Ana sayfa Hastalıklar Yaralar Kronik Yaralar

Kronik Yaralar

47
0
PAYLAŞ

Geç iyileşen ya da hiç iyileşemeyen yaralar kronik yaralar olarak bilinir. Akut yaralardan daha farklı olarak, kronik yaraların daha özel bir ortamı vardır. Hipoksi, iskemi veya enfeksiyon kronik yaraların ortamındaki başlıca olan özelliklerdendir. İnsan vücudunda oluşan bir yara üç ay içerisinde iyileşmediyse bu yaraya kronik yara denilebilir. Kronik yara içerisine giren yaralarda bası yaraları, diyabetik ayak yaralar, iskemik ülser, venöz ülser ve bazı vaskütlere bağlı olan yaralar bulunur. Yumuşak dokudaki alanları da kapsamakta olan radyoterapi sonrasında gelişen radyoekrozlarla bazı kemoterapi ilaçlarındaki ekstravasyonu gibi sebeplerle kronik yaralar gelişebilir.

Genel olarak kronik yaraların ortaya çıkmasına sebep olan faktörlere bakacak olursak; aşırı sigara kullanımı, obezite, ilerleyen yaş, düzensiz beslenme, vitamin eksikliği, kemoterapi, radyoterapi, malignite, bağışıklığı baskılayıcı ilaç kullanmak, steroid ve antikoagülan kullanımları gibi faktörler bulunur. Bununla beraber hiçbir sebep olmadan da yaralar kronikleşebilir. Böyle bir durum için de yara yeriyle ilgili olan lokal faktörlerden söz edilebilir. Bu durumda derinin aşırı gerilmesi, yetersiz kan akımı, yetersiz venöz drenaj, yetersiz cisim olması, cerrahi yaranın uygun olarak kapatılamaması, enfeksiyon oluşumu, yara bölgesinin hareketli olması gibi faktörlerden dolayı yara iyileşmeleri gecikebilir.

Kronik Yara Çeşitleri Nelerdir?

1. Genel Kronik Yaralar

Belirli bir zaman içinde iyileşmeyen, tekrar edip bu tekrarı sürdüren yaralara kronik yara denir. Bu tür yaralara doku üzerinde oluşan basınç, yetersiz beslenme veya zayıf kan dolaşımı gibi faktörler sebep olur. Kronik yaralara örnek olarak diyabetik ayak ve venöz bacak ülseri gösterilebilir. Kronik yaraların başarılı olarak tedavisi için hastanın bütün olarak incelenmesi gerekir. Beraberinde titiz bir lokal yara bakımı, modern yara örtüleri, yara iyileşme sürecinin anlaşılması hakkında bilgi sahibi olmak faydalı olacaktır. Yaranın asıl nedeninin saptanması sürecin kontrol edilmesi için önemli bir noktadır.

2. Diyabetik Yaralar

Kronik hastalık olarak bilinen diyabet, zamanla sinir ve damar dokularına hasar verir. Damar dokularında oluşan hasar, dolaşım bozukluğu özellikle de ayak bölgesinde yara oluşumuna sebep olur. Ayakta açılan yaralar geç fark edilebildiği için yaralardaki bakım uzun bir zamanı kapsar. Yara tedavi edilirken, kan şekeri her zaman kontrol altında olmalı, yaralı ayak kalp hizasından yukarı tutulmalı, enfeksiyon ve nekrotik dokuların olması gibi yara özelliklerine göre uygun bir yara bakımı ve pansumanın uygulanması gerekir. Diyabetik yaralarda tedavi uzun sürer ve gerçek bir sabır gerektirir. Yaranın iyileşme sürecinde gerekli olan yara bakımı uygulansa bile yarada geri dönüş olabilir.

3. Dolaşım Bozukluklarına Bağlı Oluşan Yaralar

Sigara tüketimine bağlı olarak gelişen bir hastalık olan Burger hastalığı, damar sertliğine benzer olan dolaşım bozukluğuna bağlı ortaya çıkar. Bundan dolayı hastalık damar tıkanıklığına sebep olur. Damar tıkanması bacak yaralarına, ilerleyen durumlarda da daha kötüsü bacak kaybına neden olabilir. Bu gibi hastalıklarda oluşan yaralar ise genel olarak daha derindir ve uzun süreli olan bir tedavi gerektirir.

4. Varis Yaraları

Ayak bileği ve bacağın ön kısımlarında çoğunlukla görülen bu yaraların temel nedeni, ilerlemiş varislerin kan dolaşımı problemine yol açmasıdır. Varis yaralarının tedavisi oldukça zordur. Hastanın uzman görüş alıp tedavisinin kısa zamanda gerçekleşmesi gereken bir yara türüdür. Hekim takibi altında olması, yaraya pansuman yapılması, gerekli görülen durumlarda cerrahi bir müdahale ile tedavi edilmesi gerekir.

5. Yanık Yaraları

Yanık yaralarında 1. ve 2. dereceden yanık durumuna göre günlük olarak, 2-3 gün sürecinde olmak üzere pansuman uygulanır. Yanığın iyileşmesi ise hastanın yaşı ve yara durumuyla bağlantılı olan bir durumdur.

6. Yatmaya Bağlı Olan (Bası) Yaralar

Yatağa bağlı yani felçli olan hastalarda uzun süreli aynı pozisyonda yatmaya veya tekerlekli sandalye kullanmalarına bağlı olarak sandalye ya da yatakla temas yerlerinde oluşan yaralara bası yaraları denir. Vücutta oluşan basınç ile kızarıklıklar meydana gelir. Bu durum tedavi edilmezse büyüyen yaralara dönüşür. Bası yaralarının oluşumu bu şekildedir.

7. Fiziksel Travmalara Bağlı Oluşan Yaralar

Batma, çarpma, düşme gibi dış etkenlere bağlı dokularda veya sinirlerde oluşmuş olan hasarlar fiziksel travma olarak adlandırılır. Travmadan hemen sonrasında hasta müdahalesi için acilde hekime gösterilir ve gerekli durumlarda başka doktorlarla iletişime geçip travmanın oluşturduğu hasarı ve travma şiddeti hakkında beraber bir kanıya varabilirler. Uzman hekimin müdahalesinin ardından veya cerrahi bir müdahaleye gerek görülmeden yaranın pansuman ve bakımla birlikte tedavi görmesini uygun bulması durumunda da yaranın doktor gözetiminde ve pansuman eşliğinde yapılması gereklidir.

8. Ameliyat Sonrasında Oluşan Yaralar

Ameliyata göre gelişen ve yara bakımına uygun pansumanların yapıldığı takdirde ortalama olarak 3 ile 6 hafta gibi bir sürede iyileşme görülür. Yaranın durumuna göre her gün veya gün aşırı olarak pansuman yapılır.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here