Ana sayfa Genel Sağlık Göz Sağlığı Gece Körlüğü

Gece Körlüğü

103
0
PAYLAŞ
Gece Körlüğü

Gece Körlüğü Nedir?

Çok sık rastlanan kalıtsal bir rahatsızlık olan, halk arasında tavuk karası ya da tıptaki adıyla “Retinitis Pigmentosa”, hastalara çok büyük rahatsızlık verir. Kalıtsal göz hastalıkları arasında miyopi ile beraber en sık görülen rahatsızlıktır. Bu rahatsızlığa sahip kişiler bulanık görmekten ve cisimleri seçememekten yakınırlar. Yoğun ışıkta, alaca karanlıkta ya da loş bir ortamda görüş seviyesi minimumdur. Genetik bir hastalıktır ve ilerleyici niteliktedir.

Gece Körlüğünün Belirtileri Nelerdir?

En önemli belirtisi, hastalığın adından da anlaşılacağı gibi gece görüşünün azalmasıdır. Zamanla hastalığın ilerleyici özelliğinden dolayı, görüş kaybı daha da artar. Ayrıca gündüz aşırı ışıkta da görme bozukluğuna sebep olacağı için gün içinde nesneleri algılayamama sonucu takılma, sağa-sola çarpma gibi şikayetler görülür. Algılama problemi sebebiyle konsantrasyon eksikliği de yüksek derecede görülebilir. Bu görme bozukluğuna sahip bireyler çoğunlukla ileri derecede miyopi ve astigmatizma mağdurudur. Gözde belirgin bir kuruluk vardır. Parlak ışığa maruz kalan bireyler bir süre görme yetilerini kaybedebilir ya da görme kalitesi zayıflayabilir. Geçici görme kayıpları aşamalar halindedir, aşama aşama artabilir.

Gece Körlüğü Neden Olur?

Kalıtsal (genetik) ve doğum kusuru olarak gelişen vakalar dışında, çoğunlukla sebebi başka görme bozukluklarıdır.

1-Beyne Giden Sinirlerin Görevini Yerine Getirememesi

Vücudumuzdaki sinirler, görüş verileri de dahil, birçok veriyi beyine iletmekle görevlidirler. Bu sinirlerin görevlerini yerine getirmemesi durumunda gece körlüğü meydana gelebilir.

2-Rodopsin Pigmenti Eksikliği

Gözün arkasında, retinada yer alan, beyaz ışığa duyarlı çomak hücrelerin içeriğinde rodopsin pigmenti mevcuttur. Bu pigment sayesinde gece ışıkları daha net algılarız. Pigmentin eksikliği ya da harekete geçiren etkenlerin azlığı görme bozukluğuna, gece körlüğüne sebep olacaktır.

3-A Vitamini Eksikliği

Rodopsin pigmentini harekete geçiren etken A Vitaminidir. A vitamini eksikliği gece körlüğüne ve görme bozukluğuna sebep olabilir.

4-Çinko Eksikliği

A Vitaminiyle birlikte çalışan çinko, görme yetisinde önemli bir yere sahiptir. Eksikliğinde A vitamini eksikliği beraberinde gelir ve görme bozukluğu yaşanabilir.

5-Glokom Hastalığı

Gözlerdeki sinir tabakasının baskı altında kalmasıyla alakalı bir hastalıktır. Bu baskı göz bebeğinin küçülmesine, merceğin ışığı doğru alamamasına ve neticesinde gece körlüğüne yol açar.

6-Katarakt

Görme bozukluklarında sık sık karşılaşılan bir durumdur. Yan etkisi olarak gece körlüğü sıklıkla yaşanır. Kademeli olarak bulanıklaşan göz lensleri karanlık ya da loş ortamda görüşün düşmesine sebep olur.

7-Genetik Yatkınlık

Kalıtsal bir hastalık olduğu için, ebeveynlerde görülen rahatsızlık yüksek ihtimalle çocuklarında da görülecektir.

Gece Körlüğü Nasıl Teşhis Edilir?

night-blindesnn-wikipedia

Öncelikle hastanın şikayetleri değerlendirilir. Genelde en önemli şikayet gece görüşünün azalmasıdır. Bu etken göz önünde bulundurulduğunda görme bozukluklarından gece körlüğüne yönelmek zor değildir. Göz dibi tetkiki uygulanabilir. Retina içindeki görme hücrelerini takip eden ve elektriksel olarak onları test eden Elektroretinografi (ERG) tetkiki yapılması önem arz eder. Ayrıca görme alanı muayenesi de yapılır. Göz dibi muayenesi ile hücre bozulmaları tespit edilebilir. Görme alanının ne kadar daraldığını tespit eden muayenede teşhis kesinleştirilir ancak tam teşhis ve hastalığın derecesi ERG testinden sonra belli olur. Testlerde kalıtsal ya da doğum kusurundan dolayı bir noksanlık görülmediyse hastalık yan etki olarak oluşmuş demektir ve diğer etkenler araştırılır.

Gece Körlüğü Kimlerde Görülür?

Çok çeşitli sebepleri olduğu için herkeste görülebilir. Sonradan geliştiği durumlarda, bir başka görme bozukluğundan dolayı yan etki olarak görülebilir. Bebeklerde ve çocuklarda da rastlanır. İlerleyici bir hastalık olduğu için, çocuklarda şikayetlerde sürekli bir artış gözlenir. Doğum kusuru olan yeni doğan bebeklerde görülmesi mümkündür. Büyüme evresindeki çocuklar, doğumlarından itibaren nasıl görüyorlarsa, herkes aynı şekilde görüyor zannederler. Dolayısıyla görme bozukluğuna sahip olduklarını anlamazlar. Bu sebeple herhangi bir görme bozukluğu şikayeti olmasa da çocukların 2 yaşından itibaren 2 yılda bir muayene olması tavsiye edilir. 50 yaş sonrasında yakın mesafe görme bozukluğu yaşayan bireylerde yan etki olarak görüldüğü bilinmektedir. Genetik bozukluğu olan kişilerde ise hayat boyu şikayet ve yakınma sebebidir.

