Ana sayfa Genel Sağlık Ruh Sağlığı Melankoli

Melankoli

42
0
PAYLAŞ
Melankoli Hastalığı

Melankoli, bireylerin düşünce ve hareketlerinde neşesizlik, mutsuzluk, durgunluk, üzüntü, sıkıntı, keder ve konuşmasında tutukluk gibi durumların ortaya çıktığı belirli bir ruh halidir. Genellikle kadınlarda görülen bu durum, nöbetler halinde gelip gitmekte olup, ilk nöbetin genelikle gençlik döneminde ortaya çıktığı tespit edilmiş bulunuyor. Melankolik kişilerin yüzleri ifadesiz ve durgun olur. Hayattan bıkmış gibi cansız, zayıf, isteksiz ve kuvvetsiz olan bu kişilerin ilişkileri ve tam anlamıyla yaşamı büyük ölçüde etkilenir. Kişi artık hayattan hiçbir şekilde zevk almamaya başlar. Hüzünlü bir mizaç şeklinde ilerleyen bu hastalık, kişiyi büyük bir kederin içinde hissettirir.

Melankolik hastaları kendini değersiz hisseder ve yaşadığı korkunç acı ve ızdırabın sonlanması için intihara dahi kalkışabilir. Bu tür vakalara ise genellikle sabah saatlerinde rastlanır. Gözetim altında tutulması gereken hastaların hastaneye kaldırılması ve tedavi edilmesi gerekir. Nöbetler şeklinde kendini gösteren bu hastalık, kimi zaman altı ay kadar sürse de kimi zaman iki ya da üç yıl kadar uzun dahi sürebilir.

Melankolinin Klinik Tipleri Nelerdir?

Hafif Şekiller: Ağrılar, uykusuzluk, iç organ şikayetleri, cinsel yetersizlik, kuruntular, takatsizlik ve durgunluk.

Melankolik Depresyon: Subakut melankoli olarak da bilinen bu durumda neşesizlik, durgunluk, takatsizlik, yorgunluk ve zayıflık söz konusu olur.

Nevrastenik Şekil: Çalışma gücünü kaybetme, hafıza ve dikkatin zayıflaması, çabuk yorulma, cinsel yetersizlik, mide ve bağırsak bozuklukları ve baş ağrısı.

Stuporlu Şekil: Hastanın komadaymış gibi yatma hali.

Ajitasyonlu Şekil: Aşırı hareketlilik ve anksiyete.

Hezeyanlı Melankoli: Şüpheler, küçüklük kompleksi, kendini ya da bir başkasını suçlama ve inkar.

Halüsinasyonlu Melankoli: Hayaller.

Kronik Melankoli: Uzun süren bu tür hastalıkların tedavisi ilaç ya da elektroşok ile hastanede yapılır.

Melankolinin Belirtileri

Melankolinin ortaya çıktığı kişilerde kalıtımsal etkenlerden dolayı ortaya çıkar. Kilolu, yuvarlak yüzlü ve kısa boylu kişilerde sıklıkla görülen bu hastalık sebepsiz bir şekilde ortaya çıkabildiği gibi aynı zamanda çeşitli sebeplerden kaynaklı olarak da ortaya çıkabilir. Çatışmalar ya da gerginlik gibi durumların söz konusu olması halinde de ortaya çıkan melankoli, iştah bozuklukları, keyifsizlik hali, yorgunluk, bitkinlik, uyku bozukluğu, karar vermede zorluk çekme, dikkat toplama güçlüğü, sinirli olma, hatırlama sorunları, kolay bir şekilde ağlayabilme, intiharı düşünme, değersizlik ve suçluluk hissi, çok çabuk ağlama, alkol ya da ilaca bağlı olma, kas ağrıları, eklemlerde ağrı ya da intihar girişimi gibi belirtiler ile kendini gösterir.

Hareketlerin durgunlaşması, konuşmanın tutuklaşması, keder, sıkıntı, neşesizlik ve düşünce ile harekette durgunluklar melankoliyi işaret eder. Kadınlarda da sık rastlanan bu hastalık çeşitli nöbetler ile gelip gidebilir. İlk nöbetin gençlikte görülme olasılığı yüksek olur Daha sonra yaşanacak olan gebelik, emzirme ve adet kesimi gibi gibi zamanlarda ortaya çıkar.

