Ana sayfa Genel Sağlık Ruh Sağlığı Duygusal Stres

Duygusal Stres

49
0
PAYLAŞ
stres kontrol edilebilir

Modern çağın getirdiği sayısız teknolojik gelişmeye ve kolaylığa rağmen nasıl oluyor da insanlar hala bu kadar gergin? Çoğumuz neredeyse hiçbir iş için emek harcamıyoruz. Ev işleri için elektronik yardımcılarımız, istediğimiz zaman istediğimiz yere gitmek için otomobillerimiz var. Alışveriş için yerimizden kalkmamıza bile gerek yok; akıllı telefonlarımızdan, tabletlerimizden istediğimiz her şeyi sipariş verebiliyoruz. Bu durumda kendimize ve sevdiklerimize ayıracak daha çok zamanımız olmalı değil mi? Ama yok! Üstelik sürekli artan bir telaş içindeyiz. Yazının başında sorduğumuz soruya geri döndük; neden bu kadar gerginiz, nedir bu stresin kaynağı?

Duygusal Stres Nedir?

Stres, sinirsel gerginlik halini tarif eden bir kavram olarak son yıllarda hayatımızda çok geniş bir yer edindi. Sadece ruhsal yönden değil, fiziksel pek çok hastalığın sebepleri arasında da ilk sıralarda yer alıyor. Kalp ve damar hastalıkları, kanser, mide-barsak hastalıklarında stres faktörü neredeyse genetik faktörler kadar etkili. Genellikle psikolojik bir sorun olarak düşünülen stres aslında insanın olaylar karşısındaki tutumunu belirleyen, tepkilerini şekillendiren, yeni durumlara uyum sağlama becerisini geliştiren itici bir güç, direnç. Kontrollü ve iyi yönetilen duygusal stres kişinin her alanda doyuma ulaşabilmesi yani başarılı olabilmesi için gerekli bir duygu durumu.

Örneğin en sık kullanıldığı biçimiyle “sınav öncesi stres”, öğrencinin azminin kaynağı olur ve onu çalışmaya teşvik eder. Eğer öğrenci bu stresi kontrol edebilir ve iyi yönetirse yani bir çalışma planı yapar ve disiplinli bir şekilde bu planını uygularsa, hem stresi azalır hem de sınavında başarılı olur. Ya da bu stresten faydalanamaz, kontrol edemez, ders çalışmak yerine strese odaklanırsa, bir başka deyişle direnç göstermek yerine teslim olmayı seçerse, stres katlanarak çoğalır ve başarılı bir sınav veremez. Stres, kişinin harekete geçmesi için gerekli bir alarm sistemi olarak da tarif edilebilir. Alarm çaldığında vücut uyanır, kişinin becerisine göre ya savaş durumuna geçer ya da kaçmayı tercih eder.

Duygusal Stresin Sebepleri

Duygusal stresin tarifini yaparken, stres bir yönüyle de bir belirsizliği, bir beklentiyi tarif eder demiştik. Gerçekten de yaşadığımız olumsuz olaylar kadar yaşamak isteyip de yaşayamadıklarımız da gerginliğe yani strese sebep olabilir. Yaşadığımız olayların nedenlerini sorgulamak, anlamlar yüklemek ve beklentilerimizin yüksek olması yüzünden sonuçlardan memnun olamamak gibi durumlar da kişide duygusal strese neden olabilir. Üstelik olaylara bizim yüklediğimiz anlamlar gerçekçi de olmayabilir.

Birimiz için hayat memat meselesi olan bir olay bir diğerimiz için gayet sıradan olabilir. Bu durumda her insanda strese sebep olan faktörler de birbirinden farklı olur. İş yükü, ilişki durumu, yaşam standartlarının düşük olması veya aniden düşmesi, kişinin haksızlığa uğradığını düşünmesi, engellenmeler, savaş, taşınma, mecburiyetler, gelecek endişesi, seçim yapmak zorunda kalmak, kararsızlık ve daha yüzlerce stres faktörü sayabiliriz. Bunların birer stres faktörüne dönüşmesi tamamen kişinin algısına bağlı. Her insan strese, kişilik yapısına, yaşına, konumuna bağlı olarak farklı tepkiler verir.

Duygusal Stresin Belirtileri Nelerdir?

