Ana sayfa Hastalıklar Karaciğer Kanseri Hastalığı

Karaciğer Kanseri Hastalığı

278
0
PAYLAŞ
Karaciğer Kanseri Hastalığı Nedir?

Karaciğer kanseri hastalığına tüm kanser türlerine göre daha az rastlanılanı olduğunu söyleyebiliriz. Bu kanser türü, günümüz dünyasında ağırlıklı olarak hepatit B enfeksiyonunun yaygın bir biçimde gözüktüğü Güneydoğu Asya ve Güney Afrika ülkelerinde daha fazla görülür. Genelde Batı toplumlarında nadir görülür. Kötü huylu bir tümör olan karaciğer kanserleri, hepatosit ismi verilen karaciğer hücrelerinde meydana gelir. Bu sebeple karaciğer kanserlerinin %85-90’ına da hepatosellüler kanser de denir.

Karaciğer Kanseri Hastalığı Nedir?

Kötü huylu tümöre sebep olan çıkış noktası yine karaciğer organının kendi dokusundan gelir. Tüm kanser türlerini düşünürsek en az rastlanılanı olduğunu söylemek yanlış bir tespit olmaz. Erkeklerde kadınlara göre daha fazla kendini gösterir. Her 100 kanser hastasından sadece 1 tanesinin karaciğer kanseri olduğunu söyleyebiliriz.

Hepatoselüler karsinom, en az rastlanılan ve karaciğer kanserlerinin %90’ını oluşturan bir hastalıktır. Geriye kalan %10’luk kısımda ise çoğunlukla karaciğerin safra yollarından kaynaklanan ve kolanjiyokarsinom adı verilen tümörler oluşturur. En sık görülen bu tümörlere ise metastaz denir. Metastaz özelliği gereği başka hastalıklı organ veya dokulardaki kanser oluşumlarını karaciğere sıçratır.

Karaciğer Kanser Tipleri

1. Primer ve Sekonder Kanser

Bu kanser tipinde kanser hücreleri primer alandan ayrılır ve vücudun diğer kısımlarına doğru ilerler. Bu durum kanserler sekonder olarak adlandırılır. Fakat bu sekonder hücreler hala primer kanser hücrelerinin özelliğini taşıdığından tedavi de primer yapı baz alınarak ilerletilir.

2. Hepatosellüler Karsinoma

Karaciğer kanseri hastalığı arasında en yaygın görüleni olan bu tür, primer kanserli her 100 hastadan 85’inde görülür. Erkeklerde daha fazla görülen bu kanser türü, yaş ilerledikçe görülme sıklığı artan bir durumdur.

3. Diğer Karaciğer Kanseri Tipleri

  • Safra kanalı üzerindeki hücrelerden kaynaklanan: Kolanjiyokarsinoma
  • Karaciğerde bulunan kan damarlarından kaynaklanan: Anjiyosarkom (ya da hemanjiyosarkom)
  • Çok nadir olsa da görülebilen ve genellikle çocukları etkileyen: Hepatoblastomayı’dır.

Karaciğer Kanseri Risk Grupları ve Nedenleri

Kişilerin herhangi bir hastalığa yakalanmasını kolaylaştıran her bir etmen risk faktörü olarak tanımlanır. Karaciğer kanseri hastalığına yakalanmanın da belli başlı risk faktörü grupları vardır.

Bu faktörler ise şunlardır;

  1. Daha önce herhangi bir sebepten meydana gelmiş bir yara izi (siroz),
  2. Hepatit virüsü ile enfekte olanlar,
  3. Anabolik steroid alanlar,
  4. Ailesinde karaciğer kanseri öyküsü olan ve sigara kullanımını aşırı olanlar,
  5. Hepatit B veya C virüsüyle enfekte olmuş kişilerin (eğer sigara da içiyorlarsa) karaciğer kanseri türlerinden birine yakalanma riskleri daha yüksektir.

