Ana sayfa Cilt Sağlığı Cilt Bakımı ve Güzellik Estetik Dikiş

Estetik Dikiş

305
0
PAYLAŞ

Herhangi bir cerrahi müdahale söz konusu olduğunda en çok merak edilen konuların başında dikişlerin iz bırakıp bırakmayacağı konusudur. Son derece komplike ameliyatlarda bile çoğu insanın ilk aklına gelen, dikiş izidir. Kimse vücudunun görünen bir yerinde upuzun ve kalın bir dikiş izi olsun istemez elbette. Ama aslolan, vücut bütünlüğünün sağlıklı bir şekilde sağlanmasıdır ve estetik kaygılar hekimler için ikinci plandadır. Vücutta oluşan yaraların iyileşmesi çok karmaşık ve birbirinden farklı pek çok biyolojik olayın gerçekleştiği bir süreçtir. Bu süreçte yara, etrafındaki deri tabakasına göre hafifçe kabarır, kızarır, sertleşir ve kaşınır. bütün bunlar yaranın iyileşme sürecinde olduğunun belirtileridir. Değişiklikler sadece deride olmaz; bölgenin tedavisi için hücre yapımı ve kan dolaşımı da yaralı bölgede yoğunlaşır. Bu sırada yaraya estetik görünüm kazandırmaya çalışmak tercih edilmez. Bunun için, iyileşme sürecinin doğal olarak tamamlanması ve nasıl bir iz bırakacağının görülmesi gerekir. Estetik düzeltme, yara oluşumundan en az 3 ile 6 ay sonra yapılmalıdır. Biyolojik olarak bir yaranın tamamen iyileşmesi için gereken sürenin iki yıl olduğu düşünülecek olursa, bu süre daha da uzayabilir. Biz de bu yazımızda estetik dikişi anlatacağız.

Estetik Dikiş Nedir?

Olmayan bir şeyin tarifini yapamayız. Evet, “estetik dikiş” diye bir şey yoktur. Daha doğrusu, vücutta hiç bir iz bırakmayan, mucizevi bir dikiş çeşidi yoktur. Tüm cerrahi girişimlerde ama en çok da estetik cerrahide, hastaların en çok üzerinde durduğu konu yaraların ve ameliyat izlerinin ortadan kalkmasıdır. Oysa cerrahların yaptığı, bu izleri dikkatlerden uzak tutmaktır, ortadan kaldırmak değil. Onca gelişmiş yöntemler ve teknolojiye rağmen günümüz tıbbında yara ya da ameliyat izlerini tamamen yok edecek bir uygulama mümkün değildir. Estetik ameliyatların tam da bu sebeple yapıldığını yani tüm izleri ortadan kaldırabileceğini düşünenler, yazık ki yanılıyorlar. Gerçek şu ki; her ameliyat ya da yaralanma sebebiyle atılan dikişler mutlaka vücutta bir iz bırakır ve aslında bu, olması gerekendir. Deride meydana gelen dikiş izi aslında vücudun doğal bir tepkisidir ve tamamen fizyolojiktir. Estetik cerrahinin yaptığı, bu izin en az görünmesini sağlamaktır. Bunun için de, dikişi en az görünen yerlere atar ve çok daha fazla özen gösterir. Estetik cerrahlar dışında kalanlar dikiş atarken özen göstermez demiyoruz elbette. Fakat bir beyin cerrahının önceliğinin estetik kaygılar olmayacağı da apaçık ortada. Kendisini ciltteki değişik renkte kısımlar ya da yüzeydeki düzensiz çukurlaşma ya da kabarıklık şeklinde gösteren yaralar; kozmetik cerrahi yöntemler ya da plastik cerrahların tavsiye ettiği cerrahi yöntemlerle düzeltilebilir.

Yara İzinin Görünümünü Etkileyen Faktörler Nelerdir?

Yaygın olarak “estetik dikiş” olarak tabir edilen yara izlerinin düzeltilmesi için estetik cerrahların kullandıkları değişik yöntemler vardır. Her iz için farklı yöntemler kullanılır çünkü her yaranın meydana getirdiği iz farklıdır.

