Ana sayfa Genel Sağlık Anne ve Çocuk Sağlığı Hamilelikte Rahim Ağzı Boyu Nasıl Olmalı?

Hamilelikte Rahim Ağzı Boyu Nasıl Olmalı?

60
0
PAYLAŞ

Tıp dilinde serviks olarak bilinen rahim ağzı, gebelik döneminde uzunluk olarak da oldukça önem taşır. Erken doğum tehdidi konusunda oldukça belirleyici olan serviks uzunluğu, genellikle ultrason muayenesi esnasında kolayca tespit edilir. 14 ve 28. haftalarda genelikle boyu sabittir. Ancak gebeliğin ilerleyen evrelerine doğru kısalarak normal halini alır. Boy ölçüsünde anne adayının kilo, ırk veya yaş gibi kriterlerin ilgisi bulunmaz. Yazımızda rahim ağzı boyu ile ilgili tüm detayları bulabilirsiniz.

Gebelikte Rahim Ağzı Kaç Cm Olmalıdır?

gebelikte rahim boyu

Doğumun en belirleyici yanlarından birisi de serviks ağzı açıklığıdır. Gebeliğin erken evrelerinde 25 mm ölçülerinde olan rahim ağzı çoğunlukla erken doğumun habercisidir. Uzunlukla erken doğum arasında ters orantı vardır. Yani uzunluk kısaldıkça erken doğum riski artar. Serviks boyu, 30 mm ve üzerindeyse genellikle erken doğum riski yok denecek kadar azdır. 24. hafta ve sonrasında yapılan ölçümün 15-20 mm arasında olması yine erken doğum riskini tetikleyebilir.

Servikal Uzunluk Hangi Yöntemlerle Belirlenir?

gebelikte rahim kısalığı yöntemleri

Öncelikle gebe anne adayının mesanesini mutlaka boşaltması gerekir. Aksi taktirde rahim ağzı boyunun yanlış ölçümlenmesi ve kısalığın gölgelenmesi söz konusu olabilir. Ardından transvajinal muayeneye başlanır. Ultrason prob vajinal bölgeye yanaştırılır. Ancak probun serviks bölgesine fazla baskı yapmasından kaçınılmalıdır. Çünkü uygulanacak aşırı baskı, rahim ağzı boyunun daha uzun görünmesine yol açabilir. Daha net anlayabilmek adına serviksin görüntüsü 2/3 oranında ekrana yansıtılmalıdır. En kısa olan ölçüm dikkate alınmalıdır. Uzunluk, zaman zaman uterus kontraksiyonlarından veya serviks kanalından dolayı farkı şekilde bilgisayarda görülebilir. O nedenle en az 5 dakika boyunca ölçümlere devam edilmelidir.

Rahim Ağzı Kısalığı Neden Olur?

Serviks ağzı boyunun kısa olması, pek çok farklı sağlık durumundan kaynaklanabilir. Rastlanılan en sık sağlık nedenleri aşağıdaki gibi sıralanabilir;

  • Anne adayının rahmindeki anormal rahatsızlıklar,
  • Gebelik öncesi geçirilmiş bazı cerrahi operasyonlar,
  • Kürtaj öyküsü ve travmatik doğumlar,
  • Bağ dokusuna bağlı gelişen hastalıklar,
  • Kollagen yıkımı,
  • Bebeğin anne karnındayken DES’ten (dietilstilbestrol) etkilenmesi,
  • Nitrik asit sentezinde oluşabilen artışlar.

Rahim Ağzı Kısalığı Nasıl Tedavi Edilir?

gebelikte rahim kısalığı tedavisi

Anne adayının serviks ağzı boyunda kısalık tespit edilmişse, tanının ölçüsüne bağlı olarak farklı tedavi yöntemleri uygulanır. Tanı konulmasının ardından şartlar uygunsa rahim ağzına yapılan dikiş tedavisine başvurulur. Ancak kısalık, geçmişteki gebelikten veya genetik öyküden kaynaklanıyorsa koruyucu serklaj önerilir. Ultrason muayenesi esnasında tanı konulmuşsa terapötik serklaj tedavisi uygulanır. Ancak muayene ile tanı belirlenmişse acil serklaj uygulamasını gerçekleştirmek gerekebilir.

Koruyucu olarak yapılan serklaj, genellikle 3 üzeri prematüre doğum yapan ve 3 üzeri ikinci trimester kayıp yaşayan kadınlara uygulanır. Genelikle gebeliğin 13-16. haftaları arası uygulamakta fayda vardır. Ultrasonografi veya endikasyonlu serklaj, sık aralıklarla yapılan ultrason muayenelerinde rahim kısalığı tespit edildiğinde gerçekleştirilir. Rahim kısalığı 15 mm altında ise tedavi edici serklaj uygulamasına başvurmak erken doğum riskini azaltacaktır.

Acil serklaj uygulaması ise 28. haftadan önceki gebeliklerde yapılır. Rahim ağzı kısalığı tespit edilmişse ve beraberinde amniyon zarı sarkması görülüyorsa hemen serklaj tedavisine başlanılabilir. Yalnız acil serklajda mutlaka fetüsün anomali olmadığından, plasentanın yerinden, erken su gelmesi veya enfeksiyon kapması gibi riskli durumların bulunmadığından mutlaka emin olunması gerekir. Rahimde ağrı ve beraberinde kanama mevcutsa acil serklaj uygulaması tercih edilmemelidir. Ultrasonografi ve koruyucu rahim ağzı dikişleri, acil serklaja oranla daha başarılıdır. Ayrıca acil rahim ağzı dikişine kıyasla daha az komplikasyon ve sempton verirler. Ancak zaman zaman acil serklaj da aşağıdaki komplikasyonlar oluşabilir.

  • Su kesesinin açılması, (Genellikle acil serklaj yönteminde daha sık ve yoğun rastlanır.)
  • Rahim ağzında yırtılmaların meydana gelmesi,
  • Sık vajinal kanamalar, lekelenme tarzındaki akıntılar,
  • Yapılan dikişin rahim dokusunu kesmesi veya aşındırması,
  • Verilen anestezi ile ilgili birtakım riskler,
  • İdrar yolunda meydana gelebilen komplikasyonlar.

Rahim ağzı kısalığı, bazı grup hastalarda zaman zaman zor tedavi edilebilir. Örneğin; rahim ağzının geçmişte geçirilen bir cerrahi operasyonda yıpranmış olması, servikste dikiş atılacak bir yer bırakmayabilir. Aynı zamanda geçmişte yapılmaya çalışılan bir serklaj öyküsü de yine dikiş atılma esnasında hekimi zorlayacaktır. Böyle tip durumlarda genellikle vajina yerine karından yapılacak bir operasyon tercih edilir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here