Ana sayfa Genel Sağlık Göz Sağlığı Kornea Sivrileşmesi

Kornea Sivrileşmesi

254
0
PAYLAŞ

Göz hastalıkları insanlar tarafından çok yaygın olarak bilinmemektedir. Bu durum da bazı rahatsızlıkların birbiri ile karıştırılmasına neden olabilmektedir. Örneğin kornea sivrileşmesi hastalığı yani bir diğer adı ile keratokonus hastalığı miyop ya da hipermetrop gibi hastalıklardan tamamen farklı bir hastalıktır.

Kornea Sivrileşmesi Nedir?

Keratokonus hastalığı, korneanın zaman içerisinde incelmesi ve öne doğru sivrileşmesi ile meydana gelen bir hastalık olmaktadır. Bir diğer deyiş ile bu hastalığa kornea sivrileşmesi adı verilemektedir. Bu hastalık ağırlıklı olarak kadınlarda görülmektedir. Bu hastalık çerçevesinde korneadaki kırılma gücü değişir. Dolayısıyla gözde orta seviyede ya da ileri seviyede astigmatizma ve bulanık görüş meydana gelir. Keratokonus hastalığı ilerlediği vakit hastanın gözündeki korneada şişme ve ciddi oranda beyazlaşma da görülebilmektedir.

Keratokonus hastalığı gözdeki saydam tabakanın yani kornea tabakasının miyop ve astigmat ile beraber incelmesi ile ve dahi sivrileşmesi ile meydana gelir. Bu hastalık ağırlıklı olarak ergenlik dönemlerinde başlar. Fakat buna karşılık hastalar hastalıktan yirmili yaşlarında haberdar olmaktadırlar. Özellikle yirmili yaşlar ile kırklı yaşlar arasında bu keratokonus hastalığında ilerleme görülmektedir. Fakat kırklı yaşların ardından hastalık duraklama dönemine geçer. Kornea tabakası gözün en önemli bölümlerinden bir tanesi olmaktadır. Çünkü görmemizi sağlayan ışık kornea sayesinde göze geçmektedir. Işınlar kornea tabakasında kırılır ya da odaklanır. Bu sayede de net bir şekilde görmek mümkün bir hale gelir. Ancak keratokonus hastalığında korneanın normal şeklinde bir takım değişiklikler olur. Bu yüzden de görüş bozulmaya başlar. Özellikle keratokonus hastalığı bulunan kişilerin araba kullanmalarında, bilgisayarda iş yapmalarında, televizyon izlemelerinde ya da bir şeyler okumalarında bir takım zorluklar meydana gelebilmektedir. Yani bu kişilerin görme ile alakalı yapacakları bazı faaliyetler biraz güç hale gelebilir.

Kornea Sivrileşmesi Neden Olur?

Aslında keratokonus hastalığının yani kornea sivrileşmesi hastalığının nedeni henüz tam manası ile bilinmemektedir. Fakat buna karşılık hastalığın gelişmesinde genetik faktörlerin ve mekanik bir takım travmaların etkili olduğu bilinmektedir. Özellikle eğer ki bir kişinin genetik olarak bu hastalığa yatkınlığı bulunuyor ise gözün sert bir biçimde ovalanması ya da sert kontakt lenslerin kullanılması gözdeki keratokonus hastalığının ilerlemesine yol açabilmektedir. Bu yüzden mutlaka çok dikkatli olunması ve göze çok sert müdahalelerde bulunulmaması gerekir. Aynı şekilde lens kullanan kişilerin de lens kullanırken özenli davranmalarında büyük bir fayda olmaktadır.

Kornea Sivrileşmesi Belirtileri

Bu kornea sivrileşmesi hastalığı genetik faktörler ile nesillere aktarılabilmektedir. O yüzden eğer ki bir kişinin yakınlarında bu hastalık bulunuyor ise ya da yüksek astigmat hastalığı var ise kişide keratokonus hastalığı görülme ihtimali de artmaktadır. Genelde bu hastalığa sahip olan kişilerin gözlerinde sürekli olarak artan bir astigmatizma ya da miyopi görülür. Bu hastalığı bulunan kişiler ağırlıklı olarak sürekli gözlük değiştirmek zorunda kalmalarından ve her yeni aldıkları gözlüğün bir süre sonra yeniden yetersiz kalmasından şikayet etmektedirler. Bazı durumlarda kornea sivrileşmesi rahatsızlığı korneanın yaralanması ile, çeşitli göz hastalıkları ile ya da sistemik rahatsızlıklar ile meydana da gelebilmektedir. Hatta bazen eğer kişinin gözü buna uygun değilse fakat yine de excimer laser ameliyatı yapılmış ise de saydam tabakanın ameliyatın ardından zayıflaması nedeni ile de meydana gelebilmektedir kornea sivrileşmesi yani keratokonus hastalığı.

Hastalığın en yaygın olarak görülen belirtileri arasında gözde devamlı olarak alerji oluşması ya da devamlı bir kaşıntı olması vardır. Bunun yanı sıra elbette miyopinin ya da astigmatın sürekli olarak ilerlemesi de hastalığın belirtileri arasında yer almaktadır. Aynı zamanda bu hastalığa sahip olan kişiler gözlük kullanmalarına rağmen net bir şekilde görüş sağlayamamaktadırlar. Hatta keratokonus hastalığı bulunan kişilerin ışığa karşı hassasiyetleri de normalden çok daha fazla olmaktadır. Dolayısıyla bu kişilerin gözleri sık sık kamaşmaktadır.

