Ana sayfa Hastalıklar Gizli Şeker Hastalığı

Gizli Şeker Hastalığı

141
0
PAYLAŞ
Gizli Şeker Hastalığı Nedir?

Gizli şeker hastalığı kan şekerinin standart miktarına göre yüksek olması fakat tip 2 diyabet teşhisi koyulacak kadar da yüksek olmadığı durumlarda ortaya çıkan hastalığa verilen isimdir. Eğer bir kişiye tip 2 diyabet teşhisi koyulduysa bu kişinin daha önceden gizli şeker hastalığına yakalandığı söylenebilir. Gizli şeker hastalığı herhangi bir önlem alınmadığı takdirde 5 – 10 yıl içerisinde %30 – 40 oranlarında tip 2 diyabet hastalığına dönüşür. Fakat gizli şeker tip 2 diyabete dönüşmemiş olsa dahi bu hastalığın ortaya çıkardığı sorunlar ortadan kalkmıyor. Üstelik tip 2 diyabet ortaya çıkmasa dahi özelikle kalp hastalıkları ile birlikte birçok ciddi hastalık tetikleniyor.

Gizli Şeker Hastalığı Nedir?

Şeker hastalığı oluşmadan önce gerçekleşen safhaya gizli şeker adı verilir. Bu tür kişilerin bir bölümünde açlık bir bölümünde ise tokluk kan şekeri oranı yüksek olur. Bazı hastalarda ise reaktif hipoglisemi adı verilen ve yemek yemedikçe kan şekerinin düşmesine sebep olan bir hastalık söz konusu olur. Bu tür olayların temelinde insülin hormonunun düzensiz ve normali dışında çalışması, pankreasın glukagon hormonunu olması gerekenden fazla salgılaması ya da glukagon like peptide adı verilen ve bağırsaklarda salgılanan hormon salımında ortaya çıkan bozukluklar yatar. Bununla birlikte genetik ya da çevresel faktörler de oldukça önemlidir. Pankreasta yer alan beta hücre sayısında azalma görülmesi halinde şeker hastalığı da ortaya çıkar.

Yalnızca açlık kan şekeri yüksek olan kişilerde sigara içmek, erkek olmak ve ailede görülen şeker hastalıkları bir risk unsuru taşırken, yalnızca tokluk kan şekeri yüksek olan kişiler boyu kısa olan, sağlıksız beslenen ve hareketsiz kalan kişilerden oluşur. Fakat her iki durumda da kilo, insülin direnci ve ailesel faktörler etkileyici unsurlar olur. Her iki durumda gizli şeker hastalığı ile ilişkilidir. Gizli şeker hastalığı, kalp ve damar hastalıklarına sebep olan ve hiç fark ettirmeden organlarımıza zarar veren bir hastalıktır.

Açlık kan şekerinin 90 ile 126 mg / dl arasında olması halinde açlık kan şekeri bozukluğu ortaya çıkar. Kan şekerinin yükleme testi olan ve 75 gram glukoz ile yapılan şeker yükleme testinin 2. saatinde 140 ile 199 aralığında mg / dl çıkması durumunda ise ortaya şeker tolerans bozukluğu ya da gizli şeker denilen durum çıkar. Hem glukoz tolerans bozukluğu hem de açlık kan şekeri bozukluğu olması halinde pre diyabet adı verilen bir durum ortaya çıkar. Pre önce anlamına gelir. Bu da bu hastalıkların diyabet öncesi bir ön aşama olduğunu ortaya koyar.

Gizli Şeker Hastalığı Neden Olur?

Normal şartlarda tüketilen gıdaların içerisinde yer alan şeker, pankreasın salgıladığı insülin hormonu tarafından hücrelere taşınır ve bu şekilde şeker enerjiye dönüşür. Hücreler enerji üretebilmek adına şekerin büyük bir bölümünü kullanacağı için kandaki şeker azalacak ve kan şekeri seviyesi korunacaktır. Fakat insülin direnci sebebi ile bu işleyiş sekteye uğrayacağı için hücreler şekeri yeteri kadar kullanamayacak ve şekerin fazlası kanda birikmeye başlayacaktır. Bu durumda ortaya gizli şeker çıkar. Gizli şeker hastalığı aynı zamanda tip 2 diyabetin habercisi olur.