Stresin kaynağına ve kişinin direncine bağlı olarak belirtiler de değişiklik gösterebilir. Fiziksel ve psikolojik sağlığın bir arada olmasıyla gerçekten sağlıklı bir insandan söz edilebilir. Birinin eksikliği ya da yokluğu diğeri üzerinde de olumsuz etkiler yapar. Nitekim duygusal stres de kendini duygu, düşünce ve davranış bozukluklarıyla birlikte fiziksel bazı yakınmalarla da belli eder.

1. Fiziksel Belirtiler

Stresin vücutta yarattığı gerilim, vücudu adeta bir savaş hazırlığına sokar. Kalp atışları artar, kan dolaşımı hızlanır, vücut ısısı yükselir, kaslar gerilir. Hormonlar azalarak ya da artarak vücudun yeni duruma ayak uydurmasına yardımcı olmaya çalışırlar. Zamanında kontrol altına alınamayan duygusal stres vücut sistemindeki bu değişimlere bağlı olarak,

  • Kas ağrısı
  • Saç dökülmesi
  • İştahsızlık ya da iştah artışı
  • Uykusuzluk ya da aşırı uyuma isteği
  • Baş Ağrısı
  • Karın ağrısı
  • Mide ağrısı
  • Ciltte döküntüler
  • Çarpıntı, göğüs ağrısı
  • Üşüme ya da terleme
  • Cinsel istek azalması
  • Sık tekrar eden enfeksiyon hastalıkları
  • Adet düzensizlikleri
    gibi fiziksel şikayetlere sebep olur.

2. Duygusal Belirtiler

Stresin asıl kaynağı zaten duygulardır. Olaylar karşısında hissettiklerimiz, olaylara nasıl tepki vereceğimizi belirler. Çoğu zaman bu duygular, biz üzerinde hiç düşünmeden otomatik olarak belirir. Stresin duygusal belirtileri;

  • Alınganlık
  • Karamsarlık
  • Korku
  • Kolay sinirlenme, öfke nöbetleri
  • Boğuluyor gibi hissetme
  • Ağlama krizleri

3. Düşünsel Belirtiler

  • Kaygı
  • Unutkanlık ve düzensizlik
  • Yarışma düşüncesi
  • Odaklanma sorunları
  • Kararsızlık
  • Kötümserlik, olayları sadece olumsuz yönleriyle görme

4. Davranışsal Belirtiler

  • İştah değişiklikleri
  • Sorumluluk almaktan kaçma
  • Alkol ya da sigara tüketiminde artış
  • Tırnak yeme
  • Ayak ya da bacak sallama
  • Öfke patlamaları
  • Kavgacı üslup
  • İçe kapanma

Duygusal Stresin Tedavisi Nasıl Yapılır?

Duygusal stres tek başına bir hastalık olmadığı için, tedavisinden söz etmek de doğru olmaz. Ama stresle başa çıkma, stresi kontrol edebilme ve yönetme becerisini kazanmaktan söz edebiliriz. Bu beceri ise hayattan zevk almanın, duygusal tatmine ulaşmanın, sağlıklı sosyal ilişkiler kurmanın ilk adımıdır ve kişinin kendi duygularını tanımasıyla başlar. Erken çocukluk çağında şekillenen ve yıllar geçtikçe kalıplaşan duygu örüntüsünü bir çırpıda değiştirmenin çok da kolay olmadığını söylemeliyiz. Çaba isteyen bir iştir insanın duygularını gözden geçirmesi ve düşünce sistemini değiştirmesi. Fakat bir kere yolunu öğrendikten sonra alışkanlık ve davranış biçimi olarak yerleşir ve çok fayda sağlar.

Duygusal Stresi Nasıl Doğru Yönetebiliriz?

1. Verdiğiniz Tepkileri Ortaya Koyun

İlk iş; bizi mutlu eden ya da hiç hoşlanmadığımız şeyleri, bunlara nasıl tepkiler verdiğimizi, açık yüreklilikte ortaya koyalım. Tepkilerimizin ne kadarı duygusal, ne kadarı fiziksel? Tepkilerimizin ne kadarını ve hangilerini dışa yansıtıyor, hangilerini içimizde tutuyoruz, sık sık öfkeleniyor muyuz, bedenimiz bu düşüncelere nasıl tepki veriyor?

