Ana sayfa Hastalıklar Manik Depresif Hastalığı

Manik Depresif Hastalığı

270
0
PAYLAŞ

İnsan vücudunda meydana gelebilecek pek çok hastalığı düşünecek olursak her organın birbirleriyle uyumunu sağlayan aynı zamanda tüm vücudu yöneten beynin de zaman zaman yorulduğu durumlar olabilir. Bu da kişinin psikolojisini etkileyebildiği gibi kişinin yaşadığı şeyler de bu durumları tetikleyebilmektedir. Artık çağımızın hastalıklarının başında psikolojik rahatsızlıklar gelmektedir. Çünkü her ne kadar fiziksel olarak sağlığımız yerinde olursa olsun akıl sağlığımız yerine olmadığı zaman hiçbir önemi yoktur. Akıl sağlığı uzun yıllardır bilim adamlarının uzmanların araştırma yaptığı bir konu olmuştur ve uzun araştırmalar sonucunda verilen kararda akıl sağlığının beden sağlığından daha önemli olduğu kanaatindedir.

Akıl sağlığı toplumda pek konuşulmayan konuşulmaktan çekinilen bir konu olmuştur. İnsanlar bunu bir eksik olarak görmekte ve bunun sonucunda da ne yazık ki bu hastalıkları kendisine kondurmayarak muayene olmayı da reddetmektedir. Ne yazık ki bu hastalık yaş, cinsiyet, ırk fark etmeksizin herkesin sıkıntı çektiği genel bir konudur. Önceden manik depresif hastalığı olarak bilinen bipolar bozukluğu günümüzde birçok insanda görülmektedir. Bununla beraber insanlar oldukça sıkıntılar çekmekte ve en önemlisi de hasta tedaviyi sürekli olarak reddetmektedir. Bu hastalığın ciddiyet boyutu ise kişinin dengesiz hareketler ve riskli hareketlerde bulunması sonucu intihar eğilimi göstermesidir. Aynı zamanda etrafında bulunan kişilerin de canını tehlikeye atan bir hastalıktır. Ancak tedavi edildiği zaman her ne kadar dönem dönem nüksetse de kontrol altına alındığı takdirde korkulmaması gereken de bir hastalıktır. Bipolar bozukluğu önceden manik depresif olarak adlandırılmakta idi. Manik kişinin aşırı enerjik aşırı hareketli ve sevinçli bir dönemini temsil etmekte, depresif ise kişinin çok hüzünlü olması sürekli olarak ağlama modunu temsil etmektedir. Bu iki durum da uzun süreçlerdir.

Manik Depresif Neden Olur?

Her hastalıkta olduğu gibi bu hastalıkta da genetik oldukça önemlidir. Kişinin 1. dereceden akrabaları bu hastalığa zamanında yakalanmışsa bu kişinin diğer kişilere göre bu hastalığa yakalanma olasılığı diğerlerine göre iki katıdır. Bu nedenden dolayı genlerin aktarımı esnasında bu hastalığa sebep olan gen dizilimleri de sinirlere direkt olarak aktarılır. Bu hastalık her ne kadar psikolojik bir durum olsa da fiziksel olarak ta bulgularına rastlamak mümkündür. Sinir uçlarının bu hastalık döneminde oldukça yıprandığı görülebilir. Kendini yenilenmeyen sinirler bu durumdan kalıcı bir şekilde de etkilenebilir.

Psikolojik anlamda bu hastalık kişiye oldukça zarar vermektedir. Ancak bu hastalığa yakalanan kişilerin bir çoğu bu kalıtsal durumu taşısa da bu hastalığın bu kişide belirtilerinin oluşumunda yaşadığı stresli durumlar ve travmalar yer almaktadır. Sürekli olarak çalışma hali aile içerisinde yaşanan üzücü olaylar kişinin küçükken yaşadığı ancak atlattığını sandığı ama atlatamadığı olaylar bu durumun oluşumunda oldukça önemlidir. Sinir uçlarının başka olaylardan ya da hastalıklardan dolayı etkilenmesi veya ağır kullanılan ilaçların yan etkisi olarak bu hastalıkta ortaya çıkar. Kişi eğer ağır bir travmatik operasyon geçirmiş ve iyileşme süreci de bununla beraber uzamışsa bu kişide manik depresif olarak bilinen bipolar bozukluğu da görülebilir. Bipolar bozukluğundan en önemli faktör kişinin yaşadığı belirtilerdir. Buna göre bir tedavi süreci başlar ve buna uygun bir yaşam tarzı oluşturulur. Her fiziksel rahatsızlıkta olduğu gibi bu hastalıkta da erken teşhis oldukça önemlidir.

Manik Depresif Hastalığı Belirtileri Nelerdir?