Diğer risk faktörleri ise şunlardır; İçme suyunda bulunan arsenik yüksekliği, diyabet hastalığı, aşırı kilolu olma durumu, zayıf ve güçsüz bir bağışıklığa sahip olma ile bazı doğum kontrol haplarının kullanımıdır.

Karaciğer Kanseri Hastalığı Belirtileri Nelerdir?

Karaciğer hastalığında belirti hemen kendini göstermez. Erken dönemde kendini gösteren bir hastalık olmadığından da vücudumuzu iyi takip etmemiz gerekir. Ama şu belirtiler de karaciğer kanseri hastalarında rapor edilmiş yaygın belirtilerdir; karında şişkinlik, cilt yüzeyinde sararma, kaşıntı, karnın sağ üst kısmından başlayıp sırta doğru vuran ağrı, ani ve hızlı kilo kayıpları, haftalar boyunca süren iştahsızlık hali, çok az gıda tüketilmesine karşın yemek sonrası hissedilen tokluk ve şişkinlik, ateş, zaman zaman gece terlemeleri, genel sağlık durumunda ani bir kötüleşme, idrar renginin koyulaşması ve soluk renkli dışkı.

Şimdi bu saydığımız belli başlı belirtilerden en yaygın görülen bir kaçına daha ayrıntılı değinelim;

Kilo Kaybı: Yemek yeme düzeninizde değişiklik yapmadığınız halde sebepsiz bir şekilde kilo kaybı yaşıyorsanız karaciğer kanseri olma ihtimaliniz vardır. Vücut ağırlığının yaklaşık %10’u kadarını kaybetmek ani kilo kaybı olarak tanımlanır ve birçok tehlikeli hastalığın habercisidir.

Sarılık: Sarılık durumu, karaciğer kanseri hastalığından önce karaciğer iltihaplanması, safra yolunun tıkanması, hemolitik anemi gibi diğer birçok hastalıktan dolayı da oluşmuş olabilir,. Bunun için ayrıntılı bir inceleme gerekir. Fakat karaciğer kanserinde görülen sarılık da, karaciğer fonksiyonlarını etkileyen diğer birçok hastalıkta da olduğu gibi safranın vücuttan atılamaması durumu gerçekleşir. Safra tuzlarının birikmesi de kanda ve vücut dokularında gerçekleştiği için cilde sarı bir renk verir. Ve bu sararma beraberinde kaşıntıyı da meydana getirir. Yine aynı şekilde vücutta olduğu gibi göz aklarında da sararma meydana gelebilir.

Karın Şişliği: Karaciğer kanserinde karın şişliği 2 sebepten dolayı gelişir. Bunlardan ilki karaciğerde büyüyen tümörün karnın sağ tarafına doğru büyümesidir. İkinci seçenek ise karaciğerin fonksiyonlarını yerine getirememesinden kaynaklı (aynı siroz hastalığında da olduğu gibi) karın bölgesinde biriken sıvının karın bölgesinde şişlik yaratmasıdır.

 

Karaciğer Kanseri Tanısı

Karaciğer kanseri hastalığı var diyebilmek için ilk adım doktor muayenesidir. Doktor muayenesi ile karın içinde bulunan karaciğer ve dalak gibi organlardaki büyümeler, sıvı toplanması, cilt ve gözlerdeki varsa eğer sararmalar tespit edilir.

Daha sonra ise uygulanan kan testlerinde incelenen alfa fetoprotein olarak da adlandırılan özel bir maddenin yüksek oranda olması karaciğer kanseri hastalığının tanısını destekleyen tetkiklerdir.

