Ana sayfa Genel Sağlık Ruh Sağlığı Kleptomani Hastalığı Nedir?

Kleptomani Hastalığı Nedir?

212
0
PAYLAŞ
Kleptomani nedir, nasıl tedavi edilir?

Son yıllarda pek çok zengin ve ünlü kişide de olduğunu öğrendiğimiz kleptomani, yaklaşık 150 yıldır bilinen ve üzerinde araştırmalar yapılan psikolojik bir hastalık. Bazen tek başına bir hastalık bazen de kişinin bilinç altında yatan bir çatışmanın belirtisi olarak ortaya çıkabiliyor. Her iki durumda da hem hasta hem de yakınları için hayatı olumsuz etkileyen hatta sosyal olarak çöküntülerine sebep olan, ciddi bir hastalık kleptomani. Toplumda çok ender rastlanan bir hastalık olmasına rağmen sonuçları çok yıkıcı olabiliyor.

Kleptomani Nedir?

En kısa tanımıyla “çalma hastalığı” diyebiliriz kleptomani için. Kleptomaninin bir hastalık olduğunu bildiğimize göre, hastaların “çalma” değil “izinsiz alma” eyleminde bulunduklarını söylemek daha doğru belki de. Psikolojik hastalıklar içinde, saç koparma (trikotilomani), yangın çıkarma (piromani) gibi diğerleriyle birlikte dürtü kontrol bozuklukları sınıfında incelenir. Toplumun sadece binde 6’sında yani oldukça seyrek görülen bir hastalık olmasına rağmen, bireyde ve ekonomide ciddi hasarlar bırakır. Kleptomani hastaları için çaldıkları şeyin maddi değerinin bir önemi yoktur, ihtiyaçları için çalmazlar. Zaten hemen hepsinin alım gücü oldukça yüksektir. Çaldıkları şeyi satın almaları için önlerinde hiçbir engel olmadığı halde çalmak için karşı konulamaz bir istek duyarlar.

Kleptomaninin Sebepleri Nelerdir?

Kleptomani gibi dürtü bozukluklarının temel sebepleri kesin olarak bilinemiyor. Hastalarda yapılan incelemelerde bazı organik faktörlerin de bulunması, biyolojik yaklaşımların ortaya çıkmasını sağlamıştır.

Biyolojik Sebepler

Kleptomani hastalarında yapılan biyolojik incelemelerde elde edilen sonuçlar, beyindeki seratonin eksikliğini işaret etmekle birlikte pek çok başka değişkene bağlı olarak meydana geldiği düşünülüyor. Örneğin bazı kleptomanik hastalarda, beynin bazı bölgelerinde atrofi yani küçülme olduğu görülmüş, çalma davranışının bu hastalarda nöbetler halinde ortaya çıktığı gözlenmiş. Bu hastalarda ilaç ve psikoterapi tedavileri birlikte uygulanarak başarılı sonuçlar alınmış. Kleptomaninin biyolojik olarak incelenmesi sırasında ortaya çıkan bir diğer bulgu ise, hastalığın herhangi bir sebeple beyinde meydana gelen hasarlardan kaynaklanabildiği. Fakat beyninde hasar olan herkes kleptoman olmuyor, bunun için depresyon gibi bir tetikleyici etken de olması gerekiyor.

Takip edilen kleptomani hastalarının yaklaşık olarak 1/10’unda rastlanan durum ise gerçekten ilginç. Bu hastalar psikolojide dissosiyatif denilen bir tablo sergiliyorlar. Geçici olarak, bilinen kişiliklerinden sıyrılıp, başka bir isimle tamamen başka bir kişiliğe bürünüyorlar. Klasik hafıza kaybından farklı olarak bu kişiler, geçmiş hayatlarını unuttuklarının bilincinde değiller. 1-2 gün ya da nadiren 1-2 ay kadar süren bu zaman içinde yaşadıkları ortamı terk ediyorlar hatta başka işlerde çalışmaya başlıyorlar. Yaşadığı şehirden ayrılarak başka şehirlerde yaşamaya başlayanlar bile var. İşte bu hastalarda kleptomani davranışı bu dissosiyatif dönem içinde gerçekleşiyor.

