Ana sayfa Şifalı Tarifler Kiraz Reçeli Tarifi

Kiraz Reçeli Tarifi

88
0
PAYLAŞ

Ev Yapımı Kiraz Reçeli Nasıl Hazırlanır?

Yaz mevsiminin gelmesi demek kıpkırmızı rengiyle meyve tabaklarımızı süsleyen, şahane tadıyla bizi kendine bağlayan kirazın sağlığımıza olan katkılarından faydalanmak demek! Üstelik sadece meyvesiyle değil sapıyla bile tam bir şifa kaynağı! Faydalarını yalnızca yaz mevsimine sıkıştırmayıp kış sofralarına da taşımak isteyenlerin ve tatlısının da en az meyvesi kadar lezzetli olduğunu düşünenlerin kurtarıcısı elbette ki ev yapımı kiraz reçeli tarifimiz.

Malzemeler:

  • 1 kilo kiraz
  • 3 su bardağı toz şeker
  • Teze sıkılmış yarım limon suyu

Hazırlanışı:

  • İlk adım kirazların temizlenmesidir. Yıkanan kirazlar saplarından ve çekirdeklerinden ayrılır.
  • Ayıklanmış kirazlar pişirme kabına alınır ve şekerin tamamı üzerine eklenir.
  • Bu şekilde bir gece boyunca bekletilen kirazlar suyunu bırakmış ve pişmeye hazır olacaktır.
  • Kısık ateşte pişirilmeye başlanan reçeliniz yoğunlaşınca üzerindeki köpükleri toplayın ve limon suyunu ekleyin. Reçeliniz artık hazır!

Kiraz Reçelinin Saklama Koşulları

Her reçelde olduğu gibi, kiraz reçelinizin de ömrünü uzatacak bir takım faktörler vardır. İlk olarak üzerindeki köpüğü tamamıyla toplamanız şekerlenmesini engeller. Cam kavanoz kullanımı oldukça önemlidir. Kesinlikle ılık halde kavonozlanmamalıdır. Ya tamamen soğumasını bekleyip ardından kapağı sıkıca kapatılmalı ya da ocaktan alınır alınmaz kavonozlara doldurulup ters çevrilmiş bir şekilde soğuması beklenerek konserve mantığı uygulanmalıdır. Buzdolabında saklamak yerine, ışık almayan nemden uzak, oda sıcaklığında bir yer tercih etmek de yine reçelinizin şekerlenmeden tazeliğini uzun süre korumasını sağlayacaktır.

Kiraz Nelere İyi Gelir?

Bir kase kiraz ortalama 87 kaloridir. İçerisinde hiç yağ barındırmaz. 22 gram karbonhidrat, 3 gram lif, 18 gram şeker, 1 gram proteinden oluşur. %16’sı C vitaminidir. C vitamini yoğunluğunu %9 oranıyla potasyum minerali takip eder. %4’ü K vitamini, %2’si A vitamini, %5’i magnezyum, %4’ü bakır, %3’ü B6 vitamini, %3’ü demir ve %2’si kalsiyumdur. Görüldüğü üzere, vitamin ve mineral bakımından oldukça zengin bir yelpazeye sahip olan kiraz, bu sayede diyetimize çok yönlü olarak katkıda bulunur.

Yapılan bilimsel araştırmalar kirazın kanser, kardiyovasküler rahatsızlıklar, diyabet, enflamatuvar hastalıklar ve Alzheimer üzerinde etkilisini ve engelleyici/koruyucu role sahip olduğunu göstermektedir. Kirazın bu derece faydalı olması yüksek seviyede antioksidan içermesinden kaynaklanır. Bu sayede vücuttaki serbest radikaller uzaklaştırılarak hastalık yapıcı faktörler engellenmiş olur. Ayrıca son dönem çalışmalarda da kirazın zayıflama üzerindeki etkisine ve melatonin salgısını arttırarak sağlıklı uyku döngüsü sağladığına dair kanıtlar sunulmaktadır.