1- Kişiye Bağlı Faktörler

Yaraların iyileşme özellikleri, kişiden kişiye farklılık gösterir. Her yara her insanda aynı şekilde iz bırakmaz. Genetik özelliklere bağlı olan bu durum, yaraların iyileşme hızını ve vücutta bıraktığı izi de etkiler. Aynı çeşit yaralanma, bir kişide çok uzun zamanda ve derin bir iz bırakarak iyileşirken, başka bir kişide çok kısa sürede ve belirgin bir iz bırakmadan iyileşebilir. Koyu renk ten rengine sahip olan kişilerde yara izleri daha belirgindir. Genç insanlarda da yaralar daha belirgin iz bırakarak iyileşirler. Ayrıca kişilerin sahip oldukları bir takım metabolik hastalıklar da yara iyileşmesi üzerinde olumsuz etkiler yapabilirler. Diyabet gibi bağışıklık sistemini etkileyen hastalıklar ve sigara kullanımı yaraların geç iyileşmesine sebep olan faktörlerdir.

2- Yaraya Bağlı Faktörler

Bazı yaralar şekilleri ve oluşum yerleri itibariyle daha belirgin izler bırakırlar. Düzensiz kenarlı kesikler, kirli ve derin yaralar daha belirgin iz bırakırlar. Vücudun üst tarafında, omuz, kolların üst taraflarında ve göğüs bölgesinde meydana gelen yara izleri de daha belirgindir.

3- Cerraha Bağlı Faktörler

Oluşan yarayı onaran doktorun uzmanlığı da, yaranın bırakacağı iz üzerinde etkilidir. Plastik Cerrahlar yara onarımını bir takım prensiplere uygun olarak yaparlar. Böylece, yara izi daha az belirgin olabilir. İzlerin iyileşme süreci kişiden kişiye ve yaranın yapısına göre değiştiğinden, çoğu zaman izin ne şekilde görünür olacağı plastik cerrah tarafından bile kestirilemez. Estetik dikiş, dikiş ipinin türüne bağlı bir uygulama değil, bir prensipler bütünüdür. Bu prensipler çerçevesinde yapılan uygulamalar ise sadece izin daha az belirgin olmasını sağlayabilir. Hayati önem taşıyan operasyonlarda, farklı disiplinlerde cerrahlar işbirliği içinde çalışabilirler.

Estetik Dikiş Yöntemleri Nelerdir?

1- Yeniden Dikme

Yara izi cerrahi olarak kesilip çıkarılır ve estetik prensiplerine uygun olarak yeniden dikilir. Eklem yerlerinde tercih edilir, böylece hareke

2- Z-plasty

Yara izlerinin görünürlüğünü azaltmak için ve en çok kullanılan çok yönlü bir plastik cerrahi tekniğidir. Dikişin boyunu uzatarak, gerginliğin azaltılması prensibine dayanır. İki adet üçgen şekilli flep (başka yerden getirilen doku) şeklinde görülür. Özellikle yüz bölgesindeki yaralanmalarda uygulanır. W ve S plasty şeklinde farklı versiyonları da vardır.

3- Dermabrazyon

Derinin mekanik olarak soyulması yöntemidir. Mekanik Peeling olarak da adlandırılan bu yöntem, lazer yoluyla da uygulanabilir. Yaranın yerine ya da genişliğine bağlı olarak, lokal ya da genel anestezi altında yapılır. Operasyondan sonra hastaların hastanede kalmalarına gerek yoktur, kanama ya da acı olmaz.

4- Lipofilling

Vücudun başka bir yerinden alınan yağ dokusunun, düzeltilmek istenen yere enjekte edilmesi yöntemidir. Cilt yüzeyinden aşağıda kalan, doku kaybından ötürü çukurlaşma oluşan bölgelere uygulanır. Doku alınacak bölge ve enjekte edilecek bölge lokal anesteziyle hissizleştirilir. Birden fazla yere doku nakli yapılacaksa, genel anestezi de uygulanabilir. İşlemin tamamı bir seferde değil, birkaç seans halinde yapılır. Lipofilling uygulamasından sonra bir süre yara bakımına dikkat edilmelidir. Operasyondan sonra görülebilen morluklar ve şişlikler birkaç hafta içinde geçer. Operasyondan önce ve sonra, alkol ve sigara tüketimine de dikkat etmek gerekir.

5- Kortikosteroid (Kortizon)

Böbrek üstü bezlerinden salgılanan kortizole hormonu benzeri steroid ilaçların pek çok çeşidi geliştirilmiştir. Kortizon bunların arasında ilk geliştirilen ve halk arasında en çok tanınanıdır. Gereğinden fala iyileşme gösteren ve ciltte kabarık bir iz oluşturulan yaralara uygulanır.

