Ana sayfa Genel Sağlık Göz Sağlığı Göz Kapağı Düşüklüğü

Göz Kapağı Düşüklüğü

560
0
PAYLAŞ
Göz Kapağı Düşüklüğü

Toplam ağırlığı 2,5 gr. ve genişliği 2,5 cm. olan göz, tamamı damarlardan ve sinirlerden oluşan ve müthiş bir elektriksel potansiyele sahip bir organdır. Gözün dışında bulunan alt ve üst göz kapaklarından üstte yer alan kapak, sağlıklı gözlerde normal pozisyonda gözün renkli bölümünün bir kısmını üstten örter, alt göz kapağı ise renkli kısmın alt sınırında bulunur. Kapaklar deri, gözün kapanmasını sağlayan göz kası, kapağa sertliğini veren ve “tars” olarak adlandırılan kıkırdak doku ve konjonktiva adı verilen zardan oluşur. Alt ve üst kapakların kenarlarında kirpikler ve muhtelif yerlerde dağınık bir şekilde konumlanmış salgı bezleri bulunur. Vücutta kapladığı yer ne kadar küçük olursa olsun, her tabakasında farklı bir hastalık riski taşıyan, bu hastalıklara ait çok farklı belirtiler gösterebilen, çok önemli bir organdır. Bu belirtiler dikkate alınmaz ve tedavi edilmezse, görmeyle ilgili kalıcı hasarlar meydana gelebilir. Görme ile ilgili hastalıklar ve cerrahisi, tıpta oftalmoloji bilim dalının konusudur.

Göz Kapağı Düşüklüğü Nedir?

Yeni doğanlardan yaşlılara kadar, her yaş grubu insanda görülebilen göz kapağı düşüklüğü, üst göz kapağının düşük olması durumudur ve tıpta “Pitozis” olarak isimlendirilir. Göz ile birlikte sinir sistemini de ilgilendiren göz kapağı düşüklüğü, Nörooftalmoloji bilim dalının ilgi alanına girer. Her insanda üst ve alt göz kapağı arasındaki mesafe farklıdır ve göz kapağı düşüklüğü de çoğunlukla estetik bir sorun olarak görülür. İlerleyen yaşa bağlı olarak göz kapağını tutan kaslarda meydana gelen deformasyona bağlı olarak göz kapağında sarkma olabileceği gibi,  görme ya da sinir sistemiyle ilgili başka hastalıklar sebebiyle de ortaya çıkabilir. Her iki göz kapağında ya da sadece birinde de görülebilen bir durumdur.

goz-kapagi-dusuklugu2

Göz Kapağı Düşüklüğü Neden Olur?

Doğuştan gelen göz kapağı düşüklüklerinde sebep çoğunlukla, bebeğin gelişme aşamasında, göz kapağını tutan kasların yeterince gelişememiş olmasıdır. Doğuştan olmayan göz kapağı düşüklüklerinde ise, kasların esnekliğini kaybetmesi ve giderek kasların  göz kapağından ayrılması göz kapağının sarkmasına sebep olur. Göz kapağı düşüklüklerinin diğer sebepleri arasında, enfeksiyonlar, göz yaralanmaları, göz ya da beyinde meydana gelen bazı tümörler, alerjik reaksiyonlar, kontak lens kullanımına bağlı komplikasyonlar sayılabilir.

Doğuştan Olmayan Göz Kapağı Düşüklüğünün Sebepleri

1. Göz Kapağını Kaldıran Kasta Güç Kaybı

Vücudun iskelet kaslarında görülen kalıtsal ya da sonradan ortaya çıkmış olan kas hastalıkları ya da gözü ilgilendiren kaslardan kaynaklanan hastalıklarda, göz ve göz kapağı hareketlerinde kısıtlanma meydana gelir. Hastalar göz kapaklarını açmakta zorluk çekerler. Hastalığın çeşitli evreleri vardır ve tedavisi de bu evrelere uygun olarak cerrahi müdahalelerle gerçekleştirilir.

2. Sinir-kas Kavşağını Etkileyen Hastalıklar

Bu hastalıkların en önemlisi, göz, göz kapağı, çiğneme, konuşma ve yutma işlevlerini yerine getiren kasları etkileyen Myastenia Gravis hastalığıdır. Aktiviteye bağlı olarak gün içinde giderek artan bir kapanma söz konusudur. Göz kapağında düşüklükle birlikte, çift görme şikayetlerine de yol açar. Bu hastalığın tedavisi çoğunlukla ilaçlar yoluyla sağlanır. Myastenia Gravis hastalığı tedavi edilince, göz kapağı düşmesi de ortadan kalkar. Sinir-kas kavşağını etkileyerek göz kapağı düşüklüğüne sebep olan diğer bir sebep ise göz çevresine yapılan botoks uygulamalarıdır. Son yıllarda oldukça yaygın olarak baş vurulan ve daha çok estetik kaygılarla yaptırılan botoks (botulinum toksini) enjeksiyonları, ehil olmayan kişiler tarafından gerçekleştirilen yanlış uygulamalar, geçici olarak kapak düşüklüğüne sebep olabilir. Göz ve göz çevresiyle ilgili bir uygulama yaptırmadan önce mutlaka bir uzman hekim görüşü alınmalıdır.

