Ana sayfa Hastalıklar Kan Yoluyla Bulaşan Hastalıklar

Kan Yoluyla Bulaşan Hastalıklar

165
0
PAYLAŞ
Kan Yolu ile Bulaşan Hastalıklar

Çeşitli sebeplerden dolayı sağlığımız için büyük risk faktörü oluşturabilecek birkaç hastalık vardır. Üzerinde durulması gereken nokta ise bu hastalık türlerinin kan yolu ile insandan insana bulaşmasıdır. Her ne kadar durup dururken kan yolu ile herhangi bir hastalık kapma gibi bir durumumuz olmasa da meydana gelebilecek riskli kazalar veya korunmasız cinsel birleşimlerde bu nokta önem taşıyor.

Viral ve bakteriyel tüm hastalıklar kan yolu ile insandan insana geçtiği için hastalığa etki eden organizmaların kanın içerisinde yaşadığını ve tüm vücuda yayıldığını söyleyebiliriz. Gribin bile kan yolu ile karşı tarafa geçme ihtimali olduğunu düşünüsek, kan yolu ile hastalık aktarımının üzerinde özellikle durmamız gerekiyor. İlgili yazımızda ise ağırlıklı olarak Hepatit, Frengi ve Hiv/Aids üzerine özellikle yoğunlaşacağız.

Kan Yoluyla Bulaşan Hastalıklar ve Belirtileri

1. Hepatit (B ve C)

Hepatit, halk arasında yaygın olarak sarılık olarak da bilinen bir karaciğer hastalığı olup karaciğer hücrelerindeki iltihaplı duruma denir. Hepatit hastalığının oluşmasında bir çok etken vardır. Bu etkenlerden bazıları ise; virüsler, aşırı alkol tüketimi, ilaçlar, otoimmün durumlar ve toksik maddelerdir.

Hepatit oral yolla bulaşmadığı gibi hastalığın virüsü aktarmada faydalandığı en önemli durum açık yaralar ve bütünlüğü bozulmuş deri yüzeyleridir. Diğer bulaşma yolları ise, kan ve kan ürünlerinin tranfüze edilmesi sonucu enfekte hali, hemodiyaliz, akapunktur, dövme, aynı enjektörü bir çok kişinin kullanması, endoskopi işlemi, kişisel bakım eşyalarının ortak ve dikkatsizce kullanımı (özellikle jilet, tıraş makinesi, diş fırçası gibi), anneden bebeğe plasenta yolu ile yani genetik aktarım, uygun ve standartlara bağlı olarak sterilize edilememiş tıbbi cerrahi aletleri ve son olarak korunmasız cinsel birleşim şeklindedir.

Hepatit B Hastalığı

Hepatit B virüsü vücuda girdikten yaklaşık 5–6 ay kadar sonra %85-90 civarında kandan atılır. Bu virüs ile daha önce karşılaşmış kişiler bir daha bu virüs ile karşılaşmaları durumunda hepatit B hastalığına vücut bağışıklık kazandığı için yakalanmazlar. Fakat %10 civarında bir virüs kanda kalmaya devam eder. Virüsü bünyesinde taşıyan bu kişilerin büyük bir kısmı taşıyıcı konumda hayatlarını sürdürürken bir kısmında ise hepatit B kronik duruma dönüşebilir.

Detaylı Bilgi İçin TIKLAYINIZ!

Hepatit C Hastalığı

Hepatit C hastalığı, HCV virüsünün sebep olması ile kendini gösterir ve yine Hepatit B gibi bir karaciğer hastalığıdır. Hepatit C’de yine hepatit B gibi karaciğerin iltihaplanması ile oluşur. Hastaların %85’inde kronik boyutta yaşanılan Hepatit C hastalığı, pek çok kişide herhangi bir enfeksiyon belirtisi de göstermeyebilir. Bazı hasta gruplarında HCV virüsünden kaynaklı hepatit C hastalığı kendisini siroza çevirebilir. Dünya üzerinde yaşayan yaklaşık 170 milyon kadar hepatit C hastası olduğu düşünülüyor. Kimi zaman 20 sene bile kendini belli etmeyebilen hepatit C, hastalığın tespitinden sonra ilerlemiş bir hastalık olarak varlığını sürdürür. Virüs özellikle kan yolu veya cinsel birleşimle aktarılmak ile birlikte gebelik dönemin de anneden bebeğe kolaylıkla geçebilir.

