Göz Muayenesi Ne Zaman Yapılmalı

Gözlerimiz aslında sağlığına en çok dikkat etmemiz gereken organlarımızdan bir tanesi. Çünkü gözlerimiz ile alakalı ciddi bir problem oluştuğu zaman geri dönüşü yani tedavisi de olamayabiliyor. Her ne kadar son yıllarda tıpta göz ile alakalı oldukça iyi adımlar atılmış ve pek çok tedavi yöntemi geliştirilmiş olsa da mutlaka gözlerimizin sağlığına özen göstermemiz gerekiyor. Bazı durumlarda vücudumuzda oluşan başka hastalıklar bile gözümüzü etkileyip görme kaybı gibi ciddi sonuçlara neden olabiliyor. Bu yüzden genel sağlığımıza da önem vermemiz ve genel kontrolleri de düzenli olarak yaptırmamız gerekiyor. Ancak göz muayenesi her yaştan insan için büyük bir önem taşıyor. Yani yalnızca gözümüzde bir aksilik hissettiğimizde ya da gözümüz ile alakalı bir şikayet yaşadığımızda değil, düzenli olarak göz muayenesi yaptırmamız gerekiyor şikayetimiz olmasa bile. Ancak günümüzde pek çok insan gözü ile alakalı herhangi bir problem olmadığı sürece herhangi bir göz muayenesine gitmiyor. Bu da henüz kişinin fark etmediği hastalıkların zaman içinde artmasına neden olabiliyor. Oysa tüm hastalıklarda olduğu gibi göz hastalıklarında da erken teşhis büyük bir önem taşıyor. Eğer ki kişi rutin olarak göz muayenelerine gider ise henüz başlangıç seviyesinde olan hastalıklar çok rahat bir şekilde tedavi edilip hastanın hastalığı henüz ilerlememiş iken önlenebiliyor. Bu yüzden herkesin düzenli göz muayenelerini bir alışkanlık haline getirmesi gerekiyor. Üstelik göz muayeneleri her yaştan insanın yaptırması gereken muayeneler oluyor. Yani bebeklerin, gençlerin, yetişkinlerin ve yaşlıların da mutlaka göz muayenesine düzenli olarak gitmesi gerekiyor.

Göz Muayenesi Bebeklerde Ne Zaman Yapılmalı?

Bebekler için de düzenli göz muayenelerinin önemi çok ama çok büyük. Özellikle bebeklikte tespit edilen göz hastalıkları bu şekilde erkenden tedavi edilebiliyor. Bebeğin gelişimi direkt olarak çevresinden almış olduğu uyarılara bağlı olmaktadır. Her ne kadar yeni doğmuş bir bebeğin ne kadar gördüğü konusunda çeşitli tartışmalar bulunsa da yeni doğmuş bebekler de ışığı, çeşitli şekilleri ve hareketleri ayırt edebilecek şekilde görebiliyorlar. Eğer ki yeni doğmuş bir bebeğin görmesi ile alakalı olan bir problemi var ise bu durum bebeğin çevresine uyum sağlamasının önündeki büyük bir engel oluyor ve çeşitli sorunları da beraberinde getiriyor. Hatta yeni doğmuş bir bebekte eğer ki bir göz hastalığı var ise ve erken zaman içinde tedavi edilmez ise zaman ilerledikçe bu hastalık çok daha ciddi sorunlara neden olabiliyor. Bu yüzden tüm ebeveynlerin bu hususta çok fazla hassas davranması gerekiyor. Yani yeni doğmuş bebeklerin de bir göz doktoruna muayeneye götürülmesi ve eğer ki bir hastalık teşhis edilir ise en kısa zaman içinde tedavi edilmesi gerekiyor. Bebeklerin ilk doğdukları zamandan itibaren gözleri ile alakalı bir sorun olup olmadığını aileleri, pediatristleri ve aile hekimi fark edebilir. Özellikle bu kişilerin bebeğin görmesi ile alakalı bir sorunlarının olup olmadığını da düzenli olarak takip etmesi ve gözlemlemesi gerekiyor. Eğer ki olumsuz bir durum fark edilir ise hemen daha kapsamlı bir göz muayenesi yaptırılıp kısa sürede de tedaviye başlanması gerekiyor. Üstelik böyle olduğu zaman tedavinin başarılı olma ihtimali de artıyor. Yani bebekler için de göz hastalıkları konusunda erken teşhisin büyük bir önemi bulunuyor.

