Ana sayfa Genel Sağlık Göz Sağlığı Glokom Krizi

Glokom Krizi

280
0
PAYLAŞ

Glokom krizi, halk arasında göz tansiyonu olarak bilinen bir göz problemidir. Halk arasında dolaşan bir diğer adı ise “karasu”dur. Bu göz problemi bütün dünyada milyonlarca kişiyi etkileyen oldukça yaygın bir göz hastalığıdır. Oldukça sinsi bir sorundur ve glokomun erken teşhis edilmesi ve erkeden tedaviye başlanması oldukça önemlidir. Tedavide geçe kalındığında kalıcı olarak görememe gibi durumların ortaya çıkması da mümkündür. Belirtilerine rastlandığı takdirde acilen bir göz uzmanına danışmak oldukça önemlidir.

Gözün beslenmesi, gözün içinde sürekli olarak bulunan sıvı yardımıyla olmaktadır. Bu süreç oluşurken, göz içinde bulunan ve gözün beslenmesine yardımcı olan bu sıvı, göz içinde bulunan bazı kanalların da yardımı sayesinde gözün içinden dışarı atılır. Ancak eğer bu kanallarda herhangi bir tıkanıklık meydana geldiyse, gözün içinde bulunan ve atılması gereken bu sıvı dışarı atılamaz ve sorun oluşur. Bu durumun ortaya çıkardığı durum sonucunda da göz içindeki basınç artar. Bu basınç artışı dolayısı ile de göz tansiyonu yani glokom krizi meydana gelir.

Göz tansiyonu, gözde bu tıkanıklık sonucu meydana gelen basınç dolayısı ile göz sinirlerine zarar verir. Göz içinde hasar gören sinir hücreleri dolayısı ile de birey yavaş yavaş görme sorunları ile karşılaşır. Eğer glokom krizi tedavi edilmez ise, bireyin yaşadığı görme kaybı en üst düzeyi ulaşır ve birey tamamen göremez hale gelir. Görme kaybı, gözde, dış çevreden iç merkeze doğru oluşur.

Göz tansiyonunun bazı farklı türleri bulunur. Bireyde ortaya çıkan hastalık genelde ilk dönemde belirti ortaya çıkarmaz. Bu durumda hastalar, ancak görme kaybı ortaya çıktığında sorunu fark eder. Bireyler 40-45’li yaşlardan sonra glokom krizine sahip olur. Bu durumun en önceki, ilk belirtisi, göz içinde meydana gelen basıncın artmasıdır. Eğer görme kaybı oluşmaya başlarsa geri dönüş durdurulamaz. Bu sebeple de düzenli olarak bireylerin gözlerini muayene ettirmeleri ve kontrol sağlamaları çok önemlidir. Erken tanın konulabilmesi için bunun gerçekleşmesi çok önemlidir.

Glokom Krizi Nedenleri Nelerdir?

Glokom krizinin nedeni basit şekilde yukarıda da bahsedildiği gibi açıklanabilir. Bireyin gözünde meydana gelen glokom krizi, gözde bulunan ve gözün beslenmesine yardımcı olan sıvının bir kısmı gözden atılması gerekmektedir. Ancak gözde bulunan ve bu sıvının atılmasına yardımcı olan kanalların tıkanması sonucu bu sıvı atılamaz. Bu durumda gözde bir basıncın oluşmasına neden olur. Bu yüzden de glokom krizi meydana gelir. Yükselen göz basıncı, gözde bulunan sinirlere zarar vermeye başlar.

Glokom Krizi Hangi Bireylerde Görülür?

Göz içinde bulunan basınç eğer normal boyutlardan daha yukarılarda meydana geliyorsa, bu durumun yaşandığı bireyler glokom krizinin ortaya çıkma ihtimali artar. Ancak bu durum, göz içi basıncı yüksek olan her bireyde meydana gelecek diye bir durumu ortaya çıkarmaz.

Her 40’lı yaşları aşan bireyde glokom krizi ortaya çıkma ihtimali artmaktadır. Glokom’un genetik ile yani aileden gelen bir tarafı bulunmaktadır. Bu demek oluyor ki, ailesinde glokom olan bireylerin kendinde de glokom gelişme riski oldukça yüksektir. Başka bir deyişle de, bir ya da daha fazla gende sorun meydana gelmiş olabilir, bu da bireyleri bu soruna karşı daha açık daha hassas bir hale getirmiş olabilir.

Şeker hastalığına sahip olan bireyler ve hipotiroidizm yani guatrı olan bireyler de glokom gelişme ihtimali yüksek olan bireyler olarak belirtilebilir.

Gözüne darbe almış, göz yaralanması yaşamış bireylerinde göz içi basınçlarında yükselme meydana gelebilir. Bunların yanı sıra, diğer risk faktörleri olarak, retina dekolmanı, gözde bulunan tümörler, kronik üveit ya da iritis gibi gözde bulunan iltihap durumları da glokom oluşumuna açık hale getirici etki yapar. Bazı göz ameliyatları da ikinci dereceden glokom oluşumunun oluşmasına etki sağlayabilir.

