Ana sayfa Hastalıklar Hastalıkların Belirtileri Endometriozis Hastalığının Belirtileri

Endometriozis Hastalığının Belirtileri

257
0
PAYLAŞ
Endometriozis Belirtileri

Üreme çağındaki her kadın, adet döneminde bazı sıkıntılar yaşar. Ağrılı adet, uzun süren ve yoğun kanama, halsizlik, ruhsal dalgalanmalar çoğu kadın için menstural dönemin sıradan belirtileridir. Fakat çocuk sahibi olmak isteyen kadınların, herhangi bir doğum kontrol yöntemi uygulamadıkları halde gebeliklerinin bir türlü gerçekleşememesi durumunda bu belirtiler, endometriozis hastalığına işaret ediyor olabilirler. Bu yazımızda Endometriozis hastalığına Endometriozis Hastalığının Belirtilerine değineceğiz.

Endometriozis Nedir?

Endometriozis en basit tanımıyla, rahim iç tabakasına ait dokuların, rahim dışındaki komşu organlarda bulunması durumudur. Endometrium adı verilen rahim iç tabakası, her ay rahmi döllenme için hazırlar, döllenme gerçekleşmezse dökülerek adet kanıyla birlikte dışarı atılır. İşte bu tabakaya ait yapılara bazen rahim dışında, yumurtalıklarda, bağırsakların yüzeyinde, tüplerin etrafında, mesanenin ya da karın zarının yüzeyinde rastlanır. Ve bu organlar, yabancı olarak algıladıkları bu yapılara karşı savunma hücrelerini yönlendirir, etrafını sararak iltihabi bir reaksiyon gösterirler.

Rahim iç tabakasına ait yapıların, neden ve nasıl olup da rahim dışına çıkabildikleri, modern tıbbın hala cevap aradığı bir soru olarak durmaktadır. Endometriuma ait dokuların her adet dönemi tekrarlayan bir şekilde çevre dokulara yapışıp kalmasıyla, o bölgede endometrioma (çikolata kisti) denen kistler meydana gelir. Bu kistler gittikçe büyüyerek yumurtanın tüplerle taşınmasından, döllenen yumurtanın rahim içine yerleşmesine kadar gebelik sürecine ait pek çok aşamada sorunlara sebep olabilirler. Bunun dışında, ilişki sırasında ya da adet döneminde görülen ağrıların sebebi de endometriozis olabilir.
Endometriozisin belirtileri de sonuçları da her kadında farklılık gösterir. Adet kanamasında ortaya çıkan değişiklikler, şiddetli sancı, görüntüleme teknikleriyle tespit edilen kistik yapı gibi bulgular sıklıkla kanseri çağrıştırsa da endometriozis iyi huylu bir hastalıktır. Çok şiddetli belirtiler olmasına rağmen hafif bir tahribata sebep olan vakalar kadar, hiç belirti vermeden daha ağır bir tablo sergileyen vakalar görmek de mümkündür.

Endometriozis, kadınlarda en sık rastlanan pelvis hastalığıdır. Tüm dünyada kadın nüfusunun % 3 ila 5’inde ve hamile kalamayan kadınların % 40’ında endometriozis hastalığına rastlanır. Yapılan çalışmalar, hastalığın genetik bir kökene sahip olmadığı yönünde bilgiler verse de, ailesinde endometriozis geçmişi olan kadınlar arasında yaygın bir hastalık olması da dikkat çekicidir.

Endometriozis Neden Oluşur?

Endometriozis hastalığı ilk kez 100 yıl kadar önce tarif edilmiştir ve hastalıkla ilgili çalışmalar o günden beri devam etmektedir. Buna rağmen hala hastalığa neyin sebep olduğu bilinmemektedir. Yapılan açıklamalar hala teori seviyesindedir. Bu teoriler arasında en yaygın kabul gören görüş; rahim içi tabakasının adet döneminde tüpler aracılığıyla karın boşluğuna geçtiği ve burada bulunan hücreleri genetik olarak değiştirdiği yönündedir. Bir kısım kuramcıya göre bu genetik değişim, çeşitli kanser türlerinde de karşılaşılan değişime benzer bir değişimdir. Bilim adamları buna, bağışıklık sistemindeki zayıflığın da kolaylık sağladığını düşünüyorlar. Hastalıkla ilgili modern kuramlardan biri de, çevremizde bulunan kimi zehirli atıkların, insanlarda cinsiyet hormonu benzeri bir etki yarattığı ve bunun da kadın üreme organlarında anomalilere sebep olduğudur. Bu görüşü destekleyen en önemli veri ise, PVC imalatında ve kağıt üretiminde kullanılan dioksin adlı maddeye maruz kalanlarda görülen endometriozis sıklığıdır.