Bu genel bilgilerin ardından, gelelim kirazın faydalarını daha ayrıntılı olarak açıklamaya:

  • İlk olarak yapılan araştırmalar, kirazın kardiyovasküler sisteme pozitif etki ederek inme riskinde ciddi bir azalış sağladığını göstermektedir. Kiraz, proksizon proliferatörü izoformlarını aktifleştirerek yağ ve glikoz metabolizmalarında rol oynayan genlerin düzenlenmesini sağlamaktadır. Bu sayede kalp krizi dahil pek çok sorun karşısında koruyucu görev üstlenir.
  • Antosiyanin ve siyanin adı verilen oldukça güçlü bu iki antioksidan kirazın içerisinde bol miktarda bulunur. Vücudumuz kanser, bunaklık gibi hastalıklara karşı savunma mekanizmasını antioksidanlar sayesinde geliştirir. Yine kiraz bu içeriği sayesinde, makuler dejenerasyondan ötürü oluşabilecek göz hasarlarına karşı doğan bir set oluşturur.
  • Kansere karşı tek koruyuculuğu antioksidanlardan ötürü değildir. Ayrıca içerisindeki lif, C vitamini, karotenoitler ve antiokyaninler kanseri önlemede önemli rollere sahiptirler.
  • Kandaki ürik asit miktarının belli bir seviyede tutulmasını sağlayan vücut mekanizmalarının bozulması ile ortaya çıkan gut hastalığına karşı korur. Her gece 2 porsiyon kiraz tüketmek vücuttan %15 oranında ürik asit uzaklaştırılmasını sağlarken, nitrik asit miktarını da düşürür.
  • İltihap sökücü özelliği vardır ve bu sayede özellikle osteoartritden kaynaklanan ağrıları kesici etkisi vardır. Araştırmalara göre, 3 hafta boyunca günde iki kere kiraz suyu tüketen osteoartrit hastalığından muzdarip kadınların ağrılarında %20 oranında azalma görülmüştür.
  • Bir yandan karın bölgesindeki yağlanmayı azaltıcı etkiye sahiptir, diğer yandan fiziksel egzersiz sonrası oluşabilecek kas ağrılarını dindirir.

  • Cildinize ve saçlarınıza sağladığı faydalar için ayrıca vazgeçilmezler arasına girebilir. İçerisindeki A, B, C ve E vitaminleri parlak ve sağlıklı bir cilt görüntüsü sağlar. Bazı araştırmacılar, uzun süreli kullanımda cilt üzerindeki kusurlarda yenileme ve gençleştirme etkisi sağladığını iddia eder. Cilt beyazlatıcı etkisi de mevcuttur. Bu özelliğinden faydalanmak için, 5 adet kirazın püre haline getirilip 1 çay kaşığı bal ile karıştırılmasından elde edilecek maske yüz ve boyun bölgesine rahatlıkla uygulanabilir. Cildiniz bir yandan beyazlaşırken diğer yandan ışıltı kazanacaktır.
  • İçerisindeki A vitamini ayrıca saç kökleri için oldukça önemli olan retinoik asitin salgılanmasını sağlar. B vitamini ise saçların uzamasını hızlandırır.
  • Antioksidan kaynağı demişken, hamileliklerde hem anne hem de bebek için oldukça faydalı olduğunu vurgulamadan geçmemek gerekir. Kan şekerini düzenli tutarak gestasyonel diyabete karşı korur.
  • Kiraz sapı ile hazırlanan çayın hem zayıflamak isteyenlere hem de menapoz döneminde çekilen sıkıntılara oldukça yardımcı olduğu bilinmektedir.
  • Bunca faydasına rağmen, aşırı tüketiminin zararlara yol açabileceği yine de unutulmamalıdır. En sık karşılaşılan yan etkisi, yüksek asitik yapısı sebebiyle midede şişlik, ekşime ve yanma hissine sebep olabilmesidir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here