Detaylı Bilgi İçin TIKLAYINIZ!

2. Sifiliz (Frengi) Hastalığı

Sifiliz olarak da bilinen Frengi, treponemapollidum isimli bir bakteri ile hastalığa dönüşen ve cinsel yolla bulaşan bir hastalık türüdür. Zamanında tedavi edilmezse bakterinin tüm vücuda yayılması ve bu durumda da bir çok önemli organın işlevini yitirmesine sebep olması mümkündür. Cinsel yolla bulaştığı için erkek veya kadın bireylerdeki oral, anal ve vajinal birleşim sonrası olası bir kanama ile kendisini karşı partnere aktarır.

Virüsün hasta bedenden sağlıklı bedene aktarılması 10-90 gün içerisinde çeşitli belirtiler ile belli olur. Genelde vücudun belli bölgelerinde kendini yer yer üstü açık, sert ve ağrısız yaralar ile gösterir. Bu açık yaralar aracılığı ile yayılım sağlayan bakteri, bir iki hafta içerisinde yaraların ortadan kalksa da vücutta varlığını sürdürür. Bu durumda da özellikle yara oluşumundan sonraki süreç önem arz eder. Yaralar çıktıktan yaklaşık 3-6 hafta içerisinde tedavi edilmeyen sifiliz vücudun diğer bölgelerine ve organlarına sıçrayarak büyük tahribata sebep olur. Gebelik sürecinde olan anne adaylarında da bebeğe bulaşabilir. %70 bebeğe bulaşma ihtimali olan sifiliz hastalığı mevcut bakterinin etkisini erken doğuma bağlı ölüm veya düşük ile kendini gösterir.

Detaylı Bilgi İçin TIKLAYINIZ!

3. Hiv/Aids Hastalığı

Aids Hastalığı vücuda yerleşmiş Hiv’in en son seviyesi olarak tanımlanır. Aslında kişi ilk olarak Hiv ile tanışır, teşhis ve tedavi süreci gerçekleşmediği takdirde kendisini zamanla Aids’e yani son aşamaya dönüştürür. Özellikle virüs insan vücudunun bağışıklık sistemine saldırdığı için Hiv taşıyıcıları tedavi olmadıkları zaman son derece kırılgan bir bünyeye sahip olurlar. Zamanla azalan vücut direnci de son aşama olan Aids’e dönüşür.

Korunmasız cinsel birleşim ile aktarımı gerçekleşen bu kronik hastalığa sebep olan virüs, erken teşhiste kontrol altına alınıp bulaşıcılığı önlenebilen bir enfeksiyon halidir. Eğer kişide pamukçuk, mantar hastalıkları veya tüberküloz gibi çeşitli hastalıklardan birkaçı mevcut ise Hiv/Aids şüphesi ön plana çıkabilir. Hiv/Aids, şeker hastalığı gibi “kesin tedavisi bulunana kadar” ömür boyu ilaç ile tedavi edilen bir hastalıktır.

HIV ile İlgili Detaylı Bilgi İçin TIKLAYINIZ!

AIDS ile İlgili Detaylı Bilgi İçin TIKLAYINIZ!

Kan Yoluyla Bulaşan Hastalıkların Tedavisi ve Korunma Yolları

Hepatit B Korunma Yolları

Hepatit B’den korunmak için doğumdan hemen sonra (en fazla 1-2 gün olacak şekilde) aşı yapılmalıdır. İlk aşıyı izleyen birinci ve ikinci aylarda da bebeğe pekiştirme dozları uygulanmalıdır.

