Ana sayfa Hastalıklar Gribal Enfeksiyonlar H3N2 Virüsü

H3N2 Virüsü

219
0
PAYLAŞ
H3N2 Virüsü

Soğuk kış aylarında sık sık gündeme gelen farklı çeşitte virüslere sahip olan grip türleri vardır. Grip soğuk kış aylarında sık sık gündeme gelen ancak her mevsim insanların yakalanabileceği bir hastalıktır. Herkes hayatının bir bölümünde gribe yakalanmıştır. Grip ile beraber insanların vücudundaki bağışıklık sistemi zayıflar. Ve bu zayıflama kişiden kişiye değişerek belirtilerini farklı göstermekte, kimine göre bu hastalık hafif bir şekilde atlatılırken kiminde de ağır bir şekilde atlatılmaktadır. Özellikle bebekler ve 65 yaş üstü kişilerde bu hastalık genel olarak ağır geçmekte ve hayati bir ciddiyet taşımaktadır. Bununla beraber kişiler önlemler almalı ve bu dönemde kişilerin mutlaka uzman bir hekim tarafından muayene olması gerekmektedir. Kontrol altına alınan grip hafif bir şekilde atlatılır ancak gribin birçok türü vardır. Virüsler genel olarak her ne kadar vücuttan atılmaya çalışılsa da mutasyona uğrayarak vücutta varlığını sürdürmektedir. Virüslerin mutasyona uğrayarak farkı şekilde kendini göstermesi ciddi bir hastalık anlamına gelir. Gribin de birçok çeşidi bulunmaktadır. Araştırmalara göre toplamda 83 tane grip çeşidi bulunmaktadır. Gribin günümüzde sık sık gündeme gelen bir çeşidi olan domuz gribi her yıl insanların korkulu bir rüyasıdır. Bir zamanlar oldukça popüler olan bu virüs domuz gribi olarak bilinmekte ve insanlar o dönemde buna önlem olarak birçok aşı yaptırmaktaydı. Ancak günümüzde domuz gribi de farklı bir şekilde insanlarda görülmeye başlandı bunun adı da H3N2 virüsü olarak bilinmektedir.

H3N2 Virüsü Nedir?

Son zamanlarda sıkça gündeme gelen bir virüs de H3N2 virüsüdür. Bu virüs domuz gribi gibi görünse de belirtileri çok daha ağır olmakla beraber insanların hayati tehlikesinin daha da artmasına neden olmaktadır. Domuz gribinin belirtilerinin aynısını gösteren ancak ilerisinde ise daha ağır sonuçlara görülen bu virüse 1983 yılında Amerika’ da rastlanmıştır. Kanatlı hayvanlarda daha çok görülmektedir. Düzenli olarak bu bölgelerde bu hayvanlara aşı yapılmakla beraber insanları da ciddi önlemler aldığı bir hastalıktır. Dönem dönem hala ülkemizde sık sık gündeme gelmiş ve bu durumla karşı karşıya çok fazla kalan ülkeler binlerce kanatlı hayvanın da ölümüne sebep olarak önlem almışlardır. Ancak unutulmamalıdır ki bu ve bunun gibi hastalıklar her zaman olacaktır çare öldürmek değil önlem almaktır.

H3N2  Neden Olur?

Grip bulunduğu ilk günden bu güne kadar çeşitleri hala araştırılmaya devam eden bir hastalıktır. Bu hastalığın virüsleri kılıflarını değiştirerek mutasyona uğruyor ve bu şekilde farklı biçimlerde bazen ölümcül bazen de hafif atlatılan hastalıklar olarak bizlere bulaşıyor. Grip kadın erkek fark etmeksizin sonuçlarının bazen ölümlere götürdüğü de görülmüştür. İyi bakılmadığı süre boyunca grip zatürre ya da bronşit gibi hastalıklara çevrilmekte bu da virüsün kılıf değiştirmesinden kaynaklanmaktadır. Bu şekilde insanlar için her zaman aslında korkulması değil önlem alınması gereken bir hastalık olmuştur. Bu hastalık kanatlı hayvanlardan bulaşabilen ve bu hayvanların bağışıklık sistemini kolayca ele geçirebilen bir hastalıktır. Temas yoluyla birlikte etraftaki tüm canlılara bulaşmaktadır.

