Göz Migreni

Migren Nedir?

Otonom sinir sisteminden kaynaklanan ve bio-elektriksel bir hastalık olan migren, özellikle baş ağrısıyla karakterizedir. Otonom sinir sisteminin temel görevi, damar, sindirim ve dolaşım sistemlerini kontrol etmektir. Ataklar halinde gelen baş ağrıları sırasında, otonom sinir sistemi geçici olarak bu görevlerini yerine getiremez. Migren sadece baş ağrısı değil, kişinin günlük yaşamını sürdürmesini engelleyen, çalışmasına engel olan, çok rahatsızlık verici ve tedirgin edici bir hastalıktır. Migren atakları önlem alınmazsa 3 güne kadar uzayan ağrılara sebep olabilir. Tüm dünyada en çok iş kaybına sebep olan hastalıktır. Ağrılar çoğunlukla tek taraflı, yer değiştiren ve zonklama şeklinde tarif edilir. Hastalar, hareket ettiklerinde ağrının daha da artmasından, bulantı ve kusmaya sebep olduğundan yakınırlar. Kesin olarak sebebi bilinmemekle birlikte, beyindeki kan akışında meydana gelen değişiklikler olduğu düşünülmektedir. Migrenin, ağrıların sıklığı, başlama şekli, süresi, ağrıyla birlikte başka şikayetlerin olup olmamasına bağlı olarak pek çok tipi vardır. Çoklukla başlama yaşı 15-20 arasıdır ve 55 yaşından sonra görülme sıklığı giderek azalır. Kadınlarda görülme sıklığı daha fazla olan migren, dünyada her 6 kişiden birinde görülen çok yaygın bir hastalıktır. Migren atakları Auralı ve Aurasız olarak tanımlanır. Toplam migren vakalarının % 10 kadarı Auralı olarak tanımlanan ataklardır. Baş ağrısından önce başlayan Aura evresinde tek veya iki gözde geçici körlük olabilir. Yarı alanı görememe, bu yarı alanda parlak ışıklar ya da karanlık noktalar görme gibi şikayetler olur. Baş ağrısı bu evrenin ardından gelir ve çoğunlukla 4 saatten uzun sürer. Bu evre sıklıkla baş ağrısından önce başlar. Ağrı çoğunlukla dört saatle 72 saat arasından devam eder.

Göz Migreni Nedir?

Dünyada her 6 kişiden birinde görülen migren, çok değişik biçimlerde ortaya çıkar ve farklı şikayetlere yol açar. Göz migreni de bunlardan biridir. Göz ve göz çevresinde ağrıyla birlikte geçici görme kayıpları da yaşanabildiği için, hastalar önce göz doktoruna yönelirler. Fakat aslında sorun nörolojiktir ve konunun uzmanı bir nörolog tarafından değerlendirilmelidir. Hastalığın tanısını koymak çok da kolay değildir ve zaman alır. Tanı koymaya yönelik herhangi bir test ya da görüntüleme yöntemi yoktur. Üstelik yapılan rutin tetkiklerde hastanın tüm değerleri normal görünür. Fakat teşhis konduktan sonra, hastalıktan tamamen kurtulmak değilse bile, uygun ilaçlar ve davranışlarla hastalıkla baş etmek mümkündür. Daha çok kadınlarda rastlanan migrende bazen, ağrıdan önce gözde şimşek çakması gibi ışık hareleri, kuvvetli beyaz ışık ya da ışık çizgilenmeleri görülür. Ağrı, çoğu zaman gözdeki bu belirtilerin ardından gelir ve migren atağının geleceğini haber verir. Bazen baş ağrısı olmadan da bu belirtiler ortaya çıkabilir. Bazı göz migreni hastaları, yarım baş ağrısı ve ağrının olduğu taraftaki gözde, bir saatten uzun sürmeyen, tek taraflı görme kaybı olmasından şikayet ederler. Bu durum çok nadir olarak bazı vakalarda, gözün retina tabakasında kalıcı hasar oluşmasına ve görme kaybının  kalıcı olmasına sebep olabilir. Göz migreni hastalarında meydana gelen bir diğer durum ise, göz kaslarında meydana gelen geçici felç durumudur. Bu durumda yine geçici olarak, göz kapağında düşüklük, göz bebeklerinde büyüme, şaşılık gibi şikayetler ortaya çıkar. Günümüz tıbbında göz migreni 2 başlık altında incelenir:

1- Retinal Migren:  Migren hastalığının bir alt grubudur. Migren ağrıları ile birlikte eş zamanlı olarak, tek gözde ortaya çıkan (monoküler) görme kayıpları ve geçici körlük durumudur. Gözün ya da görme sinirindeki dolaşım bozukluğundan kaynaklanır. Görme kayıpları tamamen geçicidir. Göz muayenesinde ve vücut geneli için yapılan tahlillerde herhangi bir bulguya rastlanmaz.