Eğer yeni doğan bebek Hepatit B’li ise hemen aşı olmalı aynı zamanda da hipergummun globülin uygulanmalıdır. Hepatit B aşısı olmadıysanız yaşınız kaç olursa olsun önemli olan tek husus bu aşılanmanın bir an önce yapılmasıdır. Evlenmeden önce de bireyler herhangi bir aşılanmadan geçmediyse ilk olarak bunu gerçekleştirmeleri gerekir. Korunmasız cinsel birleşimden kaçınmak ve kişisel bakım malzemelerinin ortak kullanılmaması da yine bir diğer ve önemli korunma yöntemleridir.

Hepatit B Tedavisi

Hepatit B’nin Tedavisi ise sık sık ve rutin doktor takipleri ile sürerek devamlılığı büyük önem arz eder. Ayrıca tedavi sürekliliği sonucu iyileşme şansı oldukça yüksek olup %90 civarındadır.

Detaylı Bilgi İçin TIKLAYINIZ!

Hepatit C Korunma Yolları

Hepatit C’ye karşı günümüz tıbbında halihazırda bir aşı bulunmuyor. Deneme ve laboratuvar aşamaları süren Hepatit C, kan yolu ile bulaşan, cinsel birleşim ve anneden bebeğe de doğum yolu ile geçen önemli bir hastalıktır, dikkatli olmak ise korunarak cinsel birleşim gerçekleştirmek ve ortak kan ürünlerini kullanmamaya bağlıdır.

Hepatit C Tedavisi

Çok ileri bir Hepatit C hastası iseniz uygun bir karaciğer ile nakil gerçekleştirilmesi ile tedavi şansı olabilir. Bu yöntem ile eski sağlığına kavuşan bir çok hasta örneği mevcuttur.

Detaylı Bilgi İçin TIKLAYINIZ!

Sifiliz (Frengi) Korunma Yolları

Cinsel birleşimde hastalığın bulaşmasını engelleyen en önemli yöntem korunmaktır. Elbette doğum yoluyla veya ortak kan ürünlerinin kullanımıyla da bulaşma riskinin olduğunu hatırlatmak isteriz.

Sifiliz (Frengi) Tedavisi

Penisilin alımı ile kolayca tedavi edilebilen bu hastalığın bulaşıcılığı, tedaviye başlanılmasının ardından 1 gün içerisinde ortadan kalkar. Doktor reçetesiz asla kullanılmamalıdır.

Detaylı Bilgi İçin TIKLAYINIZ!

Hiv/Aids Korunma Yolları

Hiv/Aids günümüz kronik hastalıklarından sadece bir tanesi olup ilaçla kontrol altına alınabilen bir enfeksiyon hastalığıdır. Dünyada yeni yeni ortaya çıktığı zamanlarda hastalar için belli gruplandırmalara gidilse de günümüzde bu tür ilkel yaftalamalar ortadan kalkmıştır. Koruyucu ve kesin tedavi çalışmaları sürmekte olan Hiv/Aids Hastalığı, bir şeker hastalığı gibi günlük ilaç kullanımı ile kontrol altında tutulabilen ve bulaşıcılığı baskılanabilen bir hastalıktır. En önemli korunma yöntemi ise bulaşıcılığı ortadan kalkmış olsa bile korunmasız cinsel birleşmeden kaçınmaktır. Bunun haricinde hiçbir şekilde ne öpüşme, ne sarılma, ne yüksek sesli kahkaha atma ne de aynı kaptan yemek yeme ile bulaşır.

Hiv/Aids Tedavi

Hiv’in tespitinden sonraki tedavi süreci en önemli süreçtir. Çünkü gerekli aşılar ve alınması gereken retroviral ilaçlar ile tedavinin başarıya ulaşması mümkündür. Her hasta için farklı ilaç türleri kullanılabilir, kimi hastalar günlük tek ilaç kullanımı ile normal hayatlarına devam edebilirken, kimi hastalar da 2 veya 3’lü ilaç kombinleri ile tedavi görebilir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here