Ana sayfa Genel Sağlık Anne ve Çocuk Sağlığı Hamilelikte Bebeğin Kalbinde Beyaz Leke Neden Olur?

Hamilelikte Bebeğin Kalbinde Beyaz Leke Neden Olur?

97
0
PAYLAŞ

Anne adaylarının tamamı, bebeklerini sağlıklı bir biçimde kucaklarına almak ister. Hamilelik süresince yapılan kontroller ile annenin sağlık durumu ile, bebeğin gelişimi izlenir. Bu incelemeler sırasında anne karnındaki bebeğin kalbinde beyaz ve parlak bir leke ile karşılaşılabilir. Halk arasında bebeğin kalbinde kireçlenme olarak bilinen bu durumun tıbbi ismi fetal kalpte hiperekojen odak olarak geçer.

Kalpte Beyaz Leke Ne Zaman Tespit Edilir?

ultrason

Kalpte beyaz leke gebeliğin 18. ve 22. haftaları arasında yapılan detaylı ultrason incelemesi ile fark edilir. Kalpte parlak beyaz bir oluşum şeklinde görülür. Ortaya çıkan bu lekenin bazı kromozom anomalileri ile bağlantısı olduğu düşünülse de kimi gebeliklerde, son iki ayda kendiliğinden tamamen kaybolur. Sağlıklı bebeklerinde kalbinde beyaz leke oluşumu saptanabilir. Tek başına beyaz leke olması bebekte herhangi bir sorun olduğu anlamına gelmez. Bu sebeple doktor detaylı inceleme isteyebilir.

Gebeliğin 11. ve 14. haftası arasında yapılan ikili tarama testi sonucu, bebekte kromozom anomalisi olup olmadığını gösterir. bu testte serbest B-HCG ve PAPP-A değerlerine bakılır. Bu test sonucu down sendromu taraması için kullanılır. Yine bu haftalar arasında ölçülen ense kalınlığı değeri down sendromu ile alakalıdır. Hamileliğin 16. ve 20. haftaları arasında yapılan üçlü testte üç ayrı hormon değeri, dörtlü testte ise dört ayrı hormon değeri incelenerek bebeğin gelişimi hakkında bilgi eide edilir. Bu testler anneden alınan kan örneği ile gerçekleştirilir. Aralarında en güvenilir ve en doğru sonuç verenin dörtlü test olduğu söylenir. Test sonuçları hormon değerleri ve anne yaşı baz alınarak ortaya çıkar. Ailede daha önce kromozom anomalisi ile doğmuş başka bir çocuğun varlığı söz konusu ise, ardından gelen gebelikler de detaylı inceleme yapmak gerekir.

Kalpte Beyaz Leke Ne Anlama Gelir?

Kalpte beyaz leke her zaman bebekte bir kromozom anomalisi olduğuna işaret etmez. Çoğunlukla kendiliğinden kaybolur. Ancak tarama testi sonuçları, bebeğin ense kalınlığı ölçümü ve beyaz leke birlikte olduğunda kromozom bozukluğundan şüphelenilmesi mümkündür. Bu durumda en iyisi gebeliği takip eden doktorun da tavsiyesi ile riskli gebelik uzmanı olan başka bir doktora başvurmaktır. Riskin yüksek olduğu durumlarda, rahimden alınacak sıvı ile amniyosentez yapılır. Bütün bu tetkikler şu kromozom anomalilerini tespit etmek için yapılır;

1. Down Sendromu

Trizomi 21 olarak adlandırılır. Bu ismi almasının nedeni 21. kromozomun 2 değil 3 tane olmasıdır. Down sendromularda görülen en belirgin fiziksel değişiklikler basık burun, çekik göz, kısa parmaklar, ensenin normale göre daha kalın olması, ayak baş parmağının ayrıl olması gibi durumlardır. Fiziksel ve zihinsel gelişimleri yaşıtlarına göre geriden gelir. Metabolizma hızları düşük olduğu için, kilo sorunu yaşama olasılıkları daha fazladır. Down sendromlu çocuklar doğru fizik tedavi, özel eğitim ve dil terapisi ile gündelik yaşamlarını, hatta daha fazlasını rahatlıkla yapabilirler. Her çocuğun ihtiyacı kendisine has olduğu için, bu terapiler ona göre belirlenir. Günümüzde aktif iş hayatı içerisinde yer alan down sendromlu bireyler vardır. Hatta bunların içerisinde üniversite eğitimi olanlar bile mevcuttur.

2. Trizomi 18

Edwards sendromu olarak da bilinir. 18 numaralı kromozom bir fazla olur. Bu bebeklerin yaşama şansı ne yazık ki down sendromlu bebeklere göre daha azdır. Doğum kiloları oldukça düşük olan bu bebeklerin görülen en belirgin fiziksel özellikleri, kafa ve çenenin ufak olması, kulakların yapısal olarak anomaliye uğramış olmasıdır. Yaşayan bebekler için henüz bir tedavi imkanı geliştirilememiştir. Kalp ve sindirim sistemine yapılan cerrahi müdahaleler ile yaşam süreleri biraz daha uzatılabilir.

3. Trizomi 13

Yaklaşık olarak 5000 canlı doğumda bir görülen ve patau sendromu olarak da adlandırılan trizomi 13 ile doğan bebeklerde kalp ve sindirim sistemi anomalileri görülür. Doğum kilosunun düşük olmasının yanı sıra tavşan dudak, yarık damak, küçük çene, mikrosefali gibi anomalileri de beraberinde getirir. Bebeklerin yaşama şansı çok düşüktür. Genellikle gebelik sırasında düşük yaygın görülür. Uzun süre yaşayan çocuklarda ise zeka geriliği söz konusudur. İleri anne yaşının bu anomalinin ortaya çıkmasında en büyük etken olduğu düşünülür.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here