Ana sayfa Genel Sağlık Ruh Sağlığı Duygularınızı Bastırmamanız İçin 9 Sebep

Duygularınızı Bastırmamanız İçin 9 Sebep

302
0
PAYLAŞ

İnsan sosyal bir varlık olduğu için günlük hayatımızda birçok insanla iletişim kuruyoruz. Arkadaşlarımız, ailemiz ve yakın çevremizle kurduğumuz derin bağlar nedeniyle genellikle iletişim anlamında daha az zorluk çekiyoruz. Yanındayken kendimizi rahat hissettiğimiz ve çok daha kolay iletişim kurabildiğimiz insanların aksine tanımadığımız kişilere kendimizi anlatmaya çalışmak kimi zaman zorlu bir savaşa dönüşebiliyor. Genellikle kibar olmaya çalışsak da herkes empati kuramıyor ve karşı tarafla aramızda belli iletişimsizlik kaynaklı problemler baş gösterebiliyor. Hele ki bu durum en yakınlarımızla aramızda olursa çok daha üzücü bir hal alabiliyor. Böyle durumlarda sürekli bastırmaya çalıştığımız duygular yeri geliyor bize zarar veriyor. Biz de bu yazımızda bastırılan duyguları konu aldık. Gelin bastırdığımız her duygunun bize nasıl zarar verdiğini beraber inceleyelim.

1. Sessizlik Bazen Olumsuz Şeyler Yaratabilir

Hepimiz “Söz gümüşse sükut altındır” lafını duymuşuzdur. Sessizlik çoğunlukla bilgeliğin en önemli göstergesidir. Karşımızdaki kırmaktan kaçınmak, sözlerimize dikkat etmek ve her zaman düşünerek konuşmak iyi birer meziyettir. Fakat bazı durumlarda sessiz kalmak belli bir kabullenmeyi ve boyun eğmeyi temsil edebilmektedir. Bu nedenle kendi düşüncelerinizi ve inandığınız değerleri savunmak yerine sessizliği tercih etmek sizi istemediğiniz durumlara sokabilir.

2. Kendinizi Savunmaktan Çekinmeyin

İnsanlar konuşarak anlaşır diye boşuna söylenmemiş. Dünya üzerindeki en büyük problemler hep iletişim kopuklukluklarından ortaya çıkar. Bu nedenle kimi zaman kendinizi konuşarak anlatmak, karşı tarafa size hissettirdiklerini söylemekte fayda var. Biri sizi kırdıysa ya da sınırını aştıysa bunu ona anlayabileceği bir şekilde anlatmazsanız, susarsanız sonucunda kendinizi yenilmiş hissedebilirsiniz.

3. Kimse Aklınızı Okuyamaz

Eğer insanlara nasıl hissettiğinizi ya da neler düşündüğünüzü anlatmazsanız onlardan bunu tahmin etmelerini tabi ki bekleyemezsiniz. Elbette kırıcı davranmak ya da kötü bir şey söylemektense sessiz kalmak daha iyidir ama karşınızdakini kırmadan kendinizi ifade edebileceğiniz bir yol bulabilirsiniz. Hakkınızı savunmaktan, sınırı aşanları uyarmaktan, sizi üzen insanlara bu durumdan rahatsızlık duyduğunuzu söylemekten çekinmeyin. Çünkü sürekli susmayı tercih etmek sizi mutsuz, içine kapanık ve ezilmiş hissettirebilir.

4. Ciddi Problemler Yaşayabilirsiniz

Vücudunuzun bir bütün olduğunu asla unutmayın. Beyniniz ve bedeniniz birbirlerinden etkilenen bir bütünün parçaları. Bu nedenle beyninizi işgal eden her sorunun vücudunuzun bir parçasını alakadar eden bir sorun olduğunu hatırlayın. Örneğin kendinizi gergin hissettiğiniz sindirim sisteminiz bundan kolaylıkla etkilenebilir. Sinirlendiğinizde mide yanması yaşayabilirsiniz. Üzüldüğünüzde şiddetli baş ağrıları ortaya çıkabilir.

5. Duygularınızı Önemseyin

Kafanıza takılan bir sorun hakkında konuşmamak, yaşadığınız üzücü bir olayı içinize hapsetmek ya da yaşadığınız duyguları gözardı edip yokmuş gibi davranmak sadece size zarar verecektir. Birçok insan yoğun kaygı ve endişe problemleri çekiyor. Dünya üzerindeki birçok insan sizin gibi hissediyor. Asla yalnız değilsiniz. Yaşadığınız şeyleri yaşayan elbet başka birisi daha var. Ve duygularınız hiçbir zaman önemsiz değil. Bu nedenle onları paylaşmaktan, anlatmaktan ve kendinizi ifade etmekten çekinmeyin.

6. Yardım Almak Son Derece Normal

Kırıldığınız insana sizi nasıl hissettirdiğini anlatmadan çözüm bulamazsınız ya da üzüldüğünüz bir haberi paylaşmadan üstesinden gelmeye çalışmak sizi zorlayabilir. Çevrenizdeki insanlar sizin yönlendirmeniz olmadan size yardımcı olamazlar. İletişimin kopmamasına önem gösterin ve içinizden geçenleri paylaşın. Duygularınızı bastırmak yerine dışarı vurun. Gerekiyorsa bir uzmandan yardım isteyebilir, iletişim becerilerinizi geliştirebilirsiniz. Uzman danışmanlığı ile kendinizi güvenli hissettiğiniz bir ortamda daha rahat konuşabilirsiniz.

7. Rahatlamanın En Önemli Aşaması İletişim

Aslında kendinizi ifade etmek su içmek, yemek yemek kadar temel bir gereksinimdir. İki insan arasında bir bağ kurabilmek için iletişim ve ifade en temel etkenlerdir. Konuşmak sizin en doğal hakkınız. Hayatınızı devam ettirebilmek için konuşmaya, yazmaya, paylaşmaya, dinlemeye ve bağ kurmaya ihtiyacınız var. Bunun önündeki engel kendiniz olmayın.

8. Tepkilere Çok Fazla Takılmayın

Karşınızdaki insan sabah kötü bir olay yaşadığı için size sert bir tepki verebilir. üzüntülü olduğu anlarda siz kendini ifade ederken saldırganlaşabilir. Hepimiz zaman zaman böyle anlar yaşıyoruz. Önemli olan sakin kalabilmek ve ne olursa olsun eninde sonunda iletişimi koparmamak. Bu nedenle karşınızdaki insanın sizin ifadelerinize vereceği tepkiler konusunda endişelenmek boş bir kuruntu olacaktır. Sonuçta her insan farklıdır ve insanlar günün her saatinde farklı duygular içerisinde olabilirler. Hiç beklemediğiniz insanlardan beklemediğiniz tepkiler alabilirsiniz. Bu sizi yıldırmasın.

9. Biraz da Kendinizi Düşünün

Sürekli başkalarının kalbini kırmaktan korkarak yaşamak eninde sonunda size zarar verir. Bu nedenle biraz kendinizi düşünmenin vakti geldi. İçinizden geçenleri paylaşıp beyninizdeki yüklerden bir bir kurtulun ve rahatlamanın tadına varın. Tabi ki kimseyi kırmadan, dozunda bir şekilde bunu yapın. Ama ne olursa olsun bunun sonucunda her zaman kendinizi daha rahatlamış, daha mutlu ve daha huzurlu hissedeceğinize emin olabilirsiniz.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here