Ana sayfa Hastalıklar Frengi Hastalığı

Frengi Hastalığı

226
0
PAYLAŞ
Sifiriz Hastalığı

Frengi Hastalığı, cinsel yolla bulaşan hastalıklar sınıfında yer alan bir diğer adı da Sifiliz olan önemli bir bakteriyel enfeksiyondur. Frengi hastalığına, bu hastalığın evrelerine, frengi tanısı konulmak için gereken testlere, tedavi yöntemlerine ve frengiden korunma yollarına yazımızın devamında değineceğiz.

Frengi Hastalığı Nedir ve Neden Olur?

Frengi, korunmasız cinsel birleşme veya açık yaraya temas ile bulaşan ciddi bir bakteriyel enfeksiyon hastalığıdır. Kan yolu ile bulaştığı için yayılması dahilinde vücudun büyük bir kısmına ciddi anlamda zararlar verebilmektedir. Hastalığının isminin Frengi olmasının sebebi ise halk arasında “Frenklerin Hastalığı” olarak tabir edilmesidir. Bununla birlikte hastalığın yeni yeni ortaya çıktığı ve bilindiği ilk zamanlarda ise Hristiyan hastalığı olarak adlandırıldığı da bilinmektedir. Hatta bu hastalık Avrupa ve Anadolu’da pek çok yazar tarafından ilginç bir şekilde şiirlere ve romanlara da konu edilmiştir.

Frengi, yapısı itibarı ile belli dönemlerde birden ortaya çıkabilen ve bazen de senelerce gizli kalma özelliğine sahip olan bir hastalıktır. Teşhis konusunda bazı sorunların çıkabildiği bu hastalık özellikle ve ağırlıklı olarak cinsel ilişki ile insandan insana geçmektedir. Belirtileri kendini hemen göstermeyen cinsten olabildiği gibi hemen de açığa çıkabilmektedir. Fakat en belirgin ve çoğu kişide gözlemlenmiş ortak belirtileri arasında vücudun dış bölgelerinde yani dudak, deri ve parmak görülür yerlerde sebepsiz ve birden oluşan yaralar söylenebilir.

Frenginin Tarihsel Süreci

Biraz önce de belirttiğimiz gibi Frengi eski dönemlerde de çeşitli anlamlara çıkabilecek şekilde adlandırmış bulaşıcı bir hastalık olarak günümüzde de hala bir çok insanda görülebilen bir hastalıktır. Hastalığın ilk örneğinin 16. yüzyıla kadar dayandığı bilinmektedir ve tüm Avrupa ve Asya kıtalarında yaygın olarak görülmüştür.

Hatta çoğu ülke bu hastalığı bir başka ülke ile anarak hastalığın merkezin ve çıkış noktasının bir şekilde kendileri olmadığını amaçlamışlardır. Özellikle 16. yüzyılda İtalyan, Almanlar, Polonyalılar tarafından “Fransız” hastalığı olarak adlandırılırken, Fransızlar tarafından ise “İtalyan” hastalığı olarak nitelendirilmiş. Hollandalılar tarafından ise “İspanyol” hastalığı olarak adlandırılırken Ruslar tarafından da “Polonya” hastalığı olarak tabir edilmiştir. Hatta Tahitililer de “İngiliz” hastalığı olarak anmıştır.

Frengi Hastalığı Belirtileri

Frengi biraz önce de belirttiğimiz gibi uzun zaman sessiz kalan ve kendini belli etmeyen bir hastalık olduğu gibi bazen de bir takım semptomlar ile kendini gösterebilen önemli ve bulaşıcı bir bakteri hastalığıdır. Şimdi gelin bu kendini gösteren ve çoğu kişide yaygın olarak gözlemlendiği rapor edilen bu belirtilere birlikte göz atalım.

