Ana sayfa Genel Sağlık Göz Sağlığı Keratokonus Hastalığı

Keratokonus Hastalığı

265
0
PAYLAŞ

Keratokonus hastalığı, bireylerin gençliklerinin ilk yıllarında gözlerindeki problemler nedeniyle kullandıkları gözlüklerin sık şekilde değiştirilmesi, gözlük numaralarının sık şekilde değiştirilmesi sonrasında ortaya çıkabilen bir göz problemidir. Keratokonus bir kornea sorunu olarak belirtilebilir. Oldukça önemli sorunlara neden olabilen bu göz problemi, acilen tedavisi yapılması gereken durumlardan biridir. Önemli bir göz hastalığı olarak belirtilebilir. Bu nedenle de tedavi ve teşhisinde acele edilmez ve tedavisi aksarsa, bireyde oluşan sorunun tek tedavi şekli olarak kornea nakli durumu ortaya çıkar. Bu yüzden erken teşhis ve tedavi oldukça önemlidir. Korneada meydana gelen şekilsel bozukluk, giderek artan miyop, düzensiz olan astigmatizma ve görme düşüşü gibi durumlara neden olmaktadır. Günümüz teknolojisi sayesinde gözlüksüz ve lens kullanmadan geçen bir hayat için lazerle tedavi yolu seçilmektedir. Ancak her bireyin gözleri bu durum için elverişli olmamaktadır.

Lazer, gözün en önde bulunan tabası olan kornea tabakasına uygulanır. Korneada meydana gelen keratokonus hastalığı da kornea üzerinde lazerle işlem yapmak için engel olan en yaygın hastalıkların başında gelir.

Keratokonus hastalığı için kullanılan en geleneksel tedavi yöntemi olarak gözlük kullanımı belirtilebilir. Ancak gözlükler yeterli görüş sağlayamadığı takdirde de sert gaz geçirgen kontakt lensler kullanılır. Ancak bu kullanılan sert malzemeden yapılan lensler çok rahat bir kullanım sunmadığından pek fazla uygun olmamaktadır. Bu sebeple de orta kısmı sert olan ama kenarları daha yumuşak bir malzemeden yapılan özel lensler, kerkotonus hastaları tarafından tercih edilmektedir. Bu duruma karşın, bazı bireylerde meydana gelen kornea bozuklukları nedeni ile bireye uygun bir lens bulunamamaktadır. Başka diğer hastalar ise, kullanılan lensin gözden çıkıp düşmesi, toz kapması ya da batma gibi nedenlerden dolayı lens kullanmaktan çekinmektedir.

Keratokonus, gözün saydam olan yapısının yani kornea kısmının, gelişebilen miyop ve astigmat nedeniyle incelmesi ve sivri bir hal almaya başlaması ile meydana gelen bir göz sorunudur. Genel anlamda bireyin ilk gençlik yıllarında yani ergenlik dönemlerinde başlayan sorun, bireyin ancak 20’li yaşlara erişmesiyle fark edilebilmektedir. Hastalık, bireyin ilk gençlik çağlarında yani 20-40’lı yaşlarında ilerleyici bir durumdadır. 40’lı yaşlardan sonra da durağan bir hal alır.

Kornea, gözde bulunan en önemli bölümlerden biridir. Dış çevrede bulunan ışık, kornea aracılığı ile göze yansır. Kornea ışınları kırarak ya da bu ışınları odaklayarak net görmemize olanak sağlar. Keratokonus ise, korneada bir takım değişimler yaratır ve görmede sorunlar meydana gelir. Keratokonus, bireyin araç kullanamamasına, bilgisayarda yazı yazamamasına, televizyon izlerken zorlanması ya da kitap okuma gibi durumları yerine getirmede güçlük meydana getirir.

Keratokonus Hastalığının Nedenleri Nelerdir?

Keratokonus hastalığının nedenleri iki farklı başlık altında toplanabilir. Bu başlıklar ise, genetik geçmiş ve çevresel faktörlere göre meydana gelen keratokonus olarak belirtilir. Özellikle de alerjik durumlardan dolayı kaşıma, gözü ovalama hastalığın ileri seviyelere çıkmasında önemli rol oynar. Bu nedenle de genç yaşlardaki bireylerin alerjik konjonktivit ile birlikte keratokonus sorunu da ilerleyebilir bir niteliktedir. Bu durum unutulmamalıdır. Hastalık ilerleyici olabilmektedir.

Keratokonus’un 3 ana nedeni olarak ise;

  • Genetik olarak bu soruna bir yatkınlığın olması
  • Bireyin bulunduğu çevredeki çevresel faktörler
  • Ve oksidatif hasar keratokonusun ortaya çıkmasında etkilidir denilebilir.

