Evinize Gelen En Sağlıklı Bilgiler!

Hemoroid Hakkında Tüm Bilmeniz Gerekenler: Nedir?, Nasıl Geçer? Belirtileri Neler?

Ağrısı ve acısıyla insanları oturmaktan, tuvalete gitmekten, hatta sosyal hayata karışmaktan korkar hale getiren, iş gücü kayıplarına sebep olan ve böylece yaşam kalitesini önemli ölçüde düşüren hemoroid, toplumda çok sık rastlanan bir sağlık sorunudur. Adını Yunancada “kan akması” anlamına gelen “haima” ve “rhoos” kelimelerinin birleşiminden alan bu sağlık sorunu, dünya nüfusunun %30’undan fazlasında görülüyor. Tabii bu rakam, şikayetleri kronikleşmiş ve sağlık kurumlarına başvuruda bulunarak hemoroid teşhisi almış olan insanların sayısını ifade ediyor. Oysa çok iyi biliyoruz ki tam sayı, bunun çok daha üstünde.

Çok eski çağlardan beri bilinen hemoroid, çok kolay teşhis edilebilen fakat buna karşın muayene yöntemleri çoğu insanın gözünü korkutan bir hastalık. Bu yüzden pek çok insan şikayetlerini kendi yöntemleriyle ya da asırlardır dilden dile yayılan geleneksel yöntemlerle gidermeye çalışır. Genç-yaşlı, kadın-erkek hemen herkes, hayatının bir döneminde mutlaka hemoroid şikayetleriyle karşı karşıya kalır. 

Hemoroid Nedir? (Basur Nedir?)

raptiyeli klozet

Hemoroid, aslında bir hastalığın değil, bir toplardamar kümesinin adıdır. Kalın bağırsağın makata yakın son kısmı olan anüsün çevresinde yer alan, kanla dolarak şişen ve böylece dışkının tutulmasına yardımcı olduğu düşünülen toplardamar yumaklarından oluşmuş mukoza dokularına, hemoroid adı verilir. Yani, dışkılamanın gerçekleştiği anal kanalın anatomik yapısının doğal bir parçasıdır.

Bir hastalık olarak kabul edilen durum ise, bu damarlardaki kanın birikmesi, deri dokusunun dışarıdan hissedilecek şekilde şişmesi (basur memesi), zaman zaman anüsün dışına taşması ve bunun sebep olduğu makatta kanama, kaşıntı ve ağrı gibi şikayetlerle kendini gösterir. Her insanda şikayetlere sebep olan ve hastalığa dönüşebilen hemoroid, erkeklerde ve 50 yaş üstünde çok daha sık görülür. Ülkemizde yaygın olarak “basur” ismiyle bilinir.

Kalın bağırsağın, makata (anüs) kadar olan son 4-5 cm’lik kısmı, anal kanal olarak isimlendirilir. Dışkılama faaliyetleri bu kanalda gerçekleşir. Hastalığa dönüşen hemoroidler anal kanal içinde kümelendikleri yere göre, internal hemoroidler (iç basur-hemoroid), eksternal hemoroidler (dış basur-hemoroid) ve hepsinin bir arada olduğu kombin olan hemoroidler olmak üzere üç grupta incelenir. İç hemoroidler kalın bağırsa, dış hemoroidler ise anüse yakın olan kısımda bulunur ve ikisi arasında “dentat çizgi” denen kıvrımlı bir sınır vardır. İç hemoroid kümeleri yoğun olarak sağ arka, sağ ön ve sol olmak üzere 3 yerde toplanır. Hasta jinekolojik muayene pozisyonunda yatarken, saat yönüyle de ifade edilen bu yerler; 3, 7, 11 yönünde diyerek tespit edilir.

Hemoroidler damar ve bağ dokudan (ligament) oluşur ve dış yüzeyleri mukoza (sümüksü doku) ile kaplıdır. İç hemoroidler büyüklüklerine ve özelliklerine göre sınıflandırılır.

