Ana sayfa Genel Sağlık Cinsel Sağlık Doğum Sonrası Cinsel İsteksizlik

Doğum Sonrası Cinsel İsteksizlik

121
0
PAYLAŞ

Günümüzde çiftler arasında bazı dönemler bazı etkiler neticesinde bir cinsel sorunlar dönemi olabilmektedir. Bu durumlar bazı süreçler dahilinde meydana gelebilir. Doğum sonrasında yaşanılan fiziki ve psikolojik farklılıklar çiftlerin cinsel hayatlarını kötü yönde etkileyebilir. Cinsel birlikteliğin ağrı ve acı vermesi, bireyin hayatında yaşadığı diğer faktörlerin hayatını etkilemesi nedeniyle cinsellikten uzaklaşması, erken boşalma ya da sertleşme gibi problemler de doğum sonrası meydana gelen cinsel isteksizliklerin nedenleri olabilir.

Birey anne olduktan sonra yaşadığı heyecan ve hayatına giren bir yeniliğin etkisi ile cinsel anlamda sorunlar yaşayabilir. Kadınlar doğum sonrasında cinsel anlamda isteksizlik duyabilirler, eşlerine karşı bir soğukluk duyabilirler, cinsel birliktelik sırasında can yanması gibi durumlar yaşanabilir. Bu durumlara denk geliyorsanız, siz ya da eşinizde cinsel isteksizlik durumu meydana geliyor olabilir.

Cinsel istek, bireyin karşı cinsiyle cinsel birliktelikte bulunma arzusuna denir. Karşı cinse duyulan istek, yazılı ya da görsel olarak erotik ilgiye sahip olmak, cinsel içerikli rüyalar görmek ve fanteziler kurmak, cinsel arzuların farkında olunması durumlarıdır. Cinsel isteksizlik, azalmış olan cinsel istek ya da yeteri kadar cinsel uyarı olmasına karşın bireyin cinsel fantezi de veya cinsel eylemde bulunma isteğinin azalması ya da hiç olmayışı durumudur. Cinsel arzunun bulunmaması durumudur. Halk içinde cinsel soğukluk adı da verilmektedir.

Cinsel İsteksizlik Türleri Nelerdir?

vajinismus_tedavisi

1. Primer Cinsel İsteksizlik

Bireyin ergenlik döneminden itibaren cinsel isteğinin hiç bulunmaması durumudur. Birincil cinsel isteksizlik olarak da bilinmektedir.

2. Sekonder Cinsel İsteksizlik

İkincil cinsel isteksizlik durumudur. Bireyin önceden cinsel isteği varken yani normal şekilde cinsel istek duyabiliyorken daha sonradan ortaya çıkan isteksizlik durumudur.

Cinsel isteksizlik durumu bazende dönemsel olarak ya da durumsal olarak ortaya çıkar. Yoğun iş hayatı, aşırı stres ve doğum yapan kadınlarda meydana gelen cinsel isteksizlik gibi.

Kadınlarda Doğum Sonrasında Meydana Gelen Cinsel İsteksizliğin Nedenleri Nelerdir?

dogum-sonrasi-yasanan-cinsel-sorunlar-1024x845

Kadınlarda doğum süreci sonrasında, büyük çoğunluğunda, cinsel istek azalması durumu yaygın şekilde meydana çıkar.  Lohusalık adı verilen ve kadınların doğumun ardından yaşadıkları sürecin adını alan dönemde kadınlar fiziki ve duygusal olarak iyileşme sürecindedirler. Bu süreçte hem rahmin hem de vajinanın iyileşme süreci 4-6 haftalık süreçte meydana gelir. Bu süreçte iyileşmenin tamamlanmaması ve oluşabilecek bir enfeksiyona karşı önlem için cinsel birliktelik uygun görülmez. Bu sürenin bitiminin ardından eşler cinsel yaşamına dönebilirler. Ancak bu kolay şekilde eskiye dönmeyebilir. Kadın, doğum öncesi haline kolay kolay dönmeyebilir. Bu durumda yazımızın temel konusu olan cinsel isteksizlikle yakından alakalıdır. Bu durumda kadının yaşadığı kültüre, deneyimlerine, fizyoloji ve psikolojisine bağlı olarak değişir. Bu durum genel olarak 2-3 aylık bir süreçte düzeldiği görülmektedir. Ancak bazen 1 yıl süren durumlarla da karşılaşılır. Çoğu durumda kadınlar, doğumun ardından yaşadıkları cinsel isteksizlik durumunu partneri ile hiç konuşmadan ve kendisi de nedenlerini hiç düşünmeden sanki kendinden doğan bir eksikliğin meydana geldiğini düşünerek içinde yaşamaya çalışır. Bu durum da birey yaşadığı cinsel isteksizlik nedeniyle hormonsal, fiziki ve psikolojik değişimlerin ortadan kaldırılabilir ve giderilebilir bir durum olduğunu anlamasını engelleyecektir.

