Ana sayfa Genel Sağlık Göz Sağlığı Histerik Körlük

Histerik Körlük

290
0
PAYLAŞ

Histerik Körlük Nedir?

Fiziksel ve bedensel şikayetler her zaman vücutta organik bir hastalık olduğuna işaret etmezler. Kişileri doktora gitmeye yönlendiren bu şikayetlerin önemli bir bölümü psikosomatik hastalıkların belirtilerdir. Yani aslında kişinin psikolojik sorunları, fiziksel şikayetlerle kendini gösterir. Yapılan muayene ve tetkiklerde, bu şikayetlere sebep olacak bulgulara rastlanmaz. Bu hastalıkları anlamak ve teşhis koymak için, vücudun işleyişiyle birlikte, kişinin bilinç dışı  çelişkilerinin, çatışmalarının da incelenmesi gerekir. Psikosomatik hastalıklar 5 ana başlık altında incelenir;

  1. Somatizasyon Bozukluğu: Hastaların şikayeti, vücudun belli bir yeriyle ilgili ya da tek bir hastalığı işaret eden şikayetler değildir. Vücudun her yerinde ağrı-sızılar olduğundan, mide bulantısından, kramplardan yakınırlar ve her defasında farklı bir organı tutan bir hastalıkları olduğunu düşünürler. Doğru teşhis konuncaya kadar çok çeşitli doktor gezer, her defasında farklı tedaviler görür ve değişik ilaçlar kullanırlar.
  2. Konversiyon Bozukluğu: Hastalar organik herhangi bir sebep olmaksızın ve tamamen bilinç dışı ortaya çıkan, bayılma, felç, duyu kaybı yaşarlar.
  3. Ağrı Bozukluğu (Psikojenik Ağrı): Vücuttan ya da beyinden kaynaklanmayan, bir veya daha fazla uzuvda aynı anda ortaya çıkan, kadınlarda görülme sıklığı erkeklere oranla 2 kat daha fazla olan ağrılardır.
  4. Hipokondriasis: Halk arasında ” hastalık hastası” olarak tanımlanan bu durumda, kişi sürekli olarak bir hastalığa yakalanacağı endişesi taşır. Vücudundaki en ufak ve sıradan değişiklikleri, çok ciddi bir hastalığın belirtisi olarak görür.
  5. Beden Disformik Bozukluğu (Vücudu Algılamada Bozukluk): Kişi herhangi bir uzvunun görünümünde bir bozukluk olduğunu düşünür. Olduğunu düşündükleri kusurla ilgili sıkıntıları o kadar büyüktür ki, sürekli olarak olmadığına dair onay bekler ve bunu makyajla, giyisileriyle, saçlarıyla kapatma gayreti içine girerler. Hatta çok ileri vakalarda, evden dışarı çıkmamaya başlarlar.

İşte “Histerik Körlük” de, bu psikosomatik bozukluklardan biri olarak karşılaşılan bir durumdur. Fiziksel muayenede, tıbbi tahlillerde ve görüntüleme cihazlarıyla yapılan tetkiklerde, körlüğe sebep olacak bir bulgu olmadığı halde, hastada görme kaybı olmasıdır. Çoğunlukla gençlerde ve kadınlarda rastlanır. Psikolojik bir travma, depresyon ya da duygu durum bozuklukları ardından ortaya çıkan bu durumda beyin, gözden hiç bir sinyal almıyormuş gibi davranır. Psikosomatik hastalıklar içinde, konversiyon bozukluklar alt başlığında incelenir. Konversiyon bozukluklar; hareketle ilgili olan motor belirtiler, duyu belirtileri ve nörovejetatif belirtiler olmak üzere belirtiler gösterirler. Histerik körlük, konversiyon bozukluklarının duyularla ilgili belirtilerindendir. Körlük dışında, ağrı, ağrılara karşı aşırı tepki, duyarlılık bozukluğu, his kaybı, sağırlık, koku alamamak gibi belirtiler de sık rastlanan diğer duyu bozukluklarıdır. 16. yy.’a kadar sadece kadınlara özgü olduğu düşünülen, kadın cinsel organlarıyla ve cinsel fonksiyonlarıyla ilgili görülen histeri, 18. yy.’dan itibaren ise çocuklar dahil her iki cinste de görülebilen psikolojik bir bozukluk olduğu, kanıtlarıyla ortaya konmuştur.

histerik-korluk1

Histerik Körlük Neden Olur?

Histerik körlüğün birden fazla sebebi vardır fakat en çok da kaygı bozukluğu ve bazı psikolojik travmalar sonucu ortaya çıkan bir durumdur. Kişi kendisini baskı altında hissettiğinde ve kendisini sözlü olarak ifade edemediği durumlarda, şikayetlerini bedensel olarak dışa vurur. Baskılardan kurtulmanın bir yolu olarak da meydana geldiğini söyleyebiliriz. Kişi böylece çevresinin ilgisini çekmiş, dikkatleri asıl sorundan uzaklaştırmış olur. Hastalığın altında yatan sebep araştırılmazsa, bu şekilde dikkatleri üzerine toplayarak kazanç sağlayan kişi, geçici olan his kaybı ortadan kalktığında yine çevresinin takdirini kazanır (kazanç sağlar) ve bu durum giderek kronikleşir. Zamanla hastanın sosyal ilişkilerini ve iş hayatını sekteye uğratabilecek bu his kaybı kısa süreli olabileceği gibi, uzun süre de devam edebilir. Ani görme kaybıyla hastanelerin acil servislerine başvuran hastalarda, bu duyu kaybını açıklayacak herhangi bir bulguya rastlanmaz. Vücudun işleyişine ve hastanın tıbbi özgeçmişine dayanarak yapılan inceleme, tahlil ve tetkiklerle tüm fiziksel olasılıklar elendikten sonra, hasta psikolojik olarak değerlendirilmelidir. Bu şekilde acil servise başvuran hastaların çok büyük bir kısmında, yakın zamanda gerçekleşmiş bir psikolojik olay olduğu görülür. Fakat kişi bu duyu bozukluğuyla bu psikolojik olay arasındaki ilişkinin konusunda bilinçli değildir. Beyin ve omurilik hastalıklarıyla ayırdı iyi yapılmalıdır.