  • 1. evre hemoroidler: Çok küçük boyutlu ve sadece anal kanal içinde bulunan hemoroidlerdir. Bu hemoroidler ancak anoskop adı verilen muayene aletiyle görülebilir.
  • 2. evre hemoroidler: Dışkılama sırasında anal kanaldan dışarı taşar. Sonrasında kanaldaki yerine kendiliğinden geri çekilir.
  • 3. evre hemoroidler: Dışkılama sırasında anal kanaldan dışarı çıkar. Dışkılama bittikten sonra anal kanaldaki yerine geri dönmesi için elle müdahale etmek gerekir.
  • 4. evre hemoroidler: Dışkılama ya da herhangi başka bir zorlamaya gerek duymayacak şekilde, sürekli dışarı sarkmış vaziyettedir.

Kalın bağırsak, rektum ve anal bölgeyi kapsayan anorektal hastalıkların çoğu, iyi huylu hastalıklardır.

Basur Neden Olur?

basurlu kadın

Hastalığın kaynağı ve nasıl geliştiği tam olarak bilinmese de basura neden olan 3 mekanizmanın etkisinden söz edilebilir:

  • Mekanik etki: Hemoroidleri meydana getiren bağ dokusunun zayıflaması, bozulması ve kopmalar. Ağır kaldırmak ya da aşırı kilolar, bağ dokunun zayıflamasına sebep olabilir.
  • Hemodinamik etki: Genişleyen toplardamarlarda kanın göllenmesi.
  • Büzücü kas etkisi: Hamilelik döneminde ya da kabızlık ve aşırı ıkınmayla gerçekleşen dışkılama gibi büzücü kasın yeterince gevşeyemediği durumlarda, anüs kanalında basıncın artması.

Bu olası sebepler arasında en çok kabul göreni, ligamentlerin zayıflamasıyla anal yastıkçıkların aşağı doğru sarkması olarak da açıklanabilecek olan mekanik etki teorisidir. Bu sarkma, hemoroid yastıkçıklarına dolan kanın geri dönmesine engel olur, biriken kan damarlarda genişlemeye (venöz dilatasyon) yol açar. Damar genişlemesinin sonucu olarak ödem, kanama ve toplardamarda kan pıhtısı (tromboz) gibi komplikasyonlar ortaya çıkar. Rektal akıntı, doluluk ve rahatsızlık hissi ise sarkmanın sebep olduğu şikayetlerdir. Hemoroid yastıkçıklarının üzerini kaplayan mukus tabakası ise kaşıntıya sebep olur.

Hamilelikte Basur Neden Olur?

Oldukça sık rastlanan bir durumdur ve genellikle doğumdan sonra ortadan kalkar. Hamileliğin ileri evrelerinde, bebeğin giderek rektuma daha fazla basınç yaptığı dönemde gelişir. Gerek hormonların gerekse sağlıksız beslenme ve az sıvı tüketiminin etkisiyle meydana gelen kabızlık da hamile kadınlarda hemoroid şikayetlerinin artmasına sebep olur. Nadir de olsa doğumun ardından ileri evre basur gelişimi gözlenebilir. Basur ayrıca zor geçen doğumların ardından da ortaya çıkabilir. Hamilelik öncesi basur hikayesi olan anne adayları doğumdan önce ve sonra takip edilmelidir.

Hamilelik sırasında hemoroid tedavisi için cerrahi yöntem tercih edilmez. Hamile kadınlarda basur tedavisi diyet, sıvı tüketiminin artırılması, oturma banyosu gibi yöntemlerle sağlanır. Doğumu yaptıracak olan kadın doğum uzmanı, annenin hemoroid sorunu ile ilgili olarak bilgilendirilmelidir. 

Basur Belirtileri Nelerdir?

basur belirtileri

Hastalık haline gelen hemoroid dokusunun anüs kanalındaki bulunduğu yere göre tanımlanan iç ve dış basurlar, çoğunlukla bir aradadır. En sık rastlanan belirtileri açık kırmızı renkli basur kanaması (iç basur) ve ele gelen şişliktir (dış basur).

