Ana sayfa Hastalıklar Diyabet Hastalığı

Diyabet Hastalığı

141
0
PAYLAŞ

Pankreasta üretilip salgılanan insülin hormonunun yetersizliği ve ya insülinin dokularda direnç olarak görülmesi sonucu kandaki şeker miktarının yükselmesiyle ortaya çıkan bir hastalıktır. İnsanın hayatı boyunca yaşamayı alışkanlık haline getireceği bir hastalıktır. Etkileri ömür boyu görülmektedir. Besinler ilk olarak ağızdan alınıp bir sindirim sürecine başlarlar. Besin halinde girip şeker haline getirilirler. Daha sonra küçük parçalara dönüşmüş besin yani şeker kana geçer ve kana geçtikten sonra kandaki şeker düzeyi yükselmeye başlar. Sağlıklı bireyler kandaki bu şekeri insülin hormonuyla diğer hücrelere taşırlar. Diyabetli bireylerde bu hormon eksik ve ya etkisiz bir halde olduğu için şeker hücreye taşınmaz ve kanda bulunan miktarı zamanla artar. İki tür diyabet vardır.

  • Tip 1 diyabet, buna insüline bağımlı diyabet hastalığı da denir.
  • Tip 2 diyabet, insüline bağımlı olmayan diyabet olarak da adlandırılabilir.

Diyabet Neden Olur?

Şeker hastalığının iki ana tipi olduğunu belirtmiştik. Her tipteki hastalığın nedenleri ve risk faktörü değişiklik gösterebilmektedir.

Tip 1 diyabet, herhangi bir yaş grubunda ortaya çıkabilir. Fakat en riskli grup çocuklar, onlu yaşlarında olan gençler ve genç yetişkinlerdir. Bu tip şeker hastalığında vücut ya insülin üretmez ya da çok az miktarda üretir. Yeterli insülin hormonu bulunmayınca kandaki fazla glikoz hücrelere giremez ve kandaki miktarında çok yüksek bir oranda artış gözlenir ve bu yüzden vücut bu kandaki şekeri enerjiye çeviremez. Günlük olarak insülin iğnesi yapılması gerekmektedir. Unutulmamalıdır ki insülin bir ilaç değil, bir hormondur.

Bu türün nedeni tam olarak bilinmemektedir. Daha çok bağışıklık sistemiyle ilgili bir sorun olduğu düşünülür. Bir enfeksiyon ve ya başka bir nedenden dolayı bağışıklık sistemi hatalı davranıp pankreastaki insülin üreten hücreye saldırır. Aile geçmişinde de bu hastalık gözleniyorosa, genetik olarak diğer bireylere de yansır.

Tip 2 diyabet şeker hastalığının en temel vakalarını oluşturur. Daha çok yetişkinlerde gözlenir fakat günümüzün hastalığı olan obezitenin artmasıyla ergenlikte de görülmeye başlanmıştır. Hastalığa yakalananların çoğu bu hastalığa yakalandıklarının farkında değillerdir. Bu hastalıkta, karaciğer, yağ doku ve kas hücreleri insüline doğru olarak yanıt vermez. Bu duruma insülin direnci denmektedir. Sonuçta yine şeker hücreleri depolanamayıp kanda birikmeye başlar. Kan şekerinin yükselmesi hiperglisemi olarak adlandırılır.

Bu hastalığa yakalananların çoğu fazla kilodan şikayetçidir. Vücutta yağ oranının artmasıyla insülin vücutta doğru şekilde kullanılamaz. Fakat zayıf kişilerde de görülebilmektedir. Ailede bu hastalığın olması ve genler bu hastalığın ortaya çıkmasında büyük bir rol oynamaktadır. Az hareket etmez, kötü beslenmek ve bel çevresinin aşırı yağlanması, hastalığa yakalanma riskini arttırmaktadır.

Gebelik şekeri, normalde şeker hastası olmayıp, hamilelik sırasında ortaya çıkan bir şeker hastalığı türüdür. Hamilelikte baskın olan hormonlar insülin hormonunun görev yapmasını engelleyebilmektedir. Kan şekeri yükselip azalması mutlaka doktor kontrolünde olmalıdır. Hamileler hap kullanmamalıdır fakat bunun yerine insülin kullanabilirler. Hamilelik sonrasında şeker değerleri genelde normale doğru ilerler fakat her ihtimale karşı tedbirli olmak gerekmektedir. Hamilelik şekeri yaşamış kadınların çoğu, doğumdan sonra 5-10 yıl arasında şeker hastalığına yakalanmaktadırlar.

Tip 2 Diyabet Hastalığı Risk Grubu

  • Gizli şeker hastası olanlar
  • 45 yaşında ve 45 yaşından büyük yetişkinler
  • Ailesinde şeker hastalığı bulunan bireyler
  • Fazla kilo sorunu yaşayanlar
  • Hareketsiz bir yaşam biçimi belirlemiş ve spor yapmayan bireyler
  • Yüksek tansiyonlu kişiler
  • Kolesterol seviyesi sağlıksız seviyede olan bireyler
  • Hamilelik şekeri geçirmiş kadınlar
  • Kötü beslenenler ve sağlıklı beslenme düzeni olmayan kişiler