Genelde uzağı yeterli derecede göremeyen yani miyop olan bireylerde de glokom meydana gelme durumu da diğerlerine göre iki kat daha fazladır. Uzun süreli olarak kortizon yani steroid kullanımı da, damla şeklinde, oral olarak alınan ya da cilt pomadı vb. gibi, ikincil dereceden glokom gelişimi sağlayabilir. Bu tür özelliklere sahip bireylerin görme sinirlerinde meydana gelmiş olan hasarın erkenden teşhis edilmesi için bireylerin düzenli olarak göz muayenesi yaptırması önemlidir.

Glokom Krizi Belirtileri Nelerdir?

Glokom krizi yani göz tansiyonu, göz içindeki basıncı, görme sinirlerinde meydana gelen yavaş şekilde olan ama ilerleyici bir yapıda olan bir hasar olduğundan genelde ağrı ya da bir belirti ortaya çıkarmadan ortaya çıkan ve gelişen bir durumdur. Hastaların bir çoğu kendi başlarına bu sorunun farkına varamazlar.

Glokom krizi, çok ileri durumlarda yani geliştiği durumlarda birey görme alanındaki daralmanın farkına varır ve bir sorun olduğu fikrine kapılır ya da glokom krizinin gelişmesi durumunda, birey gözlerinin ışığı seçemediğini anlayabilir. Bu son evrede artık meydana gelen kayıp telafi edilemez boyuttadır ve tedavisi mümkün olmaz.

Glokom krizinin daha nadir olarak meydana çıkan türlerinde ise bazı belirtilerin birey tarafından fark edilebildiği bilinmektedir. Göz içinde var olan basınç aniden yükselir ve çöz etrafında bir ağrı, göz içinde kızarıklık, bulanık görüş, bulantı, kusma gibi belirtiler ortaya çıkarır.

Glokom Krizinde Risk Altında Olan Bireyler Kimlerdir?

Glokom krizinin etkileyebileceği en büyük risk faktörleri şu şekilde belirtilebilir;

  • Bireyin yaşının ilerlemesi
  • Bireyin ailesel geçmişinin glokom durumu
  • Miyop olmak ya da hipermetrop olmak
  • Gözde meydana gelmiş bir göz travması
  • Bireyin korneasının yani cam tabakasının ince oluşu
  • Sistematik sağlıksal sorunlar, diyabet, migrene sahip olma gibi durumlar.

Göründüğünüz göz doktoru, glokom için bir tedaviye ihtiyacınız olup olmadığını belirleyebilmek için bütün bu durumları göz önünde bulundurup bir değerlendirme yapacaktır. Göz tansiyonuna sahip olma ihtimaliniz, ileride bir göz tansiyonuna sahip olabilme ihtimaliniz, glokom gelişme riskinin yüksek olması gibi sorunların erken teşhis edilebilmesi ve tedaviye uygun hale getirilebilmesi için düzenli olarak göz muayenesi olmanız gerekmektedir.

Glokom Krizi Tedavisi Nasıl Yapılır?

Glokom tedavisi de bireyde var olan yüksek tansiyon gibidir. Yüksek tansiyonun bir tedavisi yoktur ve sürekli olarak kontrol altında tutulması gereken bir durumdur. Göz tansiyonu yani glokom da bu şekildedir. Glokom sorununu tamamen ortadan kaldırmak mümkün olmayacaktır.

Glokom krizine sahip olan bireylerde, bu durumu kontrol altında tutmanın yollarından biri göz damlaları kullanmaktır. Göz damlası kullanıldıktan sonra bir süre göz kapalı bırakılır. Bu şekilde göz damlasının etkisi arttırılır. Ancak bu kullanım mutlak olarak doktorun belirttiği miktarda ve sürede olmalıdır. Birey gözünde bir yanma ya da batma gibi durum ortaya çıkıyorsa burada korkulacak bir durum yoktur. Bu geçici bir durumdur. Ancak eğer göz damlaları glokomun tedavisi için yeterli olmuyorsa, oral yolla alınan haplar kullanılabilir. Ancak bu ilaçların meydana getirdiği yan etkiler doktora bildirilmelidir.

Eğer yukarıda bahsedilen ilaçlar yeterli gelmiyor ve bir tedavi oluşturulamıyorsa burada cerrahi işlem ortaya çıkar. Bu tür cerrahi müdahalelere, trabekülektomi adı verilir. Trabekülün bir bölümü alınınca, göz de bulunan ve dışarı atılması gereken sıvının dışarı akışı kolay bir hale gelir. Bu sayede göz içinde bulunan basınç azalır. Bu tür ameliyatların etkisini göstermesi 2-3 hafta alacaktır. Ameliyat gözlerin damla ile uyuşturulması ile gerçekleştirilir.

Bu noktada tavsiye edilen, yani ameliyat öncesinde tavsiye edilen tedavi yöntemi lazerle tedavidir. Kısa bir süreçte yapılabilen ve ağrının ortaya çıkmadığı bir tedavi sürecidir. Bu duruma trabeküloplasti adı verilir. Kanallara giriş yapılarak ortaya çıkan bir tedavi türüdür bu. Tedavinin uygulanmasının ardından göz içinde bulunan basınç yakın bir zamanda düşecektir. Ancak bu süreçte de ilaç kullanımına devam edilir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here