Ana sayfa Genel Sağlık Kalp Sağlığı Kalbin Yapısı

Kalbin Yapısı

218
0
PAYLAŞ
Kalp Yapısı

Kalbin Yapısını anlatmadan önce kalbin ne olduğu, nasıl çalıştığı ve ne işe yaradığının yanı sıra kalpte nelerin bulunduğuna açıklık getireceğiz.

Bilindiği üzere kalp, genellikle kişinin yumruğundan biraz daha büyük olan, vücuttaki kanın tümünü toplardamarlar aracılığı ile toplayan, atardamarlar ile de tüm vücuda tekrar yayan, kas yapısına sahip güçlü bir pompadır.

Kalp Nedir ve Ne İşe Yarar?

Kalp, kalp olarak da bilinen kendine has bir çizgi biçimli kastan oluşan, içi boş ve kendi kendine kasılma özelliği olan kuvvetli bir pompa görevi gören organdır.

Kalbin temel görevi her ne kadar kanı vücuda pompalamak olsa da, metabolik faaliyetler sonucu meydana gelen vücut atıklarının uzaklaştırılması, vücut ısısının dengelenmesi ve düzenlenmesi, asit-baz dengesinin korunması ve hormonlar ile enzimlerin vücudun ilgili ve gerekli bölgelerine taşınması gibi görevleri de bulunmaktadır.

Kalp, tüm bu sistem ve döngü içerisinde önemli bir motor görevi yapar. Sağlıklı bir insanda dakikada 60 ile 80 arası atım yapan kalp, günlük ise ortalama 8.000 litre kadar kanı vücut içerisinde döndürür. Bu sayı oransal olarak artırılır ise günde yaklaşık 100 bin, yılda yaklaşık 40 milyon, tüm insan hayatı boyunca da yaklaşık 2,5 milyar kez atım yapan kalp, hiç durmadan bir ömür boyunca yaklaşık olarak 8 bin ton kanı vücut içerisinde pompalar. Ayrıca, normal bir kadın için ortalama bir kalp ağırlığı 200-280 gramken bu rakam erkekte 250-390 gram arasında bir ağırlığa denk gelmektedir. Her kişinin kalbinin boyutu aşağı yukarı kendi yumruğu kadar bir büyüklüğe sahiptir.

Kalp ayrıca, göğüs boşluğunda, 2 akciğerin arasında ve stemumun arkasında, diyafram kasının üzerinde ve 4. 5. ve 6. ‘Costae’ların arka kısmında yer alan üçte ikisi orta çizginin solunda olmak üzere üçte biri de sağında yer alan bir organdır. Elinizi göğsünüzün sol tarafına koyduğumuzda kalbinizin olduğu yerden gelen sesin nedeni ise kulakçık ile karıncık bölgeleri arasında açılıp kapanan kapakçıklardır.

4 kalp sesi vardır; bu seslerden ilk ikisi hissedilir seviyededir veya en azından stetoskop vasıtası ile duyulmaktadır. 3. ve 4. sesler ise ancak EKG cihazı ile duyulabilen türdedir. 1. seviye kalp sesi atriyo-ventriküler kapakların açılıp kapanma sesiyken, 2. kalp seviye kalp sesi aorta ve arteria pulmonalis’teki kapakların çıkardığı seslerden oluşmaktadır. Tıpta, 1. ve 2. seviye kalp sesi arasındaki süre ventrüküler sistol olarak isimlendirilirken, 2. seviye kalp sesi ile 1. seviye kalp sesi arasındaki süre ise ventriküler diastol evresi olarak isimlendirilir.

Kalbin Çalışması

Kalp kası sinirsel bir impulsa ihtiyacı olmayan, kendi kendini uyarabilen bir kas olmasına karşın kalbin çalışması otonom sinir sistemimizin altında gerçekleşir. Sempatik sinir sistemi kalbin ritmik bir şekilde kasılıp gevşemesini hızlandırırken parasempatik sinir sistemi ise bu ritmik hareketleri yavaşlatır.