Hemoroidin dışarı taşması söz konusu ise ilk belirti; mukoza salgısından kaynaklanan kaşıntı olur. Hastalığın yukarıda sıralanan evrelerine ve yerine göre belirtileri de farklı olur.

İç basurda, başlangıç evresindeyken sadece ıkınma sırasında ortaya çıkan ve dışkılama bittiğinde kendiliğinden geri çekilen sarkma, sonraki evrede ancak elle itilerek yerine çekilebilir. İlerleyen evrede ise basur neredeyse hep sarkık durumdadır ve elle iterek dahi yerine yerleşmesi güçleşmiştir. Dışarı taşan bu basur yastıkçıkları iç çamaşırıyla sürekli temas halinde olduğundan hastaların yürümesi, oturup kalkması son derece acı verici birer eylem haline gelir. Sarkmanın etkisiyle genişleyen damarların pıhtı ile dolması ya da tıkanması halinde ise çok şiddetli ağrıya sebep olabilir.

Basur Nasıl Anlaşılır?

  • Makatta ağrı
  • Makatta içeriden gelen basınç hissi
  • Makatta kaşıntı
  • Dışkılama sırasında acı ve yanma hissi
  • Zor dışkılama ya da dışkı kaçırma
  • Makatta elle hissedilebilen şişlik
  • Dışkılama sonrası açık kırmızı renkli kanama

Basur Tedavisi Nasıl Yapılır?

ameliyat

Hastalık başlangıç aşamasındayken teşhis edildiyse, belirtileri ortadan kaldırmaya yönelik bir tedavi planlanır. Eğer basur ilerlemiş ve anatomik olarak bozukluk meydana gelmişse, tedavi bu bozukluğu düzeltmeyi amaçlar.

Dışkılama sonrası kanama şikayetiyle hekime başvuran hastalarda ilk akla gelen basur olsa da benzer belirtileri olan polip, fissür, fistül, enfeksiyon hastalıkları, mantar, herpes, rektum sarkması gibi ihtimaller de gözden geçirilir. Basurun tedavisi, hastalığın derecesine ve bulunduğu yere göre planlanır. 1. ve 2 evredeki basurlar ilaçlar, lokal uygulamalar ve yaşam biçimi değişiklikleriyle tedavi edilebilir. 3. ve 4. evrelerde ise hastalara genellikle ameliyat tavsiye edilir.

Halk arasında mayasıl olarak da bilinen basuru, geleneksel yöntemlerle iyileştirdiğini söyleyen çok sayıda insana rastlamak mümkün. Çoğunlukla hiçbir bilimsel dayanağı olmayan bu yöntemler, basur şikayetlerinin artmasına ya da başka sağlık sorunlarının ortaya çıkmasına sebep olabilir. Basur tedavisinde en doğru yaklaşım, uzman bir hekimin takibi altında düzenli ve istikrarlı bir tedavi sürecidir.

Basur nasıl geçer? Bu soru hastalığın evresine ve basurun bulunduğu yere göre çeşitli şekillerde cevaplanır.

#1. Medikal tedavi

Hastalığın ilk iki evresinde çoğunlukla lifli gıdalara ve bol sıvıya yer verilen diyetler, dışkı hacmini artıran ve yumuşatan basur ilaçları ile lokal rahatlama sağlayan uygulamalar, hastaların şikayetlerini gidermeye yeterli olur.

#2. Endoskopik ve lokal tedavi

Medikal tedavinin yeterli olmadığı ileri evrelerde hastalara diyet, ilaç ve lokal uygulamalara ek olarak, endoskopik ve lokal tedaviler uygulanabilir. Elastik band ligasyonu, skleroterapi, infrared fotokoagülasyon, laser koagülasyon, bipolar koagülasyon-diatermi, kriyoterapi, en sık kullanılan endoskopik tedavi yöntemleridir.

