Ana sayfa Genel Sağlık Ruh Sağlığı Hiperaktivite Bozukluğu

Hiperaktivite Bozukluğu

39
0
PAYLAŞ
Hiperaktivite Bozukluğu Nedir?

Erken çocukluk dönemlerinde kendini gösteren ve dikkat dağınıklığı ve eksikliği gibi sorunlara yol açan bu hastalık, okulda ve evde dikkatini herhangi bir işe verme konusunda zorluk çekmelerine sebep olur. Önemsiz ya da önemli ayrımının yapılamadığı bu durum, aynı anda sandalye gıcırtısı, araba sesi ve öğretmenin söylediklerini duymalarına sebep olur. Tahtada yer alan resimler, öğretmenin ve sınıf arkadaşlarının görüntüsü ve hatta önünde yer alan kişinin giydikleri kıyafetin detayları bu kişilerin dikkatlerini dağıtır.

Bu tür durumlarda çocuklar, bilgisayar oyunları gibi tüm ilgilerini sabit bir noktaya verebildikleri için aileler de istedikleri zaman becerebileceklerini düşünerek bu konunun üzerine pek düşmezler. Hiperaktivite bozukluğu olan bu kişiler oldukça hareketli olurlar. Uzun süre aynı yerde oturamayan bu kişiler oldukça fazla konuşurlar. Sonunu düşünmeden hareket eden bu kişiler genellikle tehlikenin farkına varamaz ve ufak çaplı kazalar geçirirler. Planlı bir şekilde çalışmayan bu kişiler, davranışlarını organize edemez.

Hiperaktivite Bozukluğunun Belirtleri Nelerdir?

Üç temel belirti grubunu kapsayan bu hastalık içine belirtiler şu şekilde tespit edilmiş bulunuyor;

1. Dikkat Eksikliği

  • Dikkatin kolayca dağılması,
  • Dikkatsizlikten kaynaklanan hatalar,
  • Oyuna ya da işe dikkat verememe,
  • Günlük etkinlikleri unutma,
  • Ders içi etkinlikler ve ev ödevi gibi yoğun dikkat ve çaba isteyen işlerden kaçınma,
  • Etkinlikler için gerekli olan eşyaları kaybetme,
  • Bir başkası konuşurken dinlemiyormuş gibi görünme,
  • Başlanılan işi tamamlamama,
  • Dikkatsizlik sebebi ile çeşitli hatalar yapma,
  • Etkinlikleri ya da görevleri düzenlerken zorluk çekme.

2. Aşırı Hareketlilik

  • Çok konuşma,
  • Gereksiz yere sağa sola koşturup, eşyalara tırmanma,
  • Sakin bir şekilde oyun oynayamama,
  • Bir işi yaparken bir başka şeye ilgi gösterme,
  • Sürekli kıpırdanma ve etraftaki kişi ya da eşyalarla ya da kendiyle uğraşma.

3. Dürtüsellik (İmpulsivite)

  • Sorulan soru bitmeden yanıt verme,
  • Bir başkasının sözünü kesme,
  • Oyunları bölme,
  • Sırasını beklemekte sorun yaşama,
  • Düşünmeden hareket etme sonucunda itme, çekme ve koşma.

Bu bir yana dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu olan çocuklar genellikle coşkulu, yaratıcı, empati sahibi, şeffaf ve sempatik kişiler olur.

Hiperaktivite Bozukluğunun Tipleri Nelerdir?

Dikkat Eksikliğinin Önde Geldiği Tip: Dikkat eksikliğinin ön planda olduğu bu tip, kayda değer bir şiddete sahip olmayan ya da düşük şiddetli aşırı hareketlilik ve dürtüsellik belirtileri gösterir.

Dürtüsellik ve Aşırı Hareketliliğin Önde Geldiği Tip: Dikkat eksikliği belirtileri olsa da önemsenecek kadar çok olmayan bu tipte dürtüsellik ve aşırı hareketlilik oldukça belirgin bir şekilde gözlenir.

Birleşik Tip: Hem aşırı hareketlilik hem dikkat eksikliği hem de dürtüsellik belirtilerine sahip olan bu tip, en sık görülen dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu tipi olarak da bilinir.

Hiperaktivite Bozukluğu Tanısı Nasıl Konur?

Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu hastalığının varlığından söz edilebilmesi için bu hastalığın yedi yaşına gelmeden önce kendisini göstermiş olması ve yalnızca tek ortamda değil birden fazla ortamda kendini göstermesi ve günlük hayatı etkileyecek boyutta yüksek olarak sürekliliğe sahip olması gerekir.

Okul öncesinde çocukların genellikle aşırı hareketli olması ve değişken davranışları sebebi ile bu hastalığın tanısının yapılması zor olsa da zaman içinde yapılacak olan değerlendirmeler ile bu hastalığın belirtilerini görmek mümkün olur.

Klinik gözlemler, psikometri testleri ve muayene bulguları kullanılarak yapılacak olan uzman değerlendirmesi öğretmen ve aileden alınacak olan bilgiler çerçevesinde bir tanıya ulaşılmasını sağlar. Bu noktada tanı koymak sanıldığı kadar kolay olmaz. Zira öğrenme güçlüğü, sağlık problemleri ve aile içi problemler çocukların karmaşık davranışlarına ve hareketli davranmalarına sebep olabilir. Bu tür belirtiler dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu belirtisi olsa dahi kimi zamanlarda bahis geçen sebeplerden dolayı DEHB tanısı konmaz.

