Ana sayfa Sosyal Evlilikle İlgili Doğru Bilinen 8 Yanlış

Evlilikle İlgili Doğru Bilinen 8 Yanlış

211
0
PAYLAŞ
Evlilikle İlgili Doğru Bilinen 8 Yanlış

Toplumun önemli değerlerinden biri olan evlilik, bilen, bilmeyen, tecrübe eden, etmeyen herkes tarafından konuşuluyor. Herkesin evlilikle ilgili verecek bir tavsiyesi, bir öğüdü mutlaka bulunuyor. Ama toplumda sık sık kulağımıza çalınan bu genellemelerden hangisi ne kadar doğru? Sonuçta her çift,her ilişki, her evlilik kendine özgü ve farklı. Bu nedenle herkes için aynı şeyi söyleyemeyiz. Biz de bu yazımızda toplumda sıkça geçen bazı doğru bilinen yanlışları listeledik. Gelin evlilikle ilgili genel düşüncelerin hangilerinin yanlış olduğuna daha yakından bakalım.

1. Bir Evliliği Yürütmek İçin Şanslı Olmanız ve Romantizmi Kaybetmemeniz Gerekir

Romantizm tabi ki olmazsa olmazlardan biridir ama bir evliliği ayakta tutmanın en temel yapı taşları güven ve anlayıştan geçer. Birbirleri ile iyi anlaşamayan çiftlerin uzun yıllar boyunca evli kalmalarını beklemek biraz hayalci bir tavır olur. Bu nedenle daha en başından partnerinizin sizin için doğru insan olduğunu ve onunla bir ömür geçirseniz bile sıkılmayacağınızı bilmek son derece önemli. Ayrıca yıllar süren bir evliliğin sadece şanstan ibaret olduğunu söylemek saçma olur çünkü sürekli ilişki emek isteyen bir olgudur. Yani bir ilişkiye başlamak emek vermeden sadece şansla onun devam edeceği anlamına gelmez.

2. Evlilik Seksi Öldürür

Birçok kişi çiftlerin bekarken daha fazla cinsel birliktelik yaşadıklarını, evlendikten sonra iş, güç, çocuklar derken bu sayının giderek azaldığını söyler. Aslında uzun süreli ilişkilerde eğer çiftler birbirlerine yeterli vakti sağlayabiliyorsa hem düzenli sıklıkta hem de çok daha tatmin edici bir seks hayatına sahip olabiliyorlar. Çünkü uzun süredir birlikte olan insanlar birbirlerini çok daha iyi tanıyor. Yani cinsel hayatı aktif tutmak tamamen çiftin elinde olan bir durum.

3. Bir Çift Çok Kavga Ediyorsa Birbirlerinden Nefret Ediyorlardır

Yapılan araştırmalar uzun yıllardır devam eden mutlu ilişkilerin de en az boşanmayla biten mutsuz ilişkiler kadar kavga içerdiğini gösteriyor. Yani kavga etmek ya da etmemek ilişkinizin ne kadar iyi ya da kötü olduğunu belirlemiyor. Bu noktada önemli olan kavgaların içerikleri oluyor. Uzun yıllardır evliliklerini sürdüren mutlu çiftlerin çözülebilecek ve olumlu sonuç alınabilecek konular üzerinden tartıştıkları ve çözümü olmayan konularda birbirlerine saygı göstermeyi, bunu tartışmamayı tercih ettikleri yapılan araştırmanın şaşırtıcı sonuçlarından sadece biri. Mutsuz evliliklerde ise çiftlerin sürekli birbirlerinin üzerine gidip, çözülemeyecek problemleri konu alan kavga ettikleri görülüyor.

4. Evlenmeden Önce Beraber Yaşayan Çiftler Evlenince Boşanıyor

Öncelikle her çiftin ve her ilişkinin farklı olduğunu kabul etmeliyiz. Böyle bir genelleme yapmak imkansız çünkü bazı insanlar, haklı olarak partneri ile aynı evde yaşamadan, partnerini ev ortamında tam olarak tanımadan hayatlarını birleştirmek için imza atmak istemeyebilir. Kimi zaman evlenmeden önce beraber yaşamak size tanıdığınızı zannettiğiniz partnerinizin, kabul edemeyeceğiniz, hoşunuza gitmeyen özellikleri olduğunu gösterebilir. Ya da aynı evde yaşamaktan ne kadar mutlu olduğunuzu fark edip evlenmek için can atabilirsiniz.

5. Herkes Gayet Mutlu Evlilikler Sürdürüyor

Yapılan bir çok araştırma son 20 yıl içerisinde evliliklerdeki mutluluk oranın büyük bir düşüş içerisinde olduğunu gösteriyor. Bunun nedeni popülasyon yükselişi ile ortaya çıkan rekabet, 21. yüzyılın hayatımıza kattığı stres ve sürekli en mükemmeli arama olabilir. Çevrenizde sürekli ne kadar mutlu bir evlilik sürdürdüğünden bahseden birileri varsa elbette gayet mutlu olabilir ama genel olarak herkesin 20 yıl öncesine göre çok daha mutsuz evlilikler yaşadığını, boşanma oranlarının arttığını unutmayın.

6. Alttan Almak En İyisidir

Türkiye’de birçok aile kız çocuklarını “aman alttan al, kavga çıkmasın” şeklinde yetiştirirken erkek çocuklarını kavgaya yönlendirmektedir. Sözlü tartışmalarda bile dikkat çeken erkek baskısı ve bundan dolayı ortaya çıkan kadın suskunluğu ilişkilerinin en temelinde bir problem olduğunu gösterir. Susmak, alttan almak her zaman iyi sonuçlar yaratmaz. Her zaman bağırıp çağırmanın iyi sonuçlar yaratmayacağı gibi. Bu nedenle iki tarafta yeri geldiğinde alttan almayı, yeri geldiğinde haklı olduğu konularda kendini savunmayı gayet iyi bilmeli.

7. Aile İçi Şiddete Ses Çıkarmamak Gerekir

İster hayat arkadaşınız olsun ister sevgiliniz olsun, şiddet hiçbir şekilde meşru değildir ve kabul edilemez. Bir insana şiddet uygulamak suçtur ve bu suçun cezalandırılması gerekir. Bu nedenle hiç kimsenin şiddet eylemi karşısında evliliğinizi korumak için sessiz kalmamalısınız. Bu durumun yaşandığı hiçbir evlilik kurumu asla gerçek ve mutlu bir evlilik olamaz.

8. Çocuk Yapmak Çiftleri Birbirine Bağlar

Dünyaya yeniş bir insan getirmek kolay verilemeyecek bir karardır ve her insan kendini buna hazır hissetmeyebilir. Çocuğu evliliğiniz için bir kurtarıcı ya da eşinizle aranızı düzeltecek bir kuvvet olarak görüyorsanız yanılıyorsunuz. Çünkü tamamen size muhtaç bir canlının sorumluluğunu almak evliliğinizdeki stres seviyesini arttıracaktır. Her dakika ilgi isteyen, çok sayıda gideri olan ve en basitinden uyku düzeninizi bile değiştiren minik bir bebek eşler arasındaki son damlayı taşıran etken bile olabilir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here