Ana sayfa Genel Sağlık Kalp Sağlığı Koroner Arter Hastalığı

Koroner Arter Hastalığı

241
0
PAYLAŞ
Koroner Arter Hastalığı Nedir?

Koroner arter hastalığı, dünyada ölüm nedenleri arasında ilk sırayı alan kalp hastalıklarından biridir. Toplumların giderek artan yaş ortalamalarının yanı sıra; sigara kullanımı, sağlıksız beslenme alışkanlıkları, obezite, yüksek tansiyon, diyabet gibi çoğu kontrol edilebilir ama bir o kadar da yaygın faktörler kalp ve damar hastalıklarının temel nedenleri arasında olduğu gibi koroner kalp hastalığına zemin hazırlayan durumlardır.

Şimdi koroner arter hastalığının ne olduğu, neden olduğu, başlıca belirtileri, teşhisi ve tedavi yöntemleri hakkında ayrıntılı bilgiler verelim.

Koroner Arter Hastalığı Nedir ve Neden Olur?

Koroner arterler kalbin çevresini saran ve kalbin beslenmesini sağlayan önemli atardamarlardır. Beslenme bozukluğu, aşırı yemek tüketimi, yağlı beslenme biçimi, hareketsiz bir yaşam tarzı başta olmak üzere yediğimiz yiyeceklerin de sağlıksız yan maddeleri damarlarımızda birikir. İnsanın damar duvarı da elastik bir yapıda olduğundan bazen damarlarımızda dolaşan kan miktarı artar. Fakat bu kan artışı bize basınç artışı olarak yansımaz. Örneğin tuzlu bir yiyecek tükettiğimizde dengeyi sağlamak için vücudumuz su tutarken kan basıncımız (tansiyon) hemen artmaz. Çünkü damarın esnemesi ve kan miktarındaki artış bu dengeyi korumada yeterlidir.

Peki koroner arter hastalığı neden olur? Asıl sorun bu esneyen damarların yapısının bozulmasından kaynaklıdır. Kısacası beslenme alışkanlığının bozuk bir ilerlemesinden. Kişi, belli bir yaşa gelince artık bu biriken yan maddeler ve sağlıksız yaşam biçimi damar duvarındaki kasların görevlerini yerine getirememesine sebep olur ve damarlar eskisi gibi esneyemez. Zamanla esnekliğini yitiren bu damarlar tıkanır ya da daralır dolayısıyla da kalbe yeterince kan ve oksijen gitmediğinden koroner arter hastalığı dediğimiz risk boyutu yüksek hastalık ortaya çıkar. Nedeni nedir? Tek yanıt, damar sertliği (ateroskleroz).

Koroner Arter Hastalığının bulguları her yaşta görülebilir türdendir. Fakat yaşlı insanlarda, özellikle erkekler için 60, kadınlar için 70 yaş ve üzeriyken görülme olasılığı daha yüksektir. Yani, yaş en önemli belirleyici faktördür. Erkeklerde kadınlara oranla daha sık görülen bu hastalık, kadınların salgıladığı östrojen hormonu sayesinde koruyucu bir kalkan görevi görmektedir. Elbette menopoz sonrası azalan bu hormon ile 50 yaş ve üzeri kadınlarda erkekler gibi risk taşıyabilmektedir.

Sigara tüketimi de hastalığın oluşmasında etken oluşturan bir diğer önemli husustur. Kalbin beslenmesini bozan sigara gibi düzensiz ve aşırı yağlı beslenme biçimi de kolesterol seviyesini yükselttiğinden tansiyonun artmasına sebep olur. Yine şeker hastaları da sigara içen, yağlı beslenenler gibi dikkat etmesi gereken kişi gruplarındandır. Ayrıca stresli, sporsuz ve hareketsiz bir yaşam biçimi de risk faktörünü artıran seçeneklerdendir.

Koroner Arter Hastalığı Belirtileri Nelerdir?

Hastalığın belirtileri çoğu zaman belirgin olabildiği gibi, uzun süre şikayet olmaksızın da sessiz bir şekilde seyredebilir. Fakat bilinen en yaygın belirtisi göğüs ağrısıdır. Ağrının şiddeti kişiden kişiye değişebildiği gibi ağrının türü tipik veya atipik de olabilir. Yaşanılan tipik göğüs ağrısı, göğsün orta kısmında baskı veya sıkışma hissi ve efor/stres ile ortaya çıkan bu ağrı dinlenme ile azalır.