#3. Cerrahi tedavi yöntemleri

İlaçlara ve minimal girişimsel lokal tedavilere cevap vermeyen, 3. evre hemoroid vakalarında cerrahi tedavi yöntemleri gündeme gelir. 4. evre hastalar için ise ilk tedavi seçeneği “Hemoroidektomi” olarak adlandırılan basur ameliyatı olur. Operasyon genel anestezi altında yapılır. Anal kanal dikkatlice incelenerek en çok bozulma belirtisi gösteren basur tespit edilir ve operasyona oradan başlanır. Ameliyat alanının genişliği, dışarı sarkma gösteren iç ve dış hemoroidlerin sayısına göre belirlenir.

Basur İçin Hangi Doktora Gidilir?

Basurla ilgili şikayetlerde bir genel cerrahi uzmanına başvurmak gerekir.

Basur Ağrısına Ne İyi Gelir?

  • Bol sıvı ve lifli gıdalar tüketin. Hastalığın 1. ve 2. evresindeki kanamalı iç basurlar, ameliyatsız olarak iyileştirilebilir. Bol sıvı ve lifli gıdaların tüketilmesiyle kabızlığı ve ıkınmayı önlemek, basurun tedavisinde atılacak ilk ve en etkili adımdır. Bunun için dışkıyı yumuşatan ve miktarını artıran ilaçlar da kullanılabilir. Diyetinizde sebze, meyve ve tam tahıllı besinlere daha fazla yer verin.
  • Büyük tuvaletinizi bekletmeyin. Tuvalete gitmeyi ne kadar geciktirirseniz, dışkı o kadar sertleşir ve çıkması güçleşir. düzenli olarak tuvalete gitme alışkanlığınız yoksa, en kısa zamanda geliştirin. Bağırsak hareketleri yemeklerden sonra artar ve dışkılama için en uygun zaman da yemeklerden sonradır. Kendiniz için en uygun zamanı seçin ve hep aynı zaman diliminde büyük tuvaletinizi yapmayı alışkanlık haline getirin.
  • Anal bölgenin temizliğine dikkat edin. Hemoroid yüzeyini kaplayan mukoza salgısının sebep olduğu kaşıntı, makat çevresinde hijyen sağlanarak giderilebilir. Dışkılama sonrası temizliği tuvalet kağıdı ile değil, suyla yıkayarak yapın. Temizlik için sabun kullanmak şart değildir, sadece su da yeterli olur. Hatta sabun cildinizi kurutarak kaşıntı ve yanma şikayetlerinizi artırabilir. Ama sabunla yıkamanız gereken durumlarda, sabunu direkT olarak bölgeye sürmek yerine, elinizde yaptığınız sabun köpüğünü sürebilirsiniz. Su bulunmayan ortamlarda ise alkolsüz ıslak havlulardan yararlanabilirsiniz. Yıkama sonrasında makat çevresini temiz, pamuklu bir bezle iyice kurulayın. Sürtünme acı veriyorsa kurulama işlemi için saç kurutma makinesi de kullanabilirsiniz. Aşırı dar ve sentetik iç çamaşırları kullanmaktan kaçının.
  • Ilık su ile yapacağınız oturma banyosu, kaşıntı ve ağrı şikayetlerinizi önemli ölçüde azaltır. Bunun için varsa banyonuzdaki küveti ya da üzerine oturabileceğiniz bir leğeni kullanabilirsiniz. Ayrıca medikal ürünlerin satıldığı yerlerde, klozet içine yerleştirilen hemoroid küvetlerini de bulabilirsiniz. Bu kaplardan birini 8-10 cm yüksekliğindeki ılık su doldurun ve 20 dakika süreyle burada oturun. Bu işlemi her gün 2-3 defa, özellikle dışkılamadan sonra tekrarlayın.
  • Soğuk kompres yapın. Soğuk kompres, damarların büzülmesini sağlayarak şikayetlerinizin azalmasına yardımcı olur.
  • Doktorunuzun yazdığı ilaçları düzenli olarak kullanın. Dışkının kıvamını yumuşatan ilaçlar, ıkınmadan büyük tuvaletinizi yapmanıza yardımcı olur. Ağrı kesici haplar, anal kanal içindeki basur belirtilerini ve tahrişi gideren fitiller, makat çevresine sürülen ağrı kesici ve iltihap giderici basur kremi, hemoroid tedavisinde kullanılan ilaçlardandır.
  • Kilo verin. Fazla kilolar hem bağ dokularının zayıflamasına hem de toplardamarlar üzerindeki basıncın artmasına sebep olur.
  • Daha az oturun, daha çok hareket edin. Özellikle tuvalette, uzun süre oturmaktan kaçının.

