Ana sayfa Hastalıklar Depresyon Hastalığı

Depresyon Hastalığı

216
0
PAYLAŞ

İnsanlar yaşadıkları olaylar karşısında üzülürler, mutlu olurlar bazen de hayal kırıklığına uğrarlar. Bunlara bağlı olarak kişide bazı duygu değişimleri meydana gelir. Bu duygu değişimleri sonucunda bazı tepkiler görülmektedir. Ancak kişi zaman zaman daha çok hayal kırıklığı gibi sorunlarla başbaşa kaldığı zaman aşırı üzüntülü ve hüzünlü tepkiler verir. Bu tepkiler anlık tepkiler değildir. Bu yüzden kişiler bu olayların uzun süre etkisinde de kalabilirler. Bu verdiği tepkiler depresif tepkiler olarak bilinir. Günlük hayatta hiçbir olay yaşamamasına rağmen bile enerjisi düşük olup morali bozuk olan birçok kişi vardır. Bu aslında psikolojik bir rahatsızlık sonucu hastalığın kişiye verdiği sinyallerdir. Bazı kişilerde bu hastalıklar geçici bir süre devam eder ve kendiliğinden geçer. Bazılarında da bu durum aylarca sürüp mutlaka destek alındıktan sonra tedavi olunabilen bir hastalık olabilir. Bu hastalıklardan en çok bilineni ise depresyondur. Depresyon insanın hayatında en az bir kere bir olay karşısında yaşadığı bir durumdur. Kimisinde bu hastalık az belirti gösterdiği için normal bir üzüntüden farksız olarak kabul görmekte kimine göre de bu olay karşısında etkisi uzun bir zaman alarak belirtilerin yaşanması için gerekli olan zaman tanınır. Depresyon genelde çok sık duymadığımız ya da pek ciddiye alınmayan bir durumdur.

Depresyon Hastalığı Neden Olur?

Depresyon her ne kadar fiziksel bir hastalık olarak algılanmasa da bu hastalık da diğer hastalıklar gibi biyolojik bir yapıya sahiptir. Bu biyolojik yapının bulgularından bahsedelim öncelikle. Serotonin, dopamin, noradrenalin gibi kimyasallar beyinde bulunan sinir uçları arasında haberleşmeyi sağlayan kimyasallardır. Bu kimyasallar oldukça etkili kimyasallar olmakla beraber eksikliğinde iletişim sağlanamamaktadır. Bu maddelerin yapısı ve dengesi bozulduğu takdirde kişide depresyon hastalığı baş gösterir. Bir diğer faktör de genetik durumlardır. Diğer hastalıkların birçoğunun gen aktarımı ile görüldüğünü söylemiştik. Ancak depresyon böyle bir hastalık değildir. Gen aktarımı sırasında hiç bir depresyon geni bulunmamaktadır. Ailesinde depresyona girmemiş bireylerin olumu kişinin de olmayacağı anlamına gelmemektedir. Ancak asıl hastalığın en çok görülen nedeni de kişinin yaşadığı duygusal değişiklikleridir. Kişi kendini yalnız hissederse veya yalnız kalırsa ruh hali bu durumu kaldıramayabilir ve depresyon hastalığının belirtileri görülebilir.

Etrafta bulunan kişilerin bazı konularda bu kişiye destek olmaması kişinin kendini yalnız hissetmesine neden olacaktır. Aynı zamanda kişi en çok duygusal bağ yaşadığı kişilerle yaşadığı olaylardan etkilenmektedir. Bu da aile başta olmak üzere eş, sevgili pozisyonunda yaşadığı kişilerle sorunları ortadan kaldıramamak veya çözümleyememek sonucunda oluşabilir.

Depresyon Hastalığı Belirtileri

Kişi öncelikle bu durumda olduğunu anlayabilmesi için belirtilerini iyi öğrenmesi gerekmektedir. Bunun haricinde bu belirtilerin sürekliliği de önemlidir. Çünkü normal hayat akışında normal insanları da üzecek birçok olay yaşanmaktadır. Burada önemli olan tepkilerin yerli olması ve tepkilerin uzun süre aynı etkide verilmemesidir.