2. Yeni Bir Düşünce Modeli Geliştirin

Olacaklara her zaman engel olamayız. Pek çok durum bizim dışımızda hatta bize rağmen gerçekleşir. Bu durumun bir stres faktörüne dönüşüp dönüşmemesi ise bizim onu nasıl algıladığımıza göre değişir. Stres faktörü olarak kabul ettiğimiz şeyler hakkındaki düşüncelerimizin ne kadar gerçekçi olduğu hakkında çoğu zaman düşünmeyiz. Öteden beri nasıl davranıyorsak yine öyle davranırız. Oysa olaylara başka açılardan bakmak da mümkün. Düşüncelerimizi gözden geçirip, başka bir düşünme modeli geliştirebiliriz.

3. Tepki Vermeden Önce Derin Nefes Alın

Stres altındayken, tepkilerimizin nereye varacağını pek düşümeyiz. Bazen bu düşüncesizlik bizi geri dönülemez yollara sokar. Acele tepki vermeden önce derin bir nefes almak düşünmek için zaman kazandırır. Çok öfkeliyseniz, içinizden 10’a kadar sayın. Bir çırpıda söylemek istediklerinizi zihninizden geçirdiğinizde, abartılı bir tepki vermek üzere olduğunuzu siz de fark edeceksiniz. Rahatlama teknikleri ve nefes egzersizleri de kaslarınızdaki gerginliğin azalmasına yardım eder.

4. Dengeli ve Düzenli Beslenin

Ruh sağlığımızı korumaya çalışırken, beden sağlığımızı kaybetmek istemeyiz. Dengeli ve düzenli beslenmeyi, yeterince uyumayı ve dinlenmeyi ihmal etmeyin.

5. Zararlı Maddelerden Uzak Durun

Rahatlamak, sakinleşmek için alkol, sigara ve uyarıcı maddelerden medet ummayın. Çok kısa bir süre belki bir rahatlık hissedersiniz ama emin olun sonrasında gelen özgüven kaybı, suçluluk duygusu çok daha rahatsız edici olacaktır.

6. Hobilerinize Yönelin

Kısa vadede duygusal stresle başa çıkabilmenin en etkili yollarından biri alternatif aktivitelerde bulunmak olabilir. Tüm dikkati ve enerjiyi stres faktörü üzerinde yoğunlaştırmak insanı fiziken ve ruhen çok yorar. Bir film izlemek, kitap okumak, uzun doğa yürüyüşleri, belki bir dans kursuna kayıt olmak ya da bir yabancı dil öğrenmeye çalışmak, dikkati başka yere yöneltmek için başvurulabilecek alternatiflerden. Böylece stres yaratan düşüncelerden uzaklaşarak daha sağlıklı düşünmeye fırsat bulunabilir.

7. Hedefinize Odaklanın

Başarısız olmaktan korkmayın, denemekten vazgeçmeyin. Hedefiniz mutlak başarı değil, elinizden gelenin en iyisini yapmanızdır. Başarı, bunun doğal bir sonucu olarak zaten gelir. Kaldı ki mutlak başarı diye bir şey de yoktur.

8. Sosyal Ortamdan Uzaklaşmayın

Sosyal ilişkilerinizi canlı tutun. Aile ziyaretlerini, arkadaş toplantılarını ihmal etmeyin.

9. Uzman Yardımı Alın

Çabaladığınız halde stresinizi kontrol altına almayı başaramıyorsanız, uzman bir psikolog ya da psikiyatrist yardımı isteyin.

Hiç gece olmasaydı, gündüzlerin bir anlamı olur muydu? Yaşam da, inişleri çıkışlarıyla, gel gitleriyle, sevinciyle hüznüyle, başarılarıyla hayal kırıklıklarıyla, varlığıyla yokluğuyla, sıkıcı ve eğlenceli yanlarıyla anlamlı. İstenmeyen olaylarla karşılaştığımızda hissettiğimiz stres de, çözüm üretme mekanizmamızın ateşleyicisi olarak kabul edilmeli. Önemli olan değer yargılarımız ve hayatımızı nasıl yaşamak istediğimizdir. Strese odaklanıp zaman harcamak ve hayatı ıskalamak mı, stres yaratan duygu ve düşünceleri tahlil ederek hayatı yaşanır kılmak mı? Seçim sizin.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here