Hastalık iki bin kişide bir görülür. Özellikle hastalığın tedavisine erken başlanılmasının önemi çok ama çok büyük olmaktadır. Hatta eğer ki bir kişinin yakınlarında bu hastalık bulunuyor ise bu hastalığa karşı biraz daha duyarlı davranması ve düzenli olarak göz doktoruna kontrollere gitmesi gerekir. Aynı şekilde hastalığın çocuklarda görülme ihtimaline karşılık olarak da ebeveynler çocuklarını düzenli olarak göz doktoruna muayeneye götürmeli ve detaylı kontrol yaptırmalıdır. Bu sayede eğer ki çocukta hastalık erken bir zamanda teşhis edilir ise tedavisi çok daha kolay bir şekilde yapılacak ve hastalık çok daha kısa bir sürede iyileştirilecektir. Eğer bir kişi keratokonus hastalığı var ise bu hastalık beraberinde alerjik göz hastalıklarını da getirir. Bu alerjiler de doğal olarak gözde şiddetli kaşınma yapmaktadır. Ancak bu kaşınmalara bağlı olarak kişi gözlerini daha çok ovalar ise hastalık da daha yoğun bir şekilde ilerlemeye devam eder. Yani göze her daim çok hassas davranılması gerekir. Benzer şekilde gözünde devamlı olarak alerjik reaksiyon şikayeti olan kişilerin de belirli rutinlerde bir göz doktoruna muayene olmaları gerekir. Çünkü bu kişilerin keratokonus hastalığına yakalanma riski çok daha fazla olmaktadır.

Kornea Sivrileşmesi Tedavisi

Kornea sivrileşmesi rahatsızlığının ilk belirtileri henüz kişi ergenlik çağında iken ortaya çıkar. Ancak maalesef ki henüz çocuk iken bu hastalığın tanısını koymak bir hayli zor olmaktadır. Yani çocuğa çok daha ayrıntılı olan bir takım muayeneler yapılması gerekir. Hatta bu hastalığa yakalanmış olan pek çok kişi kendi hastalığının miyop astigmat olduğunu düşünür. Çünkü aralarında büyük benzerlikler bulunmaktadır. Hastalık özellikle kişinin yirmili yaşlarından kırklı yaşlarında kadar ciddi oranda ilerleme kaydetmektedir. Fakat sonrasında durulmaya başlayacağı da bilinmelidir. Özellikle hastalığın ilerlediği dönemlerde hastanın gözlük numaralarında çok sık değişmeler gözlenir. Hatta hasta her doktora gittiğinde yeni biz gözlük reçetesi ile karşı karşıya kalır. Üstelik hastalar yeni aldıkları gözlüklere rağmen bile net olarak görmekte zorlanabilirler.

Hastalığın teşhisi oldukça zordur ve maalesef bazı durumlarda körlük gibi oldukça kötü sonuçlar da doğurabilir. Günümüzde gözlük kullanmak istemeyen pek çok insan artık iyice yaygınlaşmaya başlamış olan excimer laser tedavi yöntemine yönelmektedir. Elbette hastanın gözünün uygunluğunu ölçmek için bir dizi test de uygulanmaktadır. Bu testlerden bir kısmında gözün kornea tabakasının inceliği ile alakalı testler de yapılmaktadır. Dolayısıyla bazı kişiler bu testler sırasında tamamen tesadüf eseri olarak kendilerinde keratokonus hastalığı bulunduğunu öğrenebilmektedir. Ancak eğer kişinin bu testleri detaylı olarak yapılmaz ve yine de ameliyat gerçekleştirilir ise sonrasında bu hastalık çok daha ciddi boyutlara da gelebilmektedir.

Genelde bu hastalığın henüz yeni başladığı zamanlarda özel sert kontakt lensler kullanılması tavsiye edilir. Ancak tabii bu lenslerin herhangi bir iyileştirici yanı bulunmaz. Bu lensler hastanın çok daha iyi bir şekilde görmesine olanak tanımaktadır yalnızca. Fakat hastalığın ilerlemesi ile birlikte bu lensler de işlevlerini tam olarak yerine getiremez bir hale gelebilirler.

Benzer şekilde hastalığın tedavi edilebilmesi için uygulanan yöntemlerden bir tanesi de Intra Korneal Ring olmaktadır. Bu yöntemde kornea içine bir halka konulmaktadır. Bu halka ilerlemeyi önlemektedir. Aynı zamanda br diğer tedavi yöntemi olarak da kornea nakli kullanılmaktadır. Fakat kornea bağışları çok az olduğu için ve yöntem oldukça pahalı olduğu için ve hatta vücut dokuyu yüksek oranda reddedebildiği için fazla tercih edilmemektedir. Tüm bunların yanı sıra son dönemlerde oldukça yaygın olarak uygulanan ve ilgi gören bir diğer yöntem de Corneal Cross Linking olmaktadır. Bu sayede hastalığın ilerlemesi etkili bir biçimde durabilmektedir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here