Bebeğin ilk göz muayenesinin doğumun hemen ardından yapılması gerekiyor. Özellikle bebek doğduktan sonra henüz hastaneden taburcu edilmeden göz enfeksiyonu olup olmadığı, çeşitli yapısal anormallikler olup olmadığı kontrol edilmelidir. Ayrıca erken doğan bebeklerin de göz muayenesi ihtiyacı bir kat daha artıyor. Çünkü erken doğmuş olan bebekler yüksek oksijene maruz kalırlar ise ortaya prematüre retinopatisi ismi verilen bir durum çıkabiliyor. Bu durumda bebeğin görme yetisi de ciddi oranda etki görebiliyor. O yüzden erken doğmuş olan bebeklerin ileri yaşlarında görme ile alakalı bir problem yaşamamaları içini mutlaka doğdukları gibi bir göz doktoru tarafından muayene edilmeleri gerekiyor. Aynı şekilde kalıtsal faktörler de bu konuda büyük bir önem taşıyor. Örnek olarak eğer yeni doğmuş bebeğin ailesinde şaşılık gibi, göz tembelliği gibi, göz bozukluğu gibi, doğumsal kataraktlar gibi ya da doğumsal tümörler gibi göz hastalıkları bulunuyor ise mutlaka bebek doğduğunda bebeğin gözünde de böyle bir rahatsızlığın olup olmadığı yönünde detaylı bir muayene yapılması gerekiyor.

Eğer ki yeni doğmuş bir bebek tamamen sağlıklı ise ve herhangi bir ailevi ya da kalıtsal hastalık riski bulunmuyor ise bebeğin ilk göz muayenesi doğduktan sonraki 6. ayda yapılabilir. Çünkü bebekler altıncı aydan itibaren çevresindeki nesneleri diğerlerinden ayırt etmeye başlarlar. Aynı zamanda bebeklerin altıncı aydan itibaren göz muayenesi yapılması da daha kolay olmaktadır. Bu göz muayenesinde ilk olarak bebeğin gözlerinin koordineli bir şekilde hareket edip etmediği kontrol edilmektedir. Aynı zamanda göz muayenesinde bebeğin gözünde herhangi bir hastalık olup olmadığı da incelenmektedir. Böylece bebeğin eğer ki bir göz hastalığı bulunuyor ise bu erkenden teşhis edilmektedir.

Bebeğin daha sonraki muayeneleri ise herhangi bir problem bulunmadığı müddetçe 3 yaşında ve 4 ya da 5 yaşında yapılabilir. Yani çocuk henüz okula başlamadan önce birkaç defa göz muayenesi mutlaka yapılmalıdır. Aynı zamanda çocuk okula başladıktan sonra da yılda bir ya da en geç iki yılda bir mutlaka göz muayenesine gitmelidir. Bunun erken yaşlarda bir alışkanlık haline getirilmesi de çok ama çok önemli olmaktadır. Böylece çocuk büyüdüğünde de düzenli olarak göz muayenesine gitmeye devam edecektir.

Özellikle bebeğin gözlerinde olan bazı belirtilerde mutlaka bir doktora gidilmelidir. Eğer ki bebeğin gözlerinde yaralanma var ise, bebek süreli olarak gözlerini kaşıyor ise, bebek gözlerini kısma ihtiyacı taşıyor ise, bebeğin göz kapaklarında düşme var ise, bebeğin gözleri birlikte hareket etmiyor ise, bebeğin gözleri eşit boyutlarda değil ise, bebeğin gözlerinin ışık duyarlılığında farklılıklar var ise ve bebeğin gözlerinde kızarıklık, şişlik, kabuklanma ya da akıntı oluyor, üstelik bunlar 24 saatten uzun süre kalıyor ise mutlaka ebeveynlerin bebeğin bir göz doktoruna götürmesi gerekir.

Göz Muayenesi Yetişkinlerde Ne Zaman Yapılmalı?

Elbette göz muayenesi bebekler için çok ama çok önemlidir. Ancak düzenli olarak göz muayenesi yaptırılması yetişkinler için de büyük bir önem taşımaktadır. Bilindiği üzere yetişkinlerde meydana gelen göz hastalıkları çok ilerlediği takdirde tedavisi de çok zorlaşmaktadır. Aynı zamanda yetişkinlerin vücutlarında meydana gelen başka hastalıklar görme kaybı gibi ciddi sonuçlar doğurabilmektedir. Bu yüzden eğer ki bir yetişkin sağlıklı bir yaşam sürmek istiyor ise mutlaka düzenli bir şekilde muayeneye gitmelidir. Üstelik bu muayene ihtiyacı yalnızca gözlük kullanan kişiler için geçerli değildir. Aynı şekilde gözlük kullanmayan kişilerin de yılda bir defa mutlaka göz muayenesine gitmesi gerekir. Göz muayenelerinde eğer hastanın herhangi bir şikayeti bulunmuyor ise göz tansiyonu ölçümü yapılır, görme keskinliği ölçülür, kişi gözlük kullansa da kullanmasa da gözlük muayenesi yapılır, kişinin göz kapakları muayene edilir, kişinin göz kasları muayene edilir ve göz dibi muayenesi yapılır. Tüm bu muayeneler ile birlikte kişide bir göz hastalığı bulunup bulunmadığı teşhis edilebilir.

Etiketler:, , , , ,
loading...
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KONULAR

Related Posts

Previous Post Next Post

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0 shares

Instagram’da Evdesifa