Ana sayfa Genel Sağlık Anne ve Çocuk Sağlığı Hamilelikte Duygusal Dönem Ne Zaman Başlar?

Hamilelikte Duygusal Dönem Ne Zaman Başlar?

47
0
PAYLAŞ

Kadınlar hamileliklerinin başlangıcından sonuna kadar fiziksel ve duygusal değişiklikler yaşar. Fiziksel değişiklikler hamilelik ayına bağlı olarak vücutta meydana gelen değişikliklerdir. Duygusal değişiklikler ise fiziksel olanlara oranla daha karmaşık işleyiş gösterir. Duygusal değişiklikler her kadında farklı bir seyir izler. Kimi anne adayı hamileliğini çok rahat atlatırken, kimisi de kaygılı, sıkıntılı geçirir. Hamile bir kadın bir an gülüyorken, bir saniye sonra hüzne kapılabilir. İster planlı, ister plansız olsun, hamileliğin bütün süreciyle kadınları etkilediği tartışılmaz bir gerçektir.

Hamilelikte Duygu Değişimi Ne Zaman Başlar?

Hamilelikte Tiroid Hastalığı Nedir?

Anne ile bebek arasındaki ilişki, kadının hamile olduğunu öğrendiği an başlar. Bu andan itibaren de anne adayı farklı duygu durumlarına girebilir. Anne olmayı isteyen kadınlar için gebelik testinden çıkan pozitif sonucun tarifi imkansız bir duygudur. Bu andan itibaren annenin bebek ve kendisi ile ilgili kaygıları başlayabilir. Yani hamilelikte duygu değişimi annenin hamile olduğunu öğrendiği an başlar. Hatta kimi durumlarda anne bebek beklentisi içindeyse, gebelik hormonunun tahlillerde çıkacağı ve testin yapılabileceği güne kadar beklemek bile duygusal değişimlere neden olur.

Bu sürede anne adayı melankolik, mutsuz, alıngan ve çevresine karşı ilgisiz olabilir. Ani gelen ağlama isteklerine kapılabilir. Aşırı öfke, dikkat dağınıklığı gözlemlenebilir. Çok küçük olaylar karşısında duyguları değişim gösterebilir.

Hamilelikte Annenin Psikolojisini Etkileyen Faktörler Nelerdir?

Anne adayını hamilelikte etkileyen en önemli kaygı bebeğin sağlığıdır. Bunun ardından annelik ile ilgili karmaşalar gelir. İyi bir anne olup olmayacağı ile ilgili düşünceler sıkıntı yaratır. Yaşanan fiziksel değişimler de kadınları etkiler. Fiziksel değişimler sonrası eşi ile olan ilişkisinin bozulacağına dair kaygılar gelişebilir. Çevre baskısı, yeteri kadar ilgi görememe, annenin olumsuz aile hikayesi ve yalnızlık hissi de annenin kaygılarını artırabilir. Doğum anı ile ilgili olumsuz düşünceler, ekonomik sıkıntılar, eşin nasıl bir baba olacağı ile ilgili sıkıntılar anne adayının duygularını olumsuzluğa götürür.

Anne adayının psikolojisindeki değişimlerde kaygılar kadar hormonların da sorumlu olduğunu eklemekte fayda var. Bu dönemde vücutta östrojen, progesteron, oksitosin, relaksin ve HCG hormonlarında artış olur. Bütün bu hormonlar anneyi gebelik ve doğuma hazırlar. Her birinin işlevi diğerinden farklıdır. Aşırı bulantı, ağrı, düşük tehlikesi gibi fiziksel durumlarda annede olumsuzluk yaratabilir.

Annenin Rahat Olması Bebek İçin Önemli

Bebeklerin daha anne karnında iken annenin duygu durumundan etkilendikleri bilinmekte. Huzurlu bir hamilelik sonrası dünyaya gelen bebeklerin diğerlerine oranla daha sakin olduğu gerçeği göz ardı edilemeyecek kadar önemli. Ayrıca doğum sonrası annenin bebeğe alışması daha kolay olmakta. Aşırı stres erken doğum ve düşük riskini arttırıyor. Annenin duygu durumu bebeğin zihinsel ve fiziksel gelişimine kadar birçok öğeyi doğrudan şekillendiriyor.

Hamilelikte beklenen basit duygusal değişimlerin ne anne ne de bebek için sakıncası olmamasına karşın, daha ciddi, yani annenin hamilelik depresyonuna girdiği hallerde mutlaka profesyonel yardım alınması şarttır. Bu süreçte en büyük görev ise baba adayına ve yakın çevreye düşüyor.

Özellikle bu dönemde baba adayının annede oluşan fiziksel değişimler ile ilgili olumsuz düşünceler belirtmemesi gerekir. Doktor kontrollerinde ve bebek alışverişinde annenin yanında olması kaygıları hafifletir. Annenin endişeleri küçümsenmemeli ve baba motive edici olmalıdır. Annenin duygusal değişimlerine ve kaygılarına önem vermelidir. Hamilelikte yaşanan değişimlerin geçici olduğu unutulmamalıdır.

Anneyi Rahatlatacak Öneriler

Hamilelik yaşamı çoğaltan doğal bir durumdur. Hastalık veya bir sağlık problemi değildir. Anne adayında meydana gelen değişimler ise bu sürecin bir parçasıdır. Rahat bir hamilelik geçirmek için yoga, pilates gibi egzersizlerden faydalanılabilir. Olumsuz gebelik hikayelerinden uzak durulmalıdır. Doktor ile mutlak bir güven ilişkisi kurulması anneyi rahatlatan durumlardan biridir. Düzenli uyku ve sağlıklı beslenme de annenin rahatlamasını sağlar. Anne eğer ihtiyaç duyduğunu hissederse, doktorundan psikiyatrist ya da psikolog yönlendirmesi isteyebilir. Anne adayının sosyal yaşamdan kopmaması da stresi azaltacaktır.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here