Ana sayfa Genel Sağlık Ruh Sağlığı Kapalı Alan Korkusu

Kapalı Alan Korkusu

278
0
PAYLAŞ

Kapalı alan korkusu diğer adıyla klostrofobi çoğu insanlarda çeşitli sebeplere bağlı olarak ortaya çıkar. Ayrıca kapalı alan korkusu her insanda görülebilen psikolojik bir durum. Kapalı alan korkusu olan insanlar kapalı alanlardan sürekli uzak durur. Mesela asansör ya da toplu taşıma araçları kullanmazlar.

Kapalı Alan Korkusu Nedir?

Kapalı alan korkusu, diğer adıyla klostrofobi, bazı insanların kapalı alanlarda bulunması gerektiği zaman iç sıkıntı oluşması ve ayrıca fizyolojik bazı belirtilerin de meydana gelmesiyle kendini daha kötü hissetmesine sebep olan psikolojik bir sağlık sorunu.

Ölçü olarak dar olan ortamlar bazı insanlarda kaygı ve korku oluşturduğu için fobi haline gelir. Kapalı alan korkusu aynı zamanda dar alanlarda kalamama şeklinde de ortaya çıkabilir. Kapalı alan korkusuna sahip olan insanlar hayatında bazı zorluklarla karşılaşır. Dar ölçülere sahip olan ulaşım araçlarını kullanamazlar. Sinemaya ya da farklı bir kapalı alana gitmeye karar verseler bile tek başına gidemezler. Mutlaka çıkışa yakın yere otururlar. Güvenlik önlemleri oluştururlar. Yanlarında mendil, su ya da nefes açıcı gibi ferahlatıcı malzemeler taşırlar.

Bu nedenle kapalı alan korkusu olan bireylerin sosyal hayatı olumsuz yönde etkilenir. Kapalı alan korkusuna sahip olan herkese hasta teşhisi konulamaz. Bu korkuyu destekleyici bazı kriterlerin olması gerekir. Bu kriterler; kapalı alan korkusuna sahip olan kişi kendini boğuluyor gibi hisseder, nefes alıp vermede zorlanır, kalp çarpıntısı oluşur, terlemeye başlar, bayılma hissi oluşur, baş dönmesi yaşanır ve kişi çok paniklemeye başlar.

Kapalı Alan Korkusu Neden Olur?

Kapalı alan korkusu herkeste yaşanabilecek bir durum. Kişinin eğer kapalı alan korkusu varsa, sürekli bir şeyleri ertelemesi ve yerine farklı alternatifler bulması gerekir. Kapalı alan korkusu MR çekilme, yüksek yerlerde oturamama ve asansöre binememe gibi durumlarda daha çok ortaya çıkar. Aslında klostrofobi daha çok bir fobi ve ayrıca kaygı bozukluğu olarak nitelendirilebilir.

Bazı kişiler kapalı alan korkusunu çok normal bir şey olarak düşünür. Bunu kişisel bir özellik gibi düşünür ve kabullenir. Kapalı alan korkusu daha çok çocuklukta oluşan bir fobi. Yani birden bire ortaya çıkan bir korku değil. Çocukluk döneminde bir yerde kilitli kalma durumunda kapalı alan korkusu meydana gelir. Aile bireyleri çok titiz ve çok evhamlı olan çocuklarda daha çok görülür. Kapalı alan korkusu çocukluk döneminde ya da ergenlik çağında bireyin yaşamış olduğu korkunç bir olay ile daha sonraki yıllarda kendini gösterir. Kesin olarak sebebi henüz bilinmiyor. Uzmanlar daha çok küçük yaşlardaki çocukların cezalandırma amaçlı kapalı ve karanlık bir odana kapatılması sonucunda oluşabileceğini ifade ediyor. Kapalı ve karanlık odada uzun bir süre geçirmek, bu nedenle derin bir kaygı, korku oluşması, daha sonraki yıllarda kapalı alan korkusu olarak ortaya çıkar.