Keratokonus Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

Kerakotonus hastalığının ilk belirtisi olarak bireyin net olarak görememesi yani flu görme durumunun ortaya çıkması durumu gösterilebilir. Bu duruma ek olarak bireyin gözlük kullanma ihtiyacı duyması durumu da keratokonusun ilk belirtilerinden biri olarak kabul edilir. Bunun nedeni bireyin tam olarak net görememesi ve bu şikayetlerden dolayı da bir göz doktoruna gitme isteğinin uyanmasıdır. Doktor bireyin gözlük numarasını değiştirir. Birey bu durumun ardından yakın bir zamanda doktora tekrar başvurur ve doktor bireyin gözlük numarasını bir kez daha değiştirir.

Keratokonus hastalığı gelişebilen bir hastalık olduğundan, 2-3 ay sonra birey, yine görme bozukluğu yaşar ve tekrar göz doktoruna başvurma isteği uyanır. Eğer bireyde sık gözlük değiştirme durumu meydana geldiyse, doktor bir keratokonus durumunun varlığını göz önünde bulundurur ve bu durumu ortaya çıkarmak için bazı araştırmalar yapar.

Keratokonus hastalığında en çok ortaya çıkan durum ise alerji durumudur. Alerjik konjonktivit sorunu bulunan bireyler, gözlerini sık şekilde ovalama ya da kaşıma isteği duyarlar. Bu da korneanın çatısında bir bozulmalar dizisi meydana gelmeye başlar. Bireyin gözlerinde bir kaşıntı meydana geliyorsa, gözler kesinlikle bastırarak kaşınmamalıdır. Bu kaşıntı hissini soğuk su yardımı ile gözlerin yıkanması durumu ile bastırmak tercih edilmelidir ya da elmacık kemiklerine hafif bir masaj şeklinde bir tercihte gözlerde bulunan kaşıntı durumunu giderir ve böylece gözler korunur.

Keratokonus Hastalığının Teşhisi Nasıl Yapılır?

Keratokonus hastalığı çok sık rastlanan bir göz hastalığı olmamakla birlikte, eskiden göz doktorları keratokonusu görmeleri halinde bile tespit edemezlerdi. Ancak günümüz teknolojisi ile daha kolay teşhis edilebilen keratokonus, erken tanı yapılırken topografik araştırma yönteminden yararlanılarak erken tanı yapılabilmektedir.

Günümüzde keratokonus görülme oranı, her 10.000 kişide 250 kişi civarında olup çok yaygın bir durum değildir. Keratokonus hastalığı daha çok ergenlik çağında olan yani on beş – on altılı yaşlardaki gençlerde başlar. Bu çok olmasa da genetik geçmişin etkili olabileceği bir durum olabilirken, kesin nedeninin ne olduğu bilinmez. En önemli neden olarak da düzensiz astigmatizmadan bahsedilebilir. En önemli belirtisi de yukarıda da belirtildiği üzere, hasta bireyin sık şekilde gözlük numarasını değiştirmesidir.

Keratokonus Nasıl Tedavi Edilir?

Keratokonus tedavisinde damla tedavisi gibi ya da diğer göz hastalıklarında kullanılan tedavi türlerinden bazıları tedavi olarak kullanılmaz. Tedavi olarak ilk önce bireyin görme problemini gidermek için bireye uygun dereceli gözlük verilir.

Bireyler gözlükleri dener ancak memnun kalmazlar ise, hastalara kontakt lens verilerek bireyin görme kolaylığı sağlanır. Ancak hasta hem gözlük hem de lens tedavisinde de memnun değilse bireye en son tedavi seçeneği olan cerrahi işlem uygulanır.

Keratokonus Tedavisinde Cerrahi Müdahale

Keratokonus tedavisinde cerrahi müdahale yöntemi, 1988’li yıllardan önce sadece korneanın nakil yapılması ile mümkün iken, o tarihten itibaren daha gelişmiş yöntemlerin kullanılmaya başlandığını belirtebiliriz. Bu tarihten önce gerçekleştirilen tek tedavi yöntemi olan kornea nakli yapılarak birey bir süre için tedavi edilmiş olurdu. Nakil gerçekleştirildikten sonra yaklaşık 10-15 yıl sonra sorun yeniden ortaya çıkabilir ve aynı sorunlar tekrar meydana gelirdi. Bu nedenle de kornea nakline alternatif yeni tedavi yöntemleri ortaya çıkarılmaya çalışılmış ve bu yöntemler uygulanmaya başlanmıştır.

Keratokonus ring tedavisi adı verilen bu yeni yöntemler sayesinde, bu ring, keratokonusa takılırdı. Bu işlemi gerçekleştirirken genel anestezi yapılmaz ve damla kullanılarak hafif bir operasyonla yapılırdı. Ancak burada kullanılan ringlerin özel olarak seçilmesi hassas bir konu idi. Eğer seçilen rigler hasta için uygun olmazlar ise, operasyonun ardından operasyonun nedeni olarak görmeyi arttırması gereken ringler, bireyde bir görüş arttırıcı etki sağlamaz. Bu sebeple de bu önemli operasyon deneyimli ve işinde uzman olan göz doktorları tarafından gerçekleştirilmesi oldukça önemli olacaktır.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here