Ana sayfa Genel Sağlık Göz Sağlığı Göz Tansiyonu Nasıl Ölçülür

Göz Tansiyonu Nasıl Ölçülür

175
0
PAYLAŞ

Göz vücudumuzdaki en değer verdiğimiz organlarımızdan bir tanesi olmaktadır. Ancak zaman zaman gözlerimizde bazen kalıtsal, bazen çevresel, bazen de hastalıklara bağlı olarak rahatsızlıklar meydana gelebilmektedir. Bu rahatsızlıklardan bir tanesi de göz tansiyonu problemi olmaktadır. Göz tansiyonu problemi gözde doku vasıtası ile üretilen göz suyunun damarlara gönderilmesi ve bunun neticesinde de gözde birikmesi ile oluşmaktadır. Göz tansiyonu rahatsızlığı ve göz içinde sıvı birikmesi ilk olarak bir sinir lifine zarar vermektedir. Bu aşamada hastalığın fark edilmesi çok önemlidir. Aynı zamanda hastalık anlaşıldığı gibi mutlaka tedaviye başlanması gerekir. Aksi takdirde hastalık tedavi edilmeden ilerler ise ileri dönemlerde gözde görme kaybı problemi baş gösterebilmektedir. Fakat gözdeki göz tansiyonu problemini kişi kendi kendine teşhis edemez. Çünkü bu problem genellikle çok daha az belirti ile ve çok saha sinsi bir şekilde ilerlemektedir. Bu yüzden hastaların da bu rahatsızlığı fark edebilmesi bir hayli zor olmaktadır. O yüzden en önemlisi belirli periyotlarda düzenli olarak göz muayenesi olmaktır. Bu şekilde eğer ki kişide göz tansiyonu problemi var ise göz doktoru tarafından çok kolay bir şekilde teşhis edilebilir. Genelde göz tansiyonu problemi olan kişilerde çok şiddetli baş ağrıları şikayetleri olmaktadır. Bunun yanı sıra gece kişi beyaz ışıklar görebilmektedir. Fakat pek çok insan bu belirtileri tam olarak anlayamamakta ve göz tansiyonu olduğunu düşünememektedir. Zaten başı ağrıyan herkesin göz tansiyonu rahatsızlığına sahip olduğunu da söylemek mümkün değildir. Ancak eğer ki yaşadığınız sorunlardan böyle bir şikayet duyuyor iseniz ve göz tansiyonu şüphesine sahip iseniz mutlaka bir göz doktoruna görünmeniz gerekmektedir. Göz doktoru şikayetlerinizi öğrendikten hemen sonra bir göz tansiyonu ölçümü yapacaktır. Bu ölçüm çerçevesinde hastanın kornea kalınlığı ölçülecek, görme alanı tespit edilecek, retinası ve göz sinirleri araştırılacaktır. Ancak yine rahatsızlık ile alakalı en kesin teşhisi göz tansiyonu ölçümünün sonuçları verecektir.

Göz tansiyonu ölçümleri göz sağlığı hizmeti veren pek çok yerde yapılabilmektedir. Göz tansiyonu ölçümleri tonometri ismi verilen özel cihazlar vasıtası ile yapılmaktadır. Aynı zamanda bu ölçümler süresince bir uzman doktor da hastaya eşlik etmekte ve yardımcı olmaktadır. Bu tonometri adı verilen cihazlar göz tansiyonu ile birlikte kornea kalınlığını da ölçmektedir. Tonometri cihazlarının pek çok farklı çeşidi de bulunmaktadır. Bu cihazların bir kısmı göze temas eden türden olmak ile birlikte bir kısmı da göze hiç temas etmeyen kornea kalınlığı ve göz basıncı ölçümü yapmaktadır. Böylece tonometri cihazları ile göz tansiyonu ölçülmektedir. Ölçümlerde genellikle matematiksel hesaplamalar yapılmaktadır ve bu hesaplamalar göz tansiyonu derecesini ortaya koymaktadır.

Hastalık diğer pek çok hastalığa göre çok daha az belirti vererek ilerleyen bir hastalık olmaktadır. Yani göz tansiyonu rahatsızlığı olan bir kişi bunu hiç fark etmeden uzun süre yaşayabilir. Ancak bu süre zarfında da kişinin rahatsızlığının ilerleme riski mevcuttur. O nedenle pek çok hastalıkta olduğu gibi göz tansiyonu probleminde de erken teşhis çok büyük bir önem teşkil etmektedir. Çünkü hastalık ilerlediği zaman hastalığın tedavisi de bir o kadar zor olmaktadır. İlerlemiş olan göz tansiyonu problemlerinin tedavisinde sağlıklı sonuçlar almak da bir hayli zorlaşmaktadır.