Kapalı alanlarda iş ya da eğitim gereği bulunmak zorunda kalan bireyler, kendilerine açıklayamadığı kapalı alan korkusundan dolayı sıkıntı yaşar. Bu tür ortamlarda daha çok psikolojik açıdan çok hüzünlü, durgun ve kaygılı olurlar. Duvarlar sanki üzerine geliyormuş gibi bir his yaşarlar. Bu hisle baş etmek zorunda kalırlar. Bu tür olumsuz duygulara, kapalı alan korkusu belirtileri de eklenince daha büyük bir çıkmazın içerisine giriyorlar.

Kapalı Alan Korkusu Tedavisi

Bazı insanlar geçmişte yaşadıkları farklı olayların etkisinde kalarak, bazı panik ataklar yaşarlar. Bu panik atak türlerinden biri kapalı alan korkusu. Kapalı alan korkusu insanlarda çok büyük bir yer işgal ediyorsa, kişinin her alandaki yaşam kalitesi düşer. Çünkü hiçbir sosyal aktiviteye dahil olamazlar. Çok fazla ilerlemiş durumdaysa, mutlaka bir an önce önlem almak gerekir. Sosyal fobinin daha fazla ilerlememesi için çabalamak gerekir. Eğer tedavi ertelenirse, daha sonraki zamanlarda depresyon ya da panik bozukluklar ortaya çıkabilir. Kapalı alan korkusunun kontrol edilmesi daha zor bir hale gelebilir.

Kapalı alan korkusuna sahip olan bireylerin daha çok psikoterapi almaları gerekir. Eğer bireyin işlevselliği karışık bir hale geldiyse, bu durumda ilaç tedavisi uygulanır. Eğer daha yeni başlıyorsa, sosyal hayatı olumsuz bir şekilde etkilemiyorsa ve kişi kontrol altına alabiliyorsa, bu durumda herhangi bir tedaviye gerek duyulmaz. Kapalı alan korkusu eğer hafif ya da orta seviyede ise, davranış terapisi ile bu sorun ortadan kalkar. Bu tedavi yöntemi ile kapalı alan korkusunun üzerine gidilmesi amaçlanır. Özellikle kaygının üzerine gidilebilir.

Kapalı alan korkusunun üzerine daha çok giderek bu konuda duyarsız bir hale gelmek gerekir. Bu tedavi için ilk olarak kısa tünellerden geçilebilir. Kısa tünelden çıkamama, burada boğulma ya da ölme gibi kaygılar aklınızdan geçebilir. Bu nedenle birden kapalı alan korkusunun üzerine gitmeyin, küçük alıştırmalarla başlayın. Çünkü aksi halde korkunun üzerine bir anda giderseniz, daha çok travmatik bir durumun oluşmasına sebep olabilirsiniz.

Kapalı alan korkusu kişinin adeta benliğine yapışır. Bilişsel davranışçı terapi de aynı zamanda kapalı alan korkusu tedavisinde kullanılan bir yöntem. Bu tedavi yöntemiyle başarılı sonuçlar elde edilir. Bazı durumlarda kapalı alan korkusunun kontrolden çıkması durumda antidepresan ilaçlar kullanılır. Kapalı herhangi bir alana girmeden önce psikologun tavsiye ettiği antidepresan ve sakinleştirici özelliği olan ilaçları kullanabilirsiniz.

Bazı insanlar kapalı alan korkusunu hipnoz yöntemiyle çözebilirler. Hipnoz yönteminde daha çok bu uygulamayı yapan kişinin iyi bir eğitim almış olması gerekir. Çünkü hipnoz yöntemi çok dikkat edilmesi gereken bir tedavi yöntemi. Hipnoz yönteminde, uzman kişinin çok deneyimli olması ve iyi bir eğitim almış olması gerekir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here