Karın ultrasonografisi, bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans (MR) görüntüleme seçenekleri de karaciğerin görüntülenmesi sağlayarak tanı konulmasına yardımcı olan önemli tıbbi incelemelerdir. Tabi kesin bir tanı için uygulanan bu görüntüleme yöntemleri ile beraber karaciğerden ince bir iğne ile incelenmek üzere sıvı alınması da gerekebilir. Yapılan bu sıvı incelemesi (biyopsi) sonucunda karaciğer kanseri tanısı konulursa bu durumda da yapılması gereken hastalığın vücutta ne kadar ilerleyip yaygınlaştığını anlamak ve sonuca göre uygun bir tedavi yöntemine karar vermektir. Hastalık varsa hangi evrede olduğunu belirlemek ise yine bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans (MR) görüntüleme ile yapılabildiği gibi gerekli görülen bazı durumlarda da genel anestezi altında uygulanan laparoskopi ile de yapılabilir.

Hastalığın Evreleri Nelerdir?

Hepatosellüler karsinom’un evrelemesi Amerikan Kanser Derneği sınıflandırma sistemine göre belirlenmiştir. Bu standartlar çerçevesinde hastalık evresi belirlendiği gibi çeşitli tanımlamalara da gidilir. Örneğin, T tümör, N lenf tutulumu ve M uzak organ yayılımı şeklinde tanımlanır. T, N ve M’den sonra ise 0-4 arası rakamlar ile hastalığın ağırlık derecesi gösterilir.

Evre I (T1, N0, M0): Herhangi bir boyutta olan kan damarı invazyonu olmayan tek bir tümör varlığı.

Evre II (T2, N0, M0): Herhangi bir boyutta olan ama kan damarı invazyonu olan tek bir tümör (veya 5cm’den küçük olan) varlığı.

Evre IIIA (T3, N0, M0): En az biri 5 cm’den büyük birçok tümörün varlığı veya portal veya hepatik ven invazyonu gösteren tümör oluşumu.

Evre IIIB (T4, N0, M0): Komşu organ olan safra kesesi dışında oluşmuş invazyonu gösteren tümör oluşumu veya karaciğerin dış duvarına yerleşen tümörün varlığı.

Evre IIIC (herhangi T, N1, M0): Bir veya birden fazla olan ve her boyutta olabilecek olan bölgesel lenf düğümü invazyonu gösteren tümörün/tümörlerin varlığı.

Evre IV (herhangi T, herhangi N, M1): Vücudun başka kısımlarına yayılmış lenf düğümü.

Karaciğer Kanseri Hastalığı Tedavisi

Erken teşhis karaciğer kanseri için düşük de olsa da düzenli yapılan check-up’lar ile ileri evrelere geçmeden tespit edilebilmesi mümkündür. Tedaviden önce tanının konulması için başvurulan ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans uygulamalarının dışında Ayrıca alfafötoprotein testi de yapılmalı ki, hastalık varsa hangi evrede olduğu ve neler yapılıp nasıl bir tedavi süreci geliştirileceği belirlensin. Fakat bu hastalık için temel tedavi yöntemi her zaman tümörün ameliyatla acilen çıkarılması şeklindedir. Hatta kişinin karaciğer fonksiyonlarının çoğu yeterliyse bu hastalarda kitlenin tamamı (tümör karaciğer içerisinde sınırlı olsa bile) ameliyatla çıkarabilir; ama hasta ameliyat için uygun değilse de kemoembolizasyon yani karaciğer atardamarının içerisine ilaç verilerek tümör büyümesinin önüne geçilmesi amaçlı bir tedavi uygulanır. Çoğu kanser tedavisinde uygulanan kemoterapi seçeneği karaciğer kanserlerinde pek de etki sağlamayan bir yöntemdir.

Karaciğer Kanserinden Korunmak İçin

HBV virüsüne karşı aşılarınızın tam olduğundan emin olmanız hastalıkla mücadelede önemli bir yöntemdir. Ayrıca kronik bir hepatit C hastalığınız da varsa ve tedavi görmüyorsanız bu da es geçmemeniz gereken bir süreçtir. Son olarak da aşırı alkol tüketiminden kaynaklı sirozla mücadelede yeterli çabayı sarf etmeyişiniz de bu kanserle mücadelede tekrar düşünülmesi gereken bir hareket olacaktır.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here