Atipik göğüs ağrısı türü karın bölgesinde, sırtta, sol veya sağ kolda, boğaz veya çene bölgesinde olabilir. Ve bu ağrı keskin ve değişken huylu da olabilir. Bu tip ağrı biçimi kadınlarda daha sık görülmektedir.

Yaşanılan göğüs ağrısının tipik olması ise kişinin yaşı ile ilişkilendirilerek hastalığın olup olmadığı üzerine yoğunlaşarak yorumlanır. Mesela tipik yaşanılan bir göğüs ağrısı olan 65 yaşında bir kadının bu hastalığa yakalanma riski %91 iken, atipik bir anginası olan 55 yaşında bir kadının hastalığa yakalanma olasılığı ise sadece %32’dir.

Hastalığın diğer önemli belirtileri ise nefes darlığı, sersemlik hissi, soğuk terleme ve yer yer bulantıdır. Kalp krizi (infarktüs) ise bazen tek başına bir belirti olabilmektedir. Kalbin tıkanık olma durumu ağrı ve yaşanılan şiddeti sürekli artıracağından istirahatten ziyade hastaneye gidilmesi önerilir.

Tanı Koyma

Hastalığın tanısı için uzmanlık alanı kardiyoloji olan bir doktora görünmeniz gerekmektedir. Doktor gerekirse şu tetkikleri sizden isteyebilir;

  • EKG: Elektrokardiyografi adı verilen bu yöntem ile kalbin standart atım düzenine bakılır. Hastalık ve kalp krizi geçmişi analiz edilir.
  • Eforlu EKG: Kişinin koşu bandı üzerinde koşar haldeki kalp ritimleri kaydedilir. Damarların kalbi besleyip beslemediğine bakılır.
  • Talyum Miyokard Sintigrafisi: Nükleer bir madde olan Talyum damardan verilir ve kalp kasının beslenme durumuna bakılır.
  • Ekokardiyografik İnceleme: Kalp kasının kasılmalarına ve kalp kapakçıklarının detaylı analizi yapılarak incelenir. Ultrason yöntemi ile tetkik sağlanır.
  • Koroner Anjiografi: Tanı koymanın zor olduğu durumlarda damarların daha net bir şekilde görülmesine olanak sağlayan bir yöntemdir.

Koroner Arter Hastalığı Tedavisi

Koroner arter hastalığının tedavisi hastaya göre değişiklik gösterebildiği gibi beraberinde ilaçlı, cerrahi ve egzersiz uygulamalı seçenekler barındırır.

  1. Hastalığın teşhisi konulduktan sonra uygulanacak ilk ve yaygın olarak tercih edilen tedavi türü yaşam biçiminde değişikliklere gidilmesidir. Bunun için öncelikle yapılması gerekenler arasında sigaranın bırakılması, doktorun önerdiği uygun diyet ile egzersizleri düzenli olarak yapılmasıdır.Spor ise olmazsa olmaz bir rutin olmalıdır.
  2. İlaçlı tedavi yöntemi ise düzenli olmak şartı ile tercih edilir. İlaç tedavisinde amaç göğüs ağrılarını azaltmak olduğu gibi daralan damarları gevşetmek asıl hedeftir. Ayrıca kan sulandırıcı olarak da bilinen aspirin veya aspirin benzeri ilaçlar da tedaviye eklenebilir.
  3. Hastalığın ilaçlı tedavisine ek olarak var ise herhangi bir başka hastalık (şeker hastalığı, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, vb.) bunları önleme amaçlı da tedavi süreci başlatılabilir.
  4. Eğer hastalık ilerlemiş boyutlara ulaşmış ise genellikle damarları açmak için girişimsel veya cerrahi operasyon da tedavi için ihtiyaç duyulabilmektedir.
  5. Girişimsel bir tedavi yöntemi olan balon anjiyoplasti ve koroner stent tedavisi de önemli bir yöntemdir.
  6. Son olarak cerrahi bir operasyon tedavisi olan koroner arter by pass ameliyatı da tercih edilebilen bir durumdur.

Tedavilerin uygulanma aşamalarında önemli olan hususlar ise hastanın yaşı, kaç tane damarda ne tür bir daralma olduğu, daralmanın etkilediği yerler ve kalp kasının durumudur.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here