Ana sayfa Hastalıklar FMF Hastalığı

FMF Hastalığı

271
0
PAYLAŞ
FMF Hastalığı Nedir?

FMF Hastalığı, tıp dünyasında Familial Mediterranean Fever olarak bilinen ve Türkçe ismi, “Ailevi Akdeniz Ateşi (AAA)” olan vücudun karın bölgesi, akciğerleri ve eklem bölgelerinde meydana gelen ateş ve ağrılara neden olan genetik bir hastalıktır.

FMF Hastalığı ağırlıklı olarak Yahudiler, Araplar, İtalyanlar ve Türklerin ağırlıkla yaşadığı Akdeniz kökenli insanlarda ve ülkelerinde görülen bulaşıcı olmayan bir hastalıktır. Fakat yer yer diğer etnik gruplarda da görülebilmektedir. Şimdi sizlerle FMF Hastalığı’nın ne olduğu, belirtileri ve tedavi yöntemleri hakkında ayrıntılı bilgiler paylaşacağız.

FMF Hastalığı Nedir ve Nasıl Oluşur?

FMF hastalığı ülkemiz açısından düşünecek olursak Anadolu’da yaşayan insanlarda (Araplar, Türkler, Yahudiler) sık olarak görülen kalıtımsal bir hastalıktır. Ailevi Akdeniz Ateşi Hastalığının tahmini olarak 2.500 yıllık bir geçmişi olduğu düşünülmektedir. Öyle ki bu geçmiş antik dönemlere kadar uzanmaktadır. Dünyada 150.000 civarı FMF hastası olduğu varsayılmaktadır.

Hastalık tanısında önemli olan husus hasta şikayetleridir. Karın ağrısı şikayeti, aile hastalık geçmişi, MEF geninin pozitif sonuç olması temel belirtiler ve tanı sürecidir. Ve ağırlıklı olarak FMF hastalığının ataklarında ateş, karın ağrısı, ayak bileklerinde kızarıklık veya şişlik ve nefes alma sırasında göğüste oluşan batma hissi gibi belli başlı şikayetler olur.

Şikayetlerden en çok görülen olan karın ağrısı şiddetli boyutlarda yaşanmaktadır. Hatta ağrı o kadar şiddetlidir ki hasta hareket etmekte güçlük çekebildiği gibi karın bölgesine de hiçbir şekilde dokunamaz. İlk başta apandisit gibi görülse de aslında bu şikayetler FMF’nin belirtisidir.

FMF hastalığında korkulan bir husus var ise o da ataklardan kaynaklı gelişebilecek amiloidoz (organlarda birikmesi sonucu zarar oluşturan bir madde) ve beraberinde ortaya çıkabilecek olan böbrek yetmezliğidir. Amiloidoz’un gelişmesi böbrekte büyük oranda protein kaçağına sebep olacağından ellerde ve ayaklarda yer yer şişmeler meydana getirebilmektedir. Kolşisin tedavisi ile bu maddenin gelişimi büyük oranda azaltılmaktadır. Bu yüzden kolşisin tedavisi çoğu hastada uygulanan ve olumlu sonuç getiren bir yöntemdir.

Hastalığın Görülme Sıklığı

Biraz önce de belirttiğimiz ülke insanlarında yüksek oranda görülmekle birlikte her 1.000 kişiden 1 ya da 3’ün de görülebilmektedir. Diğer etnik yapılarda ve ülkelerde ise az görüldüğü için tanı sayısı da azdır. Yaklaşık 10 hastadan 9’u tanıyı 20 yaşından önce almaktadır. Hastaların yarıdan fazlası ise 10 yaşından önce bu hastalıkla tanışır. Hastalığın erkeklerde görülme oranı ise kızlarda oranlar biraz daha fazladır. Yetişkin kişilerde ise görülme sıklığı çok az olan FMF 40 yaş üzerinde çok nadir görülmektedir.

FMF Hastalığı Belirtileri

FMF Hastalığının belli başlı belirtileri vardır. Kimi zaman bu belirtiler hafif bir ağrı ile kendini gösterirken kimi zamanda yüksek oranda acıya sebep olabilen ağrılar şeklinde de kendini gösterebilmektedir. Şimdi gelin beraber bu ağrıların vücudumuzun nerelerinde oluştuğu ve nasıl bir seyirde devam ettiğine ayrıntılı olarak bakalım:

Şiddetli Karın Ağrısı ve Zaman Zaman Yüksek Ateş: Yer yer kendini gösteren karın, göğüs ve eklem ağrıları ile birlikte tekrarlayan ateştir. Hastaların yaş aralıklarına, cinsiyetlerine göre değişebilen bu bölgesel ağrılar tek tek görülebildiği gibi hep beraberde görülebilmektedir. Hastaların vücut dirençlerine göre 1 ile 4 gün arasında tekrarlayabilen bu ağrılar kendiliğinden geçebildiği gibi ilaç tedavisi ile de geçebilmektedir.

Hastalığın yüksek şikayetli durumu apandisit ile karıştırılabildiği gibi hafif şiddetli yaşanması da hazımsızlık ile karıştırılabilmektedir. Bu sebeple hastalığın doğru tanımı önemlidir.

Çocuklarda genelde kendisini karın ağrısı olarak gösteren FMF Hastalığı kendisini kabızlık durumu ile gösterebildiği gibi bir atakta yüksek ateş ile seyrederken başka bir atakta da düşük ateş ile kendini göstermektedir.

Göğüs Ağrısı ile Kendini Gösteren Solunum Zorluğu: Yaşanılan göğüs ağrısı çoğunlukla tek taraflıdır. Göğsün ön kısmı ve sırt kısmında ağırlıklı görülen ağrı yan kısmında da görülebilmektedir. Solunumda sıkıntı da yaşayabilen hastalar genellikle birkaç gün içerisinde iyileşebilmektedir. Önemli olan ataklara hazırlıklı olmaktır.