Sebepsiz yere çalma davranışı sergileyen bir vakada ise, en sık rastlanan pankreas tümörü olan insülinoma tespit edilmiş. Bu tümöre bağlı olarak hastada hipoglisemi var ve aynı zamanda anksiyete ilacı kullanıyor. Bu ve bunun gibi vakalardan yola çıkan bazı araştırmacılar, kleptomanik çalma davranışının, kimi salgıların düşük sentezlenmesinden kaynaklanıyor olabileceğini savunurlar. Kleptomaniyle ilgili araştırmalar ne yazık ki, hastaların uzun süre takibi mümkün olamadığından, kesin ve net sonuçlar ortaya koyamazlar.

Psikolojik Sebepler

En sık rastlanan sebeplerinden biri, çocukluk çağına ait duygusal eksiklik olarak karşımıza çıkar. Araştırmalar hastaların çok büyük bir çoğunluğunun kaygı bozukluğu, depresyon ya da seksüel bozuklukların yarattığı baskıdan kurtulmak için “izinsiz almak” davranışına başvurduklarını gösterir. Bazı araştırmacılar depresyonun kleptomani için tetikleyici güç olduğu görüşünde. Bu araştırmacılara göre kleptomanlar, depresyondan kurtulmak için çalarlar. Kleptomaniye aniden ortaya çıkan ve tekrarlayıcı kişilik ve yeme bozukluklarının eşlik ettiği de görülür. Bazı psikanalistler kleptomaninin seksüel bir anlamı olduğunu düşünürler. Onlara göre çalınan nesneler birer cinsel objeyi çağrıştırır. Bu hastaların cinsel ilişkiye karşı isteksizlikleri, ağrılı cinsel ilişkileri ya da temizlik takıntıları vardır. Zihinleri cinsellikle ilgili çok fazla meşguldür. Bazı kleptomanik kadınların hamilelik ya da adet dönemlerinde çalma nöbetleri geçirmeleri de bu varsayımla açıklanır. Bazı araştırmacılar ise kleptomanların süper egolarının aşırı gelişmiş olduğunu söyler. Bu kişiler kendilerini cezalandırmak için çalma eylemi gerçekleştirirler. Kleptomaniye dair bir başka görüş de, hastalığın obsesif kompulsif bozukluk olarak incelenmesi gerektiği yönündedir. Zira kişi bir nesneyi izinsiz aldığında hem zevk alır hem de büyük bir rahatlama hisseder.

Kleptomani Kimlerde Görülür?

Hemen her yaşta ve cinsiyette rastlanan bu bozukluğa özellikle yüksek sosyo-ekonomik düzeyde ve iyi eğitim almış insanlar arasında daha yaygın olarak rastlanır. Kadınlarda erkeklere oranla 4 kat daha fazla ve daha erken yaşlarda (25-35 yaş arası) görülür. Erkeklerde ise 40-50 yaşlar arasında daha sık rastlanır.

Çocuklarda ise, anne ve babalarıyla yeterli ve sağlıklı duygusal ilişki kuramadıklarında kleptomanik davranış sergileyebilirler. Bu çocukların ebeveynleri tarafından maddi olarak hiçbir eksikleri bırakılmadığı halde sevgi yönünden yeterli doyuma ulaşamadıkları gözlenir. Bu çocukların bazılarında aynı zamanda dikkat eksikliği ya da hiperaktivite sendromu gibi başka dürtü kontrol bozuklukları da kleptomaniye eşlik eder.

Kleptomani Belirtileri Nelerdir?

Hastalık çoğunlukla ruhsal bir travmanın ardından gelişir. Bu travma yakın bir zamanda gerçekleşmiş olabileceği gibi çocukluk çağında tatmin edilmemiş ve birikerek gelmiş duyguların patlaması tetikleyici olabilir. Kleptomanikler, kendileri için maddi olarak hiçbir değer ifade etmediği halde, herhangi bir şeyi (ç)almak için karşı koyamadıkları bir istek duyarlar. Onlar için önemli olan, o şeye sahip olmak değil, çalma eyleminin kendisidir. Çaldıkları şeyi kullanmazlar bile. Zaten sadece satışı olan ürünler değil kendilerine ait olmayan herhangi birine ait herhangi bir şey de olabilir hedeflerinde. Fakat onu oradan almak için büyük çaba sarf ederler.