Estetik Dikiş İçin Kullanılan Materyaller

Cerrahi işlem sırasında ya da kaza sonucu bozulan doku bütünlüğünü yeniden sağlamak için kullanılan tüm materyale “sütür” adı verilir. İdeal sütür; yaranın kenarlarını birleştirdiğinde en iyi gerilimi sağlayacak, kullanımı kolay, vücutta enfeksiyona ve ödeme sebep olmayacak ve ucuz olmalıdır fakat yazık ki bunların tümünü sağlayan sütür yoktur.

1- Absorbabl Sütürler

Uygulandıkları doku tarafından absorbe edilir, yani kendiliklerinden kaybolurlar. Doğal ve sentetik olanları vardır.

A- Doğal Absorbabl Sütürler

  • Katgüt: Doğal ya da Kronik olmak üzere iki çeşidi vardır. Gerilim gücü azdır ve dokularda reaksiyona sebep olma potansiyeli yüksektir.

B- Sentetik Absorbabl Sütürler

  • Poliglikolik asit: 50-70 günde kaybolur. Katgüte göre daha az reaksiyona sebep olur ve gerilim gücü daha fazladır. Enfeksiyon riski fazladır.
  • Poliglaktik asit: 60-90 günde absorbe olur. Gerilim kuvveti oldukça yüksektir.
  • Polidiaksanon: 90-180 günde absorbe olur. Daha az doku reaksiyonuna ve daha az enfeksiyona sebep olur, gerilim gücü çok kuvvetlidir.
  • Poliglikonat: 180-210 günde absorbe olur. Düğüm güvenliği ve gerilim gücü yüksektir. Tüm yumuşak doku yaralanmaları ve bronş kapatılmalarında kullanılır.
  • Poliglekapron: En yeni sentetik absorbabl sütürlerdir. Kullanımı kolay ve düğüm güvenliği yüksektir. Tüm absorbabl sütürler içinde gerilim kuvveti en yüksek olanıdır.

2- Nonabsorbabl Sütürler

Absorbabl sütürlere oranla gerilim kuvvetleri daha fazladır. Daha uzun süre bu kuvveti sürdürürler.

A- Doğal Nonabsorbal Sütürler

  • İpek: Doğal proteinden elde edildiği için enfeksiyon riski yüksektir ama dikiş kolaylığı ve düğüm açısından mükemmeldir. Esnekliği azdır, geçici dikişlerde yaygın kullanımı vardır.
  • Pamuk: Pamuktan elde edilir.
  • Çelik Tel: En yüksek gerilim gücüne sahip materyaldir, bu yüzden deri onarımında kullanılması uygun değildir. Hiç bir zaman gerilim gücünü kaybetmez. Dokuda reaksiyon oluşturma riski de çok azdır.

B- Sentetik Nonabsorbabl Sütürler

  • Poliproplen: Yüzeyleri çok düzgündür, bu yüzden çekilmesi kolaydır. Uzun süre dayanabilen iyi bir çekim gücü vardır. Doku reaksiyonu çok azdır.
  • Naylon: Cilt cerrahisinde çok kullanılır. Gerilim kuvveti yüksek, esnekliği mükemmeldir.
  • Polyester: Gerilim gücünü kaybetmeden, dokuda süresiz kalabilir. Ağız içi ve vajinal dikişlerde çok kullanılır.
  • Polibutester: Düğüm güvenliği ve gerilim gücü yüksektir. Dokuda reaksiyona sebep olma riski düşüktür.

“Estetik dikiş” tanımı her ne kadar yanlış bir tanımlama olsa da, bu konuda tek yetkili Plastik Cerrahlardır. Ameliyata karar verildiğinde kesi yerini vücut kıvrımlarının içinde, mümkün olduğunca görülmeyecek şekilde ve önceden belirler. Yazımızın içinde defalarca tekrar edildiği gibi, iz bırakmayan bir dikiş çeşidi yoktur. Ne kullanılan ekipman ne de uygulanan yöntem iz bırakmayan bir dikiş sağlamaz. Her ne sebeple olursa olsun vücudun herhangi bir yerine atılan dikiş, vücut tarafından yara olarak algılanır ve bir dizi hücre faaliyeti sonucu yine vücut tarafından iyileştirilir. Genetik özelliklere ve yaranın derinliğine bağlı olarak her insanda farklı bir sürede iyileşir. Yeni oluşan yaralarda bölgeyi nemli tutmak, iz kalmamasında işe yarayabilir. Fakat genellikle dikiş izinin son şeklini alması 2 seneyi bulur. Erken dönemde yara izlerini güneşten korumak gerekir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here