Özellikle ailesinde göz tansiyonu hikayesi olan kişilerin, diyabet hastası olan kişilerin, gözlerinin retina tabakası ince olan kişilerin, hipermetrop ya da miyop gözlük kullanan kişilerin, nefes kullanımı ile alakalı bir mesleğe sahip olan kişilerin düzenli olarak belirli dönemlerde göz tansiyonunu ölçtürmelerinde büyük bir fayda vardır. Bu kontroller sayesinde eğer kişide göz tansiyonu rahatsızlığı var ise rahat bir şekilde teşhis edilebilir ve hemen tedaviye başlanılarak hasta iyileştirilebilir. Elbette göz tansiyon ölçümü hastalığın teşhis edilebilmesi için çok önemlidir. Fakat göz doktorunun kesin tanı koyabilmesi için bu da tam olarak yeterli gelmez. Göz tansiyonu ile alakalı bulguların devamında daha bir dizi pek çok test ve tahlil yapılır ve tüm araştırmaların sonuçları değerlendirilerek nihai sonuca ulaşılır. Doktorlar bu şekilde göz tansiyonu teşhisini net bir biçimde ortaya koyarlar. Testlerde çıkan sonuçlar da kişiden kişiye göre farklılık gösterebilmektedir. Örneğin göz basıncı kişinin fiziksel özelliklerine göre büyük farklılıklar da taşıyabilmektedir. Ancak bazı kişilerin göz tansiyonuna yakalanma riski diğerlerine göre biraz daha fazla olabilmektedir. Örnek olarak kornea tabakası diğer insanlara göre daha ince olan kişiler göz tansiyonu problemine daha çok yakalanma riskine sahiptir. Bazı kişiler göz tansiyonunu ölçtürmek konusunda acı vereceği düşüncesi ile çekimser davranmaktadır. Fakat bu yaklaşım hiç de doğru değildir. Çünkü göz tansiyonu ölçümü sırasında düşünüldüğü kadar çok acı çekilmez. Zaten ölçüm öncesinde tüm süreç hakkında göz doktoru hastayı detaylı bir şekilde bilgilendirmekte ve sürece hazırlamaktadır. Göz tansiyonu ölçüm sürecinde hastanın göz tabakasına ölçüm cihazı yerleştirilir ve ölçüm yapılır. İşlem aslında oldukça basittir ve oldukça kısa sürer. Bu yüzden hastaların korkmasına hiç gerek yoktur. Zaten sonrasında gözlerimiz ile ilgili çok daha büyük problemler yaşamamak adına bu tip ölçümlerin hiç korkulmadan yapılması gerekir. Aksi takdirde sonrasında çok daha ciddi rahatsızlıklar meydana gelebilir.

İdeal Göz Tansiyonu Nedir?

İdeal göz tansiyonu herkes için standart değildir. Yani göz içi basıncına dair tüm insanlar için geçerli olabilecek standart bir değer bulunmamaktadır. Dolayısı ile bazılarına göre yüksek olan değerler bir başka kişiye göre ideal ya da normal olabilmektedir. Çünkü örneğin kimi hastaların göz içi basınçları 16 – 17 mmHg olduğunda bu yüksek görülür iken, başka bir hastada bu değer 22 – 24 mmHg olduğu vakit gayet normal olarak görülebilir. Genelde göz tansiyonu değeri direkt olarak basınç ile değil daha bir dizi yapılan testler ile karşılaştırılarak belirlenir ve ondan sonra yüksek ya da normal olduğuna kesin bir şekilde karar verilebilir. Aynı şekilde göz içi basıncı gün içindeki farklı saatlerde de değişiklik göstermektedir. Hatta hastanın damla kullanması ile bu değerlerde bir takım değişiklikler yaratmaktadır. Fakat yine de sağlıklı bir kişinin göz içi basıncında 5 mm Hg’a kadar artan ya da azalan bir dalgalanma görülmesi gayet normal bir durum olmaktadır. Bu yüzden hastaların bir başka kişide gördükleri göz tansiyonu değerlerini kendileri için referans kabul etmemeleri ve göz doktorunun ortaya koyduğu neticeyi baz almaları gerekmektedir. Aksi takdirde kişi gözü ile alakalı çok yanlış bir karar verebilmektedir. Bu doğrultuda eğer ki hasta tedavi olmayı bir neden ile reddeder ise ileri dönemlerde göz tansiyonu rahatsızlığının ilerlemesi ile birlikte çok daha ciddi problemler ile karşı karşıya kalabilir. Bu yüzden kişi mutlaka hekimine güvenmeli ve onun yönlendirmesi çerçevesinde ölçüm yaptırıp eğer gerekiyor ise de mutlaka tedavi olmalıdır. Pek çok farklı şekilde uygulanabilecek olan tedavi yöntemlerinin yine hasta için en uygun olanını göz doktoru hastaya tavsiye edecektir. Bu konuda da en nihai kararı göz doktoru ile hastanın birlikte karar vermesi gerekir. Elbette hiçbir hekim hastanın tercihi dışında bir tedavi yöntemi uygulayamaz.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here