Tip 1 Diyabet Hastalığı Belirtileri

  • Özellikle çocuklarda belirtiler çok kısa süre içinde ortaya çıkar. Çok hızlı ve aşırı kilo kayıplarına, hiç azalmayan yorgunluk hissine neden olabilmektedir.
  • Aşırı şeker idrarla atılırken vücutta bulunan suyu çektiği için idrar miktarı fazlalaşır. Bu durumda susama hissi ve ağız kuruluğu oluşmaya hatta normalden fazla oluşmaya başlar. Sonuç olarak hastalar normalden daha çok idrara çıkar ve çok fazla su içmeye başlarlar.
  • Kandaki şekerin hücre içine girmesiyle ilgili sorun oluştuğu için hücrelerde enerji açığa meydana gelmektedir. Bu durumda açlık tetiklenir. Yemek yenmiş olsa bile acıkma devam eder. İnsülin kullanılmadan yiyeceklerin içerisinde bulunan şeker enerji olarak kullanılamaz.
  • Acıkmayı azaltmak için çok fazla yemek yenmeye başlar fakat hala kilo kaybı görülür. enerji olarak kullanılacak şeker olmadığı için kas doku ve yağ depolarının büzüşme sorunu ortaya çıkabilir.
  • Hücre içinde enerji olmadığı için kişi kendini yorgun ve bitkin hissedebilir.
  • Kandaki şeker seviyesi çok yüksek olduğunda göz merceğindeki su da dahil olmak üzere vücuttan su çekilir. Bu sebeple bakılan objelere odaklanılmasında zorluk çekilebilir. Bu durumda bulanık görme sorunu ortaya çıkmaktadır. Uzun süre yüksek miktarda şekere maruz kalınması göz merceğinin glukoz absorbe edip şekil değiştirmesine ve görmede bozukluğa neden olmaktadır. Kan şekerinin düzenli olarak kontrol edilmesi ve normal sınıra yakın tutulması genellikle mercek şeklinin ilk hale dönmesini kolaylaştırır.
  • Hastalar aşırı bir metabolik düzensizlik içindedirler. Bu duruma diyabet ketoasidoz denen durum sergilenir. Diyabetik ketoasidozun belirtilerinden biri de hastaların nefesindeki belirgin aseton kokusudur.

Tip 2 Diyabet Hastalığı Belirtileri

  • Tip 1 diyabetinin belirtilerinin çoğu bu türde de görülmektedir. Tip 2 diyabetinin ortaya çıkışı Tip 1’ e göre daha yavaştır bu nedenle tespit edilmesi daha zordur. Erken belirti görülmez başlangıcından sonra birkaç yıllık bir süreçte diğer komplikasyonlarla varlığını belli eder.
  • Açlık kan şekeri 126 mg/dl ve ya daha yüksek olan kişiler diyabetlidir.
  • Hiperglisemik Hiperozmolar Nonketotik Sendrom görülür. Aşırı hiperglisemi ve aşırı su kaybının yaşandığı bir sendromdur. Genelde aşırı su kaybı sonucu ortaya çıkar. Sıklıkla aşırı miktarda şekerli içecek kullanan hastalarda ve yaşlı bireylerde görülür.

 

 

Diyabet Hastalığı Tedavisi

Tedavi süresi ve şekli hastalığın türüne göre değişebilmektedir. Genellikle tıbbı beslenme, egzersiz, ilaç tedavisi ve insülin tedavisi kullanılan tedavi yöntemlerindendir. Kan şekeri normalleşmeyen hastalara insülin pompaları da kullanılabilmektedir. Şeker hastalığı ilerlemiş hastalara pankreas adacık nakli ve ya pankreas nakli uygulanabilmektedir. Bu tedavi şekli insülin ihtiyacını ortadan kaldırsa bile vücudun organı kabul edebilmesi için savunma mekanizmasını güçlendirici ilaçlar kullanılmalıdır. Fakat yetersizlikten dolayı bağışçı bulmak zordur.

Diyabet Hastalığında Beslenme

Sağlıklı beslenme kısmında yiyeceklerin türü kadar tüketim zamanı da önemlidir. Önerilen besinler önerilen saatlerde yenmelidir. Uzun aralıklarla ve düzensiz beslenmek hipo ve hiperglisemiye yol açar. 3 ana öğün ve 2-3 ara öğün tüketilmesi gerekmektedir.

  • Yeterli ve dengeli beslenmeye özen gösterilmelidir.
  • Bireye uygun vücut ağırlığı sağlanmalı ve bu ideal ağırlık sürdürülmelidir.
  • Öğün atlamaktan kaçınılmalıdır.
  • Sigaradan uzak durulmalıdır.
  • Önerilen fiziksel aktiviteler yapılmalıdır.
  • İnsülin ve ilaçlar zamanında alınmalıdır.
  • Kırmızı et yerine, tavuk, balık ve hindi tercihe edilmelidir.
  • Haftada 1 ve ya 2 kez balık tüketilmelidir.
  • Etli yemeklere yağ eklenmemelidir.
  • Sosis, pastırma, salam, tereyağı ve katı yağlar tüketilmemelidir.
  • Yemeklerde katı yağ yerine zeytinyağı ve fındık yağı tüketilmelidir.
  • Kızartma ve kavurma yerine ızgara, haşlama ve fırında pişirme tercih edilmelidir.
  • Öğünlerde salata yenmelidir.
  • Pirinç yerine bulgur tercih edilmesi gerekmektedir.
  • Kuru baklagiller sıklıkla tüketilmelidir.
  • Alkol tüketimi sınırlı hale getirilmelidir.
  • Gün içerisinde sebze ve meyve tüketimini önem vermek gerekmektedir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here