Ana sayfa Genel Sağlık Anne ve Çocuk Sağlığı Lohusalıkta Kan Pıhtısı Neden Gelir?

Lohusalıkta Kan Pıhtısı Neden Gelir?

23
0
PAYLAŞ

Anne adayı doğum yaptıktan sonraki 6 hafta içerisinde hamilelik sürecinde ortaya çıkan fizyolojik, yapısal ve psikolojik bazı değişimler yaşar. Anne adayının üreme organı doğum anından, yaklaşık olarak 6 hafta sonra eski haline gelir. Emzirme sürecinde olan kadınlarda ise, yeniden adet görme 6 ay içerisinde ya da daha uzun bir sürede olabilir. Emzirmeyen annelerde adet görme, yaklaşık 6 hafta içerisinde gerçekleşir. Anne adayının vücudu yavaş yavaş eski haline dönmeye başlayabilir. Görülen bu değişimlerin, hamile olmadan önceki hale dönmesine lohusalık denir. Çok ciddi ve önemli bir süreç olan lohusalık döneminde bazı hastalıklar ortaya çıkabilir. Özellikle her doğum yapan kadında görülen kan pıhtısının ortaya çıkması çok sık görülen bir sağlık sorunudur.

Lohusalıkta Kan Pıhtısı Gelmesinin Nedenleri Nelerdir?

lohusalıkta kan pıhtısı

Lohusalık sürecinin ilk belirtisi rahmin küçülmesidir. Lohusalık döneminin çok erken olması 24 saati kapsarken, erken lohusalık süresi ise 1 haftadır. Bu süreç hamile dönemi kadar önemli olabilir. Anne adayının genel vücut sağlığı açısından bu süreçte bakımına dikkat edilmesi gerekir. Lohusalık döneminde anne adayının yaptığı doğum türüne göre birtakım sorunlar ortaya çıkabilir. Doğum sonrasında ortaya çıkan kan pıhtısı sorunu genelde tüm kadınlarda görülür ve kısa bir süre içerisinde geçebilir. Fakat bazı kan pıhtıları uzun süre devam edebilir ve bunun yakından takip edilmesi gerekir. İlk anda herkesi korkutan kan pıhtısı, genelde normal olarak kabul edilir. Bu sorunun ortaya çıkmasında bazı sebepler etkin rol oynar.

Bu sorun uterusta kalan ve pıhtı olarak düşünülen bir plasentanın parçası olabilir. Anneye doğum sonrası içeriden ya da uterustan dışarıdan dikiş atılır. Dikişlerin etrafında ortaya çıkan kan pıhtısı kopar ve kanla birlikte gelebilir. Bu sorun dikişler tamamen alınıncaya kadar devam edebilir. Annenin lohusalık sürecinde iyi bakılmaması ve uterusun yeteri kadar temizlenmemesi gibi sebeplere bağlı olarak uterusta iltihap ortaya çıkabilir. Bu durumda da uterusta kanama ve kanamaya bağlı olarak pıhtı meydana gelebilir. Kan pıhtısının oluşmasının belirtileri arasında idrarını yaparken zorlanma ve yüksek ateş yer alır. Bu durum aynı zamanda uterusun mikrop kaptığı anlamına da gelebilir.

Anne adayının doğum yaptıktan sonraki lohusalık sürecinde kan pıhtısı ortaya çıkabilir. Bu sorunun ciddiye alınmadığı zaman tehlikeli olabilir. Plesentanın çıkmaması ve rahmin kasılamaması gibi sebeplere bağlı olarak doğumdan ilk 4 saat içerisinde meydana gelir. Anne adayı çok nadir olarak bu sorunla karşılaşabilir. Erken tespit edildiği  ve tedavi edildiği sürece herhangi bir riski bulunmaz. Kan pıhtısının oluşum sebeplerinden biri doğumdan sonra plesantanın atılmasıyla birlikte başlayan rahim kasılması olabilir. Bu durumda uzun süre düşmeyen ateş varsa, ciddi bir sorun ihtimaline karşı, doktordan yardım almanız gerekebilir.

Lohusalıkta Kan Pıhtısı Nasıl Geçer?

lohusalıkta kan pıhtısı

Doğumdan sonraki süreç olan lohusalıkta, kan pıhtısının gelmesi birçok anneyi endişelendiren ve korkutan bir durumdur. Aslında çoğu kadında oluşan bu sorun normal olarak kabul edilir. Ancak kan pıhtısı çok sık görülüyor ise ilk olarak sorunun tespit edilmesi için, kadın doğum uzmanına başvurmanız gerekir.

Lohusalık sürecinde annenin uterus temizliğine çok dikkat etmesi ve uterusta herhangi bir enfeksiyon oluşmaması gerekir. Eğer uterus kısmının temizliğine ve hijyenine gereken önem verilmez ise, iltihap ortaya çıkabilir. Bu durumda kanama ve kan pıhtısı daha çok oluşur. Annenin vücudunda kan pıhtısı oluşumu uzun süre devam ediyorsa, vücudun diğer kısımlarında ortaya çıkma riski bulunan pıhtıları engellemek için, kan sulandırıcı ilaçları düzenli olarak kullanmanız gerekir.

Bu sorunun yakından takip edilmesi ve ortaya çıkan semptomların izlenmesi için doktorunuz hastanede belirli bir süre kalmanızı uygun görebilir. Aynı zamanda derin damar trombozunun doğum sürecinden önce ya da sonra olup, olmadığının kontrolü sağlanır. Bu süreçlere bağlı olarak kan sulandırıcı iğne yaptırmanız ya da oral şekilde alınan tabletler kullanmanız gerekebilir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here