Ana sayfa Genel Sağlık Ruh Sağlığı Ergenlik Dönemi Psikolojisi

Ergenlik Dönemi Psikolojisi

66
0
PAYLAŞ
Ergenlik Dönemi

Ergenlik dönemi için, insan hayatının en zor evresi dersek hiç de abartmış olmayız. Bedensel ve psikolojik değişimlerle cinsel olgunluğa ilk adımların atıldığı bu dönem sosyal olarak da oldukça sancılı geçer. Yetişkinler için de bir ergenle birlikte yaşamak çok kolay sayılmaz. Üstelik hepimiz bu evreden geçtiğimiz halde, bir ergenle karşılaştığımızda nedense uzaylı görmüş gibi yabancılık çekeriz. Bu dönemde aileler ve çocuklar arasındaki çekişmeler, anlaşmazlıklar yaşanması gayet normal olsa da, bazı gençlerde gelecekteki hayatlarını olumsuz etkileyecek izler bıraktığını görürüz. Psikolojik sorunları olan pek çok yetişkinin geçmişinde, yeterince duygusal destek alamadıkları bir ergenlik dönemi bulunur. Toplumların refah ve huzuru, fiziksel ve ruhsal olarak sağlıklı yetişmiş bireylerin varlığına ihtiyaç duyar. Bu durumda, gençlerin yetişkinliğe sağlıklı bir geçiş yapmalarının önemi de gayet açık. Peki, nedir ergenlik? Ne zaman başlar, ne zaman biter? Komşunun çocuğu nasıl bu kadar efendi – uslu da bizimki sürekli tahammül sınırlarımızı test ediyor? Sivilceleri için bir doktora götürsek, çatallaşan sesiyle dalga geçmesek ya da tamamen rahat bıraksak da ne istiyorsa yapsa, daha çabuk geçer mi bu ergenlik?
Bu yazımızda ergenlik dönemi psikolojisini gençlerin bedensel, psikolojik ve sosyal gelişimiyle birlikte ele alacağız.

Ergenlik Nedir?

Ergenlik en basit tanımıyla çocukluktan yetişkinliğe geçiş dönemi olarak tarif edilebilir. Çocuğun vücudu büyür, cinsel farklılıkları belirginleşir, psikolojik ve sosyal olarak olgunlaşır. Her kız ve erkek çocukta farklı süre ve şiddetlerde yaşanan ergenlik döneminde çocuk bir yandan kendini tanımaya çalışırken bir yandan da kendini çevresine tanıtmaya, kabul ettirmeye çalışır. Ergenlik dönemi, kız ve erkek çocuklarda, yaşadıkları çevrenin de etkisiyle farklı seyir izler. Bu dönemde vücuttaki en önemli gelişim ve değişim hiç şüphesiz cinsel organlar ve üreme sistemleri üzerinde gerçekleşir. Bu değişimler beynin salgıladığı hormonlar sayesinde olur. Fakat bütün bu değişimler bir çırpıda olmaz elbette. Uzun, upuzun yıllar sürer. Ergenlik dönemi kendi içinde 3 aşamada incelenir:

1- Erken Ergenlik

10-14 yaş arası, ergenlik döneminin erken aşaması olarak ele alınır. Bu dönemde gençlerin vücudunda, sekonder (ikincil) seks karakterleri denen, cinsiyetle ilgili olan ama üremeyle ilgili olmayan fiziksel farklılaşmalar meydana gelir. Kızlarda memelerin, erkeklerde testislerin büyümeye başlaması gibi. Bu değişiklikler aynı zamanda gençlerin ergenliğe ait ilk psikolojik baskıyı hissetmeleri anlamına da gelir.

2- Orta Ergenlik

15-17 yaş arası orta ergenlik döneminde, fiziksel değişimler tamamlanır, kişisel değişimler başlar. Kişilik gelişimi gerçekleşirken gençlerin isyankarlıkları en üst noktaya ulaşır. Olaylar arasında bağlantı kurma ve soyut düşünebilme becerilerindeki gelişimle beraber kendilerine ait fikirler oluşturmaya başlarlar. Primer cinsel nitelikler de bu evrede gelişir.

3- Geç Ergenlik

Günümüzde 18-21 arası yaşlar geç ergenlik olarak ele alınır. Ergenliğin doğası gereği meydana gelen cinsel, bilişsel, fiziksel ve sosyal tüm değişimlerin tamamlandığı kabul edilir.
Birbirini takip eden bu evreler, her gençte farklı yaşlarda görülebilir. Belirtilen yaş aralıkları kesin bir yargı ifade etmez. Çünkü ergenliğe girişi etkileyen ırk, cinsiyet, genetik, hormonal, çevresel ve beslenme gibi faktörler her çocukta farklılık gösterir.

Ergenlik Dönemi Belirtileri

Ergenlik, bir insanın hayatında en köklü değişimlerin yaşandığı ve çevresel faktörlerin kişi üzerinde en fazla etkili olduğu dönemdir. Burada detaylarına giremeyeceğimiz kadar çok ve karmaşık bir dizi hormonal değişiklikle vücut üremeye hazır hale gelir. Kendiliğinden olan bu fiziksel değişiklikleri gençlerin fark etmesi, anlamlandırması, alışması bazen hiç de kolay olmaz. Aniden ayaklar ve bacaklar büyümeye başlar. Erkekler seslerine, kızlar göğüslerine yabancılaşırlar. Bu beklenmedik ve başlangıçta orantısız gibi görünen büyüme onları utandırabilir. Değişimleri hoşgörüyle karşılayan bir çevrede büyüyen bir çocuk, bu dönemi çok daha rahat geçirir. Fakat çocuğun kişiliğinin şekillenmeye başladığı bu dönemde, son derece doğal olan asi tavırlarını otoritesi için bir tehdit olarak gören ebeveynler durumu hem kendileri hem de çocukları için daha da zorlaştırırlar.