2- Oftalmoplejik Migren: Yakın zamana kadar migrenin bir formu olarak değerlendirilen Oftalmoplejik Migren, tıptaki son gelişmelerin ardından, kranial nevralji ve merkezi sinir sisteminden kaynaklanan yüz ağrısı olarak kabul edilmiştir. Ağır bir migren atağı sonrasında meydana gelen tek taraflı sinir felcinin ardından, göz kapağında düşüklük ve  çift görme ortaya çıkar. Atak sırasında merkezi sinir sisteminde yapılan tetkiklerde anormal bir bulguya rastlanmadığı için, tanı koymak da oldukça güçtür. Fakat Gadolinyumlu manyetik rezonans görüntülemelerinde, göz sinirlerinde ödem ve kalınlaşma izlenir. İlk atak genellikle çocukluk yaşlarında olur. İleri yaşta başlayan atak çok nadir bildirilmiştir.

migren4

Göz Migreni Neden Olur?

Göz migreni, migren atakları sırasında göz sinirlerinde meydana gelen geçici spazm nedeniyle olur. Asıl sebebi migrendir ve fakat migrenin sebepleri ve kesin bir tedavi şekli, günümüzde henüz ortaya konmamıştır. Migren hastalığı tedavi edilebilirse göz migreni de kendiliğinden ortadan kalkacaktır. Migren hastalığının kadınlarda daha fazla ortaya çıktığından hareketle, hormonlarla da bir ilgisi olduğu düşünülmektedir. Kadınların doğurgan olduğu dönemde migren daha çok görülür ve adet dönemlerinde atakların sıklaşır. Menopoz dönemlerinde ve hamilelik sırasında da şikayetlerin azaldığı hatta tamamen ortadan kalktığı pek çok vaka olduğuna dikkat çeken bilim adamları, migren ve östrojen seviyesi arasında bir ilişki olduğunu düşünüyorlar.

Göz Migreninin Belirtileri Nelerdir?

Göz migreninde bazen baş ağrısı şikayeti olmadan göz önünde ışıklı çizgilenmeler, ışık çakmaları ortaya çıkar. Bazı göz migreni hastalarında ise yarım baş ağrısı ile aynı tarafta bir saatten az süren geçici ve tek taraflı görme kaybı oluşabilir. Bu belirtilere bulantı ve kusma da eşlik edebilir. Bu belirtiler on-on beş dakika sürebilir. Bunun temel sebebi beyin damarlarında oluşan daralmadır. Göz migrenine ait belirtiler hastalar ve hatta çoğu zaman hekimler tarafından gözün kendisine ait belirtiler olarak değerlendirilir. Yapılan muayene ve görüntülü tetkiklerde de herhangi bir bulguya rastlanmadığı için, çoğu zaman migren en son akla gelen hastalık olur. Bu da hastalığın teşhisini geciktirir.

Göz Migreni Tedavisi

Göz migreninin spesifik bir tedavisi yoktur. Ağrı kesiciler ve çeşitli ilaçlarla şikayetlerin hafifletilmesi yoluna gidilir. Göz migreni olan hastaların mutlaka koruyucu tedavi görmeleri gerekir. Göz migreninin, gözle ilgili hastalıklar arasında en yaygın olan glokoma (göz tansiyonu) zemin hazırladığı da yapılan araştırmalarla ortaya konmuştur. Migrenin her hastada ortaya çıkma şekli, süresi ve belirtileri farklı olduğu için, tedavi şekli de her hastaya göre farklıdır. Tedavinin amacı, belirtileri baskılamaktır. Atakların sıklığına göre koruyucu tedavi ve atak tedavisi olmak üzere iki tür tedavi uygulanır. Bir ay içinde sadece 1-2 defa görülen ataklar söz konusu ise, atak tedavisi uygulanır. Ama eğer hasta her ay 4-5 atak geçiriyorsa bütün bir ay süren düzenli koruyucu tedavi ile birlikte atak tedavisi planlanır. Atak tedavisinde yeni nesil triptan grubu ağrı kesiciler çok iyi sonuçlar vermektedir. Bunlar genişlemiş olan damarı daraltır, damar çevresinde ödem oluşmasını engeller ve ağrı uyarısının sinir sistemine geçmesini engelleyerek ağrı algısını baskılar. Mide bulantısı ve kusmalar için de antiemetik ilaçlar tavsiye edilir.

migren2

Ağrının Etkisini Azaltmak İçin Neler Yapılabilir?

  • Çoğu hasta, atak geldiği zaman karanlık ve sessiz bir odada uzanmanın ve uyumanın iyi geldiğini söyler.
  • Bir eşarp yardımıyla başın üst tarafını sıkıca bağlamak iyi gelebilir. Genişlemiş damarlara baskı uygulayarak kan akışı azaltılmış olur.
  • Soğuk-sıcak suyla yapılan banyo da, yine damarlar üzerinde olumlu etki yaparak, ağrıların azaltılmasına yarayabilir.
  • El ve ayakları sıcak suya sokmak da bazı durumlarda rahatlatıcı olur.
  • Atak geleceğini hissettiğiniz zaman herhangi bir araç ya da otomobil kullanıyorsanız, güvenli bir şekilde yaptığınız işi bırakıp geçmesini bekleyin.
  • Her gün aynı saatlerde yatıp aynı saatlerde uyanmaya dikkat edilmesi gerekir.
  • Migreninizi iyi tanıyın, atakları tetikleyen faktörleri doğru tespit edin ve bunları yapmaktan kaçının.
Etiketler:, , , , , ,
loading...
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KONULAR

Related Posts

Previous Post Next Post

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0 shares

Instagram’da Evdesifa