Ana sayfa Genel Sağlık Cinsel Sağlık G Noktası Nedir?

G Noktası Nedir?

572
0
PAYLAŞ

Cinsellik ve seks hem üremeye yaradığı için hem de verdiği haz sayesinde hep merak edilen, ama bir yandan da mahrem olması nedeniyle gizli kalmış konulardan. Bu konuda maalesef toplumda tabular tam anlamıyla henüz yıkılabilmiş durumda değil. Özellikle toplumda çeşitli baskılarla karşılaşılması sonucu bu konularda bilgi eksikliği ve yanlış bilgiler kafa karıştırıcı olabiliyor. Cinsellikle ilgili merak edilen konuların başında G noktası gelir. Hatta bazı durumlarda G noktasının bile insanların gözünde çok farklı bir yere geldiğini de söylemek mümkün. G noktası nedir, G noktası gerçek mi gibi sorular bu konunun en çok merak edilen soruları olarak sıralanabilir. Bu nedenle bu yazımızda G noktası ile ilgili olarak en çok merak edilen konuları detaylı bir şekilde inceledik ve anlattık.

G Noktası Nerede?

Kadın cinselliğinde genellikle duyarlılık açısından klitoris adı verilen bölge dikkat çeker ve ilişkide orgazma klitoris yoluyla da ulaşılabileceği bilinir. Kadının aynı zamanda meme uçları ve vajina içi bölgeleri de en duyarlı noktalardan. Bunun dışında kulak memeleri, deri kalınlığının az olduğu vücut bölgeleri de duyarlı bölgeler olarak bilinir. Vajina içi bölgelerden biri de G noktası adı verilen bölgenin bulunduğu yerdir. G noktası adı verilen bölge vajina içindeki en duyarlı noktadır ve kadınların bir kısmında bu bölgenin uyarılması daha çok zevk getirir. G noktası konusu pek çok kişi tarafından bilinmez ayrıca varlığı, olup olmadığı konusu da zaman zaman jinekolojide tartışma konusu olur. G noktasının yeri genellikle kişiden kişiye küçük değişiklikler gösterse de genel yapısı itibariyle vajinanın mideye yakın bölgelerinde yer alan ve skene guddesi olarak adlandırılan bölgesine yakın pozisyondadır.

G Noktası Ne Zaman Bulundu?

G noktasını, Amerikalı jinekoloji uzmanı Dr. Grafenberg bulmuştur ve adını soyadının baş harfinden alır. 1944 yılında ortaya koyduğu G noktası çalışmasıyla orgazmın gerçekleşmesine neden olan bölgelerden birinin de G noktası olduğunu göstermiş. Grafenberg’in bu çalışması günümüzde hala tartışmalara konu oluyor, çünkü bazı kadınlarda G noktası gözlemlenmiyor veya G noktası kadından kadına değişiklik gösterebiliyor. Yeriyle alakalı bile tartışmalar günümüzde de hala sürüyor.

G Noktası Nasıl Bir Yapıdadır?

G noktası birkaç santimetre büyüklüğe sahip bir bölgedir. Cinsel ilişki esnasında bu bölgede PDE-5 adı verilen bir protein salgılandığı gözlemlenir. PDE-5 salgısı daha yüksek olan kadınların daha kolay orgazm oldukları ve ilişkiden daha çok zevk aldıkları gözlemlenmiştir. G noktası, yapı olarak hiç benzemese de işlev olarak erkeklerin penislerindeki uyarı noktalarına bir hayli benzerlik gösterir. Cinsel ilişkide bulunulurken G noktasına temas ile daha fazla uyarılması sağlanabilir bu da hormon salgılarını ve kadının ilişkiden aldığı zevki oldukça artıracaktır. G noktasının uyarılması beyinde haz bölgelerini aktif hale getirir ve beraberinde kalp atış hızında artış, hızlı soluk alıp verme ve sıcaklık – ısınma – yanma arası bir his yaşanır. Aynı zamanda G noktası uyarılan kadınların idrarları gelmiş gibi hissetmeleri de görülebilir.

G noktasının bulunması ve uyarılması için uyumlu bir partner de işi oldukça kolaylaştırır. Karşılıklı anlayış ve denemeler sonrasında G noktası bulunarak kadının ilişkiden daha fazla zevk alması sağlanabilir.

Erkeklerde G Noktası Var Mı?

Çalışmalara göre erkeklerde de tıpkı kadınlarda olduğu gibi G noktasına benzer bir yapı olduğu görülmüş. Penis ile anüs arasındaki bölgede 3 – 4 santimetre kadar içeride yer alan bu bölgenin çok duyarlı olduğu tespit edilmiştir fakat çoğu erkek bu bölgeye temas edilmesinden hoşlanmadığı için bu konu bilinmeyen bir konu olarak kalmıi. Yapılan çalışmalarda yalnızca bu noktanın uyarılmasının bile orgazma yetebileceği ortaya konulmuş.

Erkeklerde G noktası anüsten biraz uzakta bir bölgede yer alıyor ve bu bölge prostat bölgesi olarak da anılıyor. Bazı araştırmalarda erkeklerde G noktası olarak adlandırılan bölgenin uyarılmasının spermi de artırdığı gözlemlenmiş fakat tıp dünyası henüz bu konuda bir görüş birliğine varabilmiş bir durumda değil.

Kısaca G noktası cinselliğin gizemli dünyasında oldukça ilgi çekici bir konu olarak yerini alıyor. Mükemmel bir ilişki her şeyden önce karşılıklı sevgi ve anlayışa dayanır. G noktası ise bu gibi konularda aslında bakıldığı zaman yalnızca küçük bir detay olabilir. Her ilişkinin zevkinin esas belirleyicisi olan organ beyindir, dolayısıyla bu asla unutulmadan karşılıklı sevgi, anlayış ve hoşgörü içinde bir ilişki sürdürmek gerekir. Uyumlu, anlayışlı ve sevgi dolu bir ilişkide çiftler yalnızca cinsel ilişkiden aldıkları hazzı biraz daha arttırabilmek adına G noktasını keşfe çıkabilirler. Ancak öncelikli olarak çiftlerin cinsel hayatlarını bir uyum içinde sürdürmeleri gerekir. Aksi takdirde G noktası arayışında çiftler cinsel hayatlarını çok daha mutsuz bir hale getirebilirler. Çünkü unutulmamalıdır ki insan vücudu her ne kadar bir robot gibi işlese de hormonlar ile alakalı konularda duyguların da bazen devreye girmesi gerekebilir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here