Hiperaktivite Bozukluğu Neden Olur?

Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğunun esas sebebine henüz ulaşılmış olmasa da bu bozukluğun sebebinin genetik faktörler ve nörobiyolojik temellere dayandığı düşünülüyor. DEHB olan çocukların beyin limbik sistemi ve ön kısmında yer alan nörotransmiter yani kimyasal ileticilerinde çalışma bozukluğu görülür. Bu da planlama, konsantre olma, hafıza, kontrol etme ve motivasyon gibi bölgeleri etkiler.

Gebelikte alkol ya da ilaç kullanımı, zor doğum, enfeksiyonlar, beyin travması ve düşük doğum ağırlığı bu tür hastalıklara sebep olabilir. Aile tutumları ve çevresel faktörler bu hastalığa sebep olmasa da belirtilerin artması ya da azalması ile birlikte ilave sorunlara da etki eder. Bu hastalık baba ya da annenin DEHB olması halinde %50 ya da %60 oranında risk taşısa da bir akrabada olması halinde risk %10 ve %30 aralığında olur.

Hiperaktivite Bozukluğu Tedavisi Nasıl Yapılır?

Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu söz konusu olduğu zaman uyarıcı ilaçlardan biri olan metilfenidat ile birlikte dopamin sistemi çalışarak biraz önce bahsi geçen dikkat bozukluğu belirtilerinde azalma görülür. Kimyasal iletici olan nörotransmiterlerin yaş ilerledikçe artış göstermesi sebebi ile bu hastalıkların belirtileri de giderek azalır. Ailelerin bu hastalık konusunda bilgi sahibi olması ve destek alması önem taşır. Çocuklar için kurallar ve düzenler belirlenmeli ve enerjilerini boşaltmalarını sağlayan etkinlikler yapılmalıdır.

Davranış terapisi ile birlikte zamanı iyi kullanma ve organize olma gibi şeylerin öğretilmesi ve güçlükler ile mücadele etme becerisinin kazandırılması önem taşır.

DEHB tedavisinde özen gösterilmesi gerekir. Anne, baba ve çocuk doktor ile ilk olarak hep birlikte görüşür. Aile, çocuk ile ilgili olarak detaylı bir şekilde bilgi verir. Daha sonra psikometrik testler yapılır. Bununla birlikte çocuğun öğretmeni ile iletişime geçilir ve böylelikle tedavi süreci başlar. İlk seans sırasında ailelere hastalık ile ilgili olarak eğitim ve bilgi verilir. Ailelerin başa çıkamadığı sorunlar da detaylı bir şekilde ele alınırken, uzman desteği sunulur. Davranış terapisi verilecek olan çocuklara Dur, düşün ve yap programı verilir.

Zira DEHB olan çocuklar düşünmeden hareket etmeleri ile bilinir. Bu program dahilinde birbirinden farklı problemlerin sunulduğu çocukların önce durmaları, sonra düşünmeleri ve ardından yapmaları gerekir. Bakarak ve dinleyerek tek bir noktaya odaklama eğitimleri verilecek olan çocuklara, arkadaş edinmesi için yardım edilecek olup benlik saygısı arttırılır. Kaygı ve depresyon gibi sorunların gözlemlenmesi halinde bu noktalar ile ilgili görüşmelerin de yapılması gerekir. Seansların içeriği ise şu şekilde belirlenmiş bulunuyor;

Intake Dönemi

  1. Seans: İlk görüşme sırasında hastalık öyküsü alınacak ve aile ile çocuğun yakınmaları dinlenerek, değerlendirilir.
  2. Seans: İkinci kez görüşülmesi halinde çocuğa testler yapılacak, aileden izin alındıktan sonra çocuk ile ilgili bilgi sahibi olmak üzere öğretmeni ile iletişime geçilir.

Tedavi Süreci

  1. Seans: Aileye destek ve bilgi verilir. Aile tarafından verilecek olan onayın ardından ilaç tedavisine başlanır. DEHB olan çocuğun öğretmenine tavsiyeler verilir.
  2. Seans: Davranış terapisi yapılır.
  3. Seans: Davranış terapisi yapılır.
  4. Seans: İlaç ve terapi gidişatının aile ile birlikte değerlendirilmesi, var olması halinde kardeşlerin sürece dahil edilmesi ve sorunların ele alınması.
  5. Seans: Davranış terapisi sonlandırma.
  6. Seans: Davranış terapisi sonlandırma.

Tedavi olunmaması halinde orta ya da üst seviyede bir zekaya sahip olan çocuklar bir yere kadar eğitimlerine devam edebilecek olsa da ilerleyen dönemlerde sorunlar yüz gösterir. Kaygı bozukluğu, depresyon, davranış bozuklukları ya da tik bozukluklarının oluşması mümkün olur. Etrafındaki insanlar sebebiyle eleştiriye maruz kalan çocukların özgüveni azalır.

Dürtülerine göre hareket eden bu çocuklar, antisosyal davranışlar gösterir. Ergenlik döneminde madde ve alkol kullanan kişilerin bu hastalığa yatkınlığı daha fazla olur. Bu durum ilerleyen dönemlerde de sorunlara yol açar. Bu nedenlerden dolayı da erken tanı ve etkili bir tedavi büyük önem taşır.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here