3. Göz Kapağını Kaldırmayı Sağlayan Sinirin (Nörojenik) Bozuklukları

Göz kapağının açılmasını sağlayan 3. sinirin felç olması halinde göz hareketleri de bozulduğu için, sadece göz kapağı düşüklüğü değil, görme bozukluğu da meydana gelir. Hastanın göz kapağı kaldırıldığında çift görmeden şikayet eder. Diyabet, hipertansiyon, anevrizma, tümör ve travma gibi sebeplerle göz kapağında bu tür nörojenik düşüklük olabilir. Diyabet ve hipertansiyonun sebep olduğu göz kapağı düşüklükleri 3 ay içinde kendiliğinden düzelir ve ağrıya sebep olmaz. Tedaviye gerek yoktur.  Anevrizmaya bağlı olarak gelişen 3. sinir felci ise ağrılıdır. Anevrizma ve tümör gibi nedenlerle göz kapağı düşüklüğü (ptozis) olduğunda acilen sebebin ortadan kaldırılması gerekir. Travma sonrası görülen felç durumlarında ise tedavi için en az 6 ay beklemek gerekir. Zaten bu vakaların pek çoğu geçici felce bağlı olduğu için, felç durumu ortadan kalktığında göz kapağı düşüklüğü de kendiliğinden düzelmektedir.

4. Aponevrotik ptozis – Kasın Destek Dokuya (Tars) Yapıştığı Kısmının Uzaması veya Ayrılması

goz-kapagi-dusuklugu3

Doğuştan olmayan göz kapağı düşüklüklerinin en sık görülen sebebidir. Kasın, tars adı verilen destek dokuya yapışmasını sağlayan ve esnek olmayan uç kısmı (aponevroz), çoğunlukla göz kapağındaki yaşlanmanın da etkisi ile ya uzar ya da birleştiği yerden ayrılır ve göz kapağında düşüklüğe sebep olur. Kafa yaralanmaları, uzun süreli kontak lens veya protez kullanımı gibi sebeplerle de aponevrotik ptozis oluşumu meydana gelebilir. Cerrahi müdahale ile bu durumu tedavi etmek mümkündür.

5. Mekanik Sebeplere Bağlı Olarak Göz Kapağının Düşmesi

Tümör, ödem veya iltihaplı hastalıklar gibi göz kapağını ağırlaştıran sebepler veya hareket etmesini engelleyen nedbe dokuları göz kapağında düşüklüğe neden olurlar. Bu sebeplerin ortadan kalkması ile kapağın düşüklüğü düzelmektedir.

6. Göz Kapağının Yalancı Düşüklüğü

Tıpta “mikroftalmi” olarak adlandırılan gözün doğuştan küçük olması ya da “anoftalmi” olarak adlandırılan hiç olmaması, gözün ameliyatla alınmış olması, yanlış protez kullanımı, gözün aşağı doğru kayması, göz çukurundaki yaralanmalar (blow-out kırığı) gibi sebepler de göz kapağının düşük görünmesine neden olurlar. Göz kapağının düşük görünmesine sebep olan bu etkenler düzeltildiğinde göz kapağı düşüklüğü de ortadan kalkacaktır.

Göz Kapağı Düşüklüğü Tedavisi

Kaslarla ilgili olarak gelişen göz kapağı düşüklüğünün tedavisi, cerrahi operasyondur. Eğer doğuştan gelen göz kapağı düşüklüğü söz konusu ise, vakit kaybetmeden tedavi edilmelidir. Zira göz kapağı düşüklüğü görmeyi kısıtlar ve bu da yeni doğanlarda göz tembelliğine ve buna bağlı olarak kalıcı görme kayıplarının gelişmesine sebep olur. Doğuştan gelen ya da yaşamın ilk 10 yılında meydana gelen göz kapağı düşüklüğünün (Pitozis), çocuk okula başlamadan önce tedavi edilmesi tavsiye edilir.

İleri yaşlarda ortaya çıkan göz kapağı düşüklüğü, çocukluk çağında ortaya çıkan düşüklük kadar görme kaybına sebep olmayabilir. Göz kapağı ancak göz bebeğini örtecek kadar sarkarsa bir görme kaybından bahsedilebilir, onda da kalıcı bir hasar beklenmez. Eğer altında yatan başka bir sebep yoksa bu durum, sadece bir estetik sorun olarak karşımıza çıkar. Fakat sebepleri mutlaka araştırılmalıdır. Doğuştan olmayan göz kapağı düşüklüğünün sebepleri çok çeşitli olduğu için tedavileri de bu sebeplere bağlı olarak değişiklik gösterir. Bunun için hastanın şikayetleri dinlenir, göz muayenesi ve göz kapağı ölçümleri yapılır. Gerekli görülmesi halinde göz çukuru (orbita) ve beyin, manyetik rezonans (MR) görüntülemesi ile değerlendirilir. Göz kapağı düşmesi, yaralanma sonucu meydana gelen travma sebebi ile meydana gelmişse, önce travmanın iyileşmesi beklenmelidir. Bu süre en az altı aydır.

Pitozis tedavisi cerrahidir ve lokal anestezi altında yapılır. Göz kapağını tutan kas kısaltılarak, göz kapağı yukarı çekilir. Eğer göz kapaklarındaki düşüklük felçle birlikte gelişmişse, göz kapağı deri altından alın kasına yapıştırılır. Göz kapağı düşüklüğü her iki göz için de geçerliyse, iki kapağın ameliyatı aynı zamanda yapılır. Ameliyattan sonra hastanede yatmak söz konusu değildir, hastalar aynı gün evlerine dönerler.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here