Hastalık ataklar halinde seyreder. Bir dönem için çalma davranışına son veren hasta, bir süre sonra yeniden başlar. Kleptomanların pek çoğu yaptıklarının doğru olmadığını bilir ve hastalıklarının farkındadır. Bazıları bunun bir hastalık olduğunu bildiklerinden kendilerini eylemlerinden sorumlu tutmaz hatta haklı görürler. Bu sebepten pek çoğu tedavi olmayı da kabul etmez. Ta ki yakalanıncaya kadar. Yakalandıklarında çok büyük bir duygusal çöküntü yaşarlar. Sorunun hemen kapatılması ve oradan bir an önce ayrılmak için yakınlarını haberdar eder ve onlardan ödeme yapmalarını isterler. Böylece pek çok vaka, mal sahibinin şikayeti olmadan, hasta yakınları tarafından kapatılır, örtbas edilir. Hastalığın en büyük külfeti de bu bakımdan hasta yakınları tarafından çekilir. Bu şekilde yaptıklarının bedelini ödemeden hayatlarına devam eden hastalar yakalandıklarında ve ceza almaları söz konusu olduğunda tedaviyi kabul ederler ancak. Psikolojik bir davranış bozukluğu olan kleptomaniyi, adli bir suç olan hırsızlıktan ayırt etmek bazen oldukça zor olabilir.

Kleptomani Tedavisi

Kleptomani, hiçbir tedavi uygulanmadığı durumlarda 15-20 sene kadar kendi seyrinde devam eder. Bu süre sonunda hastalar çoğunlukla bu dürtünün yerine koyacakları başka davranışlar bulmuşlar ya da yaşlarının ilerlemesiyle düşünce yapılarını değiştirmiş olurlar. Gençken kendilerinde psikolojik baskı yaratan durumlar da ortadan kalkmış olabilir. Böylece hastalık kendi kendine sonlanır. Fakat bu davranış bozukluğuyla bu kadar uzun süre maddi-manevi zarara uğramadan yaşamak, hastalar ve yakınları için hiç de kolay olmaz. Tedavi talebi çoğunlukla hasta yakınlarından gelir. Çok az hasta tedavi için kendisi gönüllü olur. Pek çoğu da kleptomani sebebiyle değil, buna eşlik eden başka duygu durum bozuklukları şikayetiyle doktora başvurur.

Kleptomani, ilaç ve/veya psikoterapi teknikleriyle tedavi edilir. Fakat %100 başarılı bir tedaviden bahsedemeyiz. Uzun süre takip edilebilir vakalar çok azdır bu da tedavinin başarısı hakkında yeterli veriye ulaşmamızı engeller. Kısa sürede alınan sonuçlar başarılıdır ama iyileşme halinin ne kadar sürdüğü ve tekrarlama olup olmadığı hakkındaki bilgiler yeterli değildir.

Kleptomani vakalarında psikoterapi yöntemi olarak çokça psikanaliz uygulanır. Davranışa sebep olan duygunun kökenine inmek olarak tanımlayabileceğimiz bu teknikle kişinin içsel çatışmalarının açığa çıkarılması hedef alınır. Hastalar önce, çok derinlere attıkları ve farkında olamadıkları bu çatışmaların farkına varırlar. Sonra da bu davranışın yerine başka bir davranış koymaları istenir. Hastalarda belli bir rahatlama sağlayan bu tedavi yönteminin her hastada aynı başarılı sonucu vermeyeceğini de söylememiz gerekir.
Bazı hastalar profesyonel yardım almak yerine kendi kendilerini tedavi edebileceklerini düşünürler. Bunun da en yaygın biçimi kendilerine alışverişi yasaklamak olur. Bu yasak bir süre sonra hastanın evden çıkmaya bile çekinir hale gelmesine neden olur ki bu başlı başına bir problemdir.

Çocukluk çağında görülen kleptomani vakalarının tedavisi yetişkinlerden çok daha kolay ve çabuk gerçekleşir. Hatta pek çoğu çocuğun normal gelişimine bağlı anomaliler olarak kabul edilir ve zamanla kendiliğinden ortadan kalkar. Bu çocuklara nasıl davranılması gerektiğini öğrenmek ve hastalığı derinleştirmemek için profesyonel yardım almakta her zaman fayda vardır.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here