Melankoli hastalarının yüz ifadeleri olmaz. Durgun bir şekilde duran kişilere bakmak dahi nasıl bir kederin içinde olduklarını gösterir. Zayıf, cansız, kuvvetsiz, isteksiz ve süzgün hisseden bu kişilerin bıkkınlıkları her hallerinden belli olur. Melankoli hastaları kendilerini aciz hisseder, etrafında yaşanan her türlü kötü şeyin sebebi olarak kendilerini görür ve bu sebeple de kendilerini suçlarlar. Birey, kendisinin yok olması halinde tüm kötülüklerin de ortadan kalkacağını ve etrafındaki herkesin huzur içinde olacaklarını düşünür. Hatta hastalar bu duruma kimi zaman o kadar inanır ki intihar etmeye dahi kalkışır. Ümitsizlik, karasızlık, uykusuzluk, korku, kendini aşağı görme ve iştahsızlık hat safhada görülür. Bu sebeple kadınların adetleri kesilme, erkeklerde ise cinsel güç ve istekte azalma görülür.

Melankoli hastaları kendilerini öldürmeye meyilli oldukları için bu durumun iyi bir şekilde gözetim altında tutulması gerekir. Istırap, keder ve hüzün içinde olan bu kişiler kendi varlıkları konusunda gereksizlik gibi düşüncelere vararak ve bu acıyı dindirmeyi isteyerek intihar edebilir.

Melankolinin Nedenleri Nelerdir?

Melankoli, ruh hastalıklarından biri olup, sıkıntı, neşesizlik ve düşüncede durgunluk gibi belirtiler ile kendini gösterir. Kadınların bu hastalığa yakalanma olasılığı erkeklere nazaran daha yüksek olur. Kimi zaman ortaya çıkan melankoli nöbetleri, hayatın iyiden iyiye çekilmez olmasına sebep olur. Bu sorunlar ile baş edemeyen hastaların intihara kalkışması mümkündür.

Kendini aşağı görme, korku, ümitsizlik ve kararsızlık hastayı içten içte eritir. İştahsızlık ve uykusuzluk ile birlikte ise bu durum zirve görür. Kadınların adet dönemini etkileyen bu hastalık, erkeklerinde cinsel gücünü zayıflatır. Melankoli hastalarının içinde bulunduğu durum kimi zaman çekilmez olabildiği için intihar denemeleri de sıklıkla görülür. Bu tür kişilerin tedavisi hastanede yapılır. Gözetim altında olması gereken bu kişiler daima takip edilmelidir.

Melankoliye sebep olan şeylerden biri soya çekim olarak bilinir. Yuvarlak yüzlü, şişman ve kısa boylu kişilerde daha çok rastlanan bu hastalık sebebi ile kendini gösteren nöbetler, kimi zaman 6 ay, kimi zaman ise 2 – 3 yıl sürer. Nöbetlerin ardından hastalar eski haline geri döner. Günden güne toparlanır, uykusu düzene girer, kilo alır ya da verir, canlı ve iyi hisseder. Fakat bir sonraki nöbetin ne zaman geleceği belirsizdir.

Melankolinin Tedavisi Nasıl Yapılır?

Bu hastalık söz konusu olduğu zaman kişilerin duygu durumlarını olumlu yönde etkileyecek ve ruh hallerini düzeltecek türden ilaçlar tercih edilir. Melankolinin tedavi edilebilmesi için psikiyatrist gereklidir. Gizlenmiş bir depresyon hastalığına sahip olan kişilerde melankoli görülür. Melankoli hastalarının tedavisinde ilk olarak hastanın eski haline kavuşması için adımlar atılır.

Hastalar uygulanacak olan ilaçlar doğrultusunda melankoli belirtileri yok edilmeye çalışılır. Hastanın kendisine güvenmesi ve hayattan keyif alabilmesi için tedavi uygulanır. Hastanın en iyi şekilde dinlenebilmesi için temiz bir çevre ve açık havada yaşaması gerekir. Tedaviye yanıt veren hasta, günden güne toparlamaya başlayacak olan hastanın uykuları düzene girecek, kilo olacak, enerjik ve canlı hissedecek ve iyileşme gösterecektir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here