Ergenlik Dönemi Sorunları

Ergenlik çağındaki bir çocuğun en zorlu mücadelesi kendisiyle olan mücadelesidir. En önemli gelişim çocuğun zihin yapısında ve düşünce sisteminde gerçekleşir. O zamana kadar somut düşünce yeteneğini kullanan, elle tutulur, gözle görülür şeyler dışında çok da fazla fikri olmayan çocuğun, soyut kavramları algılama becerisi gelişir. Ölüm, aşk, gelecek, adalet, merhamet gibi kavramlar kafasında bir yere oturur. Bu kavramlarla çevresinde olan biteni ilişkilendirmeye başlar. Kabul görmek, beğenilmek, takdir edilmek onlar için her zamankinden daha önemli bir hal alır. Bu yüzden ailelerin bir güç yarışına girip çocuğa sürekli olarak patronun kendileri olduğunu hatırlatma girişimleri çok da sağlıklı bir yaklaşım olmaz. Kendi kararlarını verebilen ve bunun tüm sorumluluğunu üstlenmesi gerektiğini bilen bağımsız bireyler yetiştirmektir aslolan.

Ergenlik dönemindeki genç aslında kendisine ne olduğunu anlamaya çalışır. Hızla -neredeyse akşamdan sabaha- değişen vücudunda neler olduğunu, neden bu kadar öfkeli ya da duygusal hissettiğini bilemez. Kimsenin kendisini anlamadığını düşünür zira kendisi bile anlayamaz. Sürekli tutum değiştirir çünkü kendisine ait bir davranış biçimi bulmaya, içinde bulunduğu belirsizlikten kurtulmaya çalışır. Davranışları yüzünden kendisini eleştirenlere de bu yüzden sert ve hatta kaba tepkiler verebilir. Bu durumda çocukla inatlaşmanın, üste çıkmaya çalışmanın, “ben ne dersem o olur” diye tutturmanın faydası olmaz.

Ergenlik dönemindeki gençler, nasihat dinlemekten hoşlanmazlar. Kimlik arayışındaki genç iç çatışmalarını dışarı yansıtır, “özgür” olmak ister. Özgürlük kavramının, her istediğini yapabileceği anlamına gelmediğini öğrenmesi sırasında kafası karışabilir. Rol model olarak giyiminden kuşamından, fütursuz tavırlarından “özgür” olduğunu düşündüğü karakterleri örnek almaya, onları taklit etmeye meyilli olur. Bu aşamada yasaklamalar, kısıtlamalar yerine örnek alacağı davranış ve tutumlarla, kendi kimliğini ve değerlerini geliştirmesine yardımcı olmak gerekir. Bu yaşlarda gençlerin kötü alışkanlıklar edinmesi, yanlış yönlendirmelerin peşinden gitmeleri de çok kolaydır.

Ergenlik Dönemi Tedavileri

Ergenlik döneminde meydana gelen çatışmaların neredeyse tamamı, gençlerdeki değişimden değil, anne babaların bu değişimleri hayatın doğal akışı olarak kabul edememesinden ve yetişkinliğe geçiş yapmak üzere olan gencin ihtiyacı olan duygusal desteği vermemesinden kaynaklanır. Gençler bu dönemde müthiş bir öğrenme potansiyeline sahiptirler. Kısır çekişmelerle bu potansiyeli köreltmemek gerekir.

Her yaşta ama özellikle ergenlik çağında çocuklarınızı dinlemek zorundasınız; yargılamadan, suçlamadan. Söyledikleri hoşunuza gitmeyebilir. Belki de sırf tepkinizi ve sabrınızı test etmek için böyle konuşuyor olabilir. Hatta ergenlik çağında bir çocuğunuz varsa oturup kalkmanızdan seyrettiğiniz filme kadar eleştirilmeye hazırlıklı olmalısınız. Bu geçici dönemdeki davranışları ve düşünceleri yüzünden çocuklarınızı sevmekten vazgeçecek değilsiniz elbette. Sinirlenebilirsiniz, bu çok normal. Fakat ani bir sinirle gurur kırıcı sözler sarf etmekten kaçının. Beğenmediğiniz bir davranışı karşısında öfkelenip, hoşunuza gitmeyen tüm diğer davranışlarını da ortaya saçmayın. Neye kızdıysanız onu söyleyin ve sizinle tartışmasını, davranışının sebebini açıklamasını sağlayın. Öyle her şeyi de fazla büyütmeyin. Giyim tarzını beğenmeyebilirsiniz örneğin ama bu onun tercihidir ve tek istediği tercihlerine saygı duyulmasıdır. Kimseye bir zararı olmayan giyim tercihlerini hoş karşılayabilir görmezden gelebilirsiniz. Biraz sabırlı olursanız muhtemelen kısa bir süre sonra başka bir tarz deneyecektir. Ergenlik dönemindeki gençlerin tüm düşünce ve davranışlarının altında takdir edilmek, birey olarak kabul edilmek isteği vardır aslında. Sadece vücudu gelişmez, duyguları ve düşünceleri de olgunlaşır. Dünyayı başka türlü algılamaya başlar ve kendini bu dünyada konumlandırmaya çalışır. İyi niyetli, hoşgörülü, vicdan sahibi, doğaya ve insana saygılı, ne istediğini bilen, düşüncelerini rahatça ifade edebilen, çalışkan, dürüst bir yetişkin olabilmesi için duygusal olarak desteğe ihtiyacı vardır. Ve unutmayın; ona bu desteği ailesinden başka hiç kimse karşılıksız olarak veremez.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here