Histerik körlüğün kaynağında, çocukluk yaşlarına kadar inebilen içsel bir çatışma söz konusudur. Kişinin dile getiremediği, bastırdığı bir dürtüsü vardır. Bu dürtü çevresel faktörler ve kişilik özelliklerin etkisiyle bastırılmış (yasaklanmış) olabilir. Bu durumda kişinin egosu ve süper egosu çatışmaya girer. Ego, bu dürtüyü ifşa etmek isterken, süper ego; ayıp, yasak ya da günah olduğunu düşündüğü bu durumu baskılamak, saklamak ister. Sürekli devam eden bu çatışma kişinin davranışlarını etkiler. Dürtünün bastırılması, ego tarafından bir tehlike olarak algılanır.  Herhangi bir stres durumunda, baskılama yetersiz kalır ve hasta diğer savunma mekanizmalarını harekete geçirir. Bu mekanizmalar konversiyon (yerine koyma) ya da dissosiasyon (ayrıştırma) şeklinde çalışır. Yani kişi bilinçsiz bir şekilde ya baskılanan dürtünün yerine bir duyu fonksiyon bozukluğu koyar ya da yine tamamen bilinçsiz bir şekilde, unutkanlık, bayılma, depresyon, sebepsiz ağrılar gibi tepkilerle bu bastırdığı dürtüyü ayrıştırır, bir kenara koyar. Böylece hastalar, içlerindeki bu çatışmadan, bastırmakta güçlük çektikleri dürtünün yerine fiziksel bir kayıp koyarak  kurtulurlar. Bu, hastalar için bir kazançtır ve psikiyatristler buna “birincil kazanç” derler. Kişi öylesine rahatlamıştır ki, görme kaybından memnundur adeta.

histerik-korluk3

Histerik Körlük Tedavisi

Hayatın zorlukları, psikiyatrik bozukluğu olmayan kişilerin bile zaman zaman acil servise başvurmasına yol açabilir. Hastaların psikiyatrik bozukluk hikayesi olması sebebiyle, olayı hafife almak doğru değildir. Hastaya güven veren, onu olduğu gibi kabul eden, durumu hastaya samimiyetle anlatan ve en önemlisi hastayı dinleyen bir hekim yaklaşımı, hastanın şikayetlerini azaltır. Körlüğün konversiyon bozukluktan kaynaklandığı teşhisi doğru bir şekilde konduktan sonra, bir psikiyatrist eşliğinde, buna sebep olan sıkıntının ortadan kaldırılması, görme kaybını da ortadan kaldıracaktır. Belirtiler, bulanık görme, çift görme, tam körlük veya parçalı körlük şeklinde olabilir. Ayırıcı teşhis koyabilmek için hastanın parlak ışığa verdiği tepki kontrol edilir. Konversiyon körlükte hasta, aniden gözüne yaklaştırılan bir cisimden kaçma davranışı gösterir, bu da hastalıkta tanı koymayı kolaylaştıran, ayırt edici bir tepkidir. Konversiyon bozukluk, ülkemizde çok sık rastlanan bir durumdur. Çoğu kişi, anlayış göreceğinden emin olmadığı ya da utandığı için ya da psikiyatristin yaklaşımının sert olacağını düşündüğünden, açılmakta güçlük çekebilir. Hastanın güvenini kazanmak çok önemlidir ve psikiyatriste düzenli devam edildiğinde güven sorunu ortadan kalkar, tedaviye faydalı olacak bilgiler ortaya çıkar. Hastalığın tedavisi, günümüzde oldukça çeşitlenen psikoterapi yöntemleriyle yapılmaktadır. Burada amaç, kişinin bastırdığı dürtüyü, kontrol altında ortaya çıkarmak, travma gerçekleştiği anda neler hissettiğini anlatmasını sağlamak, ilerleyen seanslarda bunun yerine olumlu duygular yerleştirmek ve bunları pekiştirmektir. Tedavide ailenin tutumu da çok önemlidir. Çoğu zaman hastalığın kökeninde ailenin tutumu baş roldedir. Aile içi şiddet, taciz, ilgisizlik, geçimsizlik gibi nedenlerden kaynaklanıyor olabilir. Bu durumda terapi tüm aile fertlerinin katılımı ya da iş birliğiyle devam ettirilmelidir. Terapi, sebep olan travmanın gerçekleştiği zamana ve şiddetine bağlı olarak planlanır. Yeni oluşmuş bir travmadan kaynaklanan konversiyon bozukluklar daha kısa sürede tedavi edilebilir. Kökeni çok daha eski zamanlara, çocukluk çağına kadar giden durumlarda tedavi süresi daha uzun sürecektir. Psikoterapiye ek olarak çeşitli ilaçlar da kullanılmaktadır.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here