  • Özellikle genital bölgede olmak üzere kasıklarda ve çevresinde rahatsızlık ile yorgunluk hissi,
  • Yer yer kırmızı renkli ve ağrısız kabartılar ile lenf bezlerinde zaman zaman şişme durumu,
  • Deri altında nodül oluşumu, saçlarda olağandan fazla dökülme ve alında hissedilir sert şişlikler,
  • Deride olağan dışı değişimler başta olmak üzere yer yer pembe lekeler, küçük küçük kabartılar, bazen kolda yaralar ve nadiren menenjit,
  • Ani oluşan ve bir süre geçmeyen çeşitli felçler, körlük durumu, sağırlık hali ve kimi zaman kalp hastalığı.

Frengi Belirtileri Hakkında Daha Detaylı Bilgi İçin TIKLAYINIZ!

Frenginin 4 Evresi

Frengi, kendini 4 farklı evrede gösteren bir hastalıktır. Bu evreler zamana ve bulaşı türüne göre birbirinden farklılıklar gösterebilmektedir. Şimdi gelelim sırasıyla bu 4 aşamanın neler olduğuna:

1. Frenginin Birinci Evresi (10-90 gün arası süreç):

Hastalığın en rahat tedavi edilebildiği dönem 1. evredir. Hastalığın en rahat dönemi olduğu için de belirtileri hemen görülebilmektedir. Ağrısız bir takım kabartılar, şişlikler ve genital yaralar bunlardan en yaygın olanlarıdır. Söz konusu genital yaralar şankırı diye adlandırılmakta ve genelde bu yaralardan 1 tane oluşmaktadır. Yara oluşumundan sonraki yaklaşık 8-10 günlük süreç içinde ilgili bölgenin lenf bezlerine frengi nüfus ettiği için bezleri de şişirmiştir. Sert ve ağrısız olan bu şişkin bezler zamanla frenginin vücuttan atılması ile de ortadan kalkar.

2. Frenginin İkinci Evresi (1-3 ay arası süreç):

Frengi bu 2. evresinde deride yer yer döküntüler başlar. Frenginin vücuda girmesinden sonraki yaklaşık 2 ay sonraki sürede vücudun tüm lenf bezleri şişmiştir. Genital organın dış bölgesinde ise geniş bir kabarıklık hali ile plakalar oluşmuştur. Zaman zaman ateş hali, genelde geceleri baş gösteren baş ağrıları, düşkünlük hissi, iştahsız olma durumu ve geceleri uyutmayan sinir hali ağrıları oluşabilmektedir. Bununla birlikte frenginin önemli ve riski büyük 2. evresinde dalakta büyüme ve sarılık da oluşabilir. Fakat burada önemli olan husus tedavi olmaktır. Çünkü frengi bu dönemde tedavi edilmezse kendini gizleyebilir veya belirtilerini arka plana atabilir. Hastanın zaman zaman frengi atakları geçirmemesi için tedavi önemli bir süreçtir.

3. Frenginin Üçüncü Evresi (4-10 sene sonrası süreç):

Eğer frengi hiçbir şekilde tedavi edilmemiş ise kendisini tam anlamıyla göstermek için en az 4 sene bekler. Bu 4 seneden sonra kendini gösteren frengi mikrop gücünü her ne kadar yitirse de vücutta hoş görünmeyen pembe halkalı görüntüler bırakır. Ayrıca frengi kalp ve damar sistemine de yayıldığı için karaciğer bölgesinde de nodül oluşumuna zemin hazırlamıştır. Hatta bazı kişilerin kemik, eklem ve testis bölgelerinde de bu nodül oluşumu gözlemlenmiştir.

4. Frenginin Doğum Yollu Evresi:

Bu evre hastalığın anneden bebeğe geçtiği evredir. Korunmasız cinsel birleşim ve açık yaraya temas haricinde geriye kalan tek bulaşı türüdür. Bu tür durumlarda genelde bebek ya düşer ya da ölü doğar. Bebek için hastalık süreci doğumdan sonra ya da çocukluk evresinde gerçekleşebilir. En belirgin özelliği bebeğin avuç içi veya ayak tabanında ortaya çıkmış olan su kesecikleridir. Yer yer nezleyi andıran semptomlarda görülebilir. Damak içi iltihaplanması, göz ile ilgili sorunlar, burnun çökmesi ve iç kulakta yaşanılan sağırlık hali diğer belirtilerdir.