Manik Depresif hastalığı iki dönemden oluşan ve bu iki döneminde kendine ait belirtileri bulunan bir hastalıktır. Kişinin bazen ikinci döneme girmeden bu hastalıktan kurtulduğu görülebildiği gibi bazen de bu hastalığı geçiren kimseler iki dönemi de yaşamaktadır.

Manik Dönemi Belirtileri

Kişi bu dönemde kendisini aşırı enerjik aşırı hareketli hisseder. Bu durum önceden bir habercisi yoktur. Aniden kişide belirtiler başlar. Kişi hareketlerini kontrol edemez sürekli olarak konuşur ve bunu yorulmadan sıkılmadan karşıdaki kişiyi konuşturmadan yapar. Bu süreç kişinin aslında bir nöbet halinde olduğunu gösterir. Bu nöbetler 2 hafta da sürebileceği gibi kimisinde 5 aya yakın sürebilir. Kendisini aşırı yetenekli sanan ve bununla beraber hayali bir mevkiye sahip olduğunu sanan kişinin durumu oldukça ciddidir ve kesinlikle bir müdahale edilmesi gerekmektedir. Her işi yapabilme yeteneğine sahip olan kişinin bu dönemde aşırı özgüveni vardır. Düşüncesiz ve gereksizce bu kişi bu dönemde para harcar. Bu kişilerin halusinasyon görme olasılığı da fazladır. Olmayan kokuları alma olmayan sesleri işitme gibi bir durumu olan kişi etrafındaki insanların buna inanmadığı takdirde kendini aşırı agresif hissederek sinirlenir ani kavgalar çıkarır. Kişinin bu dönemde yapması gereken mutlaka bir tedaviye başlamasıdır. Bu hastalık eğer tedavi edilmezse kişi bu dönemde kendisine zarar verecektir.

Depresif Dönemin Belirtileri

Manik döneminin tam aksine kişide aşırı bir durağanlık söz konusudur. Enerjisi sürekli olarak düşük olan kişi genelde hep ağlama eşiğindedir. Aynı zamanda dikkatini hiç bir yere toplayamaz ve sürekli olarak kendini dinleyerek bu duygusal durumu hep abartır. Manik döneminin aksine kişi sürekli olarak kendini aşağılar ve özgüvenini bu dönemde düşürür. Bu dönemde hastalığa yakalanan kişiler genelde kendilerini oldukça değersiz hissederek kendilerini suçlama eğilimindedir. Bu dönemde kişinin uyku problemleri de söz konusudur. Bu dönemde kişi sürekli olarak uykusunda uyanır ve bir daha uyuyamaz bu şekilde sinirleri de onarma işleminin yetisini vücut kaybederek kişini bu dönemde bu süreci ağır geçirmesine vesile olur. Eskiden sağlıklı iken severek yaptığı işlerden uzak olmayan kişi eğer varsa bir işi bu işten ayrılmak isteyerek ağır bir depresyon dönemi yaşar.

Manik Depresif  Hastalığı Tedavisi

Bu hastalığın tedavisi kendiliğinden geçecek bir durum değildir. Etrafındaki kişiler fark etmese de bu kişi sürekli olarak ataklar geçirmekte ve bu dönemde kendine zarar vereceği gibi yakın çevresi de bu durumdan oldukça olumsuz etkilenecektir. Her hastalıkta olduğu gibi bu hastalıkta da erken teşhis kişinin daha az zarar görmesine ve bir an önce iyileşme sürecine başlamasını sağlayacaktır. Kişinin hareketlerinden çıkarak yakın çevresi bu kişiyi tedaviye ikna etmelidir. Doktorlar için bu hastalığın iki tedavi türü vardır. Akut tedavi kişinin genellikle bu hastalığın başlarında yakalandığı takdirde gerçekleştirilen tedavidir. Eğer bu durum yaşanıyorsa kişinin bu belirtileri en aza düşürerek en azından kendisine ve yakın çevresine zarar vermesi engellenir. bunu ise uzmanlar doğru ilaçlarla sağlamaktadır. Diğer bir tedavi türü ise kişinin bu hastalığının ilerlediği boyutlarda kişinin sağlığını korumaya yönelik bir tedavidir. Bu hastalıkta bu tedavi süreci genelde hastanın tedaviyi reddetmesinin ısrarı üzerine hastanelerde ya da kliniklerde devam edilir. İlaçların ve yapılan iğnelerin de etkisiyle kişinin öncelikle dinlenilmesi sağlanarak uykusuz geçirdiği dönemlerde vücutta oluşan aksamaların önüne geçilerek tedavi edildiği görülür. Hastanın bu ilaçlara karşı herhangi bir alerjisi ya da rahatsızlığı yok ise hızlı bir şekilde iyileşme süreci başlar.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here