Epilepsi Diyeti

Epilepsi Diyeti

Epilepsi aslında ketojenik diyet adı ile bilinir ve en eski epilepsi diyeti olmaktadır. İlk olarak 20. yüzyılın başlarında bulunmuştur. Başlarda açlığı taklit eden beslenme yöntemi olarak çıkan bu diyet sonralarda epilepsi hastalarına da iyi gelince uzun zamanlar boyunca uygulanmış. Ancak ömrü epilepsi ile alakalı ilaçların bulunması ile kısa sürmüş. Uzun müddet tekrar unutulan bu diyet günümüzde yeniden kullanılmaya başlandı. Üstelik ketojenik diyet yani epilepsi diyeti epilepsi hastalarına yönelik en iyi tedavi alternatiflerinden bir tanesi olarak görülüyor. Hatta bu yöntem ile alakalı uygulamalar bugün ülkemizde de yaygın olarak kullanılıyor ve pek çok klinik bu epilepsi diyetini uyguluyor. Aslında en temel hali ile ketolojik diyet vücudun uzun müddet aç bırakılması ve açlık metabolizmasının sürdürülmesi esasına dayanan bir diyet çeşidi olmakta. Çünkü bu diyet sayesinde, kişi aç iken yağ yakılıyor ve bunun sonucunda da ortaya ketonlar çıkıyor. Aslında diyete ketojenik ismini veren de yağ yakımı sonucunda meydana gelen bu ketonlar. Epilepsi diyetinin bir diğer önemli yanı ise karbonhidratlar çok az tüketildiği için insan vücudundaki ensülin salgısı da minimum seviyede kalıyor. Bu diyeti uygulayan pek çok epilepsi hastası bir süre sonra nöbetlerinin azaldığını ya da çok uzun süreli aralıklar ile nadir olarak gerçekleştiğini söylüyor.

Epilepsi en temel hali ile yüksek yağ ve düşük karbonhidrat içeriyor. Yağın ana kalori kaynağı olması sebebiyle ona bağlı olarak da vücutta ketonlar oluşuyor. Hatta günümüzde de bu mantık ile pek çok farklı diyet türleri çıkmıştır. Ancak o diyet tarzlarının ketojenik diyetin biraz olsun hafifletilmiş bir formu olduğunu da söylemek gerek diye düşünüyoruz.

Ketojenik diyette çok az karbonhidrat tüketiliyor, buna karşılık olarak da ketojenik diyet içerisinde tüketilen gıdalar bol miktarda yağ ve protein içeriyor. Aslında bu epilepsi diyeti yani ketojenik diyet yalnızca epilepsiye değil başka birçok hastalığa da iyi gelebiliyor. Çünkü ketojenik diyet ile insan vücudundaki enflamasyon azalırken vücuttaki direnç de bir o kadar artıyor. Bu yüzden de bağışıklık sistemi kaynaklı ortaya çıkan hastalıkların önüne geçmesine yardımcı oluyor. Bugün ülkemizde epilepsi diyeti hem tedavi amaçlı kullanılıyor, hem de pek çok insan tarafından bir beslenme tarzı olarak uygulanıyor. Yani bu epilepsi diyetini sağlıklı yaşamak isteyenler ve zayıflamak isteyenler de yoğun bir şekilde uyguluyorlar denebilir.

Ketojenik diyetin kalori dağılımı da bir hayli ilginç. Bir gün içerisinde alınan kalori dağılımına bakılır ise bunların arasında karbonhidratın payı yalnızca %5, buna karşılık yağın payı &70 olur iken proteinin ise %30 civarında kalıyor. Elbette epilepsi birincil olarak epilepsi hastalığına iyi geliyor. Ancak bunun dışında bu ketojenik diyetin iyi geldiği başka hastalıklar da var. Bu hastalıklar arasında ise kanser, alzheimer, als ve anti-tümör hastalıkları yer alıyor. Özellikle eğer ki epilepsi için uygulanan ilaçlı tedaviye hastanın vücudu yanıt vermiyor ise bu ketojenik diyeti uygulayarak en azından epilepsinin olumsuz etkileri konusunda olumlu sonuçlara ulaşmak mümkün olabiliyor. Hatta eğer etkili bir diyet programı uygulanır ise epilepsi hastası kişi diyeti bıraksa dahi hayatına sağlıklı bir biçimde devam edebiliyor. Aynı şekilde kanser hastası olan kişilerin de bu diyet programı sayesinde hayat kalitelerini arttırdıkları, iyileşme süreçlerini hızlandırdıkları ve kanserlerinin ilerlemesini yavaşlatabildikleri biliniyor.