Daha detaylı bilgi için Basura Ne İyi Gelir? içeriğimizi incelemeyi unutmayın!

Basura İyi Gelen Bitkiler

sebze meyve tahıl

İletişim kanallarının artması, bilginin hızla yayılması gibi faydalı bir amaca hizmet ederken, aynı zamanda yanlış bilginin de hızla yayılması gibi tehlikeli bir durumu da beraberinde getiriyor. Konu insan sağlığı olduğunda bilgi kaynağı ararken seçici davranmak, ulaştığımız bilgilerin doğruluğundan emin olmak zorundayız.

Sağlık alanında asırlardır kullanılan bitkisel reçetelerin bazıları, günümüzde bilimsel verilerle de destekleniyor ve her geçen gün daha geniş bir kitle tarafından kabul görüyor. Öte yandan tıp alanında bile artık kişiye özel tedavi yöntemlerinin benimsendiği çağımızda, her bitkinin her insanda aynı etkiyi göstereceğini düşünmek yersiz olur. Dolayısıyla bitkisel tavsiyeler sağlıklı ve yetişkin bireyler tarafından değerlendirilmeli, çocuklar, yaşlılar ve metabolizma hastalığı olanlar üzerinde denenmemeli, en azından yüksek miktarlarda kullanımından kaçınılmalıdır.

Basur, bölgesel damarların genişlemesi ve sarkması ile ilgili bir sorun olduğundan, genel olarak damarların toplanmasını sağlayan harici uygulamalar şikayetlerin azalmasına yardımcı olabilir. Soğuk kompres ve ılık oturma banyosu bu yöntemlerin başlıcalarıdır. Ayrıca makat çevresindeki deri tabakasının esnekliği korunmalıdır. Bu amaçla kullanılabilecek en güvenilir bitkisel ürün, zeytinyağıdır. Zeytinyağına batırılan bir parça pamuk sorunlu bölgeye hafifçe bastırılarak derinin zeytinyağını emmesi sağlanır. Dışarı sarkan basur yastıkçıklarının ancak elle itilerek yerleştirilebildiği 3. evre basur vakalarında, bu işlemin zeytinyağına batırılmış parmaklar yardımıyla yapılması, daha az acı hissedilmesini sağlar.

Basura iyi gelen bitkisel ürünlerden en değerlisi ise hiç şüphesiz tahıllardır. İçerdikleri yüksek lif ve posa sayesinde dışkı miktarını artıran yulaf, çavdar, buğday, pirinç, bulgur gibi tahıllar, özellikle rafine edilmemiş halleriyle mutlaka günlük beslenmede yer almalıdırlar. Bu besinler uzun süre tok tutma özellikleri sayesinde aynı zamanda kilo kontrolüne de yardımcı olurlar.

Sindirim sistemiyle alakalı tüm hastalıklarda olduğu gibi basur tedavisinde de sebze ve meyve tüketimi çok önemlidir. İçerdikleri vitamin ve minerallerle bağışıklık sistemini güçlendiren sebze ve meyveler, yüksek oranda su içerikleriyle de dışkı kıvamının yumuşamasına yardımcı olurlar.

Kaynaklar:

Kaynak 1

Kaynak 2

Kaynak 3

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.