Ana sayfa Hastalıklar Gastrit Hastalığı

Gastrit Hastalığı

413
0
PAYLAŞ

Normalde mide sürekli olarak asit üretir ve bu asit çok güçlü bir asit türüdür. Midenin iç yüzeyinde mukus adı verilen koruyucu bir sıvısı vardır ve bu sıvı hem besinleri eritmek hem de mide asidinden mideyi korumak için bulunur. Fakat bazı sebeplerden dolayı mukus tabakası aside karşı güçsüz duruma düşmeye başlar, zamanla koruyucu tabaka azalır ve midenin iç yüzeyi tahrip olmaya başlar. Bu tahrip olmanın ilk belirtisi gastrittir. Gastrit hastalığı kişinin yaşına bakmaksızın her insanda görülebilen bir hastalık türüdür. Midenin iç tabakasını saran mukoza tabakasının iltihaplanması sonucu ortaya çıkar. Çoğunlukla yetişkin bireylerde görülür, pek çok kişinin ise ortak hastalığı durumdadır. Gastrit en temel olarak midede şişlikle başlar. Daha sonra karın bölgesinde ağrı, bulantı ve kusma şeklinde devam eder. Daha sonraki dönemlerdeyse gerginlikle birlikte bu belirtileri gösterir. Fakat belirtileri herkeste aynı olmak zorunda değildir. Yemeklerden sonra beliren bulantı ve yemekten tiksinme gibi durumlar en belirgin ve en ortak belirtilerdir.

Gastrit hastalığının herkeste görülen ve geçici olarak değerlendirilen türüne akut gastrit, daha nadir görülen fakat sürekli devam eden türüne de kronik gastrit denmektedir.

Uzun süre tedavi edilmeyen gastrit, peptik ülser olarak bilinen mide yüzeyinde ciddi yaralanmalara neden olan bir hastalığa dönüşür.

Gastrit Hastalığı Neden Olur?

  • Yoğun stres altında yaşamak gastritin en önemli sebebidir. Stres vücudun her organını etkileyen bir durumdur. Fakat en hassas organ mide olduğu için mideye direkt etkisi vardır.
  • Sürekli aspirin kullanan insanların yaşadığı en büyük problem midenin korucuyu tabakasının zamanla bozulmasıdır ve sürekli aspirin kullanmak midedeki asit miktarında zamanla artışa neden olur.
  • Alerjik ilaçlar, antibiyotikler, kortizonlu ilaçlar da mideyi olumsuz yönde etkilediği için gastriti tetikleyebilir.
  • Aşırı sıcak madde tüketimi veya çok şiddetli kimyasal maddenin içilmesi midede yanıklara neden olur. Bu yanma da mide duvarını etkiler, mukoza tabakasını zedeler ve gastrite neden olmaktadır.
  • Helikobakter pilor denen bakteri türü midenin koruyucu tabakasını bozarak midedeki asidin artmasına neden olur bu durumda da mide tahribe uğrar.
  • Sigara, alkol, kafeinli, gazlı ve asitli içecekler de mide mukozasını yani dolaylı olarak midedeki asit oranını arttıran etkenlerdir.
  • Yeterli düzenli ve beslenmemek de mideyi rahatsız eden bir durumdur. Nötr besinlerle beslenmemek aşırı asit üretimine neden olur.
  • Safranın on iki parmak bağırsağından geri mideye kaçması, mide fıtığı, yabancı cisim birikimi, travmalar ve başka sistemik hastalıklar da gastritin en önemli nedenlerindendir.

Gastritin Belirtileri Nelerdir?

  • Gastrit mideyi ilgilendiren bir hastalıktır fakat çoğu zaman herhangi bir gözle görülecek belirtisi yoktur.
  • Mide ağrısı, aşırı yanma hissi, mide bulantısı ve aralıklarla görülen ishal başlıca gastrit belirtileridir.
  • Belirtilerin arttığı dönemde hasta bireyde iştah kaybı yaşanabilir. Şişlik oluşur ve sık sık geğirmeler görülür. Koyu renkli ve katrana benzeyen bir dışkı görülebilir.
  • Kronik gastritte, bu belirtilen çok nadir görülür. Uzun süren bir mide iltihabı görülmektedir. Bu durumda karnın üst kısmında ağrı görülür.
  • Akut gastritte, aç karnına mide ağrısı görülmektedir. Ağırlaştığı durumlarda ise dışkı siyahlaşır.

Gastrit Tedavisi

Gastrit tedavisi mutlaka yapılmalıdır. Bunun için önce gastroentroloji uzmanına danışmak gerekmektedir. Hastanın öyküsü ve muayene sırasındaki bulgularla gastrit teşhisi konmaktadır. Genel olarak kesin tanı biyopsi örneği ile tanımlanır. İlaç tedavisinin yanında mutlaka düzenli beslenilmesi gerekmektedir. İlaç tedavisi uygulanır. Bu tedavi yönteminin amacı mideyi onarmak ve tahribe neden olan etkenleri en aza indirmektir. Hasta normale dönmüş olsa bile mutlaka bir diyete göre beslenmelidir. Dikkat edilmezse mide yeniden tahriş olabilmektedir. HP pozitife rastlanan durumlarda bakterinin temizlenmesi amacıyla en az iki antibiyotik içeren 1 veya 2 haftalık tedavi kürleri uygulanır. Gastrit belirtilerini arttıran mide asidinin üretimini kontrol altında tutabilmek amacıyla, mide asidi düzenleyici “antacid” ilaçlar kullanılabilir. Eskiden sütle tedavi yöntemi uygulanırken artık sütün mide asidini arttırması sebebiyle artık yöntem kullanılmamaktadır.