H3N2 Belirtileri

Halk arasında domuz gribi olarak bilinen H1N1 virüsünün bir türevi olan H3N2 virüsü diğer virüslerden farkı olarak kişiye verdiği zarar diğer grip virüslerine göre çok daha ağırdır. Bu nedenden dolayı ülkemizde buna göre önlem alınmakta ve bu önlemler sonucunda diğer ülkelerle olan istatistiklere göre bu hastalık daha az görülmektedir. Yine solunum yollarıyla bulaşan bu grip virüsü burundan vücuda girmektedir. Burunla beraber de diğer bir solunum organına ulaşabilmek için ise genizde yer etmektedir. Dolayısıyla bu bölgelere yerleşen virüsü buralarda vücudun bağışıklık sistemini ele geçirmeye çalışmakta ve bunların sinyalini de burunda ve genizde yanma ve kazıntı hissi vererek hissettirmektedir.

Bağışıklık sistemi düşük olan olan kişilerde yani yaşlılarda ve çocuklarda daha çok rastlanmaktadır. Ancak belirtiler sadece bu kadarla da değildir. Daha sonra kişide kolunu kaldıramayacak kadar bir halsizlik ve kas ağrısı oluşturur. Bu ağrıların yanı sıra kişide ilk zamanlarda yüksek ateşlenmeler görülür. Ardından yerini öksürüğe bırakır. Kişide diğer hastalık virüsleri de bu fırsattan yararlanıp vücuda girerek kişinin bağışıklık sistemindeki zayıflık durumundan yararlanır. Zaten bu süreç uzun bir süreçtir. Bu nedenden dolayı H3N2 virüsü kişinin ölümünü aslında diğer hastalıkların da kolayca bulaşmasını sağlayarak yapmaktadır. Bağışıklık sisteminin bitmesi demek kişinin en ufak bir toz parçasıyla beraber mücadele edemeyeceği anlamına gelmektedir.

H3N2 Tedavisi Nasıl Olur?

Dünya genelinde binlerce canlının ölümüne sebep olan bu grip virüsü her ne kadar hastalıklarla mücadele anlamında tıpın ilerlemiş olduğu bir çağda olsak da maalesef bu hastalık için bir tedavi süreci bulunmamaktadır. Kişilerde bu hastalık teşhis edildiği takdirde bu kişiler karantinaya alınmakta ve bağışıklık sisteminin çökmemesi için sadece biraz daha zaman sağlayan kliniklerde özel ilaç tedavisiyle tedavi edilmektedir. Ancak kesin olarak bu hastalığa bir çözüm hala geliştirilememiştir. Kişi özellikle soğuk kış aylarında bağışıklık sisteminin zayıf olduğu dönemlerde bazı kuralları yerine getirmesi ve bunları olabildiğince uygun bir şekilde yapması gerekmektedir. Bu sadece kişinin önlem almasını sağlayacaktır.

Gribin türünü bir bakışta anlayamayız. Ancak genel olarak tüm griplerin ilk belirtisi aynı  olur. Yani kişi hapşırma, öksürme gibi  durumları olan bir bireyle olabildiğince aynı ortamda bulunmamaya özen göstermeli, kesinlikle temastan da kaçınmalıdır. Özellikle bu hastalığın salgın olarak gezdiği dönemlerde olabildiğince kalabalık ve havasız ortamlarda bulunmamaya da dikkat edilmelidir. Hava yoluyla taşınan bu hastalık sadece soluma ile bizlere geçmez. Eve geldiğinizde dışarıdan geldiğiniz kıyafetleri hemen yıkamaya ya da kesinlikle havalandırmaya özen göstermelisiniz. Ve bunları diğer kıyafetlerinizle aynı yere koymamalısınız. Ellerinizi de gün içerisinde sık sık antibakteriyel özellikte olan ürünlerle yıkamanızı tavsiye ederiz. Bunlar sizlerin bağışıklık sisteminizi korumanıza yardımcı olacaktır. Bununla beraber düzenli olarak sağlıklı bir şekilde beslenmeniz ve günlük egzersizlerde bulunmanız gerekmektedir. Bu hastalığın tek tedavisi öncesinde önlem alabilmektir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here