Depresyon hastalığının belirtisi ilk öncelikle kişinin kendini sürekli olarak mutsuz hissetmesiyle başlar. Birçok nedenden dolayı kişi bu durumla karşı karşıya kalabilir. Bunun haricinde kişi kendini etrafında ne kadar ona destek olan insan olsa bile sürekli olarak yalnız hisseder. Bu yalnızlığın belirtileri de kimseyle görüşmek istememesi, konuşma isteğinin kalmamasıyla ortaya çıkar. Ailesinden, iş arkadaşlarından ve tüm sosyal çevresinden kendini sürekli olarak dışlar. Ancak bu dışlamanın insanlar tarafından yalnız bırakıldığını düşünerek yaptıklarını sanır. Kişi normal hayatında bir hobiye sahip ise veya yapmaktan zevk aldığı işler var ise zamanla bunlardan koparak bunları bir süre gönülsüz olarak yapar ve sonrasında tüm bu işlerden soğur. Aynı zamanda depresyonda olan kişinin normal tepkilerden çok daha aşırı tepkileri vardır. Hiç kızılmayacak bir olay karşısında bile aşırı agresiflik gösterebilir. Bu agresiflik kendisi başta olmak üzere çevresindeki tüm insanları da bu kişiden soğutarak yalnız kalmaya kaldığı yerden devam eder. Normal insanlar 8 saat uyuyor ise bu kişi 24 saatin yirmi dördünü de uyuyarak geçirebilme potansiyeline sahiptir. Hiçbir şeyden zevk almaması onu sürekli olarak mutsuz yorgun hissedip uyumasına yol açacaktır. Bir iş karşısında dikkatini bir türlü toplayamaması da depresyon belirtilerindendir. Bir iş karşısında konsantre olmayıp dolayısıyla başarısız olması bu kişinin depresyon batağına daha çok girmesinde yardımcı olacak ve kişi kendini hep başarısız ve değersiz hissedecektir. Gelecek hakkında yapılan konuşmalar esnasında sürekli olarak karamsar düşünenlerin de depresyonun bir parçası olduğunu hatırlatmakta fayda vardır.

Vücut tüm bu olaylardan olumsuz etkilenerek normal seyrinin dışında yavaş hareket eder ve bu da bir taraftan kişinin cinsel isteğini de azaltacaktır. Hatta partnerinden nefret etmeye bile başlayabilir. En tehlikeli boyutunda olanlar ise sürekli olarak intihar etmeyi düşünmektedir ve buna teşebbüs eden depresyon hastaları da neredeyse hastalığı yaşayanların üçte biri kadardır

Depresyon Hastalığı Tedavisi

Bu hastalık hemen her yaşta görülse de genelde yirmili yaşlarda bulunan kişilerin kapıldığı bir hastalıktır. Bu hastalığın tedavisi için kişi kendi bildiği ilaçları kullanmamalıdır. Çünkü bu haplar kişinin beynindeki sinir uçlarına daha kalıcı hasarlar bırakarak tedavi ihtimalini de ortadan kaldırabilir.

Depresyon hastalığının tedavisi için kişi öncelikle tedaviyi kabul etmeli ve bir şeylerin ters gittiğini ve destek alması gerektiğinin bilincinde olması gerekmektedir. Kişi öncelikle bir psikoloğa gitmeli ve psikoloğun soracağı sorulara net cevaplar vermeli. Teşhis süreci iki haftayı bulabilir. Birkaç seanstan sonra doktor depresyon teşhisi koyduğu zaman aynı zamanda bu sorunun neden olduğunu bulmada yardımcı olacaktır. Bunların doğru bir şekilde gerçekleşmesi için de kısa süreli bir antidepresan da yazabilir. Ancak yapılacak en uygun tedavi biçimi kişinin kendini iyi hissettiği aktivitelere yönelmesi olacaktır. Bunlardan tekrar eskisi gibi zevk alınabileceği unutulmamalıdır.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here