Frengi Hastalığı Laboratuar Tanı Testleri (Syfilis tarama testleri)

    • Cilt döküntülerinden T. Pallidum izolasyonu
    • VDRL (Venereal Disease Research Laboratory)
    • RPR (Rapid Plasma Reagin)
    • Neson Testi
    • FTA-ABS Testi
    • FTA Testi [(Floresan Treponema Antikor) en güvenilir testlerdendir.]

Frengi Hastalığı Tedavisi

Frengi tedavisi diğer tüm hastalıklar gibi erken tanı da büyük başarı elde edilebilen bir tedavi sürecidir. Önemli olan tanının doğru konması ve sürekliliğin devamıdır. Fakat frengi ilerlemiş bir aşamada ise doğal olarak mikrobun etkilediği organlarda çok olacağından mevcut hasarı geri döndürmek oldukça zor hatta imkansız olacaktır.

Bunun için erken tanı hayat kurtarır sözünü hatırlatarak öncelikle korunmasız bir cinsel birleşimden şüphelendiğiniz bir durum söz konusu ise uzman bir hekime başvurarak biraz önce belirttiğimiz testlerden herhangi birini yaptırmanız iyi olacaktır. Test sonrası doktorunuzun size vereceği çeşitli penisilin, doksisiklin ve tetrasiklin türü antibiyotikler sayesinde var ise frengi hastalığınız tedavi edilebilmektedir. Doktorunuz uygun ilaç seçimi ve doz ayarlamasını sizin için en uygun olan yönteme göre belirleyecektir.

Fakat frengiden kaynaklı yaralarınız varsa ilan kullanımını ve testleri sürekli bir kontrol hali içinde tekrarlı bir şekilde yapmanız gerekmektedir. Bu sayede mevcut bakterilerin miktarındaki artış veya azalma hesaplanabilmektedir. Ayrıca tedavi başladıktan sonraki 2 gün bulaşıcılık evresinin kaybolduğu süreçtir.

Hastalık ilerlemiş bir durumdaysa işte o zaman söz konusu tedavi süreci 2 yıla kadar çıkabilmektedir. Ayrıca tedavi süreci biten hastalar tedavi bitimini takiben 10 gün boyunca herhangi bir cinsel birleşimde bulunmamaları gerekmektedir. Eğer söz konusu hasta evli ise eşinin de gerekli testleri yaptırarak ‘var ise pozitiflik durumu’ tedaviye katılım süreci amaçlanmaktadır.

Frengi Tedavisi Hakkında Daha Detaylı Bilgi İçin TIKLAYINIZ!

Frengiden Korunma Yöntemleri

Frenginin ağırlıklı ve yaygın olarak korunmasız cinsel birleşimden bulaştığını belirttik. Peki bu durumda nasıl bir koruma sağlayabiliriz? Tabi ki de kondom kullanarak. Kondom kullanımı aile planlaması için de önemli bir bariyer görevi oluştururken aslında cinsel yol ile bulaşan hastalıklar için daha da önemli bir görev üstlenmektedir.

Elbette ki tek eşlilik bu tür hastalıkların yayılımını ve artışını büyük oranda azaltıp engellemektedir. Fakat çok eşlilik de tercih edilebildiği için sağlıklı ve güvenli bir cinsel birleşim ile yani kondom kullanımı belli periyotlarda testler yaptırma sureti ile frengi ve türevi hastalıklardan uzak kalmak mümkündür.

Birçok otorite cinsel hastalıklardan korunmanın tek yolunun kondom kullanmaktan geçmediğini belirtmektedir. Çünkü her ne kadar kondom kullanılsa da bazı cinsel yolla bulaşan hastalıkların partnerler arası geçişi son derece kolay olabilmektedir. Vajinal yol harici anal ilişki hatta oral seks ile dahi bu tür hastalıkların geçişi kolay olduğundan heteroseksüel olsun homoseksüel olsun önemli olan tek husus güvenli ve ciddi anlamda dikkatli olmaktır.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here