Ana sayfa Zararları GDO’nun Zararları

GDO’nun Zararları

87
0
PAYLAŞ

Genetiği değiştirilmiş organizmalar anlamına gelen GDO, genetik mühendisler tarafından bazı yöntemlerin kullanılmasıyla birlikte organizmaların genetiklerinde birtakım değişiklikler yapılmasının ardından ortaya çıkar. Bu tür yöntemlere rekombinant DNA teknolojisi ya da daha kısa ismi mile rekombinant DNA adı veriliyor.

Rekombinant DNA teknolojisi ile birlikte DNA molekülleri laboratuvar ortamında ya da yapay koşullarda yani canlı hücre ya da organizmanın dışında yeni bir türün yaratılabilmesi için bir araya getirildiği durumlarda DNA’dan organizmaya aktarılan değiştirilmiş özelliklere ya da spesifik özelliklere ait bir canlının meydana gelmesine yol açar.

Kanadalı ve İngilizce Bilim İnsanları tarafından yapılmış bir araştırmaya ve icrobial Ecology in Health and Disease adına sahip olan bilimsel bir dergide yayınlanmış olan makaleye göre GDO içeren yem ve gıdaların kanıtlanmış bazı zararları bulunuyor. Şimdi sizlere GDO’nun zararlarından bahsedeceğiz.

GDO’nun Zararları Nelerdir?

1. Erken Ölüme Yol Açıyor

Rusya Bilimler Akademi’si tarafından 2005 ve 2006 yıllarında yapılmış olan bir deneyde genetiği değiştirilmiş soya ürününün farelere verilmesinin ardından bu farelerin normalden çok daha küçük yavrular doğurduğu tespit edildi. Hatta küçük bir şekilde doğan bu farelerin yarısından fazlası da üç hafta içinde yaşamını yitirdi. Bu araştırmanın sonucu üzere konferanslar ve bilimsel dergiler gibi yedi farklı yerde yayınlandı.

2. Alerjiye Sebep Oluyor

Hindistan’ın Madya Pradeş bölgesinde 2004 ve 2005 yılları arasında GDO’lu pamuk ürününe maruz kalmış olan yüzlerce pamuk üreticisi ve tarım işçisinin, ciddi alerjik rahatsızlıklar ile karşı karşıya kaldığı biliniyor. Bu durumun sonuçları ise Science and Society adına sahip olan bir dergide yayınlanmış bulunuyor.

3. GDO’lu Ürün Yiyen Hayvanlar Ölüyor

Hindistan’ın Andra Pradeş şehrinde yer alan dört farklı köyde 2005 ve 2006 yıllarında GDO’lu pamuğun hasat artıklarını tüketen binlerce koyunun hayatını kaybetti. Vaka incelemesinin ardından Science and Society dergisinde bu vakaya dair tüm bilgiler yayınlandı.

2001 ve 2002 yıllarında Almanya’nın Hesse bölgesinde yer alan bir düzine ineğin GDO’lu mısır yiyerek hayatını kaybetti, diğer ineklerde de çeşitli hastalıkların ortaya çıktığı görüldü. Bu olaylara dair tüm bilgiler ise Science and Society adına sahip olan dergide 2004 yılında yayımlandı.

Daha sonraları Bayer Crop Science ismini alan Aventis firmasının 2002 yılında İngiliz karar mercilerine göndermiş olduğu verilere göre GDO’lu mısır tüketen tavukların diğer tavuklara oranla iki kat daha fazla ölme riksinin bulunduğu tespit edildi ve bu araştımaya dair bilgiler Science and Society dergisinde 2004 yılında yayımlandı.

4. Akciğeri İltihaplandırıyor

Avustralya’nın Canberra şehrinde yer alan Commonwealth Scientific and Industrial Research Organization’da çalışmakta olan bilim adamları tarafından 2005 yılında yapılmış olan ve normalde zararsız bir protein içermekte olan bir transgenik fasulyeyi farelere yedirerek teste tabi tuttular. GDO’lu fasulyeleri yiyen farelerin akciğerlerinde besinlerdeki proteine karşı hassasiyet artışı görülürken aynı zamanda iltihaplanma görüldü. Bu araştırmanın sonuçları da iki farklı bilimsel dergide yayınlandı.

5. Akciğer ve Testislerde Sorun Yaratıyor

İtalya’nın Pavia, Perugia ve Urbino Üniversitelerinde yer alan bilim insanları tarafından 2002 ve 2005 yılları arasında yayınlanmış olan raporlar bizlere GDO’lu soya ürünleri kullanan genç farelerin testis, akciğer ve pankreas hücrelerinin bu durumdan etkilendikleri ortaya koyuldu ve bu vakanın sonuçları dört farklı bilimsel dergi tarafından yaynılandı.

6. Ölümlere Sebep Oluyor

Filipinlerin güney kesiminde yer alan köylerden biri olan Monsanto’da 2003 yılında hibrit ve GDO’lu mısırlarının çiçeklenmesi ile birlikte bu köyde yer alan köylüler çeşitli hastalıklara yakalandı. Daha sonra köylülerin kanında bu ürün ile mücadele eden antikorlara ulaşıldı. Sebebine dair en ufak bir bilgi dahi olmadan beş kişi hayatını kaybetti ve kimi kişilerde hastalıklar devam etti. Bu bölgede yaşanan olaylar Science and Society adına sahip olan dergide 2006 yılında yayımlandı.

