsenmeden geçiştirilen bir duygudurum bozukluğudur. Bu durum bebek ile annenin doğru bağ kurmasını engeller ve yeni aile düzeni oluşturulurken sağlıklı bir yapının kurulmasına zarar verir. Bu sebeple annenin yaşadığı ruhsal sıkıntılar kesinlikle göz ardı edilmeden bir uzman yardımına başvurulması gerekir.

8. Psikotik depresyon

Ağır bir depresyon türüdür. Hezeyan, halüsinasyon ve düşünce bozukluklarıyla ortaya çıkar. Kişi gerçekte ortada olmayan şeyleri gördüğünü iddia eder ve buna göre yargılar geliştirir.

Belirtileri arasında:

  • Şiddetli uykusuzluk,
  • Uzun süren düşünme hali,
  • İçe kapanıklık ile hareket etme ve
  • Konuşmada durma noktasına gelecek bir yavaşlık görülmesi yer alır. Kişinin tamamen sessiz ve hareketsiz kaldığı sıklıkla gözlenir.

Öte yandan:

  • Yetersizlik, yoksulluk, değersizlik, zayıflık ve kendine acıma duyguları baskındır.
  • Aşırı suçluluk duygusu hisseden hasta kendisini cezalandırma yöntemine başvurur.
  • Şizofrenide olduğu gibi beyne gerçekte olmayan düşüncelerin sokulması ve bu düşüncelerin çevreye yayılması, suçlayıcı ve yargılayıcı kaynağı belirsiz seslerin duyulması gibi hezeyanlar gözlenir. Bu nedenle psikotik depresyonun şizofreniden ayırt edilmesi zordur. Psikotik depresyonun hastane ortamında tedavi edilmesi bir zorunluluktur.

9. Adet öncesi disforik bozukluk

Bu depresyon türü:

  • Adet döngüsünün ikinci döneminde kadınları etkisi altına alır.
  • Genellikle depresyon, anksiyete ve ani ruh hali değişimlerini içeren belirtiler gözlenir.
  • Kadınların %85’ini etkileyen ve daha hafif boyutlardaki premenstrüel sendrom (PMS) ile karıştırılmaması gerekir.
  • PMS daha yaygınken adet öncesi disforik bozukluk kadınların %5’ini etkileyen şiddetli bir rahatsızlıktır.
  • Genellikle 30-40 yaş aralığındaki kadınlarda görülür.
  • En yaygın belirtileri arasında aşırı sinirlilik, dönemsel şişkinlik ve göğüs ağrısı yer alır.

Depresyon Belirtileri Nedir?

depresyon belirtileri nelerdir

Depresyonun belirtileri şu şekilde sıralanabilir:

  • Umutsuzluk, çaresizlik, karamsarlık hissi
  • Yaygın mutsuzluk, moralsizlik, yoğun üzüntü ve keder hali
  • Hayattan zevk alamamak
  • Günlük aktivitelerden uzak durmak, daha önce mutluluk veren hobilerden zevk alamamak
  • Aile bireyleri, arkadaş çevresi ve sosyal hayattan uzak durmak, yalnız kalmak istemek
  • Sorunları yakın olunan kişilerle paylaşmamak ve içe kapanıklık
  • Aşırı yorgunluk, halsizlikle beraber günlük aktivitelerde yavaşlama
  • Dalgınlık ve unutkanlık, aşırı dikkat dağınıklığı
  • Yoğun umutsuzluk hissine bağlı olarak ölümü düşünmek ve intihar etmeyi istemek
  • Sürekli kaygılanmak ve geleceğe dair endişeli, ümitsiz olmak
  • İşe, okula gitmek istememek, eve kapanmak, sosyal hayata karışmaktan kaçınmak
  • Alkol ile benzeri uyuşturucu maddelere meyilli olmak
  • Kişisel bakımı ihmal etmek ve koyu renkli giysiler giymeyi tercih etmek
  • Yemek yiyememek veya aşırı yemek yeme isteğinin oluşmasına bağlı olarak aşırı kilo alıp vermek
  • Uyku düzeninin bozulmasına bağlı olarak çok veya az uyumak, uykuya dalma güçlüğü
  • Depresyonun fiziksel belirtileri arasında yer alan baş, boyun, sırt, eklem ağrısı çekmek ve mideye kramp girmesiyle bağırsak hareketlerinde düzensizlik
  • Cinsel ilgi ve isteğin azalması

Depresyon Nasıl Teşhis Edilir?

Depresyonun, hayatın inişli çıkışlı sürecine bağlı olarak yaşanan kısa dönemli duygu değişimlerinden ayırt edilmesi önemlidir.

Normal hayat akışı içinde kişinin dönem dönem hayattan keyif alamaması, sıkıntılı olması olağandır. Ancak bu durumun en fazla iki hafta sürmesi gereklidir. Bundan daha uzun süren depresif hallerin kişinin mesleki ve sosyal yaşantısını olumsuz yönde etkileyen boyutlara ulaşmasıyla depresyondan söz edilebilir. Söz konusu durumun devamında mutlaka bir psikolog veya psikiyatristten yardım alınması gerekir.