Kalp, sürekli kasılıp gevşediği için bu kasılmalar sistol adını alırken gevşemelerde diastol adını almaktadır. Kalbin 2 karıncığı ve kulakçığı da kasılıp gevşediği için bu iki kısmın hareketi birbirine zıt itici bir güç oluşturur. Kulakçıkların ikisi birden sistol durumuna geldiğinde karıncıklar ise diastol durumuna geçer, işte kalp atışı bu döngü ile gerçekleşir. Yetişkin ve sağlıklı bir insanda dakikada 60-80 arası atım yapan kalp çocuklarda ise dakika da 90-140 arası bir atım ile atar.

Kulakçıklar diastoldeyken kan ile dolmaya başlar. Kan dolması ile 0,1 saniye içinde ise sistol dönemi başlar. Ardından karıncıklar diastol halindeyken basıncın da etkisi ile sağ kulakçık ve sağ karıncık arasında yer alan triküspit ile sol kulakçık ve sol karıncık arasında yer alan mitral kapakçıklar açılır. Böylece kulakçıklara dolan kan atrio-ventriküler deliklerden karıncıklara doğru geçer ve karıncıklar da kanla dolmaya başlar.

Karıncıkların sistolünde artan basıncın etkisi ile triküspit ve mitral kapaklar kapanır. Böylece basınçlı kanın kulakçıklara geri dönüşü engellenmiş olur. Sağ karıncıktaki bulunan venöz kan Arteria Pulmonalis (Akciğer atardamarı) girişinde yer alan seminular kapakçıkların açılması ile akciğerlere aktarılırken, sol karıncık bölgesinde yer alan arterial kan ise aort girişindeki valvula aortun da açılması ile aorta, oradan da tüm vücut sistemine dağıtılır.

Kalbin Yapısı Nasıldır ve Kalpte Neler Bulunur?

Kalbin yapısı dıştan içe doğru 3 katmandan meydana gelir. Bunlar; perikard, miyokard ve endokard’dır.

Perikard: Kalbin dışını saran 2 katlı bir zardır ve bu 2 zar arasında ise kalbin atım hareketini kolaylaştıran perikard sıvısı denilen özel bir sıvı bulunur.

Miyokard: Perikardın altında yer alan kas dokusundan yapılmış bir tabakadır. Kalbin kasılıp gevşemesi için önemli bir katmandır. Ayrıca bu katmanda kalbin çalışmasını sağlayan özel düğümler bulunur ve bu düğümler Kalbi besleyen kroner damarlar ile beraber çalışır.

Endokard: Kalbin iç kısmını örten 1 adet sıralı eiptelden oluşan önemli bir tabakadır.

Kalbin Yapısında Bulunan Dokular

  • Kaslar
  • Sinirler
  • Kapakçıklar
  • Kan damarları
  • Koruyucu zar
  • Kaygan sıvı
  • Kalbin içinde yer alan kulakçık ve karıncık denilen kısımlar
  • Kalbin üstünde bulunan kalp odacıklarındaki kulakçıklar
  • Kalbin altında bulunan kalp odacıklarındaki karıncık
  • Kulakçıkların bağlı olduğu toplardamarlar
  • Karıncıkların bağlı olduğu atardamarlar
  • Akciğer ve diğer organlardan kalbe akan kanı karıncıklara ileten kanallar
  • Kalpteki kanı akciğerlere ve diğer organlara gönderen kanallar
  • Kalbin sol tarafında akan temiz kan
  • Kalbin sağ tarafında akan kirli kan
  • Oksijen yönünden zengin temiz kan ile karbondioksit bakımından zengin pis kan

Kalp Kasları: Kalbin duvarlarını oluşturan özel yapılardır. Çok hızlı bir şekilde ve güçlü kasılıp gevşerler. İstemsizce ve sürekli çalışırlar. Karıncık kasları kulakçık kaslarından daha kalındır.

Kalp sinirleri: Kalp kaslarının düzenli ve ritmik çalışmasını sağlar.

Kapakçıklar: Kulakçıklar ve karıncıklar arasında yer alır. Kendiliğinden açılıp kapanma özelliği vardır. Ve kanın karıncıklardan kulakçıklara doğru dönmesine engel olur.

Kalp damarları: Kalp sistem olarak kendi içindeki kanı kullanmaz. Kalbin içindeki damarlar ise sadece kan hücrelerinin beslenmesini sağlamak içindir.

Koruyu zar: Kalp çalıştığı zaman akciğerlere zarar vermemesi için koruyucu görevi vardır.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here