Yoğun olarak 30’lu yaşlardan itibaren görülme sıklığı artan hastalık için; sık, kanama miktarı fazla ve adet süresi uzun süren kadınların risk altında olduğu düşünülmektedir. Öte yandan, aşırı yağlı beslenme, alkol alışkanlığı, fazla kafein tüketimi de risk faktörleri arasında sayılabilir.

Endometriozis Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

Hastalık uzunca bir süre hiçbir belirti vermeden devam edebilir. Hatta bazen, herhangi başka bir operasyon sırasında tesadüfen teşhis edilir. Hastalarda gözlenen ortak belirtileri rastlanma sıklığına göre sıralayacak olursak:

1. Ağrı

Pek çok kadın için adet döneminin bir işareti olan ve her adet dönemi yaşanan sancılar, endometriozis hastalarında günlük hayatı engelleyecek boyutlardadır. Bu ağrılara mide bulantısı, kusma, ishal de eşlik edebilir. Bu tarz ağrılar endometriozis hastalarının yarısında gözlenen bir belirtidir. Ağrı, endometriozis hastalarında sadece adet döneminde ortaya çıkan bir şikayet değildir. Cinsel ilişki sırasında da, karın içinde rahatsızlık veren bir dolgunluk hissi ve ağrı söz konusudur. Endometriozis tanısı konmuş olan hastaların çok büyük bir çoğunluğu, karınlarının alt kısmında bir rahatsızlık hissinden bahsederler. Kesin olarak ağrı şeklinde tarif edemedikleri bu durumu, hekimler tarafından kronik pelvik ağrı olarak değerlendirilir ve hastalığın teşhisini koymakta belirleyici bir şikayettir.

2. Gebe Kalamama

Endometriozis hastalarının yaklaşık olarak %30’unda rastlanan bir durumdur. Endometriozis yerleştiği organlarda yapışmalara sebep olur, bu da yumurtaların tüple taşınmasına engel teşkil eder. Bu durumu kısırlık olarak değerlendirmek çok doğru değildir. Hastalık tedavi edildiğinde çoğu hasta sorunsuz olarak gebe kalabilmektedir.

3. Adet Düzensizlikleri

Nispeten daha az rastlanan bu belirti özellikle çikolata kistleriyle birlikte görülür.

4. Başka Organlara Ait Şikayetler

Hastalık sadece rahime yakın organlarda değil, uzak organlarda da varlık gösterebilir. Alt karın bölgesinde (pelvis), rahime komşu organlara yerleşen endometriozis vakalarında, kabızlık ve idrara çıkmakla ilgili şikayetlere rastlanır. Uzak organların tutulumunda (akciğer, karaciğer, göz, cilt gibi) ise, tutulan organa özgü ağrı ve kanamalardan söz edilebilir.

Bu şikayetlerden en az üç tanesinin bir arada bulunması endometriozis hastalığına işaret edebilir ve doktorlar için önemli kriterlerdir. Bu şekilde hasta şikayetleri dinlendikten sonra hasta jinekolojik olarak muayene edilir. Hastalığın başlangıç evresinde eğer çikolata kistine rastlanmadıysa ve endometriozis görünür bir yerde değilse bu muayene teşhis koymak için yeterli olmayabilir. Çikolata kistlerinin varlığı hastalığın teşhisinde önemli bir ayraçtır. Bundan sonra ultrason ve MR gibi görüntüleme yöntemleri de hastalığın teşhisini koymakta doktorların kullandığı yöntemlerdir. Hastalığın tedavisi medikal ya da cerrahi girişimle yapılır. Hangi yöntem uygulanırsa uygulansın, endometriozis nüksetme eğiliminde olan bir hastalıktır. Tedavinin üzerinden ne kadar çok zaman geçerse, tekrarlama ihtimali o kadar artar. Gebelik ve doğum kontrol haplarının kullanımı bu ihtimali düşüren faktörlerdir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here