Eklem Ağrıları ile Seyreden Vücutta Şişkinlik ve Kızarıklık Halleri: Eklem bölgelerinde kendini gösteren ataklarda ise genellikle bir eklem etkilenir ve etkilenen bölge yaygın olarak diz veya ayak bileğidir. Hatta çocuk yürümekte güçlük dahi çekebilmektedir zaman zaman. Etkilenen eklem bölgesinin deri yüzeyi genelde kırmızı bir döküntü şeklinde kendini gösterir.

Eklemde görülen ağrılar karın ve göğüs ağrılarına nazaran daha uzun sürebilmektedir. Ve ağrıyı atlatma süresi 1 ile 4 gün kadar değil 4 günden 1 haftaya kadar sürebilmektedir. Doğru tanı konulmadığı zamanlar hastalık genelde akut romatizmal ateş veya juvenil romatoid artrit tanıları ile yanlış tanımlanabilmektedir.

Eklem ağrılarının tedavi edilmediği zamanlarda daha da ilerlemesi gibi bir özelliği vardır. Çocuklarda gelişim bozukluğu yaratabilecek durumlara sebebiyet vermeme adına erken tanı ve tedavi önemlidir.

FMF Hastalığı Belirtileri Hakkında Daha Detaylı Bilgi İçin TIKLAYINIZ!

FMF Hastalığı Tedavisi

FMF hastalığı için günümüz teknolojisi ile henüz bir kesin çare yoktur. Ancak tedavi ile belli başlı belirtileri ortadan kaldırmak veya olası zararlı etkilere en aza indirmek önemli bir konudur. FMF Tedavisi ömür boyu süren bir süreçtir çünkü yukarıda da belirttiğimiz gibi FMF’nin şu an için kesin bir çaresi bulunmamaktadır. Yılda en az 2 kez kan ve idrar tetkiki yaptırmak ayrıca gerekli ve önemli bir konudur. FMF hastalığının belli başlı yukarıda da belirttiğimiz belirtilerini kontrol altına almak için yaygın olarak şu ilaçlar kullanılır:

Kolşisin İlacı (safran) ile FMF Tedavi Süreci

Kolşisin ilacı tablet şeklinde oral yol ile alınan ve FMF Hastalığı tedavisinde en yaygın kullanılan ilaçtır. İlaç vücuttaki enflamasyonları azalttığı gibi zaman zaman kendini gösteren nöbetlerinde engellenmesine yardımcı olur. En uygun dozun alınması hastalığın doğru tedavisi için oldukça önemlidir. Öyle ki, kimi hastaya günde 1 doz yeterken kimi hastalara ise belli saat aralıkları ile ilaç alımı belirlenir.

İlacın en yaygın ve görülen olası yan etkileri arasında ishal, kaslarda zayıflık ile el ve ayaklarda uyuşma görülmektedir. Kolşisin ilacı ile tedavi gören FMF Hastalarının %90-95’in de olumlu sonuç alınabildiği gibi tedavinin sürekliliği ve düzenli ilerleyişi önemli ve zorunludur.

Diğer İlaçlar ile FMF Tedavi Süreci

Kolşisin ilacı her hasta için olumlu yanıt veremeyebilmektedir. İşte bu durumda tedaviye destek olabilecek diğer ilaç kombinasyonları önerilmektedir. Kolşisin tedavisinde en önemli şikayet sindirim bozuklukları ile alakalı olduğu için diğer ilaç kombinasyonlarını tüketen insanlar genelde bu şikayet sonrası farklı tedavi türlerine yönelmektedirler.

Ayrıca akut nöbet ve ağrılara yönelik steroid içermeyen anti-enflamatuar ilaçlar da ayrıca kullanılabilmektedir. Bu yöntemde yine tercih edilen alternatif ilaç yöntemlerinde bir tanesidir.

Hastalık Sürecinde Dikkat Edilmesi Gereken Beslenme Biçimi

FMF Hastalığı, özellikle bağırsaklarda ve midede kalıcı hasarlar bırakabileceği için asit oranı yüksek, gazlı ve aşırı zarar veren yiyeceklerin ve içeceklerin tüketilmemesi önerilmektedir. Çünkü bu tür gıdalar hastalık ataklarını tetiklemektedir.

Örnek verecek olursak kuru fasulye, nohut, yeşil mercimek, börülce ve benzeri baklagil türleri ile etin kavrulmuş ve kızartılmış hali gibi ağır kızartmalar ile, lahana, brokoli, pırasa ve çiğ soğan gibi çeşitli sebzelerin de aşırı tüketimi ağrıların periyotlarını kısaltabileceği gibi şiddet boyutunu da artırabilmektedir. Elbette bu saydığımız yiyecekleri asla yemeyin, kesinlikle uzak durun demesek de dozunda tüketmeye özen gösterin. Çünkü lifli gıda tüketiminden tümden uzaklaşmakta vücut için oldukça zararlı sonuçlar meydana getirebilmektedir.

Ağrı çektiğiniz süreç boyunca bu tür gıdalardan uzak durmanız daha sağlıklı olabileceği gibi her metabolizma için de farklı tepkimelere sebep olabilmektedir. Yine meyve sularının aşırı tüketimi de gazlı içecekler kadar hastalık atağını tetikleyebilecek önemli ve üzerinde durulması gereken bir konudur. Soğuk şekilde tüketilen veya aşırı düzeyde alınan süt de yine FMF Hastaları için önerilmez. İshal ve kabızlık gibi sorunlar ile ayrıca uğraşmamanız için bu önerilere dikkat kesilmekte fayda var.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here