Gastrit Hastalarına Öneriler

  • Doğru beslenme çeşitleriyle gastrit önemli bir oranda koruma altına alınabilir.
  • Mandalina, greyfurt, çilek, portakal gibi midenin asit üretmesini sağlayan asitli meyveler tüketilmemelidir.
  • Sirke ve turşu gibi fermante edilmiş ürünler mide asidini arttırır bu yüzden bu tür besinlerden uzak durmak gerekir.
  • Alkol alımı mümkün mertebe bırakılmalıdır. Alkol direkt olarak gastriti olumsuz yöne etkiler.
  • Aspirin gibi mide tabakasını etkiyen ve tahribe neden olan ilaçlar kullanılmamalıdır. Bu ilaçların tam listesi için bir hekime danışmak gerekmektedir.
  • Yatmadan en az iki saat önce yem içme gibi faaliyetler sonlandırılmalıdır. Bu durum sayesinde gece yaşanacak ağrıların bir kısmı engellenecektir.
  • Koyu yeşil yapraklı sebzeler A, C, K vitaminler ile demir ve kalsiyum yönünden zengin besinlerdir. Bu vitamin ve mineraller midenin kendi kendini tedavi etmesi sürecine yardımcı olurlar. Sadece tedavi için değil hastalığın tekrar görülmemesi adına lahana, kara lahana, kuş konmaz, yeşil fasulye, bezelye ve ıspanak gibi sebzelere beklenme programınızda yer verebilirsiniz.
  • Protein vücuda gerekli enerjiyi sağlar, fakat bunun dışında hasarlı hücreleri onarma özelliği de vardır. Mide zarını ve sindirimi zorlamayan az yağlı proteinleri bu dönemde rahatlıkla tüketebilirsiniz.
  • Aşırı yağ mide asidinin üretimini arttırır. Mide zarında bulunan iltihaplanmayı ülsere çevirebilir ve daha sonra kanamalara neden olabilir. Yağlı et yerine yağsız et, balık, soya ürünleri ve baklagiller tüketilebilir.
  • Parlak renkli meyve sebzelerde bulunan flavoidler gastritin nedeni olan helikobakter bakterisinin etkilerini hafifleterek gastritin yayılmasını engeller. Kereviz, kızılcık, yaban mersini, kiraz gibi besinler flavonoidlerce zengindir.
  • Kahve, çay ve asitli içecekler sindirimin devam etmesi için gerekli olan mide asidiyle birleşip iki kat asit etkisi yaratırlar. Ve bu durumda mide olduğundan fazla hasar görür.
  • Çikolata, kakao, makarna, ekmek ve şeker tüketimine kısıtlama getirilmelidir.
  • Trans yağı parçalamak için midedeki asit üretimi artar. Bu durumda çerez, patates kızartması ve hamur işi gibi hazır yiyeceklerden uzak durulması gerekmektedir.
  • Çok acı ve çok baharatlı besinler gastrit ağrılarını arttırabilir. Bu durumu yaşamamak adına bu besinlerin tüketimi azaltılmalıdır.
  • Hindistan cevizi suyunun günde bir çay bardağı kadar içilmesi mide ağrılarını ve yanma hissini azaltacaktır.
  • Peynir altı suyumu sabah kahvaltıdan sonra ve gastrit ağrıları oluşmaya başladığı zaman bir fincan kadar tüketebilirsiniz.
  • Petekli bal, hastalığın oluşumunu engelleyici özelliğe sahiptir. Her gün aç ve ya tok karnına bir tatlı kaşığı veya bir miktar daha fazlası olarak tüketebilirsiniz.
  • Meyvelerin genel olarak kabuksuz olarak tüketilmesi gerekir. Mide şikayetlerinin arttığı dönemlerde ise, meyve ve sebzenin çiğ olarak tüketmemek gerekmektedir. Bu gibi durumlarda meyve ve sebzeleri fırında, haşlayarak ya da komposto şeklinde tüketim uygun olacaktır.
  • Süt, yoğurt gibi besinler midede rahatsızlık oluşturuyorsa bu tür besinleri bir süre diyet listesinden çıkarmalısınız. Fakat bu tür besinler kişiden kişiye göre farklılık gösterebilir.
  • Lif oranı yüksek olan gıdalar midenize dokunmuyorsa, tüketimine devam edebilirsiniz.
  • Lokmaların küçük olması gerekmektedir. Çiğnemeden yemek midede şişkinliğe neden olmaktadır.
  • Hasta kişilerin yüksek yastıkla yatmaları gerekmektedir. Bu durumda mide asidinin yukarı çıkmayacaktır.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here