Doktorun kişiyi tanımaya yönelik yapacağı konuşma ve bazı hallerde uygulayacağı ruhsal testler sayesinde depresyonun hangi evrede olduğu teşhis edilebilir. Böylece depresyon derinleşmeden tedavi süreci başlatılarak kişinin ruh sağlığını tekrar kazanmasına yardımcı olunabilir.

Depresyon Nasıl Tedavi Edilir?

Depresyon kişinin hayat kalitesini olumsuz yönde etkileyen ve özel bir mücadele gerektiren bir ruhsal rahatsızlıktır. Depresyon bireyin hem içinde yaşadığı sosyal çevrenin göz önünde bulundurulduğu hem de tıbbi yaklaşımların uygulanmasını gerektiren bir tedavi sürecini gerektirir. Temel olarak ilaçla ve psikoterapiyle tedavi edilir.

Uygulanan tedavi yöntemleri şu şekilde sıralanabilir:

Psikoterapi:

  • Psikolog ile depresyon tedavisi sürecinde uygulanan en önemli yöntemdir.
  • Bireysel veya grup düzeyindeki katılımla hastanın konuşarak kendisini anlatması ve psikoloğun dinleyerek hastaya yardımcı olacak tespitlerde bulunması şeklinde gelişir.
  • Hastanın bir terapistle iletişimde bulunması olumsuz duygularla başa çıkmayı öğrenmesine yardımcı olur.
  • Hastanın yakındığı olumsuzluklara göre gerektiğinde psikoterapiye aile ve eşin de katıldığı durumlar olur.

Biyolojik tedavi yöntemleri:

  •  Elektroşok ve antidepresan ilaçlar, uygulanan biyolojik tedavi yöntemleri arasında sayılır.

Parlak ışık tedavisi:

  • Çoğunlukla mevsimsel duygudurum bozukluklarının tedavisinde tercih edilir.
  • Beyaz ışık ruh halinin düzenlenmesine ve depresyon belirtilerinin bertaraf edilmesine yardımcı olur.

Alternatif tedavi seçenekleri:

  • Doktor önerisiyle akupunktur, meditasyon ve balık yağı içmek gibi bitki takviyeleriyle depresyon tedavi edilebilir.
  • İlaç kullanımının gerekli görülmediği veya kullanılan ilaçlardan istenen verimin alınamadığı durumlarda alternatif yöntemlere başvurulur.

Tüm bu tedavi yöntemlerine ek olarak:

  • Hastaların depresif ruh halinden çıkabilmesi için alkol ve uyuşturucu maddelerden uzak durması gerekir. Bu gibi maddeler kişinin kendisini daha da çöküntü içinde, depresif hissetmesini tetikler.
  • Ayrıca haftada birkaç gün 30 dakikalık süreyle yapılan egzersiz ve spor aktiviteleri de kişinin kendisini iyi hissetmesine büyük ölçüde yardımcı olur. Egzersiz sayesinde mutluluk hormonu salgısı artar ve kişi depresyonu daha kolay atlatabilir.

Depresyon Tedavisi Ne Kadar Sürer?

Depresyon psikoterapi ve ilaçla tedavi edilebilir. Hastanın ilaca ve psikoterapiye verdiği yanıt değişiklik gösterir. Antidepresan ilaçlar mutlaka bir psikiyatrist gözetiminde kullanılmalıdır.

Depresyonun ilaçla tedavisi ne kadar sürer?:

  • Hastanın kalıcı olarak depresyondan kurtulması ve depresif ruh halinin tekrarlamaması için ilaçla tedaviye, yani antidepresan kullanımına en az 6 ay kadar devam edilmesi gerekir. Ancak kişinin içinde bulunduğu hayat koşulları zorlayıcı ise ve hastanın aile öyküsünde depresyon gibi ruhsal rahatsızlıklara yatkınlık varsa ilaçla tedavi süreci doktor kontrolünde en az 12 ay ve en fazla 2 yıl kadar devam edebilir.

Psikoterapi ne kadar süre boyunca uygulanır?:

  • Psikoterapi ilaçtan daha çok tercih edilen bir tedavi yöntemidir.
  • Ancak orta ve yüksek şiddetli depresyonun görüldüğü hallerde hem ilaç hem de psikoterapiden yardım alınabilir.
  • Psikoterapi sayesinde kişiyi depresyona sürükleyen düşünce yapısının değiştirilmesi, olumsuz hislerin olumluya evrilmesi ve pozitif biliş kalıplarının oluşturulması sağlanır.
  • Psikoterapiyle depresyon hastasının olumsuz düşünme alışkanlığı, başına gelen yıpratıcı olayları yönetme ve kendisini rahatlama becerisi edinmesi amaçlanır.

Tedavi sonucunda:

  • Hastanın uyku düzeninin düzelmesi,
  • İştahının geri gelmesi,
  • Vücudundaki ağrıların geçmesi,
  • Olumlu düşünceleri geri kazanması,
  • Mutlu, yaşamaya istekli ve enerjik olması depresyon iyileşme belirtileri arasında sayılabilir.

Faydalandığımız Kaynaklar:

Kaynak1

Kaynak2

Kaynak3

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.