Gece Körlüğünün Tedavisi

save_sight_1200

Gece körlüğünün sebebi iyice araştırılmalıdır. Zira başka etkenlerden dolayı yan etki olarak görülebilir. Eğer başka bir etkenden kaynaklanıyorsa tedavi edilebilir bir rahatsızlıktır. Ana neden tedavi edildiğinde gece körlüğü de geçecek ya da semptomları azalacaktır. Hastaların çoğu uzun süreli düzensiz beslenmeden ötürü bu rahatsızlığı yaşamakta ve şikayetlerden yakınmaktadırlar. Ancak doğum kusuru olan ya da genetik sorunu olan bireylerde bu rahatsızlığın tedavisi henüz mümkün değildir. Gelişen teknoloji ile kök hücre tedavisinden alınan sonuçlar yüz güldürücü olsa da, yaygın bir yöntem maalesef yoktur. Sonradan gece körlüğü gelişmiş kişilerde ise durum farklı. Bu durumda A vitamini eksikliği sıklıkla görülen bir rahatsızlıktır ve beslenmeye dikkat edilerek büyük ilerleme sağlanabilir. Başka etkenlere bağlı olarak yan etki şeklinde geliştiğinde, tedavisi çoğunlukla bireysel alışkanlıkların değiştirilmesiyle mümkün olmaktadır. Bu rahatsızlığın tedavisi hiçbir zaman tam olarak yapılamaz.

Gece Körlüğünde Dikkat Edilmesi Gerekenler ?

  • Muayeneden Korkmayın: Gece körlüğünün sebebi bir ya da birden çok rahatsızlık olabilir. Şeker hastaları, diyabet hastaları, miyopi rahatsızlıkları yaşayan bireyler… Kısacası, düzenli olarak kontrole gitmeniz hastalığın teşhisi ve semptomların azaltılması açısından yüksek önem taşır.
  • Beslenmeniz Çok Önemli: Düzenli yemek programı ve açlık süresinin kısaltılması, gece körlüğünün etkilerini azaltacak, hayat kalitenizi yükseltecektir.
  • Güvenliğinizi sağlayın: Gece körlüğü yaşayan bireyler sıklıkla tehlikeler ve badireler atlatır. Balkon demirlerinin yükseltilmesi, banyoda kaygan zeminlere kaymayan halılar yerleştirmek, duvar raflarının ve dolapların sağlam bir şekilde duvara sabitlenmesi gibi basit önlemler hayatınızı kurtarabilir.
  • Hekiminize danışın ve takviye besin alın: Bazı vakalarda beslenmenizi düzene sokmanız yetmez. Bu durumda ekstra vitamin takviyesi için hekiminize başvurabilirsiniz. Gece körlüğü yaşayan hastalara genellikle Omega-3 ve A vitamini takviyesi tavsiye edilir. Az yemek yiyen kişilere hekim tavsiyesiyle iştah açıcı verilebilir.

Gece Körlüğüne İyi Gelen Besinler Nelerdir?

gece-korlugu1

A vitamini bakımından zengin besinleri gün içerisinde sık sık tüketmeye kendinizi alıştırmalısınız. Bu rahatsızlık en çok beslenme düzeni bozuk bireylerde, dolayısıyla vitamin eksikliği yaşayan hastalarda meydana gelmektedir. Tatlı patates, havuç, brokoli, kara lahana, marul, kavun, dolmalık biber, maydanoz, nane gibi besinleri bol bol tüketmeye dikkat edin. Ayrıca içeriğinde A vitamini içeren hayvansal gıdaları da tercih etmeyi unutmayın. Keçi sütü ve yumurta içeriğinde yüksek miktarda vitamin içerir. Karides, ton balığı, somon, sığır eti, ciğer ya da tavuk gibi et ürünlerini tüketmeyi ihmal etmeyin. A vitaminiyle tümleşik çalışan ve bu rahatsızlıkta bolca eksikliği görülen çinkoyu da besinlerinize dikkat ederek temin edebilirsiniz. Bunun için ıspanak, kabak, kuru fasulye, bezelye gibi besinleri bolca tüketin. Ara öğünlerinize badem, yer fıstığı gibi kuru yemişler eklemeye özen gösterin. Keyfine düşkün hastalar ise çikolatayı bir çinko kaynağı olarak tercih edebilirler, ancak abartmamakta fayda var. Herkesin sevdiği muz da bolca çinko içerir. İyi bir beslenme programıyla görme bozukluğunuzun yan etkilerini büyük oranda azaltabilirsiniz.

Görüldüğü gibi, gece körlüğü yabana atılamayacak kadar önemli, ilerleyici bir hastalık. Bu hastalığın sebebi iyi araştırılmalı, geçici sebeplerse ivedilikle tedavi edilmelidir. Bu rahatsızlığın tedavisi büyük oranda kişisel alışkanlıkların değiştirilmesi ya da altta yatan diğer sebeplerin tedavisiyle mümkündür. Semptomların azaltılması süreci ve tedavi sabır gerektirebilir. Geceleri yürümek, günlük aktivitelerinize konsantre olmak problem haline gelebilir. Bu sebeple hastalığın temelinde yatan etkiler teşhis edilmeli, iyileştirici unsurlar derhal uygulamaya koyulmalıdır.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here