Pankreas oluşan bu açığı kapatabilmek adına hücrelerin daha fazla şeker bulmasını sağlamak adına normalden fazla insülin üretmeye başlar. Gizli şeker hastalığına gizli adı verilmesinin sebebi de budur. Normalin dışında üretilen insülin, yüksek olan kan şekerinin gizlenmesini sağlar. Fakat belirli bir sürenin geçmesi ile birlikte artık pankreas insülin ihtiyacını karşılayamaz ve bu da kan şekerinin uzun süre boyunca yüksek kalmasına ve bu hastalığın tip 2 diyabete dönüşmesine sebep olur.

Uzmanlar genetik özellikler sebebi ile gizli şeker hastalığının ortaya çıkabildiğini söylemiş olsa da bu hastalığın esas sebebinin ne olduğu bilinmez. Zira kimi kişilerde insülin direncine bağlı olarak gizli şeker hastalığı ortaya çıksa da bu durum herkes için geçerli olan bir durum değildir. Yetersiz fiziksel aktivite, aşırı kilo ve beslenme bu hastalıkta önemli bir rol oynar. Gizli şeker hastalığının tip 2 diyabete dönüşmesi bir zorunluluk olmadığı için hayatınızda yapacağınız değişiklikler sayesinde tip 2 diyabetin önüne geçebilirsiniz.

Gizli Şeker Hastalığının Belirtileri

Gizli şeker hastalığı adı üstünde gizli olduğu için pek fazla belirti ortaya koymaz. Bunun sebebi pankreasın olağan dışı insülün salgılayarak kan şekerini normal seviyesinde tutmaya devam etmesidir. Fakat gizli şeker tip 2 diyabete dönüşme aşamasına geldiği zaman, sık sık idrar yapma, artan susuzluk, bulanık görme ve halsizlik gibi belirtiler ortaya çıkar. Bununla birlikte açlığın artması, el ve ayaklarda karıncalanma, yaraların normalden daha uzun sürede iyileşmesi ve kilo kaybı gibi tip 2 diyabet hastalığında ortaya çıkan belirtiler de görülebilir.

Gizli Şeker Hastalığı Nasıl Anlaşılır?

Gizli şeker hastalığının spesifik bir belirtisi olmaması sebebi ile bu hastalığın tespit edilebilmesi için çeşitli testlerin uygulanması gerekir. Türkiye Diyabet Vakfı tarafından yapılmış olan açıklamaya göre 45 yaşını geçmiş olan kişilerin gizli şeker testi yaptırmasında fayda var. Bununla birlikte, vücut kitle endeksi 25’in üzerinde olan, fiziksel olarak aktif bir yaşam sürmeyen, ailesinde tip 2 diyabet hastalığına sahip olan, 4.1 kilogramın üzerinde bir bebek dünyaya getiren, hamilelik sırasında gebelik diyabeti yaşayan, polikistik over sendromuna sahip olan, yüksek tansiyona sahip olan, iyi kolesterolü 35 mg / dl’den az olan, trigliserit seviyesi 250 mg / dL’den yüksek olan ve geceleri 6 saatten az ya da 9 saatten yüksek uyuyan kişilerin gizli şeker testi yaptırması gerekir. Bu testler;

A1C Testi: A1C testinde test öncesindeki 2 – 3 aylık kan şekeri değerleri ölçülür. Bu testin sonuçlarının %5.7’den az olması halinde kan şekeri normal, %5.7 ile %6.4 arasında olması halinde gizli şeker ve %6.5 ya da üzerinde olması halinde diyabet söz konusu olur.