Ketojenik Diyette Yer Alan Besinler

screenshot_2

Ketojenik diyetin yani epilepsi diyetinin içinde yer alan besinler arasından et, yağlı balık çeşitleri, fıstık, fındık, doğal yumurta, peynir, doğal kaymak, hindistan cevizi sütü ve hindistan cevizi yağı bulunuyor. Elbette az miktar da olsa bu diyette karbonhidrat alınıyor. Ancak karbonhidrat alımı konusunda özellikle karbonhidrat bakımından düşük olan besinler tercih ediliyor. Bu açıdan tüketilebilecek olan besinler ise; karpuz, kavun, çilek, avokado, soğan, sarımsak, kuşkonmaz, kereviz, dolmalık biber, brüksel lahanası, brokoli, salatalık, pırasa, ıspanak, lahana, mantar, yeşil fasulye, marul ve pırasa oluyor. Elbette tüketilen her bir besinin doğal ve mümkün ise organik olmasına dikkat edilmesi gerekiyor. Ancak elbette bu ketojenik diyetin içerisinde kesinlikle yeri olmayan ve illa tüketilmesi isteniyor ise de çok çok az miktarda tüketilmesi gereken bazı yiyecekler var. Bu yiyecekler arasında ise bira, asitli içecekler, pirinç, meyve suları, muz, ekmek, süt, makarna, muz, mısır, şeftali, bal, üzüm, kayısı, havuç, şeker, bezelye, pasta, patates, börek ve tüm kızartma çeşitleri bulunuyor. Bu gıdaların tüketimi konusunda kesinlikle çok hassas davranılması gerekiyor. Eğer mümkün ise hiç tüketilmemeleri, çok gerekirse de çok az miktarda tüketilmeleri gerekiyor. Bunun yanı sıra bu diyet aslında detaylı incelendiği zaman gerçekten sağlığa yararlı şeyler bakımından çok zengin bir diyet olarak karşımıza çıkıyor. Bu yüzden eğer sağlıklı olsanız bile eğer bir engel yok ise önünüzde bu diyeti deneyebilirsiniz.

Ketojenik Diyet Nasıl Yapılır?

screenshot_3

Katojenik diyetin yapılış biçimine dair bazı uyulması gereken kurallar da var elbette. Özellikle bu kurallara harfiyen uyulması gerekiyor. Örneğin epilepsi diyeti içerisinde yoğurt ya da peynir tüketileceği zaman özellikle yağlı olanlarının tercih edilmesi gerekiyor. Ancak maalesef bu diyet içerisinde süte yer yok. Çünkü sütün içinde bol miktarda şeker bulunuyor ve epilepsi diyetinin mümkün mertebe şeker barındırmaması gerekiyor. Özellikle epilepsi diyetini uygulayacak kişilerin kahvaltı konusunda da dikkatli olması gerekiyor. Çünkü kahvaltıda kesinlikle tahıl, bal ve ekmek gibi ana kahvaltı gıdaları yenilmiyor. Çünkü bunların içerisinde bol miktarda karbonhidrat bulunuyor. Ancak buna karşılık kahvaltıda doğal yumurtalar ve çeşitli organik sebzeler ile birlikte hazırlanan bir omlet tüketebilirsiniz. Böyle bir gıda sizin için epilepsi diyetine gayet uygun bir öğün olacaktır.

Öğle yemeklerinde de kesinlikle dikkatli beslenilmesi gerekiyor. Bu konuda da tam yağlı ve yüksek proteinli yiyeceklere yönelinmesinde fayda var. Bu yüzden de öğle yemeği menünüz içerisinde kırmızı et, yağlı balık, tavuk, pirzola ve köfte gibi protein bakımından çok zengin olan besinler olabilir.

Akşam yemeklerinde de katiyen menünüze karbonhidrat girmemesi gerekiyor. Bu noktada biraz Türk mutfağı alışkanlıklarının dışına çıkılması gerekiyor. Çünkü akşam yemeklerinde her zaman alışkın olduğumuz gibi çorbaları, pilavları, makarnaları ve çeşit çeşit ekmekleri tüketmiyoruz. Özellikle akşam yemeğinden sonra mutlaka birkaç saat yemeye ara verilmesi ve sonrasında ara öğünlere geçilmesi gerekiyor. Bunu aslında metabolizmayı sürekli çalışır bir vaziyette tutmak için yapmak gerekiyor. Ara öğünler için ise tüketilmesi en uygun olan yiyecekler yine meyveler olacaktır. Ancak gün içinde tüketmediklerinizden seçmekte fayda var. Böylece de her gün çok az miktar da olsa karbonhidrat alınacağı için meyveler yolu ile karbonhidrat alımı yapılabilir. Ancak bu diyet programına herkesin düzenli bir şekilde uyması gerekiyor. Diyet programındaki sapmalar diyetin sağlıklı bir şekilde ilerlemesine sekte vuracak şeyler olabilir. Ayrıca tüketilen her besinin mümkün mertebe doğal ve hatta organik olmasına da dikkat etmek gerekiyor. Böylece tüketilen sağlıklı gıdaların gerçek faydasını vücuda almak da mümkün bir hale gelebilir. Eğer gerçekten sağlıklı bir yaşam istiyor iseniz epilepsi diyetini deneyebilirsiniz.

Etiketler:, , , ,
loading...
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KONULAR

Related Posts

Previous Post Next Post

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0 shares

Instagram’da Evdesifa