1. Bitkinlik

dogum_sonrasi_cinsellik_4819417

Doğum sonrasında bireyin yaşadığı cinsel isteksizliğin nedenlerinden biri olarak kadının yaşadığı ve 9 ay gibi uzun bir sürede devam eden sürecin verdiği yorgunluk olarak gösterilebilir. Bunun yanı sıra doğum sürecinin ardından doğan çocuğun doğduktan sonraki bakım sürecide kadın üzerinde etkilidir. Yeni doğan çocuk sürekli olarak bakıma ihtiyaç duyar. Bu ihtiyaçların giderilmesi de anneye düşer ve anne fiziki ve duygusal olarak tam bir yorgunluk süreci yaşar. Bebek bakımı gibi durumların üst sıralara yerleştiği bir süreçte kendine zaman ayıramayan kadının cinsellik isteği alt sıralara gerileyecektir. Bebeğin sürekli bakımı sürecinde uykusuzluk oldukça fazla oluşur. Bu da zaten cinsel isteği azaltan bir durum olarak karşımıza çıkar. Kadın, eşinden ve diğer çevresinden yardım alarak bu yorgunluk sürecini ve uykusuzluk gibi sorunları atlattığında cinsel isteğini yaratacak zamanı kendinde bulacaktır.

2. Lohusa Sendromu

Cinsel isteksizlik durumu, lohusalık sendromunun görünen kısmı olabilir. Durum daha da ciddi bir hale gelmiş olabilir. Lohusalık sendromu, bireyin anne olduktan sonra hormonsal değişimlerden ve anneliğin üzerinde yarattığı baskı ve sorumluluktan dolayı bireyin yaşadığı durumdur. Ve bu durum, ilaç ve terapi gibi ciddi tedavi seçeneklerinin kullanılması gereken bir psikolojik durumdur. Bir depresyon durumudur. Doğumun ardından bireyde cinsel isteksizlik, değersizlik düşüncesi, aciz olma duygusu, umut kaybı, ruh halinin sürekli olarak değişebilmesi, intihar gibi düşünceler durumun ciddiyetini ortaya koyar. Bu durumda bir doktora başvurulması çok önemlidir.

3. Vajinal Problemler

Doğumun ardından kadının cinsel hayatının devam etmesine beklemek için öncelikle vajina da ortaya çıkan yaraların iyileşmesini beklemek gereklidir. Normal şekilde doğum gerçekleştiren kadınlarda iyileşme süreci 4-6 hafta arası olabilirken, diğer yöntemlerle doğum gerçekleştiren bireylerde bu iyileşme süreci daha uzun olacaktır. Kadın, doğal olarak yaralarının iyileştiği bu süreçte can acımasından korktuğu dolayısı ile cinsel birliktelikten kaçınır. Bunların yanı sıra, cinsel isteksizliğin nedenlerinden bir diğeri de cinsel birliktelik sırasında kadında acı ve ağrıların meydana gelmesine neden olan vajina kuruluğudur. Kadının doğum yapmasının ardından bebeğin emzirilmesi sürecinde kadında bazı hormonların salgılanılmasında değişimler meydana gelir. Prolaktin hormonu daha çok, östrojen hormonu ise daha az salgılanır. Bu da vajina da kuruluğa neden olur. Bir diğer neden de cinsel birliktelik sırasında yeterince uyarılmazsa, bu durumda vajinal bölgenin yeterince ıslanması durumu meydana gelmez. Bu da kuruluğa dolayısı ile de acı ve ağrıya neden olur.

4. Tekrar Hamile Kalma Korkusu

Kadın, uzun ve yorucu bir süreçten sonra doğumu gerçekleştirir. Ardından doğan çocuğun bütün ihtiyaçlarını da gidermeye çalışırken oldukça yorgun kalır. Bu süreç kadınların üzerinde etkilidir. Bu durumda kadın tekrardan bu sürece maruz kalabileceği düşüncesi ile cinsel isteksizlik yaşayabilir. Doğumun ardından tekrar gebe kalma isteği için gerekli olan yeterli zaman her kadın için farklı bir sürece tabiidir. Bu sürenin belirleyici durumu, kadında doğum sonrası başlayan düzenli adet düzenidir. Ülkemizde inanılan yanlış inanış dolayısı ile emzirme döneminde olan kadının gebe kalmayacağı bilgisi yanlıştır. Emzirme döneminde olan kadının da gebe kalabileceği bilgisi mevcuttur. Bu süreçte korumasız olarak cinsel birliktelik yaşayan kadınların tekrar gebe kaldığı durumları ile sıkça karşılaşılmaktadır.

Cinsel İsteksizliğin Tedavi Süreci Nedir?

dogumdan-sonra-spor

Cinsel isteksizliğin meydana gelmesinin ardından bunun tedavi edilebilmesi için yapılması gereken ilk iş, cinsel isteksizliğe neden olan faktörün ya da faktörlerin ortaya çıkarılması ile olacaktır. Tedavinin amacı, eşlerin arasındaki sorunların ortaya konulması ve tekrar iletişimin sağlanması olacaktır. Bu süreçte eşlerden birinde eğer bir cinsel isteksizlik varsa bu isteksizlik giderilmeye çalışılacaktır. Bazen de eşlerin birinde fazla olan cinsel istek giderilmeye çalışılmalı ve denge sağlanmalıdır. Bu sebeple de cinsel isteksizlik sorunlarında tedavi çiftler üzerinde gerçekleştirilir. Fiziksel bir sorun ortaya konulmadıysa sorun psikolojiktir ve tedavi buna göre belirlenir.

Bu durumda cinsel terapi, aile terapisi, vücut için egzersizler, cinsel anlamda egzersizler, cinsel hayatta aralar alma, cinsel eğitim, bireylerin davranış değişimleri, mekan ve diğer çevresel değişiklikler gibi küçük ayrıntılarda yapılan farklılıklar bireyler üzerinde etkili olacaktır. Ayrıca ilaç tedavisi ile de testosteron hormonu, viagra, antidepresan ilaç kullanımı gibi seçeneklerle de tedavi yapılabilmektedir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here