Açlık Kan Şekeri: Bu test ile ölçülen şey adından da anlaşılacağı üzere açken kanda bulunan glikoz miktarıdır. Bu testi yaptıracak olan kişilerin testin 8 saat öncesinden itibaren aç kalması ve teste kadar su haricinde herhangi bir sıvı tüketmemeis gerekir. Bu test genellikle sabah saatlerinde ve kahvaltıdan önce yapılır. Açlık kan şekeri 100 mg /dl’den düşük olan kişilerin kan şekeri normal, 100 mg / dl ile 125 mg / dl aralığında olan kişilerde gizli şeker ve 126 mg / dl’nin üzerinde olan kişilerde diyabet görülür.

Oral Glikoz Tolerans Testi: Yaklaşık iki saat kadar süren bu test yemekten önce ve yemekten iki saat sonra içilecek olan özel tatlı bir içecek ile yapılır. Burada amaç vücudun şekeri nasıl değerlendirdiğini tespit etmek olacaktır. Oral Glikoz Tolerans Testi sonuçlar 140 mg / dl’den az ise kan şekeri seviyesi normal, 140 mg / dl ile 199 mg / dl aralığında ise gizli şeker hastalığı ve 200 mg / dl’den yüksek ise diyabet söz konusu olur. Bu testlere ilave olarak kandaki yağ oranını ölçmek için kullanılan hs – CRP testi ile lipid profil testi istenebilir.

Gizli Şeker Hastalığının Tedavisi

Gizli şeker hastalığının üstesinden gelmek isteyen kişilerin beslenmesine dikkat etmesi, egzersiz yapması, yaşam tarzında değişiklikler yapması ve kilo vermesi gerekir.

Aşırı kilolardan kurtulmak ve kan şekerini birden yükseltecek gıdalar tüketmemek insülin direncini kıracak ve kan şekerinin normal seviyesine düşmesini sağlayacaktır. Bunlara ilave olarak gün içinde 2 – 3 saat kadar egzersiz yapılması gerekir. Düzenli uyku sayesinde gizli şeker hastalığının dip 2 diyabete dönüşme olasılığı azalır.

Erken teşhis edilmesi halinde gizli şeker hastalığı organlarınızı ve genel sağlığınızı olumsuz yönde etkilemeyecek ve başta kalp sağlığınız olmak üzere sizlerin birçok hastalığın önüne geçebilmenizi sağlayacaktır.

Bu noktada doğal bir şekilde beslenerek, işlenmiş gıdalardan uzak durmanız doğru bir davranış olur. Aşırı kiloya sahip olmak herkesin sağlığını tehdit eden bir unsurdur. İnsülin direncini kırmak isteyen kişilerin karbonhidrat aldığı yiyecekleri düzene sokması gerekir. Günümüzde genellikle karbonhidratlar fabrikada işlenen gıdalar ile alınır. Bu da büyük bir sorun teşkil eder. Kurabiye, bisküvi, işlenmiş gıdalar, paketlenen atıştırmalıklarlar, beyaz ekmek, beyaz un ve beyaz pirinç gibi besinlerin karbonhidrat oranı yüksek fakat besin oranı düşük olur. Gizli şeker hastalığına sahip olan kişilerin karbonhidrat oranı yüksek olan yiyecekleri tüketmek yerine lif oranı yüksek olan besinlere yönelmesi gerekir. Ayrıca glisemik indeks değeri düşük olan kepekli ve tahıllı gıdaların tüketilmesi olumlu bir etki yaratır.

Gizli şeker hastalığına sahip olan kişiler diyetlerine şu gıdaları ekleyebilir;

  • Yumurta, kümes hayvanları, balık ve yağsız et
  • Mercimek, soya ürünleri, bezelye ve fasulye
  • Badem, ceviz ve fındık gibi kuruyemişler
  • Şekersiz süzme peynir, az yağlı ya da yağsız yoğurt ve diğer süt ürünleri

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here