7. Böbrek ve Kanda Anomalilere Yol Açıyor

2004 yılında Monsanto’da yapılmış olan araştırmalar bizlere GDO içeren mısırları tüketen sıçanlarda ciddi bir şekilde kan ve böbrek anormalliklerinin ortaya çıktığını gösterdi.

8. Organ Yetmezliğine Yol Açıyor

1998 yılında İskoçya’da Arpad Pustzai ve arkadaşları, içeriğinde GDO yer alan alan patatesleri yiyen farelerin tüm organ sistemlerinin hasara uğradığını kaydetti ve bu duruma dair bilgileri de İskoçya’da yer alan bir bilimsel dergide yayımladı.

9. Bağırsaklarda Soruna Yol Açıyor

1998 yılında Mısır’da yer alan bazı bilim adamları GDO’lu patatesler ile beslenen farelerin bağırsaklarında organ yetmezliği sorunları ortaya çıktığını tespit etti ve Nat Toxins isimli bilimsel dergide bu vakaya ait sonuçları yayımladı.

10. Mideyi Deliyor

Amerika Birleşik Devleti Gıda ve İlaç Kurum olan FDA’nın sahip olduğu 1990’lı yıllara ait veriler GDO içeren domatesi tüketen fare midelerinde küçük deliklerin ortaya çıktığı tespit edildi.

En Yaygın GDO’lu Ürünler

İçeriğinde GDO yer alan ürünlere bir göz atacak olursak; kabak, ayçiçeği, yer fıstığı, mısır, soya, bal kabağı, biber, patates, domates, pirinç, buğday, bazı balık türleri, muz, çilek, ahududu, kiraz, ananas, kanola, kavun ve karpuz gibi ürünlere rastlarız.

GDO’lu mısır ve soyadan üretilmekte olan yağ, fruktoz, un, sakkaroz, nişasta ve glikoz şurubu içeren çikolata, hazır çorba, bebek maması, gofret, bitkisel yağ, kraker, puding, bisküvi ve şekerlemeler gibi günlük tüketim maddeleri ile birlikte yem olarak kullanılmakta olan GDO’lu mısır ve soya yemleri küçükbaş ve büyükbaş hayvanların eti, yağı ve sütü GDO riski oluşturuyor.

GDO’lu bitki ve besi hayanı ürünlerine günümüzde marketler aracılığı ile ulaşıyorsunuz. GDO esasında sanılandan çok daha fazla yaygın olan bir maddedir. Şimdi sizlere GDO’ya en çok rastlanan ürünlerden bahsedeceğiz.

1. Soya Fasulyesi

Marketlerde yer alan soya fasulyelerinin neredeyse tamamında yabancı bitki öldüren kimyasalların karşısında durabilmeleri için modifiye edildiği biliniyor. Bu ürünlerde kullanılmış olan kimyasallara karşı direnç gösteren yabancı maddelerin öldürülmesi için bir kez daha kullanılan ilaçlar genetik açıdan modifikasyona uğramış soya fasulyelerin ortaya çıkmasına neden oldu.

2. Mısır

Genetiğiyle en çok oynanmış olan ürünlerin arasında mısır da yer alıyor. Amerika’da yer alan çiftçilerin neredeyse yarısı GDO’lu tohum kullanmakta olduğu için insanlar ya hayvanlara verilmekte olan mısır gibi GDO’lu ürünlerin tüketilmesinin ardından hayvanlar tarafından verilen süt yolu ile dolaylı ya da doğrudan bir şekilde etkilenir.

3. Pamuk

Hastalıklara karşı direnç gösterebilmesi için pamuğun da genetiği değiştirilmiş bulunuyor. Bu noktada en büyük riski ise pamuk yağı taşıyor. Özellikle Çin ve Hindistan kaynaklı olan pamuk ürünleri insan hayatını tehlikeye atıyor.

4. Süt 

İnekler daha hızlı bir şekilde büyüyebilmesi ve daha çok süt verebilmesi için büyüme hormonu ile genetikleri ile oynanıyorlar. Bu hormonların da bazı sütlere geçtiği biliniyor. Bilindiği üzere oldukça fazla bir şekilde tüketilen sütler de insan üzerinde çeşitli etkilere yol açıyor.

5. Şeker

Şeker kamışlarının da çeşitli dış durumlara karşı direnç göstersin diye genetiği değiştiriliyor.

6. Aspartam

Yapay bir tatlandırıcı olan aspartam birçok insan tarafından şekerin ikamesi olarak kullanılsa da bu madde içeriğinde kanserojen etkiye sahip olan bazı maddeler barındırıyor. Bunun sebebi aspartmanın genetik olarak değiştirilmiş olan bakterllerden üretilmesi.

7. Kanola Yağı

GDO’lu ürünlerden en çok satış yapan ürünlerin arasında kanola yağı da yer alıyor.

8. Kabak

GDO’lu kabakların içerisine birçok böceğe karşı direnç kazanabilmesi adına toksik protein isimli direnç sağlayıcı enjekte edilmiş bulunuyor. Bu böcek öldürücü hamile kadınlarda, fetüste ve kanın içerisinde tespit edildi. Bu da bizlere gösteriyor ki bazı böcek öldürücüler insanın vücudundan atılmadan kalabiliyor.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here